12 Mart 2016, Cumartesi 11:34:34

TSK pilotlardan 'oksijen parası' alacak

TSK’dan mecburi hizmet süresini tamamlamadan ayrılan bir pilot, artık uçuş eğitimleri sırasında kullandığı yakıt, yağ ve oksijenin de parasını ödemek zorunda kalacak.
  • Tüm bu özet bilgi sanırım olayı ve süreci genel hatlarıyla anlatıyor. Ancak daha teknik ayrıntıları elbette olabilir. Fakat önemli olan şu; askeri pilotlar eğitimlerini askeri pilotluk yapmak için aldığına göre bunun bir karşılığı yani mecburi hizmet süresi elbet olacaktır, bunun süresi pek tabii tartışılabilir, ancak diğer sınıf subayları için 10 yıl olan bu süre, pilotlara olan ihtiyaç, verilen eğitimin maaliyeti, Türkiye'nin mevcut askeri durumu vb. hususlar değerlendirildiğinde kuvvetin ihtiyaçları doğrultusunda daha uzun bir süre olması normaldir. Fakat yine de kimse bu sürenin abartı derecede uzun olmasının mantıklı olacağını iddia edemez, bu askeri pilotlara da haksızlık olur. Kaldı ki mevcut durumda, yaklaşık 15-16 yıl sonunda zaten filolarda aktif uçucu olarak kalan personel sayısının oldukça azaltılması tercih edildiğinden, genel olarak kuvvetin de bu yıllardan sonra pilotlara aktif uçucu olarak ihtiyacı kalmadığı yorumu da çok yanlış olmayacaktır.
  • Şimdi de bu düzenlemelere ince bazı başka ayarlar yapılarak, mevcut düzenleme tam yerine oturtulmaya çalışılıyor. Tabii bu süreçte biraz bürokrasinin ağır işleyişi biraz da öngörülerdeki yetersizlik nedeniyle bazı pilotlar durumdan (herhangi bir art niyet olmaksızın) istifade etmiş oldu, istifa etmek isteyen ve mecburi hizmetin dolmasını bekleyen bazı başka pilotlar ise yeni gelen düzenlemeler ile bu sürenin uzaması nedeniyle kendilerini mağdur hissetmiş oldu. Tabii bir de mecburi hizmeti tamamlamadan sağlık nedeniyle ayrılan/ayrılmak zorunda kalan pilotlar var ki her birinin durumu birbirinden farklı şartlar içerdiği için onlarda belli bir tazminat ödemek durumunda kalabiliyor. Görülen o ki bu haberde belirtilen durum hayata geçerse, mecburi hizmeti tamamlamadan ayrılacak pilotlar birtakım ekstra tazminatları ödeme durumuyla karşılaşabilirler.
  • Bundan birkaç yıl öncesine kadar tüm subaylar için mecburi hizmet süresi 15 yıldı. Bu sürenin uzun olması sonucunda AB kriterlerine uyum vb. bir çok nedene bağlı olarak tüm sınıflar için bir ayrım yapılmaksızın süre 10 yıla çekildi. Fakat bu durum sonrasındaki ilk istifa döneminde, dışarıda daha iyi şartlarda çalışma imkanı bulan bir çok pilot görevden ayrılınca, tecrübeli ve yetişmiş pilotları en verimli olacakları 10 yıl sonrasında hemen kaybetmenin kuvvetin mevcut görevini yürütmede zafiyet yaratacağı çok net görüldü. Dolayısıyla pilotlara diğer subaylardan farklı olarak, 10 yıla ilave önce kabaca ilave bir 3-3,5 yıl (yani pratikte toplamda 13-14 yıl), sonrasında da yaklaşık 4,5-5 yıl (yani pratikte 15 veya 16 yıl) ilave olacak şekilde düzenlemeler yapıldı. Böylece zaten bu süreler sonrasında pilotlardan filolarda aktif olarak çok istifade edilemediği için nispeten kuvvetin istediği yönde yani ülkenin ihtiyacı karşılanacak çözüm üretildi.
  • Yapılan doğru, objektif ve akıllıca yorumları kapsam dışında tutarak bunun dışında kalanları ya askeri pilotları çekememe temasının, ya da aldığı eğitimi ülkesinin ona niye verdiğini anlayamamanın sonucu olarak görebiliriz. Öncelikle genel olarak subay-astsubayların özel olarak ise pilotların mecburi hizmeti ile ilgili belirlenen sürelere yönelik bir düzenleme durumu var. Pek tabii bu durumun sonucu olarak da ülkemizin askeri pilotlara aktif uçucu olarak ne kadar süre ile ihtiyaç duyduğunu bilmek ve anlamak gerek ki temini maliyetli ve zor olan pilotlar özelinde bu süre ülke ihtiyaçlarını karşılayacak makul bir süre olsun. Sonuçta aslında her şey ihtiyaç ve bunun sonucunda oluşturulan yeni düzenlemeler meselesi.

Her yıl çok sayıda pilotunu özel havacılık şirketlerine kaptıran Türk Hava Kuvvetleri için önemli bir düzenleme yapıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik’te değişikliğe gidildi. Yönetmeliğin 4. maddesinde subay veya astsubayların eğitim ve yetiştirme masraflarının nasıl hesaplanacağı düzenleniyor.

Söz konusu hesaplama mevcut düzenlemeye göre yapılırken; personelin Harp Akademileri’nde ve sınıf okullarında aldığı eğitimler, yabancı dil eğitimleri, TSK namına yapılan lisans ve lisansüstü eğitimler, staj programları, SAT ve SAS gibi kurslar dikkate alınıyordu. Bu maddelere ilişkin masraf tutarı, faaliyetin tamamlanmasının hemen ardından personelin özlük dosyasına işleniyor ve mecburi hizmet süresini tamamlamadan TSK’dan ihraç edilmesi ya da istifa etmesi halinde kendisinden tazmin ediliyordu.

Söz konusu “hesaplama” maddesine, “uçuş (pilotaj) eğitim merkezlerinde veya uçuş birliklerinde verilen başlangıç, temel ve tekamül uçuş eğitimlerinde, uçuşta sarf edilen yakıt, yağ ve oksijen giderleri” fıkrası da eklendi. TSK’dan mecburi hizmet süresini tamamlamadan ayrılan bir pilot, artık uçuş eğitimleri sırasında kullandığı yakıt, yağ ve oksijenin de parasını ödemek zorunda kalacak.

MECBURİ HİZMET 16 YIL
TSK’da mecburi hizmet süresi 10 yıl. 2 yıl süren pilotaj eğitiminin süresi de kanun gereği 3 ile çarpılarak bu süreye ekleniyor. Böylece bir pilotun mecburi hizmet süresi 16 yıla ulaşıyor. Pilot bu süreyi tamamlamadan TSK’dan ayrılmak isterse, kendisi için geçmişte yapılan tüm eğitim masraflarının toplamı kanuni faizleriyle hesaplanıyor ve kalan mecburi hizmet süresine göre belirlenerek tazmin ediliyor.

BİR PİLOTUN MALİYETİ 15 MİLYON DOLAR
Hava Kuvvetleri Komutanlığı, yetiştirilen her bir savaş pilotunun devlete maliyetinin teğmen rütbesindeyken 4 milyon dolar olduğunu, rütbesinin ilerlemesiyle birlikte 15 milyon doları bulduğunu açıklamıştı. Savaş pilotları, Hava Kuvvetleri’nde uçuş tazminatlarıyla birlikte en fazla 7 bin TL maaş alıyor. Ancak özel sektöre geçtiklerinde önce 15 bin TL seviyesinde ikinci pilot maaşına, 4 yıl sonra da 25 bin TL düzeyindeki kaptan pilot maaşına hak kazanabiliyor. (Habertürk)

TSK pilotlardan 'oksijen parası' alacak

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (63)

Bilgi-4 ~ 9 ay önce
Tüm bu özet bilgi sanırım olayı ve süreci genel hatlarıyla anlatıyor. Ancak daha teknik ayrıntıları elbette olabilir. Fakat önemli olan şu; askeri pilotlar eğitimlerini askeri pilotluk yapmak için aldığına göre bunun bir karşılığı yani mecburi hizmet süresi elbet olacaktır, bunun süresi pek tabii tartışılabilir, ancak diğer sınıf subayları için 10 yıl olan bu süre, pilotlara olan ihtiyaç, verilen eğitimin maaliyeti, Türkiye'nin mevcut askeri durumu vb. hususlar değerlendirildiğinde kuvvetin ihtiyaçları doğrultusunda daha uzun bir süre olması normaldir. Fakat yine de kimse bu sürenin abartı derecede uzun olmasının mantıklı olacağını iddia edemez, bu askeri pilotlara da haksızlık olur. Kaldı ki mevcut durumda, yaklaşık 15-16 yıl sonunda zaten filolarda aktif uçucu olarak kalan personel sayısının oldukça azaltılması tercih edildiğinden, genel olarak kuvvetin de bu yıllardan sonra pilotlara aktif uçucu olarak ihtiyacı kalmadığı yorumu da çok yanlış olmayacaktır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bilgi-3 ~ 9 ay önce
Şimdi de bu düzenlemelere ince bazı başka ayarlar yapılarak, mevcut düzenleme tam yerine oturtulmaya çalışılıyor. Tabii bu süreçte biraz bürokrasinin ağır işleyişi biraz da öngörülerdeki yetersizlik nedeniyle bazı pilotlar durumdan (herhangi bir art niyet olmaksızın) istifade etmiş oldu, istifa etmek isteyen ve mecburi hizmetin dolmasını bekleyen bazı başka pilotlar ise yeni gelen düzenlemeler ile bu sürenin uzaması nedeniyle kendilerini mağdur hissetmiş oldu. Tabii bir de mecburi hizmeti tamamlamadan sağlık nedeniyle ayrılan/ayrılmak zorunda kalan pilotlar var ki her birinin durumu birbirinden farklı şartlar içerdiği için onlarda belli bir tazminat ödemek durumunda kalabiliyor. Görülen o ki bu haberde belirtilen durum hayata geçerse, mecburi hizmeti tamamlamadan ayrılacak pilotlar birtakım ekstra tazminatları ödeme durumuyla karşılaşabilirler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bilgi-2 ~ 9 ay önce
Bundan birkaç yıl öncesine kadar tüm subaylar için mecburi hizmet süresi 15 yıldı. Bu sürenin uzun olması sonucunda AB kriterlerine uyum vb. bir çok nedene bağlı olarak tüm sınıflar için bir ayrım yapılmaksızın süre 10 yıla çekildi. Fakat bu durum sonrasındaki ilk istifa döneminde, dışarıda daha iyi şartlarda çalışma imkanı bulan bir çok pilot görevden ayrılınca, tecrübeli ve yetişmiş pilotları en verimli olacakları 10 yıl sonrasında hemen kaybetmenin kuvvetin mevcut görevini yürütmede zafiyet yaratacağı çok net görüldü. Dolayısıyla pilotlara diğer subaylardan farklı olarak, 10 yıla ilave önce kabaca ilave bir 3-3,5 yıl (yani pratikte toplamda 13-14 yıl), sonrasında da yaklaşık 4,5-5 yıl (yani pratikte 15 veya 16 yıl) ilave olacak şekilde düzenlemeler yapıldı. Böylece zaten bu süreler sonrasında pilotlardan filolarda aktif olarak çok istifade edilemediği için nispeten kuvvetin istediği yönde yani ülkenin ihtiyacı karşılanacak çözüm üretildi.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bilgi-1 ~ 9 ay önce
Yapılan doğru, objektif ve akıllıca yorumları kapsam dışında tutarak bunun dışında kalanları ya askeri pilotları çekememe temasının, ya da aldığı eğitimi ülkesinin ona niye verdiğini anlayamamanın sonucu olarak görebiliriz. Öncelikle genel olarak subay-astsubayların özel olarak ise pilotların mecburi hizmeti ile ilgili belirlenen sürelere yönelik bir düzenleme durumu var. Pek tabii bu durumun sonucu olarak da ülkemizin askeri pilotlara aktif uçucu olarak ne kadar süre ile ihtiyaç duyduğunu bilmek ve anlamak gerek ki temini maliyetli ve zor olan pilotlar özelinde bu süre ülke ihtiyaçlarını karşılayacak makul bir süre olsun. Sonuçta aslında her şey ihtiyaç ve bunun sonucunda oluşturulan yeni düzenlemeler meselesi.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000