17 Ekim 2008, Cuma 08:08:24

Havalimanı tartışmasına bilimsel cevap!

Adana-Mersin arasında yıllardır süren 'hava limanı tartışması' gittikçe kızışıyor. Adana'daki sivil toplum kuruşları, Şakirpaşa Havalimanı'nın kapatılarak Mersin il sınırları içine taşınmasının risklerini, hazırladıkları teknik raporla ortaya koyarak karşı çıktı.
  • Anlatılanların hepsi doğrudur.Hele yeni yapılacak alanın maaliyeti göz önüne alındığında bu maceranın gereksizliği ve uygunsuzluğu iyicene ortaya çıkmaktadır. AYRICA yıllardır her mevsim emniyet ile iniş ve kalkış yaptığımız Türkiyenin en iyi pistlerinden birinden vaz geçip Sisi, Pusu yağışı çok bol olan dağların dibine Yeni bir alan yapmak akla yakın gelmemektedir.En doğrusu ŞakirPaşanın şu veya bu şekilde yenilenmesi ve büyütülmesidir.
  • sevgili airporthaber muhabirleri haber ilgi alanım dışında fakat başlangıçtaki kızışmak kelimesi yerine sertleşiyor,gerginlik büyüyor vs demek daha hoş olur diye düşünüyorum saygılarımla iyi çalışmalar

Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen ve 15 sivil toplum kuruluşunun destek verdiği toplantıda raporu açıklayan Adana Güçbirliği Vakfı Başkanı Prof. Dr. Hamit Serbest, coğrafi konumu nedeniyle ortak kaderi paylaşan Adana ve Mersin arasında siyasi beklentilerle suni bir gündem meydana getirilmesini doğru bulmadıklarını vurguladı.

Uuslararası bir bölgesel havalimanının Mersin'e yapılacağı yönündeki değerlendirmelerin iki kenti karşı karşıya getirdiğine işaret eden Serbest, bu konuda Adana ve Mersin'i temsil eden kuruluşların duygusal içerikli açıklamalarda bulunduklarını kaydetti. Bu gelişmelerden iki ilin ortak çıkarına uygun bir sonuç doğmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Serbest, "Geçmişte bunun birçok örneğinin yaşandığı bölgemiz insanı tarafından hatırlanacaktır. Ne yazık ki, bu örneklerin hiç birisi de bölge adına sosyal, kültürel ve ekonomik yarar sağlayabilecek sonuçlar doğurmamıştır." dedi.

Bu nedenle hazırlanan bilimsel raporun kısır çekişmeleri sonlandıracak bir uyarı olarak kabul edilmesini isteyen Prof. Dr. Serbest, bölge çıkarlarını ortaya koyan rapora Mersin'deki kurum ve kuruluşların da sağduyu ile yaklaşmasını hatırlattı. Raporda, havaalanı sorununun bölgenin demografik verileri, ekonomik faaliyetleri, gelişimine yönelik öngörüler, arazi özellikleri, ulaşım biçimleri, fiziki kısıtlamalar, kamulaştırma ihtiyaçları ve tahmini inşaat maliyetleri gözönüne alınarak değerlendirildiğini ifade eden Serbest, mevcut havaalanını geliştirmek yerine başka bir yere yenisini yapmanının en az iki katı maliyet getireceğinin altını çizdi.

Çukurova Bölgesi'ni; Adana ve Mersin illerini kapsayacak şekilde anlaşılmakla birlikte, coğrafi bütünlüğü gözönüne alındığında, batıdan doğuya doğru Mersin, Tarsus, Adana, Ceyhan, Osmaniye ve İskenderun'u da kapsayacak şekilde düşünülmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Hamit Serbest, bölgede oluşan ve yakın zamanda gerçekleşmesi beklenen yatırımlar ve ekonomik faaliyetlerin bu bütünlüğü kaçınılmaz kılacağını söyledi. Serbest, şöyle devam etti: "Bölgenin doğusu, Yumurtalık'taki BOTAŞ ve BTC tesisleri ile rafineri, petrokimya, petrol ürünleri ve termik santral alanlarında yapılacak yatırımlar için önemli bir potansiyele sahiptir. Ve 4 adet rafinerinin bölgeye inşa edilecek olması Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi'ne ayrı bir önem kazandırmıştır."

Yumurtalık-İskenderun arasındaki bölgede tersane sektöründe çalışmaların başlaması, İskenderun Demir Çelik tesislerinde yassı çelik imalatı için gerekli yatırımın tamamlanması ile bu bölgede çok yoğun bir yan sanayi doğacağını söyleyen Serbest, özellikle otomotiv ve kimya sanayiine yönelik oluşacak yan sanayinin İskenderun'un batısından Yumurtalık ve Adana'ya doğru yayılacağını, hatta Osmaniye bölgesini de kapsayacağını belirtti. Adana ve doğusundaki kentsel nüfusun toplamın yaklaşık yüzde 70'ini oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Serbest, kentsel nüfus verileri ile birlikte belirtilen gelişmeler dikkate alındığında İskenderun - Mersin hattı üzerindeki ekonomik etkinliğin Adana ve doğusunda, geri kalan bölgeye göre daha yoğun olacağını aktardı.

Ulaştırma Bakanlığı'nca yapılan fizibilite çalışmalarında Adana havaalanının bulunduğu yerde gelişen ihtiyaçları karşılayacak şekilde genişletilmesinin mümkün olmadığı varsayımından hareket edildiğini savunan Serbest, "Bakanlık raporunda, 'yer seçimi çalışmalarında bölgede havaalanı amaçlı kullanılabilecek alanlara rastlanamadığı' kaydedilmiştir. Buna rağmen, havaalanı ısrarla bu bölgeye taşınmaya çalışılmaktadır."şeklinde konuştu. Serbest, şu bilgileri verdi: "Yeni havaalanı için Adana ile Mersin arası olarak ifade edilen bölgede arazi kotunun düşüklüğü, Seyhan nehri deltasında yer alması, zemin suyunun yüksekliği, alüvyon saha olması nedeniyle drenaj, dolgu, kazık temel gerektirmesi gibi problemleri beraberinde getirecektir. Enerji ile temiz ve atık su tesislerinin sıfırdan yapılması, bu bölgelerde kamuya ait arazinin çok az olması nedeniyle yüksek istimlak gideri gerektirmesi, tarım arazilerinin inşaata uygun hale getirilmesi de ek maliyetler doğuracaktır."

1937 yılında hizmete geren Adana Havalimanı'nın Türkiye'nin en eski sivil havalimanı olduğuna değinen Serbest, alanının yıllık yolcu kapasitesinin 2 milyon 200 bin olup, 2007 yılı sonu itibariyle toplam yolcu sayısı 2 milyon 302 bin 535'e ulaştığını anlattı. Halen 2 milyon 105 bin metrekare alan üzerine kurulu görünen hava limanının mevcut pistin uzatılması için güneye doğru arazinin 500 metre genişletildiğini ve gelişim havzasında bulunan 800 dönümlük alanın da Ulaştırma Bakanlığı'na tahsis edildiğini açıklayan Prof.Dr. Hamit Serbest, "Dolayısıyla, Adana Hava Limanı mevcut arazi büyüklüğü 3 milyon 500 bin metre kare olmuştur. Bu da yeni havaalanı için öngörülen en az 6 bin dönüm araziyi sağlamak için 2 bin 500 dönüm kamulaştırmanın yeterli olacağını gösterir. Bu amaçla ihtiyaç duyulan ek 2 bin 500 dönüm arazi mevcut hava limanı çevresinden kolayca sağlanabilir. Adana Havaalanının güney, güney doğusu ile güney batısında yapılaşma yok denecek kadar azdır Bu nitelikteki alanların mevcut hava limanının genişletilmesinde kullanılmasıyla, gerek duyulan arazilerin tarım arazilerinden sağlanması önlenecektir. Çünkü, mevcut arazinin büyük bölümü zaten yapılaşmayla tarım dışına çıkarılmış olduğu için tarım arazisi kullanımı en aza indirilecektir."şeklinde konuştu.

Adana Havalimanı'nın D-400 (eski E-5) karayolu üzerinde, arazinin genişletilmesi halinde otoyol çıkışının doğrudan havaalanına bağlanabileceğini aktaran Serbest, demiryoluna olan uzaklığının ise birkaç kilometre olduğuna dikkat çekti. Serbest, dolayısıyla, mevcut havaalanına ulaşımı sağlamak üzere yeni bir yol yapımına da ihtiyaç bulunmadığını ifade etti. Bölgenin geleceğe dönük ihtiyaçları için düşünülen havaalanının, halen kullanılan Adana Şakirpaşa Havaalanının genişletilerek bölgeye kazandırılmasının tek seçenek olarak ele alınması uyarısında bulunan Serbest, mevcut havaalanının genişletilmesi yerine başka bir yerde yeni bir havaalanı yapılmasının maliyetleri en az iki katına çıkartacağını sözlerine ekledi.

Toplantıya TMMOB'a bağlı İnşaat, Mimarlar, Harita, Ziraat, Jeoloji, Peyzaj Mühendisleri, Şehir Plancıları Odası; Adana Tabip Odası, Adana Güçbirliği Vakfı, Çukurova Gazeciler Cemiyeti, AGİAD, ADSİAD, İŞKAD, ÇUGİAD ve ÇYDD temsilcileri katıldı.

Havalimanı tartışmasına bilimsel cevap!

Facebook Yorum

Yorumlar

Demirkuş ~ 8 yıl önce
Anlatılanların hepsi doğrudur.Hele yeni yapılacak alanın maaliyeti göz önüne alındığında bu maceranın gereksizliği ve uygunsuzluğu iyicene ortaya çıkmaktadır. AYRICA yıllardır her mevsim emniyet ile iniş ve kalkış yaptığımız Türkiyenin en iyi pistlerinden birinden vaz geçip Sisi, Pusu yağışı çok bol olan dağların dibine Yeni bir alan yapmak akla yakın gelmemektedir.En doğrusu ŞakirPaşanın şu veya bu şekilde yenilenmesi ve büyütülmesidir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
emr ~ 8 yıl önce
sevgili airporthaber muhabirleri haber ilgi alanım dışında fakat başlangıçtaki kızışmak kelimesi yerine sertleşiyor,gerginlik büyüyor vs demek daha hoş olur diye düşünüyorum saygılarımla iyi çalışmalar

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000