18 Mayıs 2010, Salı 08:45:31

"KTHY, 2007'den beri batık!"

KTHY’de yaşanılan olaylarla ilgili olarak ismi sürekli telaffuz edilenlerin başında gelen KTHY Yönetim Kurulu Başkanı Erol Atakan, sessizliğini Ada TV’e bozdu.
  • Bu paralar KTHYna çok verildi. Ne oldu ? Hepsini yediler. Şimdi bunu da yiyecekler. İdarecilerin maaşlarına zam yaparlar. Bu para biter. Sonra ne olur ? 50 milyon dolara birileri bu şirketi ele geçirir. hem de adı olmayan bir şirket. Aman dikkat KTHY.
  • Adı sanı olmayan, ne kadar vergi verdiği belli olmayan bir şirket durup dururken çıkıp 50 milyon dolar veriyor. Hem de faizsiz. Düşündürücü değil mi ? Sonra pişman olmayın.
  • 50 milyon dolar KTHY için ancak çerez parası olur. 1 hafta bile idare edemez. Herkes çok iyi çok iyi diye alkışlıyor neden? Çünkü çalışanların maaşları ödendikten sonrası karanlık ve kimsenin umrunda değil. Özel sektör havadan para koyacak değil ya karşılığında ne istiyor? Bu sorunun cevabı yok ortalıkta. Diğer yandan İsmet Kotak 50 milyon doları nereden bulmuş, kimin parası, biraz Maliye çalışırsa vergisini alsa yine KKTC'ye yeter.
  • KTHY'nin kuruluşundan itibaren her kademesinde görev yapmış ve her taşında alın teri bulunan bir kişi olarak; KTHY'nin bir an önce bu bataktan kurtarılıp yaşatılması için bu şirketle ilili olarak şu anda erki elinde bulunduranları, hiçbir şahsi menfaat ve ince hesap gözetmeksizin katkı koymaya ve bu konuda da çaba gösterenlere pürüz çıkartmamalarını tavsiye ederim. Boşa geçen bir gün bile bu şirketin zararınadır. Zaman süratle ve seri olarak karar verme zamanıdır, oyalama zamanı değildir. Yarın çok geç olabilir. Saygılarımla.

KTHY’nin isminin sürekli basında yer almasının KTHY’e büyük zararlar verdiğini ifade eden Atakan, şirketin 2007 yılından beri batmış durumda olduğunu söyledi. Atakan, KTHY’de yaşanılanlarla ve bundan sonrasının ne olacağı ile ilgili Cem Kar’ın sorularını yanıtladı.

Cem Kar: Sayın Atakan KTHY için yeni gelişmeler var. Bu gelişmelerle birlikte KTHY kurtulabilir mi?

Erol Atakan: 50 milyon dolarlık bir para ile bütün alacaklar yapılandırılabilir ve acil olanlar ödenebilir. Bir miktar işletme sermayesi bırakılabilir. Sayın Kotak’ın açıklamalarını da dinledim. Havacılık konusunda da deneyimli bir insandır. Saygım ve sevgim var kendisine. Bilhassa kendisinin bu konunun içerisinde bulunması KTHY ve toplum içinde büyük bir kazançtır. İsmet Kotak gibi bir isim bu işi becerebilir ve yürütebilir. Şirket bu parayla kurtulur mu diye soracak olursanız cevabı da evet kurtulur olur.

C. Kar: KTHY çok da hassas bir nokta da. Medya da bu konuda yapılan spekülatif haberler var. Sizce neden bu tarz bir yol izleniyor?

E. Atakan: Hep söylediğim gibi burası bir iktisadi kuruluş, bir işletmedir. Biz yönetim kurulu olarak genellikle konuşmamaya çalıştık ama tabii ki baktığımız zaman KTHY bir şirkettir. Sahibi devlettir, devlet bankalarıdır yani haliyle devlettir. Bir KİT değildir. Siyasi olaylar etkili mi? Evet etkilidir çünkü mal sahibidirler ama şirkete bakarsanız şirket bir limited şirketidir ve özel bir şirketten farkı yoktur. Bu şirketin de uluslar arası bir platformda bir hareketi vardır. Havacılık sektörü çok sayıda insanın ya da çok sayıda firmanın elinde değildir. Bazı belli başlı büyük firmalar vardır. Dolayısıyla havacılık konusunda hangi havayolları ile ilgili bir haber çıkarsa ajanslar vasıtasıyla o havacılara şirketlere, ajanslara ve firmalara çok güncel bir şekilde ulaşmaktadır. Dolayısıyla KTHY zor durumdayken ve borçluyken ‘KTHY battı, borcu var’ gibi söylemler gerçektir ama söylendiği müddetçe biz hep alacaklılardan baskı yedik. Biz ne oldu paralar diyorlar. Yeni bir kredi alma şansımız kalmadı. O bakımdan ben şirketle ilgili çok fazla şey söylenilmesine karşıyım. Şirket çalışanı arkadaşların eylemleri de son derece doğaldır. Tabii ki sendikalarda çalışanlarının haklarını koruyacaklar. Onların bu tepkilerinde de siyasiler kusura bakmasın ama iktidarların ve muhalefetlerin davranışları da bu olayı büyüttü ve bu olay kamuoyuna bomba gibi düştü. Bir şey gizlemeye çalışmıyorduk ama KTHY’nin çok fazla konuşulması KTHY’eye daha büyük zararlar verdi. O bakımdan ben sitem ediyorum. Şirketlerin borcu olabilir. Bu önemli değildir. Bir şirketin yaptığı zararlar önemlidir. Bu şirketin zararları her yıl artıyor. Buna taze paralar eklenemediği için zarar zararı getiriyor. Zarar da borcu getiriyor. Hem zarar hem artan borç da iflası getirdi. Olayın aslı budur. Şirket 2007 yılında teknik olarak zaten iflas etmişti. 2009 yılında biz geldik ve kriz yönettik. Biz orada yöneticilik yapmadık. Yönetim kurulunda çok değerli arkadaşlar var. Biz elimizden geleni yaptık. Vicdanen çok huzurluyuz. Bilinen klasik anlamda yöneticilik yapmadık. Hep kriz yönettik. Bir yerde grevler bizi yordu ve bunalttı. Alacaklıların kapıya dayanması bizi yordu. Seçimler bir nevi dezavantaj oldu. Bu şirket iyi bile geldi yoksa geçen sene kapanırdı. Kapanmasını ister meyiz tabii ki hayır istemeyiz. Devlette özel sektörde bu işin içerisinde olsun biz bunu istiyoruz.

C. Kar: Yönetim kadrosu ile ilgili zaman zaman bazı eleştiriler geliyor. Siz bakında işi bu hale getiren ‘şudur’ diyebiliyor musunuz?

E. Atakan: Yönetim kuruluyla ilgili bir özeleştiriyi ben duymadım. Burası bir işletme. Hiçbir arkadaşım pilot değil. Uçak sürmeye gelmedik ama orada bir yönetim eksikliği vardır. Kimse kusura bakmasın. Biz oraya 2007’de geldiğimizde teknik olarak bu şirketin battığını gördük. 2008 yılındaki hesaplarını maalesef 2009’un kasım ayında verebildik çünkü orada çok eksiklikler vardı. Örneğin IT departmanında yılda 1 milyon dolarlığına bir şirketle anlaşılmış. Bizim yeni bir adam almamız gerekiyordu. 1 kişi aldık 10.000 TL’ye, bir bilgisayarcı aldık 2.500 TL’e hala bir bakıyoruz aynı hikaye. Oraya gerçekten havacılıktan anlayan insanlar lazım derken bu durumun yönetim kuruluyla ilgili yoktur. Yönetim kurulları bütün şirketlerde prensipleri koyar ve alt kademelerden gelen bilgilere göre raporlar hazırlar ve işletme kararı verir. Oradaki bütün birimler revize istiyor, bir değişim gerekli. Oraya bana sorarsanız neredeyse 20 tane daha teknik insan lazım, 20 kişi daha yönetim kadrosu lazımdır. Hala daha bu şirkette bir finans muhasebesi yoktur. 30 kişilik muhasebe kadrosu var onarlı suçlamıyorum çünkü ellerindeki sistem doğru düzgün çalışmıyor bile. ‘Değiştir’ diyorlar ama bu iş para istiyor öyle söylemekle değişmiyor. Bizim paramız yok. Medyaya biz bunları çıkıp söylemedik. Amacımız kamuoyundan bunları saklamak değil, yarayı deşmemekti ve büyütmemekti. Zaten başkaları bizden daha fazla konuştu bu konuda.

C. Kar: Geldiğimiz aşamada 50 milyon dolarlık bir teklif var. Bu da bir borç değil midir? Neler yapılacak bundan sonrasında?

E. Atakan: Aydemal’in müraacatını biliyorum. İlk defa benimle görüştüler. ‘6 ay içerisinde şirketin kurtarırsan ne ala’ diyorlar. Kimsenin elinde sihirli değnek yok. Bu şirket 6 ayda kurtulamaz. ‘Özelleştirilmesi halinde %51 hisseye ortağız’ diyorlar. Bu durumda bu bir borç olmaz zaten borcun faizi olur bunun faizi de yoktur. KTHY hem Türkiye’de hem Kıbrıs’ta kayıtlı bir şirkettir. Türkiye’deki Türk Ticaret Kanunu da bizim buradaki kanunumuz gibi bizi bağlar. Oradaki yasalar yönetim kuruluna bazı yasalar çerçevesinde sorumluluk veriyor. Bu nedenle bizi bağlıyor bunlar. Bundan önceki yönetim kurulları bu şirketi bu duruma soktukları için yasal olarak sorumludurlar ama biz buraya müfettiş olarak gelmedik. Bu bir sosyal sorumluluk çerçevesinde olmuştu. Biz maaş almıyoruz zaten maaşa ihtiyacı da yok. Buna rağmen Türkiye’deki ve bizim buradaki yasalar üzerimize bir sorumluluk yüklüyor. Biz 2009 temmuzun da göreve başladığımız zaman 2008’in bilançoları kasım 2009’da çıkmıştı. Yasaya göre, şirketin ödenmiş sermayesi ile şirketin özvarlığı arasında bir ilişki kurulur. Şirketin özvarlığı ve ödenmiş sermayesini belirttik. Madde 324’e göre genel kurulun yapması gereken bazı şeyler vardır. Birincisi yeni sermaye yatırımı, istifa etmek ya da tasfiye etmek, iflasını istemektir. Biz bu tasfiye kararını bildirdik. Bakanlar kurulu bir toplantı yaptı ve bazı kararlar alınması gerektiğini söyledi. Sanırım Aydemal haricinde de bazı müracaatlar olacaktır. Dolayısıyla ilgili bakanlarımızla birlikte top genel kuruldadır. Onlar karar alacaktır. Bizim bu konuda bir yetkimiz ya da hayır deme hakkımız yoktur. Ben iyi olacağına inanıyorum aksi takdir de madde 324’e göre iflasını istemek durumunda kalacağız. Yani işin özü ortak alırsak kurtuluruz, şirket kurtulur, ortak alamazsak da dediğim gibi iflasını istemek zorunda kalacağız.

"KTHY, 2007'den beri batık!"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (9)

Misafir ~ 7 yıl önce
Bu paralar KTHYna çok verildi. Ne oldu ? Hepsini yediler. Şimdi bunu da yiyecekler. İdarecilerin maaşlarına zam yaparlar. Bu para biter. Sonra ne olur ? 50 milyon dolara birileri bu şirketi ele geçirir. hem de adı olmayan bir şirket. Aman dikkat KTHY.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Adı sanı olmayan, ne kadar vergi verdiği belli olmayan bir şirket durup dururken çıkıp 50 milyon dolar veriyor. Hem de faizsiz. Düşündürücü değil mi ? Sonra pişman olmayın.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
50 milyon dolar KTHY için ancak çerez parası olur. 1 hafta bile idare edemez. Herkes çok iyi çok iyi diye alkışlıyor neden? Çünkü çalışanların maaşları ödendikten sonrası karanlık ve kimsenin umrunda değil. Özel sektör havadan para koyacak değil ya karşılığında ne istiyor? Bu sorunun cevabı yok ortalıkta. Diğer yandan İsmet Kotak 50 milyon doları nereden bulmuş, kimin parası, biraz Maliye çalışırsa vergisini alsa yine KKTC'ye yeter.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
KTHY'nin kuruluşundan itibaren her kademesinde görev yapmış ve her taşında alın teri bulunan bir kişi olarak; KTHY'nin bir an önce bu bataktan kurtarılıp yaşatılması için bu şirketle ilili olarak şu anda erki elinde bulunduranları, hiçbir şahsi menfaat ve ince hesap gözetmeksizin katkı koymaya ve bu konuda da çaba gösterenlere pürüz çıkartmamalarını tavsiye ederim. Boşa geçen bir gün bile bu şirketin zararınadır. Zaman süratle ve seri olarak karar verme zamanıdır, oyalama zamanı değildir. Yarın çok geç olabilir. Saygılarımla.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000