12 Aralık 2011, Pazartesi
Servet BAŞOL
Servet BAŞOL servetbasol@airporthaber.com

Eğitim ve Havacılık

“Yetkin Mühendislik” Nedir? Kime gerek?
Yetkin Mühendislik, gelişmiş ülkelerin pek çoğunda uzun yıllardan beri değişik adlarla ve değişik tanımlarla geliştirilmiş ve başarıyla yürütülmekte olan bir sistem. Türkiye'de böyle bir sistemin başlatılması, 1973'den beri gündemdeydi. Özellikle 1996-97 yıllarında İnşaat Mühendisleri Odası tarafından kapsamlı bir çalışma yapılmış; bir yasa taslağı ve bununla uyumlu bir uygulama yönetmeliği taslağı düzenlenmiş; ancak, bu hazırlıkların uygulamaya geçirilmesine olanak bulunamamıştı.

Yetkin Mühendislik, "Tüm ülkede kişiler ve kamu yararı ile etik ilkelerine uygun, bilimsel gerekler ve çağdaş tekniklere dayalı, üstün nitelikli ve güvenilir mühendislik hizmetlerinin sunulmasını ve bu hizmetlerle ilgili yanlış uygulamaların önlenmesini sağlamak" olarak tanımlanmıştı hazırlanan taslakta.
Kuşkusuz ki, bu amaç, uzun dönemde sağlıklı uygulamalar sonucunda gerçekleştirilebilecek, saygın bir amaçtır.

Belirtilen yasaya göre mühendislik diploması alan herkesin uygulamada herhangi bir deneyime sahip olmaksızın, bir anlamda sınırsız mesleki yetki ile donatılması, hizmetin niteliği ve güvenirliği bakımından zaman zaman sakıncalar yaratmakta. Benzer sorunla karşılaşan birçok ülke, hizmetin verilmesi aşamasında oluşabilecek risklerin azaltılmasını sağlamak amacı ile Yetkin Mühendislik sistemini uygulamaya zaten başlamış durumda.

Sizlerinde görebileceği gibi asıl vurgulanmak istenen husus “ Mesleki Yeterlilik”.

Peki, Türk Sivil Havacılık sisteminde de buna benzer bir uygulama yer almakta mı?
Sizce de yetkinliğin ve yeterliliğin sürekli sorgulanması gereken en önemli alanlardan biriside Sivil Havacılık değil mi?
Evet, bir kıstas var.
Özellikle Annex-1 bu konuya bir şart koşmuş ve ilgili Kanun, Yönetmelik ve Talimatlarımızda bu “deneyim” şartı yer almıştır.
(Örn SHY-1,SHY-5,SHY-6A, SHY-145)

Yazılarımda daha önce Hukuksal Koruma olmadan meslek olamaz demiş ve bunu uygulayan ülkelerden örneklerde vermiştim. ICAO’nun globalleşen dünyamızdaki havacılık eğitim sisteminin nasıl tek ve yaygın hale getirileceği hakkında hazırladığı teklifi ciddiye almamız gerektiğine de değinmiştim.

Geçen hafta Sayın Tefik UYAR’ın “TYP ve Çelişkiler” başlıklı yazısını okuyunca bazı ümit verici gelişmelere rağmen, eğitim sorunumuzun bir çığ gibi büyümeye devam etmekte olduğunu gözlemliyorum.

Sorunlarımız iki ana başlık altında sıkışıp kalıyor.
1-Hukuki koruma olmadığı için okullar dışlanıyor.
2- Eğitim kalitesi sorgulanmıyor.

Bu sorunları kısaca özetlemek gerekirse;

1-SHYO’lar gün geçtikçe artmakta ama bu okulların kurulu olduğu illerde Uluslararası Havalimanı yok.
2-Havacılık ile ilgili işe alımlarda bu okul mezunlarına öncelik veren bir yasa ile korunma söz konusu değil.(hukuksal koruma),
3-Buralarda eğitim verenlerin arasında lisanslı/sertifikalı öğretmenlerin/eğitmenlerin olmayışı (ya da çok az oluşu)
4-Öğrencilerin deneyim kazanabilecekleri staj sürelerini başlarında lisanslı/sertifikalı öğretim görevlisi olmadan genelde okulun tatil olduğu süreler içerisinde yapıyor olmaları.

YÖK kapsamı dışında İŞKUR ise neredeyse her sahada kurs vermekte.
Örneğin, Uçak Mühendisi!, Uçak Bakım Teknisyeni, Uçak Elektrik-Elektronik Uzmanı, Uçak Elektroniği Teknisyeni, Uçak Doğramacısı, Uçak Elektrik-Elektroniği Öğretmeni, Uçuş İşletme Kontrol Merkezi Şefi! vs..

Ayrıca şirketler gerek kendileri, gerekse de anlaşmalı olduğu kurumlara eğitim verebilmekte ya da alabilmektedirler.

Ancak konu Lisans almaya gelince SHGM devreye girebilmekte…

Sadece kurs programı ve öğretme yetkisine sahip birilerinin onaylanması ile her türlü kurs açılabilmekte ve sertifika verilmekte.

Bir tarafta okullar dışlanmış ve eğitim kalitesi henüz hiç sorgulanmamış iken, İstanbul Teknik Üniversitesi bir ilk’e imza atmıştır ve İTÜ Yetkin Mühendislik Şartlarını yayınlamıştır.

“İTÜ Yetkin Mühendislik Şartları
Profesyonel yetkin mühendislik lisansını (PE Lisansı) alabilmek için öğrencilerin, -ABET akreditasyonu almış bir üniversiteden mezun olması, -Temel mühendislikte yetkinlik sınavını (FE) geçmiş olması, -Mühendislik alanında en az 4 yıl iş tecrübesi olması -Derece aldığı mühendislik alanında Profesyonel Mühendislik (PE) yetkinlik sınavını başarıyla geçmiş olması gerekiyor.”


Halen Türk Sivil Havacılığında “deneyim” şartı mevcut olmakla birlikte YÖK okulları için “yetkinlik” sınavı gündemde değildir. SHGM eğitimi denetleme ve yönlendirmeyi kendi sorumluluğuna almadıkça da bu NGAP kanun olarak karşımıza çıkana dek sürecektir.

Konunun özü 3-5 ya da 7 sene olayı değildir. Süreler değişebilir, değiştirilebilir.

Asıl konu, kanunlarımızdaki çarpıklıktır ve bunu biz yapmaz isek, NGAP kapsamında nasıl olsa bize yaptıracaklar.

Peki farkında mıyız? Farkındaysak hazır mıyız?

Sevgiler.
Eğitim ve Havacılık

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 5 yıl önce
çok doğru bir uygulama meslektaşlar arasında iyi ve etkili olanın öne çıkmasını sağlar yazınızla öğrendim İTÜ'nün bu çalışmasını.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Servetcim gel daha NGAp falan müdahil olmamışken senin gibi 3-5 kişi yi de alıp bizde açalım bir kurs. Adımızı duyan gelir nasılsa. Para kazanalım biraz ne yapacaksak bu saatten sonra...biz mi kurtaracağız sivil havacılığı? bilgiyi buradan beleşe veriyorsun, kitap yazıp universitelere bağışlıyorsun. Birde anlayacak adam arıyorsun. Ama değişmezsin ki sen 40 senedir aynı...Benim konuları anlatma bari.. Rumuz: o.k.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000