Ali KIDIK
Ali KIDIK info@airporthaber.com

THY’de Kartallıların Yerini Akbabalar Doldurmasın!

“Bu adam neden sürekli olumsuz şeyler üzerine yorumlar yapıyor” diye aklınızdan geçebilir. Doğrudur, biz yeri geldiğinde alkışlamayı biliriz. Şu sıralar kötü gidişin iyi alkışçısı çok işte o yüzden tüm görev bize düşüyor. Kenara not koyuyoruz ki, milletimiz ve havacılık kamuoyu bilsin, görsün ve kaydetsin.

THY Kartallıları uçuruyor…

Dediğime geldiniz mi? Bir dönem FETÖ alçağının yapılanmasını, şakirtleri, FETÖ’nün THY’ye kiraladığı araçları, içerideki dışarıdaki adamları yazmış ve bizi kötü ilan etmenize sebep olmuştuk ama yaradan bizi sizin karşınızda haklı çıkartmıştı.

THY Tek Adam Yönetiminde!

Açık ve net söylüyorum. Cumhurbaşkanı uzun süredir mercek altında tuttuğu Türk Hava Yolları yönetimine neşter atıp hem İlker Aycı’yı hem de Bilal Ekşi’yi görevden alır veya ikisine da ayar verecek, kendinize gelin diyebilecek bir kişiyi icraya koyar diye düşünmüştüm.

THY mi İlker Aycı’ya bela, İlker Aycı mı THY’ye bela!

Bildiğim kadarı ile tam tamına 150 bin TL maaş alıyor THY’den. Yanlışım var ise kendisi düzeltsin. Bir eli yağda diğer eli balda. Ona düşen THY’yi dünya çapında bir havayolu yapmak idi ama THY’nin çapı da düşüyor, yolcu sayısı da düşüyor, yıldızı da düşüyor. Düşmeyen tek şey maaş ve artarak devam eden şatafatlı yaşam.

THY Beslemeleri…

Değerli okurlarım, bayram tatili sırasında yazdığım yazı ve sosyal medya hesabımdan paylaştığım yazı gündemi oldukça meşgul etti. Amacımızın THY’yi karalamak olmadığını, THY’nin başımızın tacı olduğunu söylemeye bile gerek duymazken; konuyu başka yönlere çekmek isteyenlerin algı yönetimi yapmaları karşısında birkaç söz söylemeye ihtiyaç var.

Aklını mayalayanlar mı mamalayanlar mı?

Elbette son bir haftadır yaşanılan gelişmeleri kamuoyu kadar sizler de takip ettiniz. Gelinen noktada yöneticilerin kendine çekidüzen vermesi gerekirken halen olup biteni çarpıtma çabası içine girmelerini anlamış değilim. Kurum bizim kurumumuz, ülke bizim ülkemiz.

THY “Hanımın Çiftliği” durumunda…

Uyarıyorum, uyarıyorum bir türlü olmuyor. Düzelmiyor, düzeltmiyor! Üstüne üstlük kraliyet ailesine katılan kraliçenin hükümranlığı koca kurumu yönetir hale gelmiş durumda. Bir dediği iki olmuyor, arkadaşları sorgusuz -sualsiz, imtihansız-mülakatsız ballı, börekli maaşlarla istihdam ediliyor.

THY’de son kerte…

Evet, evet son kerte. İnanıyorum değişim zamanı geldi. El alem, cümle alemin kanaati bu yönde. Ama nerelerde nasıl değişiklik yapılmalı bunu birazdan yazacağım. Tepeden tırnağa doğru mu, tırnaktan tepeye doğru mu onu da yazının içinde bulursunuz.

Size bir (K)’not vereyim!

Mimarisine diyeceğimiz yok, yapanlardan, tasarlayanlardan Allah razı olsun. Lakin olumsuzluk yaşamayacağız diye kimse beklemesin. Geçtiğimiz hafta yaşadığımız ani hava değişimlerinde meydana gelen aksaklıklar gibi. Ama burada Hava Trafik Kontrolörleri’ne ayrı parantez açmak, ayrı not vermek lazım.

En büyük ihanet riyakarlıktır

Bu ülkede ne gazetecinin ne de gazeteciliğin bir anlam taşımadığını hepimiz bilmekle beraber telaffuz etmede korkaklık gösteriyoruz. Bana göre gazeteciliğin tanımı adice yalakalıktır. Niye bunları yazıyorum birazda anlayacaksınız. Eğilip, bükülmeyenlere selam olsun.

Allah kalbinizdeki pisliği temizlesin!

İstanbul Havalimanı ile ilgili herhangi bir olumsuzluğu sadece kendinize ait sosyal medya hesabından paylaşınca hemen tepki yağıyor. Anladım ki her türlü pislik muteber olsun, bu pisliklere göz yumanların veya dikkatli olmayanların yanına kar kalsın, bunları dile getiren bizler de ülke düşmanı olalım.

THY’de genel kurul stratejileri…

Mayıs ayı THY için çok önemli. Yeni yönetimin şekilleneceği bir dönem diyebilirim ve öyle duyumlar alıyorum ki kökten bir değişimin sinyalleri gibi. Mesela YK üyelerinden gidecek olanları net söyleyebilirim. Değişim rüzgarı esecek de diyebiliriz.

Pilotlarda “waste” rahatsızlığı…

İki koldan aynı anda ve aynı istikamete uçakların inişini görünce hoşumuza gitmiyor değil. Keyif alıyoruz. Ama gel gör ki şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Önce “waste” diye anlaşılan oysa orijinalinde “vaste” olan yaklaşma chart’larındaki noktadan rahatsızlık duyan pilotlardan bahsetmek istiyorum.

“TİS” dedik “TIS” demedik…

THY ile Hava-İş arasında imzalanacak olan Toplu İş Sözleşmesini detayları olmasa bile ana hatları ile AirportHaber farkı ile henüz sözleşme imzalanmadan okuyucularımız ile paylaştık. Önemli farklar olduğunu anlamış olmalısınız. Birazdan bir kez de ben hatırlatacağım.

Popülist hareketler ve gözyaşları…

“Oh oh” rahatladınız mı? Yüreğiniz yağ bağladı mı? Muradınıza erdiniz mi? Atatürk Havalimanı’na inen-kalkan uçaklarda duyulan “Atatürk Havalimanı, Atatürk Airport” kısacası “Atatürk” adı geçen anonslarını susturduğunuz için mutlu musunuz? Yüreğinizi bilmiyoruz ama bizim yüreğimizdeki Atatürk sevgisi her geçen gün daha fazla harlanıyor.

Ben sizi nasıl unutabilirim ki?

Nankör hayat ve nankör dünya. Makamlara duyulan yalakalık, insanlara duyulan saygı ve sevgi ile yer değişse o kadar yaşanabilir bir dünya oluştururuz ki. Ama maalesef mumla arasanız bulamazsınız. TAV hikayemiz sona eriyor ama benim için “eşek öldü ortaklık bitti” asla olmayacak. Ben ilelebet unutmayacağım dostluklarımı.

Atatürk Havalimanı Hikayem...

Dile kolay tam tamına 28 yıl. Anılarla, acılarla, sevinçlerle, üzüntülerle geçen onca seneler. Günaydın Gazetesi’nin muhabirlerinden biri iken, aynı gazetede mesai arkadaşım Mürteza Akkaya’nın hasta olması ile geçici olarak geldiğim havalimanına adeta demir attım.

Göç göç oldu göçler yola düzüldü…

Evet, evet göç zamanı geliyor diye hepiniz heyecanlısınız veya meraklısınız. Ne olacak İstanbul Havalimanı’na taşınma süreci diye herkes merak içinde. Sahi ne olacak? Bende merak ediyorum. Afili açıklamalar peş peşe geliyor. Tarayın geçmiş haberleri 29 Ekim’den öncekilerle bir farkı var mı?

THY’de nice canlar yandı iftiradan…

Bir mahkeme kararı var elimde. Bundan öncekiler gibi işe iade edilmesine hükmetmiş mahkeme. Edilir mi? Edilmez. THY’nin katı kurallarından biri. Hatırı sayılır bakan, milletvekili, bürokrat araya girmediği sürece kimse mahkeme, kadı, savcı tanımaz. Verir sekiz maaşı “hadi güle güle” der.

Bana Sor “Sana Zor”

Ne oldu be yeaahhh? 3 Mart geldi geçiyeah? Hani taşınıyordunuz? İşin mizahi yönü bir tarafa demek ki neymiş efendim dereyi görmeden paça sıvanmaz. Bol keseden atmanın, hem devletin kesesine hem de senin itibar kariyerine zararı olduğunu anla artık. Hoş kariyer falan yerlerde sürünüyor ama yine de biz uyaralım.

İstanbul Havalimanı Varlık Fonu'na devredilir mi?

Hani taşınıyordunuz ve hani AirportHaber “3 Mart’ta taşınma olmayacak” diye haber yaptığında resmi açıklama yapamayıp el altından “AirportHaber yalan yazıyor” diyecek yüz buluyordunuz. Ne oldu şimdi kim yalancı çıktı? Sizde haklısınız bu toplum her şeyi unutacak duruma düştü.

İstanbul Havalimanı'nda vahim hatalar zinciri…

Dokuz köyden kovsunlar mı beni? Niye diye sormayın sakın. Çünkü doğruları yazacak kaç cesurunuz var artık? İyi o halde başlayalım. Bakın bu ülkenin en gözde yatırımı diye dünyaya sattığımız İstanbul Havalimanı’na taşınamamanın küçük bir örneğini yazacağım.

İstanbul Havalimanı bilmece mi bulmaca mı?

Zaman yaklaştıkça gerginlik de artıyor. İGA tarafından yapılan İstanbul Havalimanı kısmi uçuşlarla bir nevi test uçuşu niteliğinde çalışıyor. Temelli taşınmanın da 3 Mart 2019 tarihi itibari ile bitmiş olacağı açıklanmış ve bu karara göre taşınma süreci tamamlanacak idi.

Eşeledikçe kokuyor…

Baştan şunu söyleyeyim. Biz bu işin peşini bırakmayız. Geçen hafta Airporthaber’de okuduğunuz “THY’ye İstanbul Havalimanı’nda yakıt şoku” haberimizden sonra çok daha vahim bir tablonun olduğunu anladık. Her ne kadar İGA kanadı tereddütlü, tedbirli bilgiler göndermeye çalışsa bile biz hem İGA’nın hem THY’nin hem de THY Opet’in hakkının gasp edilmesine göz yumacak değiliz.

Her taraftan dökülüyoruz…

Derin mevzuları zamanlama esasına göre yazmakta fayda olduğunu düşünürüm. Yani yazacağınız konunun gerçekliği bir yana dursun etkileşiminin ve ses getirmesinin zamanlamasından bahsediyorum. Türkiye’de o kadar çok şey oluyor ki, yazsanız da yazmasanız da anlamı yok.