19 Nisan 2017, Çarşamba 10:32:27

Şehit pilotlar ile ilgili soruşturmada kritik gelişme

Malatya Akçadağ’da Şubat 2015’te iki F-4 savaş uçağı düştü. Kazada, biri kurmay binbaşı 4 pilot şehit oldu. Olay ile ilgili yürütülen soruşturmada ise yeni bir gelişme yaşandı. Malatya Erhaç Havalimanı’nda görevli astsubay Bekir Işık (31) için Askeri Mahkeme tutuklama kararı verdi. Işık’ın avukatı ise yaptığı açıklamada, pilotların fiziki teste girdikleri gün uçuşa çıkarıldıklarını belirterek, müvekkili Işık’a verilen görevleri eksiksiz yerine getirdiğini söyledi.
  • gelin bir de olayın bu yönünü dinleyin. öncelikle şehitlerimize Allah'tan rahmet ailelerine sabır diliyorum. 1)Filo uçuş emniyetinden filo komutanı ve ona yardımcı olarak uçuş emniyet subayı sorumludur. Uçuş emniyet subayı gerektiğinde uçuş emniyetsizliğine sebep olacak bir uçucunun uçuşunun kesilmesi için filo komutanına teklifte bulunabilir. (bunu o gün pilotların koşu testine girdiği iddiası için söylüyorum) 2)Jet pilotları genelde görerek uçuş şartlarında ve/veya pozitif kontrolde uçmaya alışıktır. Ulaştırma pilotları kadar aletli uçuş usullerine hakim değillerdir (bu eksikliği kapatmak için kendini yetiştirmiş jet pilotlarını tenzih ediyorum) Aletli uçuş usulleri eğitiminin en iyi şekilde öğretildiği yer ulaştırma eğitim filolarıdır. Bunu bi kısım grubu eleştirmek için söylemiyorum ama maalesef eğitim sistemi bu durumu dikte ediyor. Bi grup jeppesen, AIP, FAA, ICAO vs. dokümanlarını yutarken diğer taraf handling (yakın kol, akrobasi vs) ve silah/taktik usulleri üzerinde uzmanlaşıyor. olay böyle olunca jet pilotları genellikle kaderini kontrolörlere teslim etme eğilimindedirler. Pilotların yanında askeri alçalmaları taşıdıkları FLIP (Flight Information Publication) adlı dokümanda her askeri meydan için MIRVAC (Minumum Radar Vectoring Altitudes) sayfası vardır. Bu sayfada o meydana göre hangi sektör ve hangi mesafede minimum bulunabileceğiniz irtifalar gösterilir. Bu irtifa o bölgedeki manialardan emniyetli kleransınızı garanti eder. Kontrolör ne derse desin görerek şartları sağlamadığınız sürece pilot olarak o irtifanın altına inemezsiniz. En azından inmemeniz gerekir. 3)RAPCON kontrolörü ise pozitif olarak teşhis ettiği hava aracının MIRVAC sayfasında belirtilen irtifada veya üzerinde olduğunu kontrol etmelidir (zorundadır diyemiyorum çünkü kontrolörlerin yönergesinde yazan ifadeyi bilmiyorum) Bu kazada telsiz konuşmalarını da dinlediğim için kontrolör tarafından verilen talimatları da bilmiyorum. 4)Tüm bunların ışığında (kontrolör tarafından her hangi bir talimat verilmemiş olsa dahi) olayın tamamen bir kontrolöre yıkılmasını manidar buluyorum. Umarım bu davada adalet bir an önce işler de gerçekler açığa çıkar. Saygılarımla...
  • Bu elim kazada 4 pilotumuz şehit olmuştur. Olayı bir Hava Trafik Kontrolörünün hatası gibi göstermek sadece 2 yıldır tarafsız aydınlatılmak istenmeyen bu durumda atılan adımlardan biri gibi. Bu olayda neyi gizlemeye çalışıyorlarsa , bu 4 başarılı pilotumuzun o gün itibariyle bu denli uçuşa nasıl zorlandı ve Kontrolörün yönergesinde Kanununda TAVSİYE HİZMETİ VERİR yazmasına rağmen ve uçaklara DÖN talimatı vermesine rağmen olayda suçlu gibi gösterilmesi, olayın aydınlatılmasını bekleyen ailelere karşı yapılan en büyük ayıptır. Bugüne kadar tarafsız gelinemeyen bu son noktada anlaşılan olayı yeniden Hv.K.K.'nın aydınlatması, Şehitlerimiz ve Bekir IŞIK ın yanında artık Türkiye olarak saklı gizli işler dönmediğinin bir ispatı olacak ve içimizi rahatlatacaktır.
  • Öncelikle şehit ailelerimize sabırlar diliyorum. Bu olayın aydınlatılmasını isteyenler ve uğraşanlar ; şehit aileleri ve Kuleci Astsb.Bekir IŞIK'tı. Bugüne kadarki işleyişten anlıyoruz ki bu olay şuan tarafsız aydınlatılmıyor , Hava trafik personelinin kendi yönergesinde sorumluluğu ve rolü sadece "Tavsiye Hizmeti Verir" yazmasına ve Bekir IŞIK 'ın uçaklara iniş için verdiği DÖN talimatına rağmen dönemeyen uçaklarda 4 pilotumuz şehit oldu. Pilotların o gün 3000m koşu sınavına da sokulduktan sonra uçuşa son anda komutanlık değişikliğiyle zorlanmaları şehit ailelerimiz tarafındanda bilinmesine rağmen bu olay aydınlatılmak yerine bulanıklaştırılıp yönü değiştirilmektedir. Olayı Hv.K.K.'nın tekrar aydınlatması ve üzerine düşen sorumluluğu tarafsız olarak yerine getirmesi bekleniyor.
  • Havakuvvetleri bu evladımızı koruması gerekirken hoş zaten suçlu olmadığı kesin.Birde taraf olarak durması aslında iki evladımı asker yaptığımın pişmanlığındayım.Bekir ışık gerekli uyarıları yaptığı halde bunlar telsiz kayıtlarında mevcuttur, şehitlerimizin bu uyarılara karşılık vermemiştir. Bu şehitlerimizin hatalı olduğunu göstermiyor lakin o güzel insanları uçmasını gerekirken uçuranlar çok hatalı değilmi.Tüm bunlardan sonra o çevrenin yükseltilmesi haritaların kazadan sonra tekrar değiştirilmesi çokmu tesadüf,Lütfen bu şerefli astsubayımızı suçlamak yerine sistemi gözden geçirin derim.

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde 24 Şubat 2015 günü iki F-4 uçağının düştüğü bilgisi TSK tarafından duyuruldu. Planlı gece uçuşunda düşen iki uçukta bulunan Kurmay Binbaşı Salih Sezer, Üsteğmen Salih Atalay ile Zeynel Özbahçeçi ve Onur Özkaya şehit oldu.

Olay ilgili yürütülen soruşturmada ise yeni bir gelişme yaşandı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 8’inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi, 11 Nisan günü, hava trafik astsubayı Bekir Işık’ın tutuklanmasına karar verdi. Konya 3’ünca Ana Jet Üs Komutanlığı’nda görevli olan Işık, askeri mahkemedeki savunmasında, kendisine verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini belirtti. Işık, iniş talebine ise ise, kuledeki uçuş kontrol amiri Kurmay Binbaşı A. E. tarafından onay verildiğini aktardı.

'SON ANDA UÇUŞA ÇIKARILDILAR'
Işık, o akşam uçuşa çıkan pilotların yorgun olduklarını daha sonra öğrendiğini aktardı. Işık “Son anda yapılan bir değişiklikle uçuşa çıktılar. Uçuş rotalarının değiştirildiğini öğrendim” dedi.Işık, 10 yıldır hava trafik astsubayı olarak görev yaptığını, binlerce uçağın inişine kule görevlisi olarak yardım ettiğini de aktardı. Işık, FETÖ ile ilgili herhangi bir soruşturmasının olmadığını belirterek “Olay sonrası yerimi değiştiren yüksek uçuş disiplin kurulu üyelerinin tamamı FETÖ’den tutuklandı” dedi.

BOZULAN ASKERİ DİSİPLİNİN TESİSİ…
Askeri Mahkeme ise, oy çokluğu ile aldığı kararda, Işık’ın,  ‘Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturma yönünden kuvvetli suç şüphesine yönelik olguları taşıdığı’na hükmetti. Mahkeme kararında, olaydan iki yıl sonra verilen tutuklama kararının gerekçesinde ayrıca “Bozulan askeri disiplinin yeniden tesisi için gerekir” denildi.


UÇUŞ GÜNÜ TESTE GİRDİLER
Işık’ın Avukatı Mehmet Erkan Akkuş ise karara itirazda bulundu. Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı  Askeri Mahkemesi’ne gönderilen itiraz dilekçesinde, düşen iki uçaktaki pilotların olay günü  Fiziksel Yeterlilik ve Dayanıklılık Testi’ne katıldıklarına işaret etti. Av. Akkuş, 1974 yılında TSK envanterine giren F-4Şehit pilotlar ile ilgili soruşturmada kritik gelişme uçaklarının “Uçan Tabut” olarak görüldüğüne işaret ederek, olaydan sonra envanterden çıkarıldıklarını aktardı.

Akkuş, konu ile ilgili yaptığı açıklamada ise  “Uçak kazası sebebiyle yapılmış kaza kırım raporu ve müşterek kaza raporlarında, Radar Kontrolörü Astsubay Bekir Işık’ın talimatlarına uyulmuş olsaydı bu elim kazanın yaşanmayacağı zabıt altına alınmıştır. Kule ses kayıtları incelendiğinde pilotların istekleri şeklinde uygun olarak yaklaşma ve dönüş talimatı müvekkilim tarafından verilmiştir. Genel kanı pilotların fiziki yeterlilik testinden sonra yeteri kadar dinlendirilmeden uçuşa çıktığı yönündedir.  Askeri mahkemelerin kapatılmasının dayanağı olan referandumdan önce alelacele müvekkilimin tutuklanmasını manidar bulunuyor. Askeri mahkeme tutuklama gerekçesi olarak bozulan askeri disiplinin tesisini göstermiştir. Olayın üzerinden iki yıl geçmiş olması, müvekkilimin kendisine tevdi edilen görevleri harfiyen yerine getirmiş olması göz önüne alındığında tutuklama gerekçesine askeri disiplinin bozulmasının gösterilmesinin mantıki izahı yok" dedi. (Hürriyet)

Şehit pilotlar ile ilgili soruşturmada kritik gelişme

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (22)

flyby ~ 2 ay önce
gelin bir de olayın bu yönünü dinleyin. öncelikle şehitlerimize Allah'tan rahmet ailelerine sabır diliyorum. 1)Filo uçuş emniyetinden filo komutanı ve ona yardımcı olarak uçuş emniyet subayı sorumludur. Uçuş emniyet subayı gerektiğinde uçuş emniyetsizliğine sebep olacak bir uçucunun uçuşunun kesilmesi için filo komutanına teklifte bulunabilir. (bunu o gün pilotların koşu testine girdiği iddiası için söylüyorum) 2)Jet pilotları genelde görerek uçuş şartlarında ve/veya pozitif kontrolde uçmaya alışıktır. Ulaştırma pilotları kadar aletli uçuş usullerine hakim değillerdir (bu eksikliği kapatmak için kendini yetiştirmiş jet pilotlarını tenzih ediyorum) Aletli uçuş usulleri eğitiminin en iyi şekilde öğretildiği yer ulaştırma eğitim filolarıdır. Bunu bi kısım grubu eleştirmek için söylemiyorum ama maalesef eğitim sistemi bu durumu dikte ediyor. Bi grup jeppesen, AIP, FAA, ICAO vs. dokümanlarını yutarken diğer taraf handling (yakın kol, akrobasi vs) ve silah/taktik usulleri üzerinde uzmanlaşıyor. olay böyle olunca jet pilotları genellikle kaderini kontrolörlere teslim etme eğilimindedirler. Pilotların yanında askeri alçalmaları taşıdıkları FLIP (Flight Information Publication) adlı dokümanda her askeri meydan için MIRVAC (Minumum Radar Vectoring Altitudes) sayfası vardır. Bu sayfada o meydana göre hangi sektör ve hangi mesafede minimum bulunabileceğiniz irtifalar gösterilir. Bu irtifa o bölgedeki manialardan emniyetli kleransınızı garanti eder. Kontrolör ne derse desin görerek şartları sağlamadığınız sürece pilot olarak o irtifanın altına inemezsiniz. En azından inmemeniz gerekir. 3)RAPCON kontrolörü ise pozitif olarak teşhis ettiği hava aracının MIRVAC sayfasında belirtilen irtifada veya üzerinde olduğunu kontrol etmelidir (zorundadır diyemiyorum çünkü kontrolörlerin yönergesinde yazan ifadeyi bilmiyorum) Bu kazada telsiz konuşmalarını da dinlediğim için kontrolör tarafından verilen talimatları da bilmiyorum. 4)Tüm bunların ışığında (kontrolör tarafından her hangi bir talimat verilmemiş olsa dahi) olayın tamamen bir kontrolöre yıkılmasını manidar buluyorum. Umarım bu davada adalet bir an önce işler de gerçekler açığa çıkar. Saygılarımla...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Havacı ~ 6 ay önce
Bu elim kazada 4 pilotumuz şehit olmuştur. Olayı bir Hava Trafik Kontrolörünün hatası gibi göstermek sadece 2 yıldır tarafsız aydınlatılmak istenmeyen bu durumda atılan adımlardan biri gibi. Bu olayda neyi gizlemeye çalışıyorlarsa , bu 4 başarılı pilotumuzun o gün itibariyle bu denli uçuşa nasıl zorlandı ve Kontrolörün yönergesinde Kanununda TAVSİYE HİZMETİ VERİR yazmasına rağmen ve uçaklara DÖN talimatı vermesine rağmen olayda suçlu gibi gösterilmesi, olayın aydınlatılmasını bekleyen ailelere karşı yapılan en büyük ayıptır. Bugüne kadar tarafsız gelinemeyen bu son noktada anlaşılan olayı yeniden Hv.K.K.'nın aydınlatması, Şehitlerimiz ve Bekir IŞIK ın yanında artık Türkiye olarak saklı gizli işler dönmediğinin bir ispatı olacak ve içimizi rahatlatacaktır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Hakan ~ 6 ay önce
Öncelikle şehit ailelerimize sabırlar diliyorum. Bu olayın aydınlatılmasını isteyenler ve uğraşanlar ; şehit aileleri ve Kuleci Astsb.Bekir IŞIK'tı. Bugüne kadarki işleyişten anlıyoruz ki bu olay şuan tarafsız aydınlatılmıyor , Hava trafik personelinin kendi yönergesinde sorumluluğu ve rolü sadece "Tavsiye Hizmeti Verir" yazmasına ve Bekir IŞIK 'ın uçaklara iniş için verdiği DÖN talimatına rağmen dönemeyen uçaklarda 4 pilotumuz şehit oldu. Pilotların o gün 3000m koşu sınavına da sokulduktan sonra uçuşa son anda komutanlık değişikliğiyle zorlanmaları şehit ailelerimiz tarafındanda bilinmesine rağmen bu olay aydınlatılmak yerine bulanıklaştırılıp yönü değiştirilmektedir. Olayı Hv.K.K.'nın tekrar aydınlatması ve üzerine düşen sorumluluğu tarafsız olarak yerine getirmesi bekleniyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Tahir ~ 6 ay önce
Havakuvvetleri bu evladımızı koruması gerekirken hoş zaten suçlu olmadığı kesin.Birde taraf olarak durması aslında iki evladımı asker yaptığımın pişmanlığındayım.Bekir ışık gerekli uyarıları yaptığı halde bunlar telsiz kayıtlarında mevcuttur, şehitlerimizin bu uyarılara karşılık vermemiştir. Bu şehitlerimizin hatalı olduğunu göstermiyor lakin o güzel insanları uçmasını gerekirken uçuranlar çok hatalı değilmi.Tüm bunlardan sonra o çevrenin yükseltilmesi haritaların kazadan sonra tekrar değiştirilmesi çokmu tesadüf,Lütfen bu şerefli astsubayımızı suçlamak yerine sistemi gözden geçirin derim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000