14 Nisan 2014, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • yazılarınızı takip ediyorum, alışılmışın dışında kaleme alınmış olmasını -bu konudaki birikiminizi tamamen bilmiyorum ama, bu konuda belirli bir alt yapı veya deneyim ağırlıklı olmasına bağlıyorum. bu elbette güzel bir kalem ile de birleşince ortaya başarılı çalışmalar çıkıyor. bir yorumcuya verdiğiniz cevapta faydalı olması açısından yazılarınızdaki belirli kesimlerin bir yöntemle saklanması yolundaki önerileriniz yerine, tüm bu yazılarınızın elbette yorumları ile birlikte, neden bir kitap olarak çıkarmayı düşünmüyorsunuz; veya düşünüyorsunuz da ben bilmiyorum. eminim bir başucu kitabı olacaktır, bunu herhangi bir nedenden dolayı yazmıyorum. ama böyle bir çalışma inanın çok kimseyi mutlu edecektir; ticari kaygılarınızda yok ise, bekliyoruz. sektörün yanı sıra diğer sektörlere de hitap eden konu başlıkları hem onları hem de geniş kitlelere de hitap edecektir. elinizde bu kadar malzeme varken, geriye bunları bir araya getirmek kalıyor. sevgiyle kalın, başarılar dilerim.
  • Dün konuştuğumuz sorunların, cevaplarını bu yazınızda buldum.Zaman ihtiyarladikca bu tür verimli eğitim yazilari gencleşiyor. Emeğinize ve kaleminize sağlık.
  • bilen calisanim olmasin.bilirse kendini ezdirmez.o zaman amire gerek kalmaz.ne yapayim,amirim .bilgisiz olsunlar ben ezeyim:) boylece koltukta daha cok otururum.
  • çetin bey, sinerji rumuzlu yoruma verdiğiniz cevap a'dan, z'ye doğrudur. O yönetici nasıl söylesinki bizde yöneticilerin hiç bir yetkisi yoktur. Kararı hep başkaları verir. adam ne yapsın. yoruma eksi koyar geçer. Anlayana. anladığınız için teşekkür ediyoruz.
  • 'Bir kuruluşun kilit noktalarındaki yöneticileri ne kadar güçlü olurlarsa o kuruluşun verimi o kadar artacaktır.'
  • Bahsettiğiniz konular aslında çalışma hayatının belki de en önemli konuları ama ülkemizde anlı şanlı patronlar ve yöneticiler tarafından umursanmaz ve dikkate alınmazlar. Sebepleri de kendileri çok para kazanırlarken insanları haksız,hukuksuz,az paraya,onore etmeden,değer vermeden,işinize gelirse hesabı çalıştırma hevesidir. Bu heves nedeni ile insanlar demoralize ve demotive bir ruh haliyle çalıştığı şirket veya kuruma aidiyet duygusu hissetmeden zoraki gelip çalışıyorlar. Ülkemizde patronlar ve yöneticilerin çoğu (özellikle devlet kurumları) büyük çoğunlukla hak ederek,işe en alt seviyeden başlayarak,emek sarfederek o makamlara gelmedikleri için neyin ne olduğunu bilmiyorlar bilseler bile yukardaki sebepler yüzünden umursamıyorlar. Unutulmamalıdır ki, bir kurumu veya şirketi çalışanlar yüceltir,kalkındırır ,para ve prestij sağlarlar patronlar ve yöneticiler değil. Bunu tüm gelişmiş ülkeler bilmekte ve ona göre hareket etmektedirler sonuçlar da ortada, biz neredeyiz onlar nerdeler?
  • bunları bize çalıştığımız şirketlerin anlatması gerekmezmı. bana gore oyle olması lazım.hıc bır egıtımde bunlardan bahsedilmiyor. nedeni ortada. uygulamıyorlarda ondan. eksikler bu konuların hepsinde..madde madde bile sıralayabılırım. hıc bır yonetıcı yanına alıp bırını yetıstırmıyor. yetiştirirse yerınden olacak dıye korkuyor. anlamadıgımsa sirket sahiplerinin veya temsilcisi durumunda olan kocamanların bu durumu nasıl kabul ettıklerı.neden bunu calısan yonetıcılerden ıstemediklerı.ben olsam sırketımı dusunur yerıne adam yetıstırmeyen yonetıcıyı calıstırmam. elınıze sağlık. tesekkurler.
  • tesekkurler cetin bey. her yazınızdan bır seyler ogrenıyoruz. onemlı olan bu. ısteyen okur,ısteyen okumaz.
  • Çetin Bey kaleminize sağlık.Yine çok güzel bir yazı olmuş. Sürüyü emanet ettiğiniz adam otlakta çoban köpeklerinden daha fazla ses çıkarıyorsa, o adamın çobanlığından şüphe etmeniz gerekir.

YÖNETİCİLER VE YÖNETİM İLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORLAR?

Yazım beni okuyan genç kardeşlerim için. Temennim belirli bir süre sonra şirketlerinizde mevcut sıralı yöneticilik kademelerine tırmanmaya başlamanız. Bu gün yaşadığınız bazı olaylar, gördüğünüz veya muhatabı olduğunuz davranışlardan ötürü önünüzü görebilmekte zorluk çekmeniz doğal. Ama hiç beklemediğiniz bir anda gökyüzünün bulutlardan az da olsa sıyrılması mümkün.

Hepimiz çalışma hayatımızda bir şeylerden şikâyet ediyoruz. Şirketimizden, yöneticilerimizden. Yukarılara çıkmaya başlayınca iş hayatının aşağıdan gördüğümüz şekilde olmadığını görüyoruz. Neden yapmıyorlar, niçin böyleyiz düzeltseler ya vb serzenişleri tümüyle ortadan kaldırabilmenin zorluklarını, hatta mümkün olmadığını anlamaya başlıyoruz. Neticeten yaşam da devam ettiğine ve de etmesi gerektiğine göre buna hazırlıklı olmalısınız.  Bu hazırlığı işinizi daha iyi yaparak, detayları öğrenerek, üstlerinizin size menfi gelen kararlarını içinizden bile olsa yorumlayarak, müspet davranışlarını ise hafızanıza kaydederek ve de okuyarak, üzerine bir kez daha basarak tekrarlamak istiyorum, okuyarak yapabilirsiniz. Sizlere birçok seslenişimin amacı yapmanız gereken bu hazırlıkta bir fiske tuzumun bulunmasından öte değil. .

Anlatımlarım içinde mutlak kendi görüşlerim de mevcuttur. Ancak bunların çoğu hatta büyük bir kısmı zamanında okuyup not aldığım hususlardır. Geçen zaman bana bunları unutturmadı. Bu tür yazılarımın okunma sayısının düştüğünü bilmeme rağmen yine de birilerine faydalı olabilmeyi umuyorum. Üç beş kişi bile olsa. Bu konuda ısrarlıyım. Bu nedenle yazılarımdan veya benden hoşlanmayanlar zahmet edip boş yere “ Bak hiç yorum yok” vb yapıcı yorumlar ( ? ) yazmasınlar.

Bu öykü HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ VE HİÇ KİMSE adlarında dört kişi ile ilgilidir. Yapılması gereken çok önemli bir iş vardı ülkede ve HERKES bu işi BİRİSİ’ nin yapacağından emindi. BİRİSİ bu işe sinirlenmişti, bu HERKES’ in işidir diye düşünüyordu. HERKES ise bu işi HERHANGİ BİRİ’ sinin yapacağını düşünüyordu. Fakat HERKESİN o işi yapamayacağını HİÇ KİMSE anlamamıştı. Sonuçta HERHANGİ BİRİ’ nin yapabileceği bu işi HİÇ KİMSE yapmadığından HERKES, BİRİSİNİ suçladı.

Evet; çalıştığım dönemlerde durum maalesef benzeriydi. Şimdi değişmiş olduğunu umuyor ve temenni ediyorum. Ama bizler bu durumun müsebbipleri olarak hep yöneticilerimizi görürdük. İnanmanız zordur ama insanların bir şey yapmamalarının mazereti olarak şirketin patronunu gösterdikleri günleri yaşadım. Eğer bu durumda bir değişiklik varsa bu yönetici arkadaşlarımızın çalışmaları ile oluşmuştur,

İnsan Kaynakları konusunda üst seviyede uzman olan iş adamlarının küçük bir bölümünün yönetim ve yöneticiler ile ilgili bazı görüşleri aşağıda. Hepsi de bu günün uygulamalarına ışık tutan görüşler. Bu ışığı görmekten ve hissetmekten aciz olan yöneticilerin görev yaptıkları şirketlerdeki durumu mutlak siz sektör çalışanları benden iyi biliyorsunuzdur. Peter Ducker’in fikirlerini dikkatle okumanızı öneriyorum. Göreceksiniz ki bu gün çekilen büyük sıkıntıların yaşanacağını onlarca sene önce ifade etmiştir. Hemen hemen hepsi güven duygusunun önemini vurgulamıştır. Bunun da bizim en büyük gereksinimimiz olduğu ortada.   

JEAN-LOUİS MULLER: Öğretim Görevlisi ve Şirket Yöneticisi Jean Louis Muller “ Artık, gizleyerek, saklayarak Şirket yönetmek mümkün değil”. Patronlar ve yöneticiler bu gün sadece şirkete kazandıracakları paraya odaklılar. Hizmet üretimi, müşteri ve çalışanlar bir araçtan ibaret gibi görülüyor. Böyle olunca, şirket kültürü ve aidiyet duygusu azalıyor, işveren çalışan ilişkisi profesyonel bir iş akdine indirgeniyor.

KONOSUKE MATSUSHİTA. Yönetim ve çalışan sayısı ilişkisi: Eğer 100 çalışanınız varsa şirketin en önünde yer alırsınız. Arkanızdakiler bağırsanız bile duyar ve sizi takip ederler. Eğer grubunun 1000 kişiye çıkarsa önde değil ortada bir yerde olmalısınız. Organizasyonunuz 10.000 çalışanı geçerse ise, huşu içinde en arkada kalmalı ve öndekilere teşekkürlerinizi sunmalısınız. Tabii ki bu arada yöneticilerinize çalışanlarınıza güven duymanız başarılı olmanızın ilk şartı olur.

VEHBİ KOÇ  (25 Şubat 1996 günü 95 yaşında vefat etti ) Sermaye ne kadar önemliyse adam yetiştirmekte o kadar önemlidir. Eskiden önem bakımından sermaye ve eleman oranlarını yarı yarıya kabul ederdim. Bu gün ise sermayenin öneminin % 40’ a düştüğünü düşünüyorum. Bir kuruluşun kilit noktalarındaki yöneticileri ne kadar güçlü olurlarsa o kuruluşun verimi o kadar artacaktır.

ANDREW CARNEGIE:  Ünlü iş adamı Çelik Kralı Andrew Carnegie’nin mezar taşında yer alan ibareler kendisinin yöneticileri ile ilgili görüşlerini açık olarak ortaya koymaktadır. “Burada çok akıllı insanları etrafında toplayarak başarıya ulaşmış basit bir insan yatıyor.

SAKIP SABANCI:  ( 10 Nisan 2014’ de 871 yaşında vefat etti ) Şirketinize alacağınız makinenin en iyisini seçiyorsanız adamın da en iyisini seçeceksiniz. Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti. Takımı kurmak kadar korumak ve kullanmayı bilmek gerek. Yönetici, kaliteli insan topluluğunun uyum içinde çalışmasını sağlayan bir orkestra şefidir.

ROSS PEROT: 1996 ABD başkanlık seçimlerinde aday olan ünlü işadamı. Sahibi ve yöneticisi olduğu EDS'yi 1984'te General Motors (GM) şirketine satmasını takiben yöneticilerine hitaben “Sizlere ilk mesajım, işi yapan kişileri dinleyin, dinleyin ve de dinleyin “oldu. 1909 – 11 Kasım2005 seneleri arasında yaşamış olan , Avusturyalı yazar, konuşmacı, danışman, öğretim üyesi ve yönetim bilimci Peter Drucker 1940’larda, Organizasyonların temel prensiplerinden olan, sorumluluğun dağıtılması fikrini ilk tanıtan kimse oldu.1950’lerde çalışanların kuruluşlar için büyük bir değer olduğunu ilk o dile getirdi. Şirketin sadece kar makinesi değil, çalışana güven ve saygı üzerine kurulu bir insan topluluğu olduğu görüşünü üretti .1970’lerde, bilginin Yeni Ekonominin asıl sermayesi olduğu görüşünü ilk ortaya atan yine oydu. 1980’lerde ise iş dünyası hakkında ciddi şüpheler edinmeye başlamıştı. İşletmelerin toplumların yaratılması için ideal yer olmaktan çıktığını, bireysel çıkarların eşitlikçi prensiplere karşısında her zaman galip geldiği bir yer olduğunu söyleyerek.iş dünyasının en önemli eleştirmenlerinden biri oldu. Yöneticiler imparatorluk kurmakla uğraşırken fazla personel ve etkisiz bir sürü asistanların oluşuna karşı çıktı. Onu en çok kızdıran işletmelerin işten çıkarmalarda elde ettikleri büyük kazançlardı: “Bu ahlaki ve sosyal olarak affedilemez. Bunun için ileride çok büyük bedel ödeyeceğiz. İçinde bulunulan kaos döneminde herkesin hoşlanmadığı çıkışlar yapmaya başlamıştı. Örneğin; 1984’te bir tepe yöneticinin en düşük maaş alan işçinin 20 katından fazla maaş almasının doğru olmayacağını ilan etti. Bugün bildiğimiz yönetim uygulamalarının çoğunluğu Peter Drucker’ın düşüncelerinden türetildi. Kişileri ve kurumları yönetmenin karmaşıklıklarla dolu olduğunu söylüyordu. Yöneticilere iyi çalışanı iyi tutmanın önemini, sorunlara değil imkânlara odaklanmak gerektiğini söylüyordu.

JOSEPH JURAN:  Kalite kavramının öncülerinden olan İş yerlerindeki sorunların yüzde sekseninin çalışanların  % 20’sinin ( herhalde yönetici seviyesinden bahsediyor ) uygulama hatalarından kaynaklandığını savunurken “ Birçok şirketi çalışırken izlemiş biri olarak üst yönetimin aktif ve kişisel liderliği olmaksızın muhteşem sonuçların elde edildiği tek bir örnek gösteremem “ diyerek yöneticilerin önemini vurgulamıştır.

CLARENCE FRANCİS:  Yönetim bilimcisi " Bir insanın zamanını, adale gücünü, belirli bir noktaya kadar psişik varlığını satın alabilirsiniz. Ne var kı, bu insanın coşkusunu, kuruma bağlılığını ve sadakatini satın alamazsınız. Bunları kazanmaya mecbursunuz” diyerek yöneticilere doğru bir yön göstermiştir.

Alıntılarla bu yazıyı şekillendirdiğimize göre bir yaşanmış ile noktalayalım bu anlatımı.

Birkaç gün önce temizlik ürünü satmaya gittiği ancak olumsuz yanıt aldığı firma yöneticileri ile yeniden görüşebilmek için randevu talep eden pazarlamacı; “Beyefendi, bu gün size tekrar ürünlerimizden satmayı denemek için gelmedim. Geçen ziyaretimde neden size ürünlerimizden satamadım? Hangi eksikliğimden ötürü başarılı olamadım? Sizinle konuşurken ve ürünümüzü tanıtırken nerede bir hata yaptım? Kıyafetim mi uygun değildi? Davranışlarımda bir bozukluk mu vardı? Lütfen çekinmeden söyleyiniz ve beni tenkit ediniz, sizden yardım rica ediyorum?

Colgate firması adına temizlik ürünleri pazarlayan bu şahsı diğer meslektaşlarından ayıran özelliği kendi eksiklikleri ile yüzleşmeye cesaret edebilmesiydi.

Hata ve eksikliklerini gidererek iyileşme yolunda her gün yeni bir adım atan bu genç adam, Colgate- Palmolive, Peet  şirketinin çok kazanan yöneticilerinden biri olmayı başardı.

YÖNETİCİLER VE YÖNETİM İLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORLAR?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (19)

sayın çetin özbey ~ 5 yıl önce
yazılarınızı takip ediyorum, alışılmışın dışında kaleme alınmış olmasını -bu konudaki birikiminizi tamamen bilmiyorum ama, bu konuda belirli bir alt yapı veya deneyim ağırlıklı olmasına bağlıyorum. bu elbette güzel bir kalem ile de birleşince ortaya başarılı çalışmalar çıkıyor. bir yorumcuya verdiğiniz cevapta faydalı olması açısından yazılarınızdaki belirli kesimlerin bir yöntemle saklanması yolundaki önerileriniz yerine, tüm bu yazılarınızın elbette yorumları ile birlikte, neden bir kitap olarak çıkarmayı düşünmüyorsunuz; veya düşünüyorsunuz da ben bilmiyorum. eminim bir başucu kitabı olacaktır, bunu herhangi bir nedenden dolayı yazmıyorum. ama böyle bir çalışma inanın çok kimseyi mutlu edecektir; ticari kaygılarınızda yok ise, bekliyoruz. sektörün yanı sıra diğer sektörlere de hitap eden konu başlıkları hem onları hem de geniş kitlelere de hitap edecektir. elinizde bu kadar malzeme varken, geriye bunları bir araya getirmek kalıyor. sevgiyle kalın, başarılar dilerim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SN ÇETİN .. ~ 5 yıl önce
YAZILARIMIN BİR ŞEYLERE YARADIĞINI DÜŞÜNDÜREN YORUMLAR BENİ MUTLU EDİYOR TABİİ Kİ. SİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM. YORUMUNUZDA BELİRTTİĞİNİZ ÜZERE KONUYA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİM TAMAMI İLE YAŞANMIŞLARA, OKUMAMA VE BUNDAN KAYNAKLANAN UZUN YILLARIN TECRÜBELERİNE DAYANIYOR. DOLAYISI İLE BU KONUDA MEKTEPLİ DEĞİLİM. KİTAP EVİ RAFLARINDA YÖNETİMSEL KONUDA KONUNUN HAKİKİ UZMANLARINCA YAZILMIŞ ÇOK KIYMETLİ KİTAPLAR VAR. İNSANLARIMIZ OKUMAYI SEVMİYOR. AYRICA KENDİMİ BU KONUDA YETERLİ, GÖRMEM. YAZILARIMDA ZAMAN ZAMAN BAZI KİTAPLARI OKUMALARINI ÖNERİYORUM GENÇLERE. ( YARIN YAYINLANACAK YAZIMDA DA VAR, OKUMANIZI RİCA EDİYORUM ) DOĞRUSUNU İSTERSENİZ BU KONULARDA BİR YAZIM YAYINLANDIĞI ZAMAN OKUR SAYISI İNANILMAZ DÜŞÜYOR. BUNA RAĞMEN ISRARLA YAZILARI SÜRDÜRÜYORUM. AMAÇ AZ DA OLSA GENÇLERE FAYDALI OLABİLMEK. CONTİNENTAL HAVAYOLLARININ GENEL MÜDÜRÜ GORDONE BETHUNE’NUN BATAKTAN ZİRVEYE İSİMLİ KİTABINI TÜRKÇEYE TERCÜME ETTİRMİŞTİ. BİR HAVAYOLUNUN NASIL BATMAKTAN KURTULDUĞUNU ANLATIYORDU. İSTEYENLERE GÖNDEREBİLİRİM DEMİŞTİM. KAÇ TALEP GELDİ DERSİNİZ SEKTÖRDEN. YALNIZ 93. MAALESEF OKUMA İLE BARIŞIK DEĞİLİZ. SİZE TEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUM. TAKİBİNİZDEN ÖTÜRÜ MUTLU OLDUM.
raydin ~ 5 yıl önce
Dün konuştuğumuz sorunların, cevaplarını bu yazınızda buldum.Zaman ihtiyarladikca bu tür verimli eğitim yazilari gencleşiyor. Emeğinize ve kaleminize sağlık.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP RAYDIN ~ 5 yıl önce
YAZDIĞIMIZ VE KONUŞTUĞUMUZ KONULARIN ÖRTÜŞMESİNDEN MEMNUNİYET DUYDUM. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.
sistem belli ~ 5 yıl önce
bilen calisanim olmasin.bilirse kendini ezdirmez.o zaman amire gerek kalmaz.ne yapayim,amirim .bilgisiz olsunlar ben ezeyim:) boylece koltukta daha cok otururum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SİSTEM BELLİ ~ 5 yıl önce
ŞİRKETLERİNİZİ TÜRKİYE'MİZİN GENEL ŞARTLARINDAN SOYUTLAYAMAZSINIZ. MAALESEF YALNIZ SEKTÖRÜMÜZDE DEĞİL, GENELDE BÖYLEYİZ. BİLEN VEYA ÖĞRENMEYE YATKIN İNSANDAN HOŞLANMAYIZ. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
sinerji 2 ~ 5 yıl önce
çetin bey, sinerji rumuzlu yoruma verdiğiniz cevap a'dan, z'ye doğrudur. O yönetici nasıl söylesinki bizde yöneticilerin hiç bir yetkisi yoktur. Kararı hep başkaları verir. adam ne yapsın. yoruma eksi koyar geçer. Anlayana. anladığınız için teşekkür ediyoruz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SİNERJİ 2 ~ 5 yıl önce
BEN TAHMİNİMİ İFADE ETTİM O KADAR. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
sinerji ~ 5 yıl önce
'Bir kuruluşun kilit noktalarındaki yöneticileri ne kadar güçlü olurlarsa o kuruluşun verimi o kadar artacaktır.'

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SİNERJİ ~ 5 yıl önce
KURUMSALLAŞMIŞ İŞ YERLERİ İÇİN İFADENİZ KESİNLİKLE DOĞRUDUR. KÜÇÜK BİR EKLEME İLE YÖNETİCİLERİN YANINA UZMANLAŞMIŞ ÇALIŞANLARI DA İLAVE ETMEK GEREKİR. BU İKİ GÜCÜN BİRLEŞMESİ KUŞKUSUZ VERİMİ ARTIRACAKTIR.YORUMUNUZU ( - ) OLARAK DEĞERLENDİREN HER KİMSE HİÇ ŞÜPHENİZ OLMASIN Kİ BİR YÖNETİCİDİR.VE DE SORUNUN KENDİ ÜSTLERİNDEN KAYNAKLANDIĞINI BİLMESİNDEN VE DE BUNU AÇIKLIKLA SÖYLEME İMKANI OLMAMASINDAN ÖTÜRÜ İÇİNDEKİNİ(-) İLE İFADE ETMİŞTİR.BU EKSİ SİZE DEĞİL ÜST YÖNETİCİLER VE DE HER İŞİN İÇİNDEYSELER PATRONLARINIZ İÇİNDİR.TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
çalışan ~ 5 yıl önce
Bahsettiğiniz konular aslında çalışma hayatının belki de en önemli konuları ama ülkemizde anlı şanlı patronlar ve yöneticiler tarafından umursanmaz ve dikkate alınmazlar. Sebepleri de kendileri çok para kazanırlarken insanları haksız,hukuksuz,az paraya,onore etmeden,değer vermeden,işinize gelirse hesabı çalıştırma hevesidir. Bu heves nedeni ile insanlar demoralize ve demotive bir ruh haliyle çalıştığı şirket veya kuruma aidiyet duygusu hissetmeden zoraki gelip çalışıyorlar. Ülkemizde patronlar ve yöneticilerin çoğu (özellikle devlet kurumları) büyük çoğunlukla hak ederek,işe en alt seviyeden başlayarak,emek sarfederek o makamlara gelmedikleri için neyin ne olduğunu bilmiyorlar bilseler bile yukardaki sebepler yüzünden umursamıyorlar. Unutulmamalıdır ki, bir kurumu veya şirketi çalışanlar yüceltir,kalkındırır ,para ve prestij sağlarlar patronlar ve yöneticiler değil. Bunu tüm gelişmiş ülkeler bilmekte ve ona göre hareket etmektedirler sonuçlar da ortada, biz neredeyiz onlar nerdeler?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇALIŞAN ~ 5 yıl önce
ARKADAŞIM. ÇALIŞANA ÖNEM VERMEK VE ONLARI BİR EŞYA GİBİ GÖRMEMEK BU İŞİN BAŞI.BUNU BELLİ BİR SEVİYENİN ÜZERİNE ANLATMAK İSE İMKANSIZA YAKIN. BUNU DENEYENLER İSE ETKİLİ VE YETKİLİLER TARAFINDAN MAALESEF BENİMSENMİYORLAR. İYİ BİR ÇALIŞAN OLABİLMEK MÜMKÜN AMA ÜLKEMİZDE İYİ VE SEVİLEN BİR YÖNETİCİ OLMANIN ŞARTLARI BELLİ. BUNLARI YERİNE GETİRİRSEN NE ALA. GETİRMEZ İSEN OLACAKLAR BELLİ. EVET ÇALIŞANLARIM MORALİ BOZUK. BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNDE ŞİRKETE BAĞLILIK YOK. BENDE VAR DİYENLERE İSE YÖNETİM TARAFINDAN YAPILACAK EN KÜÇÜK MENFİ BİR UYGULAMA ONLARI DA AYNI ANDA DİĞER GRUBA İTECEKTİR. ANLAYACAĞINIZ GÖSTERMELİK BİR SEVGİ VE BAĞLILIKTIR. BANA DOKUNMAYAN... BİN YAŞASIN MİSALİ. YİNE DE İNSANIN BEĞENİR VEYA BEĞENMEZ ALDIĞI PARANIN KARŞILIĞINI VERMESİ GEREKİR. BUNUN İÇİN DE DİĞER DUYGULARDAN ARINMAYI BİLMEK GEREK. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
elınıze saglık ~ 5 yıl önce
bunları bize çalıştığımız şirketlerin anlatması gerekmezmı. bana gore oyle olması lazım.hıc bır egıtımde bunlardan bahsedilmiyor. nedeni ortada. uygulamıyorlarda ondan. eksikler bu konuların hepsinde..madde madde bile sıralayabılırım. hıc bır yonetıcı yanına alıp bırını yetıstırmıyor. yetiştirirse yerınden olacak dıye korkuyor. anlamadıgımsa sirket sahiplerinin veya temsilcisi durumunda olan kocamanların bu durumu nasıl kabul ettıklerı.neden bunu calısan yonetıcılerden ıstemediklerı.ben olsam sırketımı dusunur yerıne adam yetıstırmeyen yonetıcıyı calıstırmam. elınıze sağlık. tesekkurler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ELİNİZE.. ~ 5 yıl önce
TABİİ Kİ ŞİRKETLERİN YÖNETİCİ VE ADAYLARINA ANLATMASI GEREKİR.SİZİN DEDİĞİNİZ NEDENLE DE ANLATMAZLAR. YÖNETİCİLERİN YERLERİNE ADAM YETİŞTİRMESİ KONUSUNDA TAMAMI İLE HEMFİKİRİM SİZİNLE. ANCAK NEDEN BUNU YAPMIYORSUNUZ DİYE SUAL YÖNELTTİĞİM BİR YÖNETİCİ ARKADAŞIM " YETİŞTİRMEK KOLAYDA ONU BENİM YERİME KOYMAK ZOR. IK VEYA BİR ÜST YÖNETİCİYE YAKIN BİRİ BİZİM YETİŞMİŞ ELEMANI SOLLAR VE KOLTUĞA OTURUR" CEVABINI VERMİŞTİ. LANSE ETTİĞİN ARKADAŞINA MI ÜZÜLÜRSÜN, YOKSA KENDİNE Mİ DERKEN GÖRÜLECEĞİ ÜZERE BU NOKTADA ŞİRKETE GÜVENSİZLİK ÖN PLANA ÇIKIYOR. BİR YÖNETİCİ YETİŞTİRECEĞİM DERKEN İYİ BİR PERSONELDEN OLMAK DA VAR. SİZ BÖYLE OLACAĞINI BİLE BİLE BUNU YAPAR MISINIZ? DİYE DE SUALİMİ BİR ANLAMDA SUALLE CEVAPLAMIŞTI.BU DURUMADA EL ATMASI GEREKEN PATRONLAR VE DE ONLARIN ADINA HAREKET EDEN EN TEPE YÖNETİCİ. TAKİBİNİZ İÇİN SAĞ OLUNUZ.
tks. ~ 5 yıl önce
tesekkurler cetin bey. her yazınızdan bır seyler ogrenıyoruz. onemlı olan bu. ısteyen okur,ısteyen okumaz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP TKS ~ 5 yıl önce
TAKİBİNİZ İÇİN BEN TEŞEKKÜR EDİYORUM. SİZLERE FAYDALI OLUYORSA, BİR İKİ KELİME DE OLSA BİR ŞEYLER KAPILIYORSA BEN MUTLUYUM. BULARI CPYXX PASTE YAPIP DOSYALAMAKTA FAYDA VAR. BİR GÜN BUNLARI TEKRAR OKUMAK GEREKİR.VE DE DAHA FAZLA İŞİNİZE YARAYABİLİRLER.TEKRAR TEŞEKKÜRLER.
Goethe ~ 5 yıl önce
Çetin Bey kaleminize sağlık.Yine çok güzel bir yazı olmuş. Sürüyü emanet ettiğiniz adam otlakta çoban köpeklerinden daha fazla ses çıkarıyorsa, o adamın çobanlığından şüphe etmeniz gerekir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP GOETHE ~ 5 yıl önce
SÜRÜ TEKER TEKER EKSİLİYORSA, HER AKŞAM AHIRA EKSİK DÖNÜYOR VE DE SAYAN, SORAN YOKSA KABAHAT TABİİ Kİ KOYUNU KAPAN KURTTA DEĞİL. ESAS HATA SÜRÜYÜ GÜDEN VE DE AHIRI GÖZLEMLEYEN HER KİMSE ONDADIR.BUNUN DA GENE ADI YÖNETİCİLER OLUR. UMARIM YAZIDA İSİMLERİ GEÇEN UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ ARASINDA SİZLERE FAYDALI OLACAK BİR ŞEYLER BULUNUR. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Goethe ~ 5 yıl önce
Çetin Bey, uzmanların görüşleri gerçekten kayda değer.Clarence Francis'inki ise gerçekten muazzam bir tespit.Yeni yazılarınızı bekliyoruz.Tekrar tekrar kaleminize sağlık.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000