27 Eylül 2012, Perşembe 10:04:08

"THY İMAJINA ZARAR VERECEK BİR EYLEMDİ!"

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, şirket hakkında geçmişten günümüze kadar gelen süreç hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Topçu'nun grev hakkındaki açıklamaları ise en dikkat çekici olan kısımdı...
  • Yorum var ama editör bir türlü yayımlanmıyor. Bakkalcılık ve fırıncılık ile THY gibi 40 000 kişilik bir şirketler topluluğu devi aynı kefeye koyan zihniyet ne gariptir amann. Bakkalcılıktan kazandığı derin deneyimi THY de kullanmakta beyefendi. Sonuçta o da bir ticari işletme demekte videosunda.. çıldırmak ne mümkün..
  • YORUM YOK
  • SADECE SANA ACIYORUM ...
  • Merhaba arkadaslar , atılan arkadaslar sizler aına cok uzgunum. Hamdi bey acıklamada demis 700 e yakın yeni kabin memuru alıcaz ve part time olucak diye. Sizler kurban oldunuz ve herkes yalan yanlıs bilgilerle sırf bu isi parası 4000 tl leri buluyo diye basvuru yaptı. Toplam basvuu 28000 ise alıncak personel 700 denildi ama 6 ay sonra bir ayıklamadan sonra. Sonra mı nolcak talep arttıkca arz düscek yani o 4000 tl leri herkes rüysaında görcek bu ülkede bana dokunmayan yılan bin yasasın denildigi sürece bu gibi manzaraların önü arkası kesilmez. Ya millet uyanın ise basvuruyosunuz bi bakın arkanıza 4 ay önce isten atılan insanlara. Siz halen ben hostes olcam diyonuz sırf para icin ama artık eski maasları herkes rüyasında görür. Part time yeni personel sekli olcak ve bundan sonra 6 ay calıs isten atıl yenisi gelsin maas düsük olsun sirket kar yapsın .Uyanın e be saflar uyanın. Not: Ne işten atılan personelim nede hostes basvurusunda bulunmus biriyim , havacılıga gönül vermis vatandasım.

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, Kanal 24'te konuk olduğu Söz Bitmeden programında birbirinden önemli açıklamalarda bulundu. İşte Topçu'nun açıklamaları...

1964 yılında Rize Çayeli karaağaç köyünde doğdum. İlk okulu köyümde okudum akabinde kadıkoye babamın yanına geldim. Üniversitenin bir kısmını Kütahya’da son iki senesini de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünden mezun oldum.

24 yıl kesintisiz mali müsavirlik yaptım. 5 yıl önce bitirdim. 10 yıldır THY’deyiz. Bütün ekip akadaşlarımızla birlikte gece gündüz çalışıyoruz.

İlk okuldan sonra ticaretin içinde büyüdüm. Bakklallık yaptım. Babamın dükkanında çalıştım aynı zamanda mesleğimiz olan ekmek fırını işletmeciliği, halen ailem bu işi devam ettiriyor. Üniversiteye giderken mali müşavirlik yapacağım aklımda yoktu. Ticaret yapmak vardı. Fakat Kartal’da mesleğe ofis açarak başladık ve mesleğimi 24 yıl sonra zirvede diyebileceğim bir yerde noktaladım.

Hiç düşünmedim Türk Hava Yolları’nı. Düşüncemde bir havayolu şirketinde çalışmak ya da yönetim kurulu üyesi olmak yoktu. Fakat, kader diyelim, bizi buralara kadar sürükledi. Ancak çalıştığım işlerin tamamında, başarılı olmak artık benim şiarım oldu.

HIRSLI MISINIZ?

Evet, hırslıyımdır. Yaptığım işin en iyisini yapmaya çalışırım. Mali müşavirlik döneminde de en iyisini yapmaya çalıştım. Gerçekten başarılı oldum. İyi bir ofisim vardı. İyi bir işim vardı. Ama tabi Türk hava Yolları’na girdikten sonra, özellikle başkan vekili olduktan sonra iş yoğunluyu nedeniyle sürdüremeyeceğimi anladım ve bıraktım.

NE OLMAK İSTİYORDUNUZ? İDEALİNİZDE NE VARDI?

Ben ticarete yatkındım. Ailem ticaretten geliyordu. Belki oradaki kazanımlarımı THY’de kulanma fırsatım oldu. Neticede THY’de ticari bir şirket. Alımlarda olsun, müzakerelerde olsun, gerçekten geçmiş birikimlerinden olsun, ailemden aldığım işbaşı eğitimi küçük de olsa çok işime yaradığını söyleyebilirim.

Bu kadar büyük bir şirketin başına geçiyor olmak sizi ürküttü mü?

Tabi ben, 20003 yılı Nisan ayında genel kurula beraber THY yönetiminin tamamı değişti. Ben yönetim kurulu üyesi olarak başladım. 2 yıl sonra yönetim kurulu başkan vekili oldum. 2009 yılının sonunda, 2010 yılında da yönetim kurulu başkanı olarak seçildim. Şu anda da görevime devam ediyorum. Tabi ben, olduğum noktalarda bir yukarıya çıkma gibi bir hedefim hiç olmadı. Daha iyi bir yere geleyim daha iyi bir kariyer yapayım. Bütün hedefim şu oldu; bana verilen işi en yii şekilde yapmak. Eğer yukarı çıkmayı Alah nasip etmişse, zaten o olacak. Önemli olan sana verilen işi en iyi şekilde ifa etmen. Ben de hayatım boyunca bunu kendime şiar edindim ve hep de başarılı oldum.

GÜNDE KAÇ SAAT ÇALIŞIYORSUNUZ?

Şimdi bizim genel müdüre sorsanız 25 saat çalışıyoruz. Şaka bir yana gerçekten bazen mesaiyi biz çok aşıyoruz.  Bazen  yurt içi, yurt dışı programlar oluyor ama bir 12-13 saat kesin çalışıyoruz.

10 YIL ÖNCESİNE GÖRE HERKES UÇABİLİYOR?

2003 yılına baktığımız zaman, bilet fiyatları sabitti. Ankara’ya gidecekseniz yurt içi bilet fiyatları belli. 158 Lira idi yanlış hatırlamıyorsam, ve petrol fiyatı da 25 dolar civarındaydı. Fakat şu anda geldiğimiz nokta da 120 Lira ortalamasıyla Ankara’ya bilet satıyoruz. Anadolujet ile daha ucuza, erken almak şartıyla bilet satıyoruz. Bu söylediklerime paralel olarak da milli gelirde de korkunç bir artış oldu. Türkiye son 10 yılda çok fazla zenginleşti. Bu zenginleşmenin etkisiyle insanların alım gücü de arttı. Türkiye’nin ihracatı arttı. Gelen turist sayısı arttı. Tabi Türkiye’nin istikrarıyla, büyümesiyle bunların hepsi paralel. Biz hep şunu söylüyoruz; Türk Hava Yolları’nın kaderi, Türkiye’nin kaderi ile aynı. Neden; Türkiye büyüdüğü zaman, THY’de büyüyor.  Fakat biz Türkiye’nin büyü oranlarının da üstüne çıktık şu anda. Gerçekten saygın bir noktaya getirdik bu şirketi. Tabi ki buna en büyük sebep, Türkiye’nin istikrarıdır, Türkiye’nin ekonomisidir, Türkiye’nin yurt dışındaki itibarıdır.

2003 YILI İLE BUGÜN ARASINDAKİ NE GİBİ FARKLAR VAR?

THY 2003 ile şuanki arasında 4'e katlanmış vaziyette her şeyiyle. Hasılat bakımından baktığınızda 7-8 e katlanmış durumda. THY’nin hem filo gelişti hem uçuş ağı gelişti hem de hasılatı artı. Aynı zamanda THY bir şirket iken şuan 14 iştirakiyle beraber bir holding bünyesine kavuştu. 11 milyar dolar ciro yapan bir şirket. 1. 7 milyar dolardan 11 milyara gelen bir şirket. Son 10 yıldır THY hiçbir zaman yıl sonu itibariyle söylüyorum, yıl içinde bazen ilk 6 ayda zarar açıkladık. Ancak yıl sonu itibariyle hiç zarar etmedi. Hiç devlet kredisi kulanmadı. Sermaye artışı olmadı. Hiç bir kuruma borcumuz yok. Sadece uçak alımlarıyla ilgili uzun vadeli leasing borçlarımız haricinde hiç bir kuruma, bizi sübvanse edecek herhangi bir şey kullanmadık. Devlet imkanları, bu seviyeye gelen THY’de hiçbir zaman kullanılmadı.

HAVALİMANI GENİŞLEMEDEN BU KADAR BÜYÜMEK ZORUNDA MIYDI THY? ÇOK BÜYÜK RÖTARLAR OLUYORDU?

Bir havayolu şirketini yönetmek dünyanın en zor işi. Şu anda 91 ülkeye uçuyoruz. Dünyada böyle bir şirket yok. Biz bu rekoru kırdık. Ülke sayısı bakımından dünyada bir numarayız. Bu ne demektir; 91 ülkenin hukukuyla muhatabız demektir. Uluslararası şartlar var. Hepsini yanyana koyduğunuz zaman, bu şirkete binen yolcuların, yolcular da çok çeşitli. Uçak 10 dakika ya da 20 dakika bir rötar yapar, 1 saatlik bir rötar yapar, ertesi gün gazetedesiniz. Ama devlet demiryolları 2 gün treni kaldırır, haberin olmaz. Bunu şunun çin söylüyorum; yapılan iş gerçekten çok hassas ve uluslararası kurallara bağlı bir iş. Şimdi THY’den RJ uçaklarını çıkardığımız zaman filomuz 52 uçağa düştü. 2004 yılında 52 uçakla operasyon yapıyorduk. Bugün itibariyle 197 uçağımız var. Şimdi bir Atatürk Havalimanı var, bir Türkye’nin gelişimi var. Sadece Türkiye’deki sivil havacılık artmıyor. Yurtdışından gelen diğer şirketlerinde talepleri var. Bir uçuş hakkı aldığınız zaman o ülkenin de sizin ülkenize uçuş yapma hakkı doğuyor. İstanbul’a da çok büyük talep var. Bu talebi maalesef Atatürk Havalimanı karşılayacak durumda değil.

SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI DA VAR. BU YETERLİ DEĞİL Mİ?

Sabiha Gökçen Havalimanı anadolu yakasında, şu an tam kapasiteyle çalışmayan, gittikte yoğunlaşan bir havalimanı. Fakat biz bir network işletiyoruz. Biz bir uçakla getirdiğimiz yolcuyu, 100 uçağa dağıtıyoruz. Örneğin Nairobi’den bir uçak geliyor, inen 150 yolcunun yüzde 90’ı transit. Bu da bir istatistik vardı, aşağı yukarı 102 uçağa dağılıyor. Şimdi Atatürk havalimanı haricinde bir limandan operasyon yapmaya kalkarsak, bunların dağıtımını yapma şansımız yok. Yolcu şöyle bakıyor; ben uçağa biniyorum, nereye gideceğim, A ülkesine gidiyorum. A ülkesine gitme destinasyonları neresi? Misal Dubai, Frankfurt bir çok hub a bakıyor. Diyor ki; ben gideceğim yere en kısa ne zamanda ulaşırım? Burda şu meydana çıkıyor, İstanbul’da transit kalma süresi önem kazanıyor. Siz eğer o yolcuyu, uçak indikten 2 saat sonra transfer edebiliyorsanız, bu ürününüzün talebini artırıyor. 3 saat olduğu taktirde o zaman kaliteniz biraz arayı kapatıyor. Uçak içinde yaptığınız ikramlar, uçak içi eğlendirme sistemleriniz, bu kalite için 1 saat daha beklerim diyor yolcu. Ama 4 saat olduğu zaman, kaliteyi beklemiyor insan. Böyle bir durumda Atatürk Havalimanı’nda, artık yüzde 47’ye geldi transfer oranı. Atatürk Havalimanı’nda çok hızlı transfer yapmamız lazım. Havalimanının zaten rötar konusu hemen hemen halledildi. Sadece bir park sorunu var. Askeri bölgenin havalimanına dahil edilme durumu var.

SABİHA GÖKÇEN’İN YANLIŞ YERE KONUMLANDIRILDIĞIYLA ALAKALI BİR AÇIKLAMANIZ VARDI

DHMİ, hava sahaları konusunda yeni çalışmalar yaptı. Ayrıştırmaya gidiliyor. Kapasite artırılmaya çalışılıyor. O açıklamyı hatılıyorum; gerçekten zamnında yer olarak planlanmış doğru bir yer değil. Belki zamanında planlansaydı daha değişik olabilirdi. Tabi şu anda da Sabiha Gökçen’de de akıllı sistemlerin devreye girmesiyle orada da iniş-kalkışlarda artış sağlanacak.

KULE İLE BİR SORUN VARDI SANIRIM ÇÖZÜMLENDİ Mİ?

Kule ile bizim bir sorunumuz olamaz. Çünkü verilen talimatlar gereği uçaklar iniş-kalkış yapıyor. Verilen bir kapasite var. Avrupa’da bu işi kontrol eden Eurocontrol’le beraber yapılan uygulamalar var. Tabi baktığınız zaman bu uygulamalar geliştirilebilir; park yerlerinin artırılması mümkün. Atatürk Havalimanı’nda rahatlama sağlanabilir. Bu konuda da DHMİ, Ulaştırma bakanlığımız çok yoğun çalışıyor. Biz de bütün talepleirmizi iletiyoruz. Zaman zaman toplantı yapıyoruz. Fakat son zamanlarda, böyle büyük bir hubda, günde 1150 uçak inip kalkıyor. Kapasitesinin üzerinde bir hareket var. İstanbul gerçekten dünyanın önemli hublarından biri oldu. Böyle büyük bir hubda, Atatürk Havalimanı istanbul’a çok dar geliyor. Artık daha büyük bir havalimanı, zaten hükümet böyle bir karar aldı. Zannediyorum bir ay içinde İstanbul’un kuzeyinde 100 milyon kişilik çok kapsamlı bir havalimanı projesi var. Bunun bir an önce gerçekleşmesi için de biz taleplerimizi bakanlığa iletiyoruz.

2003’DEKİ PERSONEL SAYISINI HATIRLIYOR MUSUNUZ?

2003 yılında 10 bin 500 personelimiz vardı.  Şu anda 17 bin civarında personelimiz var. Bu uçak sayısıyla ilgili bir artış. Bizim bir istatistik bilgimiz var, verimlilik yüzde 80 arttı. Ne demek bu; çalışan başına düşen yolsu sayısı yüzde 80 arttı. Biz lojistikte çalıştırdığımız sayıyı düşürdük, operasynda çalışan sayıyı artırdık. Bir uçak aldığınız zaman, bazen 8 ile 18arası pilot bulundurmanız gerekiyor. Çok daha fazla sayıda hostes bulundurmanız gerekiyor.

BUNLARI ALIRKEN ÇOK FAZLA SİYASİ KADROLAŞMANIN OLDUĞUNU HATIRLIYORUM; EŞ, DOST TALEPLERİ GİBİ. SİYASETİN BASKISINI ÜZERİNİZDEKİ ETKİSİ NEDİR?

Ben 10 yıldır bu şirketteyim. Bu süreç içerisinde ben, siyasi bir baskı, s,yasi bir telkin görmedim. Sadece  bize verilen bir hedef var. Bu hedefi gerçekleştirmek çin çaba sarfediyoruz. Ben de bu partinin bir bürokratıyım. Atadığı biriyim. Çünkü Özelleştirme İdaresi tarafından ben, altın hisseyi temsil ediyorum THY’de. Biz buraya başarılı olacağız diye geldik. Başka bir alternatifimiz yok bizim. Türk Hava Yolları’na bir aşkla geldik biz. Bizim ikinci bir seçeneğimiz yok. Tek seçeneğimiz var; başarılı olacağız. Gelir gelmez şirketin bir röntgenini çektik. Bu şirket nasıl özel bir kurum gibi hareket edebilir. Çünkü buna refleksleri var. 79 yıldır bu şirketin kazandığı refleksler var. Burada iş görmek o kadar kolay değil. Bunu kırmak için iki şeyiniz var. Ya çok zor kullanacaksınız ya da sistemde değişiklik yapacaksınız. Biz sistemde değişiklik yaptık. Nasıl yaptık? Dışardıdaki iyi yetişmiş arkadaşları sisteme transfer ederek bu şirketi değiştirdik. Türk Hava Yolları’na özel sektör mantığını getirdik. Şimdi ben kiminle çalışacağıma, kiminle hareket edeceğime, çünkü ben başarıya kilitlenmiş biriyim. Başarısızlık getirecek bir adamı hatır için THY’ye almam.   

2003 yılından beri artan personel, operasyonel personel. Kabin elemanları bunları sayısı genelde. 2003’deki bin 200 kabin personeli sayısı şu anda 6 bine çıktı. Yani buraya aldığımız elemanlar gerçekten bir yarışma sonucunda alınan elemanlar. Fakat bir yöneticisi, müsade etsinler onu biz seçelim.

PEKİ İŞE ALIMLARI NASIL YAPIYORSUNUZ?

Kabin alımlarını, internetten duyuruyoruz. En son kabin alımına 28 bin başvuru oldu. Aşağı yukarı 700 personel alacağız. Şu anda bunların imtihanları devam ediyor. Tabi biz kabinde çalıştıracağımız arkadaşlarda önce bir boy-kilo ölçüsü arıyoruz. THY’nin koyduğu standart bu. Hanımlarda 1.60 cm boy, ona orantılı kilosu olacak. Tabi erkekler için de var. Kiloları bir limit var, o limitte kalmak zorunda. Eskiden bir kabin memuru alımı 1 ay sürüyordu. Ben bunu kaldırdım. Kabin memuru adayı geliyor. Diğer kapıdan çıktığı zaman kazanıp kazanmadığını öğreniyor. Orada psikolog var, dil yeteneğini ölçüyorlar. Yani insanların aramasına izin vermiyoruz. Şu anda kabin memuru aldığımız imtihanlarda kesinlikle ve kesinlikle referans yok. Bunu çok açık söylüyorum. Kabin alımlarında kesinlikle referans yok.

SONRAKİ SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Kazandıktan sonra biz onu alıyoruz, belirli bir eğitimden sonra sertifika alıyor. Uluslararası bir sertifikaya tabi  oluyor. O sertifika bütün havayolu şirketlerinde geçerli. 33 günlük bir eğitimi var fakat, biz buna beden dili olsun, davranış eğitimleri olsun bir çok eğitim veriyoruz. Bu eğitimleri de aldıktan sonra iki ay civarı bir sürede artık kabine geçiyor.

BİR DE BU GREV OLAYI VARDI

Grev değildi. Bu kanunsuz bir eylemdi. 10 yıllık THY süresinde yaşaşdığım en talihsiz olaylardan biridir bu. Çok üzüldüğüm olaylardan biridir. Biraz da şaşırdığım olaylardan biridir. Biz şu anda kabinde çalışan arkadaşlara, maddi imkan olarak Avrupa şirketlerinin üzerinde imkanlar sağlıyoruz. Tabiki THY kazanıyor ve biz bu arkadaşlarla, çalışanlarla hep beraber bu işi başarıyoruz. Bunu taçlandırmak için de bir uçağımıza bütün çalışanlarımızın resimlerini koyduk. İşte biz bir bütünüz. Bütün arkadaşlar THY’yi bu noktaya getirdi. Böyle bir motivasyon yakalamışız, böyle bir birliktelik yakalamışız, buraya giren bir çalışan, hangi yerde olursa olsun, tabiki ekmek yemek için giriyor ama bir de milli gururu var bunun. O da bir artısı. Bir de bizim sendikamız var. Maalesef diyorum. Sendika gerçekten bu çalışanlarımızın hakkını derli toplu olarak getirse, masaya otursa, müzakere etse. THY’nin bütün hesabı kitabı açık. Herşeyi şeffaf. SPK mevzuatına göre bütün bildirimlerimizi yapıyoruz. Bunmlardan biz de çalışanların hakkı olarak, çalışanlar hak talep ediyor. Bunda bir şey yok. Bütün dayatmalar kesinlikle ve kesinlikle grev kararı almadan bir noktaya gelinmiyor ve bugüne kadar yaptığımız bütün görüşmeler maalesef  ideolojik olarak tıkanıyor. En son görüşmeler devam ederken, hükümet, sadece THY’de değil, bütün sivil havacılıkta grevi yasaklama konusunda bir kanun tasarısı meclise sevk etti. Tam yasalaşacağı zaman sendika buna itiraz etti. Tabiki itiraz etme hakkı var. Her şey kanunda yazılıdır. Toplanabilirsin mesai saati haricinde. Bunu bir toplantıyla, yürüyüşle herşeyle protesto edebilirsin. Bu senin demokratik hakkın. Buna benim diğeceğim bir şey yok. Zaten her sene sendika toplanıyor.  Benim kapımın altında küfre kadar herşeyi söylüyor. Buna birşey söylediğimiz filan yok. Bu, sendika faaliyetlerinin bir gerçeği maalesef Türkiye’de. Fakat bu son eylemde THY’nin uluslararası imajına ve hareketine zarar verecek bir eyleme kalkışıldı. İhanet eylemi olarak ben bunu adlandırıyorum. Biz bütün arkadaşları uyardık; bak sendikalar kanunu, şuşu maddelerine göre yaparsanız bu kanuni bir eylem değildir. Eylem böyle olmaz.

HAKSIZ YERE KURUNUN YANINDA YAŞLAR DA YANDI MI?

Ben buradaki arkadaşların bir çoğunu kandırılmış olduğunu düşünüyorum.  Gerçekten oraya gönüllü olarak geldiklerini düşünmüyorum. Bizim hakkımızda çok, kötü bilgiler gitti. 400 küsür kişiydi bunlar. Tam sayıyı hatırlamıyorum. 305 kişi olarak açıkladığımız rakama indi. Artık bundan sonra da düzeltme yapamayız. Belki de olsa bile yapamayız. Çünkü bu sefer de kimi düzeltme yaptın diyecekler. Şu anda konu yargıya intikal etti. Yargının snucuna göre, bize gelecek duruma göre şöyle değerlendirme  yapacağız; biz bu arkadaşlarla artık, THY’yi bu kadar zarara uğratan, imajını bu kadar kötüye çıkaran arkadaşlarla bir daha beraber olmayı düşünmeyiz. Ancak yargının vereceği karar kesindir. Yargıya uymak zorundayız. Biz de artık yargının kararına uyacağız.

UÇUŞ AKADEMİSİNE PİLOT EĞİTİMİ İÇİN ALIM YAPIYORLAR MI? (TWITTER SORUSU)   

Geçen gün pilot ilanımızı açıkladık. Şu anda Türkiye’nin en büyük pilot okulunu Aydın’da kuruyoruz. İnşallah yılda 300 tane pilot yetiştireceğiz. Şu anda THY sitesinde ilanlar var. Başvurular yapıldı. Onların da bir kısmı seçildi. İlanları THY sitesinden takip etsinler. Eğer şartlar uyuyorsa hiçbir sıkıntı yok. Onları uçurmaktan biz şeref duyarız. 

"THY İMAJINA ZARAR VERECEK BİR EYLEMDİ!"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (54)

İsim / Rumuz ~ 4 yıl önce
Yorum var ama editör bir türlü yayımlanmıyor. Bakkalcılık ve fırıncılık ile THY gibi 40 000 kişilik bir şirketler topluluğu devi aynı kefeye koyan zihniyet ne gariptir amann. Bakkalcılıktan kazandığı derin deneyimi THY de kullanmakta beyefendi. Sonuçta o da bir ticari işletme demekte videosunda.. çıldırmak ne mümkün..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
KABİN ELEMANI MI ? ~ 4 yıl önce
YORUM YOK

Yanıtla

Kalan karakter 1000
YAZIK.. ~ 4 yıl önce
SADECE SANA ACIYORUM ...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
700 hostes ama PART TIME ~ 4 yıl önce
Merhaba arkadaslar , atılan arkadaslar sizler aına cok uzgunum. Hamdi bey acıklamada demis 700 e yakın yeni kabin memuru alıcaz ve part time olucak diye. Sizler kurban oldunuz ve herkes yalan yanlıs bilgilerle sırf bu isi parası 4000 tl leri buluyo diye basvuru yaptı. Toplam basvuu 28000 ise alıncak personel 700 denildi ama 6 ay sonra bir ayıklamadan sonra. Sonra mı nolcak talep arttıkca arz düscek yani o 4000 tl leri herkes rüysaında görcek bu ülkede bana dokunmayan yılan bin yasasın denildigi sürece bu gibi manzaraların önü arkası kesilmez. Ya millet uyanın ise basvuruyosunuz bi bakın arkanıza 4 ay önce isten atılan insanlara. Siz halen ben hostes olcam diyonuz sırf para icin ama artık eski maasları herkes rüyasında görür. Part time yeni personel sekli olcak ve bundan sonra 6 ay calıs isten atıl yenisi gelsin maas düsük olsun sirket kar yapsın .Uyanın e be saflar uyanın. Not: Ne işten atılan personelim nede hostes basvurusunda bulunmus biriyim , havacılıga gönül vermis vatandasım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000