14 Aralık 2008, Pazar 11:33:30

"THY NEZAKET NEDİR BİLMİYOR"

Sabah Ankara yazarlarından, Nazlan Ertan, THY ile yaptığı bir uçuştan sonra memnun kalmadığını şu sözlerle ifade ediyor...
  • Yazdığım yazıya gelen, bir kısmı destekleyen, bir kısmı haksız bulan pek çok yazıyı biraz da hayretle okudum. Aralarında beni bu yazıyı "beleş bilet" almak için yazmakla suçlayan bir tane var ki, hayret ettim, hayatımda bir "beleş" yemek yeniş bile değilim. Ayrıca, tekrarlıyorum, AB uçuşlarında iki saati açan rötarlarda bilet parasını iade etmek var ki, bu "beleş" istemek değil, tüketici hakkıdır. "Gazeteciler özel hizmet isterler" demek de, oradaki tüm yolcuların rahatsızlığını dile getiren birine yersiz bir hakarettir. Gazeteci olmasam açıklanmamıs rötardan ve kabalıktan şikayet etmeye hakkım olmayacak mıydı? Öncelikle şunu söyleyeyim, geciken bir uçağın pilotunun gecikme sebebini açıklaması ve özür dilemesini istemek, ya da bir kabin memurunun yaşlı bir kadına (ya da yardıma ihtiyaç duyan herhangi bir vatandaşa) bavulunu yukarıya itmesi için yardım etmesini beklemek asla "gazeteci imtiyazı" ya da "özel muamele" istemek olarak yorumlanamaz. Türkiye'de, içinde basının da bulunduğu pek çok sektörün, çalışma koşulları kusursuz değildir ama bu uçuş görevlilerinin yolcuya yönelik hatalarını affettirmez. Eleştiriye yönelik tahammülsüzlüğü ya da eleştirene varsayımlar üzerinde saldırmayı ise, hiç bir şey affettirmez.
  • nazlan hanım kahve içemeyince stress oluyor sanırım,nazlan hnm. bir gün kargoya vermesi gereken ağır bir valizle uçağa gelir ve kibarlıktan yoksun olarak "kaldırın şunu" der bel ağrısız günü olmayan kabin görevlileride son güçlerini gerçekten yardıma ihtiyacı olan ve ukala olmayan birine saklamak için kendisininde porter olmadığını düşenerek kibarca beraber kaldıralım demiştir. belki nazlan hanımın söylemek istediği budur diye düşünüyorum...
  • süper ya,valla süper.ne güzel,herkes işine geldiği gibi yorumluyor.bilen var mı acaba,o kabin memurlarının ayda kaç saat mesai yaptığını,deliler gibi uçtuğunu.iki uçuş arasında 13-14 saat kaldığı için,uykuya bile hasret kaldıklarını.sonra da neymiş,özür,nezaket! bizim işimiz,o bahsettiklerinizden ötede bişey,uçuş güvenliği.elbette ki,nazik olmak insanlığın erdemindendir,aksini savunmuyorum.ama biraz da bizim penceremizden bakmanızı öneriyorum size.dediğiniz gibi;bunun için de eğitim gerekiyor! o da size yok!!!
  • Alışmış keyfine göre uçmaya ilgiye özel servis bekliyor.Biliyomu ki boarding işini yapanlar kuledekiler uçağın içindeki kabin ve kokpiy ekibi ne zorluklar çekiyor uçak geç kalktıgında..Her eline kalem alan gazeteye yazıyor zaten...

“Türkleri uzun uzun beklettiler bir özür bile dilemediler”. Bu cümleyi okuyunca aklınıza Avrupa Birliği gelecek şimdi, tam da AB zirvesi varken, ama değil. Türk Hava Yolları.

Geçen Perşembe Avrupa Birliği zirvesi yaparken, biz zıvanadan çıktık Brüksel’in Zaventem Havalimanı’nda.

Zira bizi Brüksel’den alacak uçak, resmi açıklamalara göre bir, ama aslında iki saat rötar yaptı. “Ne var bunda uçaktır şaşar” diyeceksiniz.

THY’den ‘business uçanlar’ yada ‘elite’ kartı olanlar sözüm ona British Airways’ın özel salonundan faydalanıyor. Ama burası Brüksel, bizim İngilizler saat 8’de kapatmış gitmişler salonu. Karşısındaki Diamond salonuna gittik, orası açık ama öyle yoğun bir kapama hazırlığı yapılıyor ki, görevliler ayağınızın altını süpürge ile alırken, siz kahve içmeye çalışıyorsunuz.

Neyse orası da kapandı, biz kaldık mı kerbela Zaventem’de hem de rötarlı uçağı bekleyerek! Açık hiçbir yer yok.

Eğer Easyjet değil Lufthansa ile falan uçarsanız da böyle bir şey olsa uçak şirketi size sandviç falan getirir telafi eder ama tabi burada, uçuş görevlilerinin yaşlı kadınların çantalarını yukarıya kaldırmaya bile yardım etmedikleri THY’den bahsediyoruz.

Bindik uçağa anons şu; “Uçağımız Ankara’dan geç kalktığı için rötar yapmıştır". Ne sebep var, ne özür. Zira bir özür anonsu yapmak da belli bir nezaket ve eğitim gerektirir.

Ankara’ya yaklaşınca bir de sabah sisinden inemeyeceğimiz anons edilmesin mi? Elbette ki, ‘Gecikmenin verdiği zarar için özür dileriz’ yada ‘kahve alır mısınız’ yada ‘rahatınız için bir isteğiniz varsa uçuş personeline bildiriniz’ gibi yarım ağız bir nezaket cümlesi yok.

Yada ‘İki saati aşan rötarlarda, merkezimize başvurup, tüketici haklarından faydalanabilirsiniz’ gibi bir hatırlatma, asla! Oysa hakkımız bu.

Elinize şikayetinizi yazabileceğiniz bir kağıt veriliyor, hani eğer bu hakkı kullandıysanız, iki haftaya anlaşılmaz bir Türkçe ile cevap alabiliyorsunuz.

İş anonslarda bangır bangır “Star Alliance üyesi THY” diye bağırmak değil, ‘star’lığa yakışır servis vermek, buna zor durumlar da dahil!


Nazlan Ertan / Sabah

"THY NEZAKET NEDİR BİLMİYOR"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (46)

Nazlan Ertan ~ 8 yıl önce
Yazdığım yazıya gelen, bir kısmı destekleyen, bir kısmı haksız bulan pek çok yazıyı biraz da hayretle okudum. Aralarında beni bu yazıyı "beleş bilet" almak için yazmakla suçlayan bir tane var ki, hayret ettim, hayatımda bir "beleş" yemek yeniş bile değilim. Ayrıca, tekrarlıyorum, AB uçuşlarında iki saati açan rötarlarda bilet parasını iade etmek var ki, bu "beleş" istemek değil, tüketici hakkıdır. "Gazeteciler özel hizmet isterler" demek de, oradaki tüm yolcuların rahatsızlığını dile getiren birine yersiz bir hakarettir. Gazeteci olmasam açıklanmamıs rötardan ve kabalıktan şikayet etmeye hakkım olmayacak mıydı? Öncelikle şunu söyleyeyim, geciken bir uçağın pilotunun gecikme sebebini açıklaması ve özür dilemesini istemek, ya da bir kabin memurunun yaşlı bir kadına (ya da yardıma ihtiyaç duyan herhangi bir vatandaşa) bavulunu yukarıya itmesi için yardım etmesini beklemek asla "gazeteci imtiyazı" ya da "özel muamele" istemek olarak yorumlanamaz. Türkiye'de, içinde basının da bulunduğu pek çok sektörün, çalışma koşulları kusursuz değildir ama bu uçuş görevlilerinin yolcuya yönelik hatalarını affettirmez. Eleştiriye yönelik tahammülsüzlüğü ya da eleştirene varsayımlar üzerinde saldırmayı ise, hiç bir şey affettirmez.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
nazlanma nazlan! ~ 8 yıl önce
nazlan hanım kahve içemeyince stress oluyor sanırım,nazlan hnm. bir gün kargoya vermesi gereken ağır bir valizle uçağa gelir ve kibarlıktan yoksun olarak "kaldırın şunu" der bel ağrısız günü olmayan kabin görevlileride son güçlerini gerçekten yardıma ihtiyacı olan ve ukala olmayan birine saklamak için kendisininde porter olmadığını düşenerek kibarca beraber kaldıralım demiştir. belki nazlan hanımın söylemek istediği budur diye düşünüyorum...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
kabin memuru ~ 8 yıl önce
süper ya,valla süper.ne güzel,herkes işine geldiği gibi yorumluyor.bilen var mı acaba,o kabin memurlarının ayda kaç saat mesai yaptığını,deliler gibi uçtuğunu.iki uçuş arasında 13-14 saat kaldığı için,uykuya bile hasret kaldıklarını.sonra da neymiş,özür,nezaket! bizim işimiz,o bahsettiklerinizden ötede bişey,uçuş güvenliği.elbette ki,nazik olmak insanlığın erdemindendir,aksini savunmuyorum.ama biraz da bizim penceremizden bakmanızı öneriyorum size.dediğiniz gibi;bunun için de eğitim gerekiyor! o da size yok!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Pelin Peker ~ 8 yıl önce
Alışmış keyfine göre uçmaya ilgiye özel servis bekliyor.Biliyomu ki boarding işini yapanlar kuledekiler uçağın içindeki kabin ve kokpiy ekibi ne zorluklar çekiyor uçak geç kalktıgında..Her eline kalem alan gazeteye yazıyor zaten...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000