04 Kasım 2013, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • sali bu kurumsal kabilenin profosyenellikleriyle ilgili benim soyleyecegim cok sey var hangi alanda profosyenel olduklarina dair .fakat sali gunu durusma var simdi soylemicem.Durusmadan sonra belgelerle buyuk medya kuruluslarina hangi alanlarda profosyeneller anlaticam kabile reisleri benim anlattiklarima inanmadi galiba veya inanmamasi icin etrafinda tamtam dansi yapip dikkatini dagittilar tabiki bana dgl onlara inanacak ama adil adaletli kabile reisi olsaydi bu tarafida dinleyebilirdi bisey kaybetmez kabiledeki hirsizlari enselerdi
  • bu kabile hakkinda hicte iyi olmayan soylenecek cok seyim var aslinda.yuzleri kizarmayacaginida biliyoru .Fakat hukuki surec var ve sali gunude durusma var durusmadan sonra soylryecegim hemde buyuk medya kuruluslarina belgelerle birlikte
  • Usta, sizi THY' den atmıslardi degilmi. Yönetim sizi torenlemi kovdu. Kovulan ınsanın nasıl gittıgi onemlimi? nedeni onemli. Onlar oyle bunlar boyle yapar. sonucu degısmiyor degilmi. gerısı masal. ben calistigim yerde insana saygi gosterildigini hic gormedim. Siz gordunuzmu. bu devirde cok luks bir beklenti olmuyormu.
  • ""Aldanma insanların samimiyetine,menfaatleri için gelirler vecde,vaad etmeseydi Allah cenneti,o'na bile etmezlerdi secde"" demiş Mehmet Akif Ersoy Bilmiyorum günün anlam ve önemine uydumu ? Menfaatçi insanların en belirgin özellikleri hep güçlünün yanında yer almalarıdır.Gerekirse çıkarlarına uygun ve hedefe götürecek her yol mübah. E bunlardan incelik ,nezaket beklemek abesle iştigaldir.Genellikle yönetsel açıdan gelişmemiş organizasyonlarda bu menfaatlerin ortaya çıkması kaçınılmaz.Günümüz yöneticilik anlayışının küreselleşmenin etkisiyle yakın geçmişe göre çok değiştiğni,eskisi gibi koruyan, kolluyan lider yönetimi anlayışının bittiğini kabul etmemiz gerekiyor. Sert, hızlı rekabet ortamında insanların birbirini ezmesi artık normal.Evet bunun kimseye faydası olmadığının anlaşılacağı günler geri gelecektir.Bu geçiş döneminin hayırlara vesile olması dileklerimle arada harcanan canım kardeşlerime de geçmiş olsun diyorum.

KURUMSAL KABİLEDEN KIZILDERİLİ UZAKLAŞTIRMAK DA PROFESYONELLİK İSTER

Kurumsal Kabileden şu veya bu şekilde uzaklaştırılan Kızılderililerin birçoğunun ibret verici hikâyeleri var. Bir kısmı,  Kızılderililerin “ Yüksek Sorgulama Konseyinde ” halen görüşülüyor. Onları yazabilmek için bu sorgulamaların sonucu beklemek gerek. Kızılderililerin, kabileye kabul edilmeleri kadar oradan uzaklaştırılmaları tabii ki normal. Tıpkı evlenmek ve boşanmak gibi. Ancak esas olan kişilerin yaşamında derin izler bırakacak olan bu önemli işlemin Kızılderili çalışma kuralları ile beyaz adam ülkesinden alınan ve Kızılderili yaşamına uyarlanan insani değerlere uygun bir şekilde yapılması. Hayal gibi bir şey. Tabii bu hayalin gerçekleşebilmesi için öncelikle uygulayıcıların bu değerlere vakıf olmaları gerekli. Sizce biliyorlar mıdır?

Kabilenin kafası çok tüylü en büyük şefi, Kabile Şamanı Dağ Yılanı üst paragraftaki bu anlatımdan kendine bir şey çıkartır mı bilemem. Zannetmem. Yakında bir gün ona da bunu, Kızılderili savaşçılara da insanca davranılması gerektiğini anlatan biri çıkacak mı dersiniz. Dağ yılanının Uyuyan Göl dışında kimseyi dinleme alışkanlığı olmadığı için kafası çok tüylülerinde bazıları dâhil      ( ? ) tüm kabile Kızılderilileri bu anlatımın Ulu Manitu tarafından yapılmasını bekliyor ve diliyorlar.

KIVRIMLI AKREP.

Bilirsiniz ki akrebin insanı ne zaman sokacağı hiç belli değildir. Bazen gezer vücudunuzun üzerinde, dolaşır, dolaşır ama kuyruğu havaya kalkmaz bir türlü. Ayrılır gider sıcaklığınızdan. Soğuk hayvandır. Görünce insanın tüyleri dikleşir. Kurumsal kabile otlaklarında değişik yörelerden gelmiş olan çok akrep var, ama bizim konumuz bunların ağababası olan Kıvrımlı Akrep.

Kıvrımlı Akrep ciddi görünümlü, asık suratl, sosyal yönden gelişmemiş bir kızılderili. Beyaz adam ülkesinde tahsil yapmış. Kibirli ve tüm diğer kızılderilileri küçük gören antipatik bir karakter. Kime yaklaşacağını, kime itibar edeceğini gayet iyi bilen bir yapı. Kıvrımlı Akrep şu an için kabilenin en kuvvetli kafası üç tüylü şeflerinden biri. Kutup Ayısının peşinde ellerini ovuşturarak dolaştığı hatta Kutup Ayısı ile birlikteyken sürekli asık olan yüzünün bile güldüğünü söyleyenler var. Ne denli doğrudur bilemem. Ancak gülümsemesinin samimi olmadığına eminim.

Kıvrımlı Akrep yanındakilere sürekli olarak “ Bazı horozlar, güneşin kendileri ötünce ortaya çıktığını zannederler” sözünün kendisine atfen söylendiğine inanan biri görünümünü veriyor.Bir ötmesi eksik ama, o kadar kusur da Kutup Ayısının müritlerinde bulunacaktır hali ile.

Gelelim esas. Kurumsal kabile zayıflama sürecine yeni girmişti. 10 rakımlı tepede çadır kurmuş olan kafası çok tüylü şefler bile huzursuzdu.  Herkes derin bir uykudayken bir özel tamtam mesajı geldi kurumsal kabilenin Kıvrımlı Akrebine,Uyuyan göl otlağın kuzey çayırında kabilenin geri kalan tüylü ve tüysüzleri ile bir toplantı yapacaktı. Amaç moral düzeltmek ve herkesin eskiden olduğu gibi balık, bizon avına heyecanla çıkmalarını sağlamaktı. Kabilede üretim düşmüştü. Avlanan bizon  sayısı  Kurumsal Kabilede hiç görülmeyen seviyelere düşmüş ve tabii ki kabileyi beslemekte bir o kadar sorun haline gelmişti.Kabileden bir iki değil, iki yüzün üzerinde kızılderili savaşçı uzaklaştırılmıştı.Kabilede, svaşçılarda Moral bozukluğu yaşanması gayet normaldi.

Her neyse, Uyuyan Göl konuşacaktı ya, bu konuşmayı hazırlasa hazırlasa Kıvrımlı Akrep hazırlardı. Buna inanan Kabile Şamanı Dağ Yılanı bu görevi Kıvrımlı Akrebe verdi.

Akrep, üç dört rakam ve iki cümle gonderdi, Şamana. Gönderdiği özel ve gizli tam tam mesajında ise şöyle söylüyordu.” Totem altında, ulu Manitunun gözleminde yapılacak bu toplantıyı kabileden uzaklaştıranlardan günah çıkartma toplantısı haline getirmeyelim. Eğer Kurumsal Kabileyi 1000000000 Bizon derisi sahibi bir topluluk haline getirmek istiyorsak daha önce de konuştuğumuz gibi bu işlemi  ayın 1035 kere batıp , güneşin 1035 kere doğmasından önce yapmalıydık. “  Demek ki Kıvrımlı Akrep bu uygulamayı çok çok önce önermiş veya en azından fikir babası olan Kızılderili Şefi desteklemişti. Şimdi de eski konuşmaları hatırlatıyor ve de Uyuyan Göl’ e yol gösteriyordu. Hani tam tam mesajı gizliydi, sen nasıl duydun diye sorarsanız? Yaşasın Şamanımız Dağ Yılanı. Kendisine özel olarak gelen tam tam mesajlarının izlerini ortadan kaldırmadan,onları silmeden,kendi söyleyeceklerini tamtamlayıp muhatap kızılderiliye hepsini göndermek gibi cin bir alışkanlığı var. Hoş bu konuda yaptığı ilk gaf da bu değildi.

Akrep adı verilen eklem bacaklının bile belirli duygularının olduğu bilinir. Atalar  böyle anlatmıştı. Yaşlılarda bunu doğruluyorlar. Ancak Kurumsal Kabilenin Kıvrımlı akrebi emsallerinden hayli farklı. Bizim Kıvrımlı Akrep  kelimenin tam anlamı ile duygusuz bir tür. Neden mi? Yazının gerisini okuyun.

Kabilede, bu soğuk akrebin yanında kendini iyi yetiştirmiş bir kızılderili kadın çalışırdı. Öksüren Fok. Bu kızılderili kadının başka bir kabilede çalışırken sistemli ve çok çalışması nedeni ile kurumsal kabileye transfer edilmiş olduğu da kabilenin eskileri tarafından biliniyordu. Çalışkan, düzgün, sevecen ve işbirlikçi bir kızılderiliydi. Kabilede yapılan “ Kızılderili savaşçıların çalışmalarının değerlendirilmesinde” Öksüren FOK’un çok iyi bir puan aldığı biliniyordu. Tabii ki bu puanı verenlerden biri de Kıvrımlı Akrepti.

Bu tek tüylü kadın şef, güneşin 60 kez doğuşundan önce eşini bir bizon avında yitirmişti. Çok üzgündü tabii. Hayata tek başına tutunmaya çalışıyordu. Kurumsal Kabilede yıkama, ütüleme, zayıflama, zayıflatma vb.. olgulardan bahsedilirken, Kırım Akrebi, Öksüren Fok’un kafasındaki  tek tüyü alıp bir başka kızılderiliye takabilmek için onu kabileden uzaklaştırdı. Kurumsal Kabileye çok uzun seneler hizmet vermiş olan bu tek tüylü kızılderili kadının çok kısa süre içerisinde ikinci bir üzüntüye, ikinci bir yıkıma dayanıp dayanamayacağını hiç değerlendirmeden akrepliğini gösterdi..

Kıvrımlı Akrepden insani bir duygu beklemek tabii ki mümkün değildi. Sonuçta bir akrepti. Bu çirkinliğin akreplere has bazı duyguları bile yitirmiş olduğu ön ayak olduğu bu icraat ile iyice anlaşıldı.

On rakımlı tepede oturan büyük şeflerden bazılar ve Şaman ve şürekası dışında tüm kızılderililerin Kıvrımlı Akrebe gönülden beddua ettiklerini ve Manitudan onun için kötülük dilediklerini kulaklarımla duydum.

Yaşlı bilge kırmızı yüzlülerin  anlattıklarına göre akrepler zehirlerini akıtacak bir canlı bulamamaları durumunda kuyruğunu kaldırıp kendi kendilerini enselerinden sokup öldürürlermiş. İlahi geri dönüşümün bir tepme şiddetinde Kırım Akrebine ve de tabii ki bu icraatı onaylayan başta Kabile Şamanı Dağ Yılanı ve ona evet deme alışkanlığında bulunan diğer kafaları tüylü kızılderililere  çarpmasını dilemekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Kızılderililer, her totem dansında Ulu Manitu için ateşler yakarak, ona dualarının kabulü için yakarıyorlar.

Doğum Gününüz Kutlu Olsun

Halsiz Geyik ile Oturan Boğa ve Uyuyan Göl’ün hayli ileri seviyede dostlukları vardı. Kadınları ile birlikte geceleri otlağın bir ucunda oturur sohbet eder, gündüzleri birlikte avlanır, birlikte yerlerdi. Uyuyan Göl zayıflama kararı verdiği günlerde Halsiz Geyik Oturan Boğa’nın isteği üzerine kabilenin totemini tek başına kaldırırken belini incitmişti. Çadırında yatıyordu. Ancak önceden de olduğu üzere bu sıralarda da kabilenin yeme içme konusundaki çalışmaları da pekte iyi gitmiyordu bu ara. Malum bizim Halsiz Geyik bu işin başındaki kafası çok ve rengârenk tüylerle dolu olan şefti. Ve o dönemde halen Kurumsal kabile’nin otlaklarına ekilen, biçilen buğday ve arpaların hesabını tutuyordu.

Bu anlatacağımız konudan ne oturan Boğanın ne de Uyuyan Göl’ün haberi var. Halsiz Geyikte haberdar değil zira yatıyordu çadırında. Tamtamları dinledi ise sonradan öğrenmiştir tabii ki. Kendisi olsaydı ne yapardı dersiniz. Kabile Şamanının büyüsü altında olan tüm şefler gibi o da aynını yapardı.  Tepkisini sorarsanız komik olur. Hoş Kurumsal Kabilenin en tepelerine olan tüm yakınlığına rağmen o da kabileden gitti ya, her ne ise. Oturan Boğa ve Uyuyan Gölden aldığı bir araba bizon derisi, ateş suyu ve sarı toz ile onun mutlu gittiğine eminim.

Herkes, tüm kabile zayıflama telaşında iken, Halsiz Geyikle birlikte çalışan, hamur karan, pişiren ve de bunları yöneten Kızılderililerin bu anlatılandan nasıl etkileneceklerini her zamanki gibi kimse düşünmüyordu.

Halsiz Geyik kabile dışında olduğu zaman, onun işleri ile uğraşan kafası iki uzun bir kısa tüylü Kızılderili şef, sabahın erken saatlerinde tek tüylü Şef Yardımcısı Tüysüz Engerek ve Ezik Kirpiden otlaklara gitmemelerini ve Yönetim çadırına gelmelerini duyuran tamtam vuruşları yapar.

Daveti alan Tüysüz Engerek de diğer bir tamtam mesajı ile seslenir Ezik Kirpi’ ye ’e “ Bu gün annemin gün ışırken beni otlakta doğurduğu gün. Otlaktaki yönetim çadırından beni çağırıyorlar. Herhalde doğduğum günü kutlayacaklar. Ne güzel bir düşünce Bir iki bizon derisi de hediye edebilirler, birlikte gidelim.” der. Bu arada da Tüysüz Engereğin de aynı daveti aldığını öğrenir. Her ne ise birlikte gitmeye karar verirler Kabile tarafından kullanımlarına verilmiş olan beyaz atlarına binip Yönetim çadırının bulunduğu otlağa giderler.

Tebrik ve hediye bekleyen Tüysüz Engerek Kurumsal Kabilenin bu kolundan uzaklaştırıldığını o anda öğrenir. Tabii ki neye uğradığını şaşırır. Arkadan Ezik Kirpiye’ de müjdeli haber verilir. Ve de, sabah otlağa gelirken bindikleri beyaz atları, anlık haberleşmeye yarayan küçük tamtamları ve kabileye ait olup onlarda bulunan tüm malzeme vb. o anda ellerinden alınır. Kabileden bir şeyler çalan hırsız Kızılderili’nin yakalandığı an çaldığı malzemelerin elinden alınıp kendisinin kapı dışarı atılması gibi bir hareketti bu. Kabileye ayın ve güneşin doğup, battığı uzun seneler hizmet veren iki tek tüylü şef, karşı otlakta bulunan çadırlarına işte böyle, yürüyerek gönderilirler..

Tüysüz Engerek ve Ezik Kirpi kaç senedir Kurumsal Kabile için çalıştıklarını düşünürler.  Kabileden böyle mi uzaklaştırılmalıydılar. Uzaklaştırılmanın yöntemi böyle mi olmalıydı? 

Ve Tüysüz Engerek eve gider. Eşi ve çocuklarına, Kurumsal Kabiledeki kafası çok tüylülerin doğum gününü nasıl kutladıklarını ve üzerlerinde kalan mokasenleri ve pantolonları ile kabileden nasıl kapı dışarı edildiklerini anlatır. Tabii ki Ezik Kirpinin de söylem ve anlatımları da farklı değildir.

Onları kabileden uzaklaştırılmak değil, bu işlemin yapılışı esnasındaki ki çirkin davranışlar üzmüş ve ezmişti

Kurumsal kabileyi, Kızılderili dünyasındaki yerlilerin neden hiç sevmediklerini, neden hep menfi konuştuklarını şimdi anladınız mı?

Mutlak ki; Tüysüz Engerek ve Ezik Kirpinin üzgün kadınları ve hatta çocukları kocalarına / babalarına  babalarına yapılan bu çirkinliği arkadaşlarına anlatmışlardır.

İşte buyurun size yeni kindarlar ve yeni filizlenen düşmanlık tohumları.

Bu işi İnsan gibi yapmak neden şu Kızılderili Kaynaklarındakilere neden zor gelir anlamam.

İnsan olmak bu denli zor mu?

KURUMSAL KABİLEDEN KIZILDERİLİ UZAKLAŞTIRMAK DA PROFESYONELLİK İSTER

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (10)

İsim / Rumuz ~ 3 yıl önce
sali bu kurumsal kabilenin profosyenellikleriyle ilgili benim soyleyecegim cok sey var hangi alanda profosyenel olduklarina dair .fakat sali gunu durusma var simdi soylemicem.Durusmadan sonra belgelerle buyuk medya kuruluslarina hangi alanlarda profosyeneller anlaticam kabile reisleri benim anlattiklarima inanmadi galiba veya inanmamasi icin etrafinda tamtam dansi yapip dikkatini dagittilar tabiki bana dgl onlara inanacak ama adil adaletli kabile reisi olsaydi bu tarafida dinleyebilirdi bisey kaybetmez kabiledeki hirsizlari enselerdi

Yanıtla

Kalan karakter 1000
ali alcayir ~ 3 yıl önce
bu kabile hakkinda hicte iyi olmayan soylenecek cok seyim var aslinda.yuzleri kizarmayacaginida biliyoru .Fakat hukuki surec var ve sali gunude durusma var durusmadan sonra soylryecegim hemde buyuk medya kuruluslarina belgelerle birlikte

Yanıtla

Kalan karakter 1000
THY ~ 3 yıl önce
Usta, sizi THY' den atmıslardi degilmi. Yönetim sizi torenlemi kovdu. Kovulan ınsanın nasıl gittıgi onemlimi? nedeni onemli. Onlar oyle bunlar boyle yapar. sonucu degısmiyor degilmi. gerısı masal. ben calistigim yerde insana saygi gosterildigini hic gormedim. Siz gordunuzmu. bu devirde cok luks bir beklenti olmuyormu.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP THY ~ 3 yıl önce
TABİİ TÖRENLE KOVMADILAR AMA İNSAN GİBİ YAPTILAR İŞLEMİ. NEDENİ İSE YÜZ KIZARTICI BİR SUÇ DEĞİLDİ. GENEL MÜDÜR CUMA GÜNÜ BANA ŞİFAHEN YOLLARIMIZIN AYRILACAĞINI TEBLİĞ ETTİ.VE DE ÖZELLEŞTİRME İDARESİNİN ONAYI GELENE KADAR İŞE DEVAM ETMEMİ SÖYLEDİLER. BU SÜREÇ ON GÜN KADAR UZADI. BU SIRADA BEN NORMAL GÖREVİMİ YAPTIM, İHALELERE İŞTİRAK ETTİM, SÖZLEŞMELER YAPTIM VB.. ONAY GELİNCE DE AYRILDIM. EN GÜZELİ İSE BEN AYRILDIKTAN SONRA O SÜRE ZARFINDA YAPTIĞIM HİÇ BİR İŞİ BOZUP YENİDEN ŞEKİLLENDİRMEDİLER.. BU HER TÜRLÜ TÖRENDEN DAHA ZARİF BİR DAVRANIŞ DEĞİL Mİ SİZCE. BU YORUMU NE NİYETLE YAZDIĞINIZI TAM OLARAK ANLAMADIM AMA GERİSİNİ ANLATMIYORUM ZİRA İNSANLIĞI VE NORMAL BİR BEKLENTİ OLAN SAYGIYI BU DEVİR İÇİN ÇOK LÜKS GÖRENLERİN İNANABİLECEĞİ ŞEYLER DEĞİL.TEMENNİ EDERİM Kİ HERKES BENİM THY'DEN AYRILDIĞIM GİBİ KOVULSUN.
Ayşegül Öztopuz ~ 3 yıl önce
""Aldanma insanların samimiyetine,menfaatleri için gelirler vecde,vaad etmeseydi Allah cenneti,o'na bile etmezlerdi secde"" demiş Mehmet Akif Ersoy Bilmiyorum günün anlam ve önemine uydumu ? Menfaatçi insanların en belirgin özellikleri hep güçlünün yanında yer almalarıdır.Gerekirse çıkarlarına uygun ve hedefe götürecek her yol mübah. E bunlardan incelik ,nezaket beklemek abesle iştigaldir.Genellikle yönetsel açıdan gelişmemiş organizasyonlarda bu menfaatlerin ortaya çıkması kaçınılmaz.Günümüz yöneticilik anlayışının küreselleşmenin etkisiyle yakın geçmişe göre çok değiştiğni,eskisi gibi koruyan, kolluyan lider yönetimi anlayışının bittiğini kabul etmemiz gerekiyor. Sert, hızlı rekabet ortamında insanların birbirini ezmesi artık normal.Evet bunun kimseye faydası olmadığının anlaşılacağı günler geri gelecektir.Bu geçiş döneminin hayırlara vesile olması dileklerimle arada harcanan canım kardeşlerime de geçmiş olsun diyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP A.OZTOPUZ ~ 3 yıl önce
SELAM KARDEŞİM. BANA GÖRE GÜNÜMÜZ YÖNETİCİLİK ANLAYIŞININ DEĞİŞMESİNİN NEDENİ KÜRESELLEŞME FALAN DEĞİL,İNSAN KARAKTERİNİN BOZULMASI VE ÇALIŞAN BEKLENTİLERİNİN ORTAMA UYGUN OLARAK DEĞİŞMESİDİR. BATININ YÖNETİM PRENSİPLERİ ÇALIŞANLARLA YAKINLIĞI, KARAR VERİRKEN HİSLERİNDE ETKEN OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİNİ VB.. ÖNGÖRÜYOR. MÜŞTEREKEN YAŞADIĞIMIZ ÖRNEĞİ, BU ÖRNEKTEKİ YÖNETİCİ ANLAYIŞINI VE ÜST YÖNETİCİ YAKLAŞIMLARINI HİÇ BİR OLGU İLE BAĞDAŞTIRMANIN MÜMKÜN OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM. SEVGİ İLE

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000