12 Nisan 2010, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK info@airporthaber.com
  • Eğer Sivil Havacılık otoritesi dediğimiz insanlar vizyonlarıyla,maddi olanaklarıyla,eğitimleriyle,refah seviyeleriyle,bağımsız yapılarıyla, bahsedilen o dünyanın kural koyucu otoritelerini yakalayabilirlerse işte o zaman bu konuşulanlara hiç gerek kalmayacak bence.
  • adam güzel tesis yapmış yabancı bakım şirketleri adama güvenmiş izin istemiş kac kere gelip denetleyin diye kimse adamı denetlemeye gitmemiş neden acaba birazda bunu gündeme getirin bence neler dönüyo kimler engel oluyo habercisiniz ya araştırın sayın ali bey
  • Herhalde bu yazıdan çıkarılacak tek sonuç bu işi ne SHGM ne Teknisyenler ne de havayolu şirketleri biliyor. Bir Ali bey biliyor(!) madem bu kadar dürüstsünüz, madem her haberi yayınlamaktan çekinmezsiniz, o zaman SAS'ın WorldFocus(Dünyaya Bakış-Ankair) sattığı parçaların da üzerine gitsin. Ya da şirketlerden koparmaya çalıştıklarını. Bırakın bu işleri sektörün hepsi çakal, hepsinin amacı para.
  • shgm düz uçuşta 950 derece görmüş bu motor indirmelisin diyebiliyorsa,motorun üreticisi olan firma cfmi bu bulgu yalnıştır olmaz böylebişi dedeği halde 2,5 milyon lira ceza kesilebiliyorsa hangi sivil havacılık otoritesinden bahsediyoruz efendilerrrrrrr

FOSİLLEŞMİŞ DÜŞÜNCELER...

Havacılığımız çağ mı atlamıştı? Ülkemizde uçak sayısı ikiye, üçe mi katlanmıştı? Yolcu sayısı kat be kat artmış mıydı? Evet, evet bunlar doğru… Uçak sayısı olarak baktığınızda, yolcu taşıma sayısına baktığınızda, kurulan şirketler bağlamında baktığınızda havacılığımız gelişti. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün yaptığı denetimler, verdiği cezalar, açılan yeni uçuş noktaları ve yapılan ikili anlaşmalara baktığınızda havacılığımız gelişmedi denemez.

Geçen haftaya baktığımızda hiçbir şeyin geliştiğini düşünmüyorum. İstediğiniz kadar yolcu taşıyın, istediğiniz kadar uçak getirin ve istediğiniz kadar yeni hatlar açın kafayı değiştirmediğiniz sürece sadece fiziki olarak gelişirsiniz.

Havacılık sektöründe kara düzenin devam ettiği belli. Siz ne kadar kanun, kural veya yönetmelik çıkartırsanız çıkartın bizim aklımız kılıf uydurmaya yeterde artar bile.

SAS Havacılık olayında “Aman SHGM ruhsat verseymiş adam usulsüz teknik bakım yapmazdı” mantalitesini tasvip etmek mümkün değil.

Yetkisi olmayan bir bakım merkezinin uçak üzerinde bir vida bile değiştiremeyeceği gerçeğinden yola çıkarak şunu söylemek gerek; SAS Havacılık ne yaparsa yapsın isterse 100 milyon dolarlık yatırımı olsun ruhsatsız yaptığı her şey kural dışıdır.

Havacılık sektörümüzün en büyük sorunu henüz havacılık kültürünü benimsememiş olmaktır. İstediğiniz kadar kanun çıkartın, istediğiniz kadar kural koyun istediğiniz kadar yönetmelik yayınlayın, istediğiniz kadar denetleme yapın illegaliteyi engellemenin tek yolu dürüstlüktür. Yani havacılık kültürünün yerleşmesidir.

Hep savunduğumuz şuydu? Her şirket kendi içinde denetimi kendi yapmalı. Ucuz iç gücü kullanıp uçuş emniyetini göz ardı etmemeli. Fosilleşmiş eski düzen ile havacılık yürümez. Çok tepki alacağımı bilmeme rağmen şunu belirtmeden geçmek istemiyorum.

Havayolu şirketlerinin teknik bölümleri mercek altına alınmalı. Teknik birimlerin bu tür kolaycılık eğilimleri olduğu son olayda ortaya çıkmış durumda. Şirketin az para harcaması gayesiyle uçuş güvenliğini tehlikeye atacak eylemlerden uzak durmalarını şiddetle öneriyorum. Teknik bölümlerin patrona şirin görünme gayesi olmamalıdır. İşi kitabına uygun yaptırmalı. Bir zamanlar Mehmet Çeçen’in Antalya sanayisinde yaptırdığı parçalar gibi “Ne olmuş yani bizde yaptırırız” deyip geçmemek gerekir.

Bana ulaşan çok önemli bilgileri araştırıyorum. Bazı şirketlerin teknik departmanlarının ne tür işlemler yaptırdıklarına dair önemli ihbarlar alıyorum. Bu belgelerin doğruluğuna emin olmam halinde AirportHaber’de yayınlayacağıma söz veriyorum. Hiç kimsenin haddi ve hakkı değildir usulsüz iş yaptırmak.

Havacılık şirketlerine bu uyarıyı yaptıktan sonra Ankara’dan edindiğim izlenimleri kısa da olsa paylaşmak isterim. Ankara’da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nde eski Sivil Havacılık Genel Müdürü Topa Bilgetin Toker zamanında dönen dolapların aynısının sahnelendiğini hissediyorum. Ayak oyunlarını ve kapalı kapılar arkasında neler konuşulduğunu biliyorum. Tavsiyem o ki, kirli oyunlarla bir yere varılmaz. Tıpkı İstanbul’da sergilenen kirli olaylar gibi Ankara’daki kirli oyunların da kimseye faydası olmaz.

Evet, bütün bunların olmaması gerekir. Ben gelecekte havacılık kültürünün yerleşeceğini ümit ediyorum.

Haftaya görüşmek dileğiyle.
FOSİLLEŞMİŞ DÜŞÜNCELER...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (21)

Misafir ~ 6 yıl önce
Eğer Sivil Havacılık otoritesi dediğimiz insanlar vizyonlarıyla,maddi olanaklarıyla,eğitimleriyle,refah seviyeleriyle,bağımsız yapılarıyla, bahsedilen o dünyanın kural koyucu otoritelerini yakalayabilirlerse işte o zaman bu konuşulanlara hiç gerek kalmayacak bence.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
adam güzel tesis yapmış yabancı bakım şirketleri adama güvenmiş izin istemiş kac kere gelip denetleyin diye kimse adamı denetlemeye gitmemiş neden acaba birazda bunu gündeme getirin bence neler dönüyo kimler engel oluyo habercisiniz ya araştırın sayın ali bey

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Herhalde bu yazıdan çıkarılacak tek sonuç bu işi ne SHGM ne Teknisyenler ne de havayolu şirketleri biliyor. Bir Ali bey biliyor(!) madem bu kadar dürüstsünüz, madem her haberi yayınlamaktan çekinmezsiniz, o zaman SAS'ın WorldFocus(Dünyaya Bakış-Ankair) sattığı parçaların da üzerine gitsin. Ya da şirketlerden koparmaya çalıştıklarını. Bırakın bu işleri sektörün hepsi çakal, hepsinin amacı para.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
shgm düz uçuşta 950 derece görmüş bu motor indirmelisin diyebiliyorsa,motorun üreticisi olan firma cfmi bu bulgu yalnıştır olmaz böylebişi dedeği halde 2,5 milyon lira ceza kesilebiliyorsa hangi sivil havacılık otoritesinden bahsediyoruz efendilerrrrrrr

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000