Ali KIDIK
Ali KIDIK info@airporthaber.com

Hava-Sen Dağılıyor mu?

Önce şu hakkı teslim edelim. Hava-Sen adlı sendika sebebiyle THY’nin özellikle kokpit ve kabin memurları önemli kazanımlar elde etti. Uçuş şartları ile ekonomik şartlar istenilen düzeyde olmasa bile bir nebze de olsa iyileştirildi.

Hırsıza kilit dayanmaz…

Birkaç örnek vereceğim. Hafızalarınızda taze olduğu için yakın geçmişten verelim örnekleri. Çin Havayolları uçağının THY uçağına çarpmasını engelleyen TGS personeli, THY’nin Sabiha Gökçen’i satın alma girişimi ve son olarak yine THY’nin İstanbul Havalimanı’na ortak olma girişimi.

THY Teknik’te kaos peşindeler. THY’de sessiz operasyon…

Uzun süredir devam eden THY Teknik A.Ş çalışanlarının çalışma şartlarını iyileştirme üzerine yürütülen Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri geçen hafta da sonuçlanmamıştı. İşte bu durumu fırsat bilen kaos tacirleri devreye girdi. Bu girişimin ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmam gerekir. Bu arada THY’de sessiz bir operasyon yürüyor.

Oldu be…

Rüzgârından zeminine, işi alan müteahhidinden ÖTV’siz yakıtına kadar her şeyini tartıştık. Kimi zaman kavga ettik kimi zaman ortak noktada buluştuk. A’dan Z’ye kadar her şeyini tartıştık. “Dünya kıskanıyor” dedik. Ama ne olursa olsun muhteşem bir eser meydana çıktı; İstanbul Yeni Havalimanı.

Gelin gerçekleri konuşalım…

Gelin THY Teknik’teki TİS neden imzalanmıyor gerçek sebebini konuşalım, gelin THY gerçeklerini konuşalım, gelin Atatürk Havalimanı geleceği ne olacak onu konuşalım, gelin İstanbul yeni havalimanının adı ne olacak onu konuşalım…

Devletin sırrını ifşa eden hain!

Emin olun devletim ile ilgili her türlü “gizli” ibareli belgeyi kendi özelim gibi saklarım. Ancak bu durum haber olacak cinsten ise ve kurum içinden sızdırılmış bir belge ise hem belgenin doğruluğunu teyit ederim hem de yayınlanıp yayınlanmayacağına bakarım.

THY Teknik’te yasak dönemi, TGS üvey evlat...!

Yılan hikâyesine dönen THY Teknik çalışanlarının Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri, işverenin iletişim alanlarını kapatması ile yeni bir boyut kazandı. Hangi çağda yaşadığımızı dahi kavrayamayan bir yönetim anlayışından başarı yerine despotizm tavırlarına devam etmelerini tavsiye ediyorum.

İşte isyanım bunlara…

Affınıza sığınarak birkaç konuya değineceğim. Fazla laf uzatmayı sevmem ama bazen gerekiyor. THY teknisyenleri, üçüncü havalimanında düzenlenen Teknofest ve geçen hafta yazmış olduğum yazıyı anlamayan angutlara birkaç sözüm olacak.

Bunun adı resmen suikasttır - İlker Aycı İBB’ye mi gidiyor?

Hep birlikte üçüncü havalimanında olup bitenleri izliyoruz değil mi? Adamların kapağında bile “Kavga, sokak, direniş” yazıyor. Amaç üzüm yemek de değil, bağcı dövmek, bu ülkeye sövmek, kaos yaratmak, ülke çıkarlarına suikast düzenlemek.

Üvey evlat teknisyenler, masum kabin memurları…

Konuya bodoslama girmeyi pek sevmem ama bu kez hemen doğrudan başlayalım. THY’de önemli şeyler oluyor ve olacak. Ben hemen haksız yere atılanların konusuna gireyim. Başta 211 meselesi ve başka bir sendika ile devam etmek isteyenlerin işine son verilme meselesi.

THY markalaşmalı mı kadrolaşmalı mı?

THY içinde kıyamet kopuyor farkında mısınız? Üst yönetim, geçmiş dönemi aratmıyor desek yerindedir. Biz zamanlar Temel Kotil “önce Abdurrahman Gündoğdu’nun sonra Candan Karlıtekin’nin” ayağını kaydırdı denirdi.

Çok özledim be…

Değerli okurlarım; yaklaşık dört aydır sizlerden uzak kaldım. Çoğu okuyucum bilir ki bu siteyi yayın hayatına başlattığım günden beri hiçbir siyasi kelam içeren yazı yayınlamadım. Gazetecilik anlayışım bunu gerektiriyor idi. Malumunuz bir süreç yaşadık ve bitti.

THY çalışanlarının tek savunucusu olmazsam!

Aslında bu niyetimi tüm havacılık sektörü için söylüyorum. Başta THY çalışanları olmak üzere tüm havacılık sektöründe çalışanların haklarını savunmak ve hak ettikleri gibi çalışmalarını sağlamak boynumun borcu olsun.

Masumiyet karinesi…

Hak, hukuk hak getire. “Masumiyet karinesi” sözü atalım bir kenara öylece dursun. “Sadece kendimiz için uygularız” deyip başkalarının hayatı umurunuzda olmaz. THY’den atılan, sorgusuz, sualsiz kapıların kapatıldığı kabin memuru, pilotlar için söylüyorum.

Ya dananın kuyruğu kopacak ya da kıyamet kopacak!

Bu site yayın hayatına başladığı 5 Nisan 2005 tarihinden bugüne kadar ilk defa bir hafta içinde iki yazı yazdım. Geleneği bozmak, okuyucu alışkanlığını bozmak istemedim. Ancak tehlikeli gidişin durdurulması için fikirlerimizi paylaşmak elzem olduğu için böyle bir tutum izlemek zorunda kaldık.

Hadi bakalım ayıklayın pirincin taşını…

Daha ilk başından beri endişem bu idi. Ve beni yeni sendikaya “karşı” gibi gösteren yazıları da o sebeple yazdım. Yazılarımda aşağılayıcı, yıkıcı, incitici sözler olabilir ama içeriği tamamen çalışanların zarar görmemesine yönelik mesajlar içeren sözlerle dolu idi.

THY’nin aklı başına geldi mi?

“THY’den başka konu mu yok” diyenlere hak vermiyor değilim. Lakin unutulmasın ki, THY bu sektörün yüzde 70 pastasının sahibi. O yüzden gün geçmiyor ki yeni bir konu ile karşılaşmayalım. Geçen hafta yazmış olduğum yazından sonra önemli gelişmeler yaşandı.

THY kokpit ve kabine çözüm mü arıyor?

Sendika olayları ile birlikte, belki de göremediğimiz gerçekleri görmeye başlamış olduk. Kabin yetersiz, kokpit yetersiz. Kokpit konusunda yeterli planlama yapılmadığını, kabin konusunda da pratik çözümleri görmezden gelirseniz başınıza her türlü musibet de gelir, yeni sendikaların oluşmasına da yol açmış olursunuz.

Hava-Sen’ciler

Düşündüm de "ben niye kötü olayım" dedim kendi kendime. Mevcut sendika karşısına dikilen bir başka oluşum. Biz ne yapıyoruz? Olayları kendi penceremizden izliyoruz, yorumluyoruz. Sonuç! Bir taraf memnun diğer taraf na memnun.

Sendika savaşına kokpit ve kabin penceresinden bakmak…

Değerli THY çalışanları, her ne kadar üç haftadır sendikal çatışmalar ve gelişmelerle ilgili görüşlerimizi paylaşıyor olsak bile buraya nereden ve nasıl gelinildi konusuna bakmak gerekir. Farkında iseniz son Hava-İş Genel Kurulu’na kadar böyle bir durum söz konusu değil idi.

THY’nin Hava-Sen’li ahlaksız pilotu…

Geçen hafta Türk Hava Yolları çalışanlarını temsil etmek üzere yeni bir sendika kurduğunu ve bu sendika ile ilgili görüşlerimi yansıttığım bir yazı yayınladım. Yazıma gelen yorumları okusanız nasıl bir çirkeflik içinde olduklarını görürsünüz ve mideniz bulanır ve dersiniz ki “Bu adamlar mı bizim hakkımızı savunacaklar”.

THY çalışanları tüm hakları kaybeder…

Hava-İş seçimlerini kaybeden bir grup pilotun başını çektiği ve bazı THY emeklilerinin dışarıdan destek verdiği Hava-Sen (Havayolu Çalışanları Sendikası) adı altında kurulan sendika resmiyet kazandı...

Ali Sabancı’yı arıyorum…

Havacılığın renkli siması Ali Sabancı nerelerde bilen var mı? Kendi uçağı Trabzon’da bir felaket ile karşı karşıya kaldı ve buna rağmen ortalıklarda görünmüyor. Oysa biz onun medyatik olduğunu biliyoruz. Her türlü medyayı kullanmayı, ağzının iyi laf yaptığını söylüyoruz ve görüyorduk.

THY parça pinçik…

Öncelikle geçen haftaki yazımın anlaşılamayan bölümlerine açıklık getirmek istiyorum. Her daim yazıya değil, yazının anlamına bakmak gerektiğine inanırım. Arkadaşlar prim konusunda bazı karşılaştırmalar yaptım. Lakin kimsenin ne işini küçümsedim ne de övdüm.

THY yönetimi verdiğin sözü tut…

Türk Havayolları’nın geleneksel hale gelen Antalya zirvesinden yine prim müjdesi çıktı. İlker Aycı süslü kelimelerle donatılmış konuşmasında garibana bir maaş, ballı maaş alan müdür ve başkanlara da ikişer, üçer maaş verileceğini açıkladı.