27 Şubat 2012, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK info@airporthaber.com

UÇAKLARI PİLOTLAR DÜŞÜRÜR

Hiç kimse memnun değil. Ne mağdurlar ne de mağdur ettiği iddia edilenler. Isparta kazasının bitmeyen spekülasyonlarına bir yenisi daha eklendi. Yeni bilirkişi raporu evlere şenlik. Kimler, nasıl olarak bu raporun içinde, görüyoruz ve göreceğiz. O 'kimler' her kim olursa olsun artık hakimin de kanaat oluşturmada zorlanacağı kesin. Umarım en hayırlı kararı verir.

Yazıya başlamadan başlığımı neden böyle attığımı hemen söyleyeyim. Çok yakından tanıdığınız Başyazarımız Sefa İnan söyler bu sözü. "Uçaklar düşmez, uçakları pilotlar düşürür". Bir başka pilot şu sözleri söylemişti bana yıllar önce. "Uçaklar düşmemek üzere planlanmış aletlerdir. Bir defasında simülatöre girdim. Uçağı öyle ters komutlar verdim ki ama maalesef bu komutları uçak reddetti ve elimden kumandayı aldı"

İşte böyle güvenlidir bu uçaklar.

Şimdi gelelim konumuza. Geçen hafta Isparta kazası ile ilgili son bilirkişi raporu da elimize ulaştı. Kim ister kendi uçağının düşmesini. Veya kim ister kendi firması adına uçan bir uçağın düşmesini.

Bilirkişi raporunda çok kem küm cümleler var. İki rahmetli pilotu asli kusurlu görmüş bilirkişiler. Burada kimsenin avukatlığını yapmayacağım. Zaten yeterince kaostan beslenen zümreler mevcut. Nasıl terör kaostan besleniyorsa bizim sektörümüzde de bu tür kaostan beslenenler var ve kendine göre yorum yapıp işi sulandırma yönünde adım atıyorlar.

Bildiğim kadarıyla her iki taraf da bu yedi kişiden oluşan bilirkişinin hazırladığı rapora itiraz edecekler. Ve yine biliyorum ki üçüncü bilirkişi raporu. Daha önce İTÜ, ODTÜ gibi üniversitelerin önderliğinde bilirkişi oluşturulmuş ve onların raporlarına itiraz edilmişti.

Yazımı yazarken Başyazarımız Sefa İnan'ın 30 Kasım 2008 tarihinde yazdığı yazıya göz attım. Orada Ulaştırma Bakanlığı tarafından oluşturulan Kaza Kırım ekibinin objektif bir rapor hazırladığını yazmış ve pilotların kaza yaptığına vurgu yapmış.

Aynı yazıda GPWS cihazının çalışmadığına vurgu yapmış ve "pilotlara son bir şans verilmeliydi" demiş. Flapların çalışmadığını pilotların tespit ettiğini belirtmiş yazısında Sefa İnan.

Kimse şunun mantığını anlatamaz sanırım. Bu uçağın mutlak hakimi pilotlar ise çalışmayan bir cihazla ve bu çalışmayan cihaz "no go" (bu uçak uçmaz) dedikleri bulguyla pilotlar tarafından nasıl uçuruldu? İşte bu sorunun cevabı hiçbir zaman açıklanamayacak. Söylenenler ise laftan öteye gidemeyecek. Tıpkı benim yaptığım gibi herkes yorum yapacak. Şöyle olsaydı, böyle olsaydı gibi teranelerle kafa şişirilecek.

Bilir kişi raporunda "Asli Kusurlu, Tali Kusurlu ve Kusursuz" şeklinde sınıflandırma yapılmış. SHGM kusursuz ama sözleşmeyi yapan tali kusurlu.

Sözleşmeler SHGM'nin verdiği yetkilerle ve verilen raporlarla yapılır. SHGM'ye şirket tarafından verilen raporlar doğrultusunda bir diğer şirket kiralama işlemi yapmış.

"Bu işte bir yanlışlık var" dedirtecek cinsten bir rapor, bilirkişinin hazırladığı rapor. "Tali kusurlu" demek bir trafik kazasına etken eden nedenlere benzer. Örneğin karayolları doğru düzgün uyarı levhası koymamıştır ve sürücü kaza yapmıştır. Burada tali kusurlu karayolları olur.

Bilinen tek gerçeğin uçakların yanlış rotada olduğu. Bu gerçeği kimse inkar edemeyecek. "Çarpışma uyarı cihazı çalışsaydı, flaplar şöyle olsaydı" gibi söylemler gidenleri geri getirmeyecek. Aletli iniş sitemi olmayan bir havalimanında pilotların sorumluluğunun daha da arttığı düşüncesiyle bu kazada pilotların daha başlangıçtan hatalı davrandıkları kanaatindeyim. Sıkıntı var ise uçmayacaklardı.

UÇAKLARI PİLOTLAR DÜŞÜRÜR

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 7 yıl önce
Ali bey ,bilirkişilerin kim oldugunu (2 kez bilirkişi raporu yazanların) cok merak ediyorum ,bu konuda bilgi verebilirseniz sanırım cogumuz aydınlanacagız , Sayın pilot arkadaslar (yorum yazanlar )boyle bir ucagı almanız zaten suc almamalısınız ,hic bir mazeretinizi kabul etmiyorum ,

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Ali Bey hiç bir pilot uçağı kasıtlı olarak düşürmez veya kaza yapmasına, kırılmasına göz yummaz. Sizin de bildiğiniz gibi kazalar sadece bir sebepten değil bir çok hata ve eksikliğin oluşturduğu hatalar zincirinden meydana gelir. Eğer zincirdeki son halka farkedilmez ve kırılmaz ise kaza meydana gelir. Buradaki son halka uçağın sağa dönmesi ve alçalmaya başlamış olmasıdır. Ancak bundan evvel yapılmış kasıtlı kasıtsız bir çok hata ve eksiklikleri pilotların sırtına yüklemek ne kadar doğrudur? Pilotlar içersinde bulundukları sistemin ve de uçtukları şirketin aynasıdır. Eğer pilotlar hatalı ise aslında sistem ve arkalarındaki şirket de hatalıdır. Sistemin ne şekilde çalıştığı herkezce bilindiğine göre sadece pilotları suçlamak yetmez!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Ali bey yazının sonunda sıkıntı varsa uçmayacaktı yazmışsınz ancak keşke işler böyle olsa.aslında olması gereken de o'dur.diger yorumcuların da yazdığı gibi pilotun uçuşu reddetmesi o kadar kolay değil.benimde başıma defalarca kez geldi.yabancı pilot uçmak istemez kuralcıdır( genelde hep yabancılarla yaşadım bunu) uçak rotara girer yolcu terminalde uçusu bekler pilot uçmak istemez zaman geçer sonra uçuş işletme aranır pilot uçmuyor deyince telefonda ikna edilir ve uçulur hepsi bu..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Ali Bey Arızalı olan EGPWS yere yaklaşım uyarı sisteminin kaza sonrası yapılan analizinde pilotların uçağı teslim aldıklarında bu cihaz ile ilgili yapmaları gereken self testtin en son 15 uçuş bacağı önce yerde yapıldığı ve testi geçemediği yani arıza gösterdiği kaydına ulaşıldı. bu kaza kırım raporunda var. kara kutuların her ikiside arızalı Yani son 15 uçuşu yapan pilotların hepsi NO GO uçağı uçurmuş, bırakın uçağı red etmeyi , uçağın resmi notebookuna arızayı bile yazamıyorlar, yazınca ne oluyor o pilot arkadaşlara sorun ve dinleyin

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Elde somut negatif bir örneğimiz var:Atlasjet kazasının oluş tarihi 30 Kasım 2007 tarihidir.Bu olaydan yaklaşık 1 sene önce OnurAir'de Ahmet Uğur Aşıkoğlu 13.09.2006 tarihinde ifade ediş şekli belki yanlış da olsa teknik sebeple uçmak istemeyen kaptan pilot olarak önce işinden oldu , çalışma müsadesi(Alman vatandaşı bir Türk) ve Türkiye sınırlarında geçerli lisansı iptal edildi.Yani Türkiye sınırları içinde beğenin ya da beğenmeyin uçup uçmama kararını verecek bir kaptan işsizliğe mahkum edildi.TALPA da bunu onayladı.Anlı şanlı uçuş güvenlik uzmanı SHGM bakın 29.09.2006 da ne diyor: http://web.shgm.gov.tr/kurumsal.phppage=duyurular&id=1&haber_id=506 KISSADAN HİSSE:TÜRKİYE DE HER ALANDA OLDUĞU GİBİ HAVACILIK DA TAM BİR TİYATRO VARDIR.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Adı hepimizce bilinen 'kontra' başlıklar atan,haberler?yapan diğer bir site.Yazınızın içinde 'Nasıl Terör kaostan besleniyorsa bizim sektörümüzde de bu tür kaostan beslenenler var ve kendine göre yorum yapıp işi sulandırma yönünde adım atıyorlar' düşüncenizi bizlerle paylaşmışsınız.Katılmamak el de değil hepimizin acısı hollanda kazasını ard arda veriyor bu malum site.Derdi ne?amacı ne?utanmıyormu?İnsanların acısının üzerinden elde etmek istedikleri nedir.Malum havacılık sitesi konu ile ilgili bilgi,belge verir gelişmeleri paylaşır,günün de de taziye bildirir.Üst,üste bu acıyı meslek arkadaşlarımıza,ailelerimize neden yaşatırsın.Kendine Akbaba olmuşsun farkında değilsin.Şehitlerimizi saygı ile anıyorum.İyi hafalar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Ali bey; Uçakları pilot düşürür.Başkası gelip düşürecek değil ya:) Ancak bu haftaki yazımda pilotun uçağı düşürme nedenlerini açıkladım. Siz pilot NO-GO itemle uçmamalı diyorsunuz .Doğru işin aslı bu. Ama filliyatta pilot ve teknisyenlere yapılan baskıları göz ardı etmeyin. Pilot bazen mevcut arızayı bile deftere yazmaz çünkü ona birileri(!) yazma diye şifai söyler. Bu tür havacılıktan kurtulmanın şartı raporlaşma kültürüdür. Pilot, patronu veya genel müdürünü bana baskı yapıyorlar diye suçladığında işten atılma tehlikesi olmamalıdır. No-Go itemle uçmak cinayettir,intihardır. Ancak bir o kadarda işsiz kalma korkusuda çok önemli. Cüzdan ile vicdan arasına girdiğinde maalesef çoğu zaman cüzdan galip çıkabilir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Birçok sey soylenir yazilir ama benim kafamdaki teksey Turkiye Cumhuruyeti çatisi altindaki hiçç ama hiçbir havayolunda pilotlara tolerans taninmadigi , sanmiyorum'ki pilotun bu uçmaz deme sansi olsun . Sanirim is idareciler tarafindan teknisyenlere baski yapilarak yurutuluyor pilota birakmiyorlar. Allah Rahmet Eylesin , herkesin basina gelebilir acibir durum daha dikkatli olunmali

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000