08 Mayıs 2010, Cumartesi 08:30:57

"Türk Hava Yolları’na haksızlık ediyoruz"

Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Figen Batur bugünkü köşe yazısında THY'nin "Uçan Şef" uygulamasından bahsetti. İşte o yazının devamı;
  • Şirketimizle gurur duyuyoruz..yanlıslar elbette vardır ve olacaktır, onemli olan bunları yapıcı bir şekilde dile getirmektir. Personel ve yonetim aynı frekansı ve ulkuyu yakaladıgı anda bakın neler oluyor..son donemde calisana yonelik onemin ve ilginin arttıgını goruyor, calisan fikirlerinin ust yonetimde ciddiye alındıgına sahit oluyoruz. bu da bizi cok mutlu ediyor..herkes gecicidir, THY bakidir..sevgiler..
  • konu kabızlığı çeken yazarların kurtarıcısı THY.
  • flying chef uygulaması do&co nun kalitesi ile başarılı olacağına inandığım bir concept. dünyada örnekleri çokkk,önce inceleyin sonra eleştirin. bence bu concept tutar... hele birde do&co personelinin bu proje hakkındaki heyecanını görseydiniz ne demekistediğimi anlardınız.. başarılar do&c0 ve thy
  • her yazı olumsuz mu olmak zorunda? Hanımefendi yazmış işte düşüncelerini istersen katılmıyorum diye yaz ama ücretsiz bilet falan biraz eyyamcılık olmuyor mu? Bir çok yazıyı okudum ve bir çok sefer THY ile uçtum 5 dk gecikmeye kıyamet kopafranlar uçakta yastık nasıl biter diyenler falan filan... Önce insan olmayı sonra havayolculuğunu sonrada iyi niyetli olmayı öğrenirsek hayat herkes için daha kolay olur.

Mehmet Aksel ile sohbetimiz sırasında laf döndü dolaştı THY’nin başlatacağını açıkladığı ‘Uçan şef’ uygulamasına geldi. Bundan birkaç yıl önce bir grup yeme içme yazarı, THY’nin ikram hizmetini üstlenen DO&CO şirketinin davetlisi olarak, ikramlardaki değişikliği gözlemlemek için İstanbul-New York uçuşuna davet edilmiştik. Bu uçuş DO&CO şirketi sahibi Atilla Doğudan’ın baştan sona değiştirmek istediği ve THY’yi, diğer havayolu şirketleri arasında öne çıkaracağına yürekten inandığı ikram mönüsünün ilk denemesiydi. Bizlerden de ikramın beğendiğimiz ve eleştirdiğimiz yönlerini öğrenmek istiyordu.
İşte o uçuşta, kafasında kukuletasıyla bir Avusturyalı şef de vardı. Ben şefin orada bulunmasının biraz da o sefere özel olduğunu düşünmüştüm. Şimdi anlıyorum ki Atilla Bey’in aklında daha o günlerde böyle bir uygulamayı hayata geçirmek varmış da zamanını kollarmış.
O uzun yolculukta, birbiri ardına harika yemekler yemiş ve eğer yanlış hatırlamıyorsam puf böreği dışında hiçbir şeye itiraz etmemiştik. Çünkü puf böreğinin, uçak mutfağında hangi teknikle pişirilirse pişirilsin, yeterince leziz olmayacağını düşünüyorduk. Nitekim o gün tattığımız hemen her yemek daha sonra THY mönüsüne girdi. Puf böreğine gelince; ya bana denk düşmedi ya da Atilla Bey bize hak verdi, bilemeyeceğim.
Şu son dönemde, işim gereği ayın bir bölümünü yurt dışında geçiriyorum. Bu da sık sık THY ile uçuyorum demek oluyor. Hem de çok uzaklara.
Ancak çoğu kez gittiğim yerlerde, iç seferleri de kullanarak başka bir şehre uçmak zorunda kalıyorum. Kimi zaman da bir noktaya kadar THY ile uçuyor, ötesini THY uçuşu olmadığı için gideceğim ülkenin havayolu şirketi ile yapıyorum. Birinden inip diğerine biniyorum anlayacağınız. Art arda farklı iki havayolu şirketiyle uçmasam, aradaki farkı sıcağı sıcağına gözlemleme şansım olmasa, belki de bu kadar keskin bir laf etmezdim ama şimdi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki THY ile pek çok havayolu şirketi arasında muazzam bir fark var... İnsan gururlanmadan edemiyor.
THY, kim ne derse desin dünyanın en iyileri diye bildiğimiz havayolu şirketleriyle yarışıyor artık. Diğerlerine ise bir de değil, birkaç tur fark atmış durumda. Bunu söylerken inanın milliyetçi duygularım şahlanmış filan değil. Bu farkta ikramın olduğu kadar, servisin ve filoya katılan yeni uçakların sağladığı konforun da payı var.
Bir de inanmayacaksınız ama temizliğin.
Hadi diyelim ki ekonomik olarak bizden daha kötü durumda olan ülkelerin havayolları filolarını yenileyemiyor, o yüzden eski uçaklarla yapılan uçuş ister istemez rahatsız oluyor.
Hadi diyelim ki şu ya da bu nedenle ikramdan kısılıyor.
Peki ya servis? Hele hele temizlik?
Adı bende saklı kalsın ama son dönemde binmek zorunda kaldığım uçak o kadar pis, o kadar pisti ki yerime oturmadan ‘Yağmurluğumu koltuğa sersem mi acaba’ diye geçti içimden...
Bu yazıyı yazma nedenime gelince:
En ufak bir aksaklıkta THY aleyhine söylemediğimizi bırakmıyoruz.
Tamam aksaklıkları anlatalım ama hoşumuza giden, helal olsun dedirten, göğsümüzü kabartan uygulamaları da alkışlayalım.
Ama biz Türklerin huyu böyle galiba: Yermeye gelince bülbül kesiliyor, övmeye gelince dut yemiş bülbüle dönüyoruz.
Ne fena huy ama.

(Hürriyet)

"Türk Hava Yolları’na haksızlık ediyoruz"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

Misafir ~ 7 yıl önce
Şirketimizle gurur duyuyoruz..yanlıslar elbette vardır ve olacaktır, onemli olan bunları yapıcı bir şekilde dile getirmektir. Personel ve yonetim aynı frekansı ve ulkuyu yakaladıgı anda bakın neler oluyor..son donemde calisana yonelik onemin ve ilginin arttıgını goruyor, calisan fikirlerinin ust yonetimde ciddiye alındıgına sahit oluyoruz. bu da bizi cok mutlu ediyor..herkes gecicidir, THY bakidir..sevgiler..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
konu kabızlığı çeken yazarların kurtarıcısı THY.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
flying chef uygulaması do&co nun kalitesi ile başarılı olacağına inandığım bir concept. dünyada örnekleri çokkk,önce inceleyin sonra eleştirin. bence bu concept tutar... hele birde do&co personelinin bu proje hakkındaki heyecanını görseydiniz ne demekistediğimi anlardınız.. başarılar do&c0 ve thy

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
her yazı olumsuz mu olmak zorunda? Hanımefendi yazmış işte düşüncelerini istersen katılmıyorum diye yaz ama ücretsiz bilet falan biraz eyyamcılık olmuyor mu? Bir çok yazıyı okudum ve bir çok sefer THY ile uçtum 5 dk gecikmeye kıyamet kopafranlar uçakta yastık nasıl biter diyenler falan filan... Önce insan olmayı sonra havayolculuğunu sonrada iyi niyetli olmayı öğrenirsek hayat herkes için daha kolay olur.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000