03 Mart 2009, Salı 08:37:49

'Tekirdağ uçağı' neden tam da kalbimizin ortasına düştü!

Yeni Şafak Gazetesi yazarlarından Fatma Barbarosoğlu, Türk Hava Yolları'nın kırıma uğrayan uçağının ardından konuyu köşesine taşımış...
  • yazarımız kalemi kuvvetli olduğuı için karayolları filan bahsetmiş.benim gittiğim yol bi tem den tekirdağ.arabamın öncamı çatlak içinde stabilize yeniçiftlik yollarında kapılarım plakalarım vuruk içinde duble yol yaptınız sonucu bu oldu.gördüğümk bu.yazık mütehhitinize verdiğiniz moneylere.havacılık bunun nersesinde derseniz havacılıktan kazanıp camcılara kaportacılara harcamaktayız.3 yıllık araba temde gidip gelip 6 lastik değiştirirse ben bu nu kime sorsam derim???el insaf??yola devam güzel laf ama 6 lastik değiştirince hoş olmu bre bre..selanikten selamlar....
  • sefa bey siz alınmıyomusunuz yeni şafak ve zaman haberleri ile bu sitede haber yapılmasına.tavrınızı koyunuz pls.ben kendi adıma burada bi başlık ihtiyacınız varsa yrd edebilim.atiusta@mynet.com meraklısına iletiniz pls.çokta agresif positive or negative yorum yapabilirim.ancak bu zaman or yeni şahak haberleri ni görmek beni üzüyor.airporthaber biyerkeremi kayıyor acaba.bu konu da yazacak bi köşemiz olşsa bari gündem dışı yazıp siteyi güzelce eleştirirdik.siz de doğru bi yönde giderdiniz.bence tabii..
  • Thy nin krizi yönetme biçimini takdir...vay be ya herkesi kendi okurlarınızın düzeyin de mi sanıyorsunuz ?
  • Yazmış olmak için yazılmış bir yazı.Onbirinci sınıf kompozisyon ödevi.

'Tekirdağ uçağı' neden tam da kalbimizin ortasına düştü!
Uçak kazası haberini alır almaz hepimizi ekrana kilitleyen şey neydi? Kaza ve ölüm mü?

Sebep sadece bu olamaz. Çünkü özellikle uzun tatillerde, karayollarında, bir günde son uçak kazasında yitirdiğimiz insandan çok fazlasını yitiriyoruz. Ama karayollarındaki kazalar bizi o kadar da tedirgin etmiyor. Hatta ekrana düşen haber, çoğu durumda bizim kalbimize düşmüyor bile.

Nereden çıkarıyorum kalbimize düşmediğini. Günlük hayatta bir hikaye olarak dilimize yerleşmiyor. Uçak kazasının bir hikaye olarak dilimize yerleşmesi, buna karşılık karayolları kazalarının ekranla bizim kulağımız arasında bir yerde kalıp buharlaşmasında, elbette karayollarındaki kazaların fazlalılığı ile ilgili olarak bir kanıksanmışlık var.

Diğer taraftan karayollarındaki kazaların da kendi arasında hiyerarşik bir yapılanması da söz konusu. Mesela tren kazasının haber değeri otobüs kazalarının haber değerinden daha fazla. Hatırlayacaksınız hızlandırılmış trenin sebep olduğu kaza aylarca gündemimizden düşmemişti. Otobüslerin sebep olduğu kazalar da otomobil kazalarından daha çok gündemimize oturuyor. Bir dönem uykusuz şoförlerin sebep olduğu kazalar yüzünden günlerce haber programları yapılmıştı. Medyanın olaya aşırı dikkatiyle hem şoförlerin çalışma şartları iyileştirilmiş, hem de otobüs işletmecileri "olumsuz reklamın" denetiminden korunabilmek için birbirlerinin üzerinde baskı oluşturmaya çalışmışlardı.

Gündeme hiç girmeyen kazalar genellikle özel otomobillerin sebep olduğu kazalar. Bu kazalara karşı iki türlü tepkisizlik var .Ya su testisi su yolunda kırılır diyerek kazanın faturası sürücü hatası olarak çıkarılıyor ve hatalı sürücülerin hep "ölen" sürücüler olduğu düşünülüyor. Ya da özel otomobildeki sürücünün hatasını "trafik canavarı" olarak kodlayıp "içinizdeki canavarı öldürün" sloganı eşliğinde kapatmayı tercih ediyoruz hayat duyarlılığımızı.

Uçak kazaları karayollarındaki kazalarla mukayese edilmeyecek kadar az. Özellikle Türk Hava Yolları'nın kazalarını göz önünde bulunduracak olursak karşımıza çıkan rakam şöyle: Türk Havayolları uçaklarının 1973 yılından beri yaptığı kazalarda 844 kişi hayatını kaybetmiş.

En son THY'ye ait bir uçak Diyarbakır'da iç hat seferi yaparken kaza yaptı. 2003 yılında meydana gelen bu kazada yitirdiğimiz insan sayısı 75.

Tekirdağ uçağının düşmesinde bizi en çok etkileyen, her birimizi ekrana/radyoya kilitleyen; yerden bakınca gökyüzünde nasıl durabildiğine/uçabildiğine/menziline varabildiğine şaşırdığımız demir kuşun içinde olmaktan duyduğumuz korku. Uçağa binsek de binemesek de her birimizin şuuraltında uçmaya dair bir korku var. Korkumuzu teselli edecek tek şey uçakların karayolu taşıtlarından daha güvenli olduğunun ispatı. Uçakların güvenli oluşu ise teknik aksam ve pilotların güvenilirliği ile ilgili. Son kazada, canları pahasına 126 kişinin hayatını kurtaran, sorumluluğunun bilincindeki pilotlara karşı, kurtulan her insan adına vefa hisleriyle dolu oluşumuz bağlıyor bizi biraz da ekrana. Cenaze namazının tam üstüne göklerden gelen rahmet teselli ediyor. Candan Karlıtekin'in gözyaşları hepimize onun için o kadar "candan" geliyor.

Son yıllarda sorumluluğunu yerine getirmemiş bireyler yüzünden olan onca kaza, yıkılan bina, hastanın hayatına ya da sakat kalmasına sebep olan onca doktor hatası sorumluluğunu yerine getiren bireylere karşı bizi hassaslaştırıyor. Merhumlar için bir şey yapmak isteğiyle dolu olarak ekrana kilitleniyoruz.

Bizi biz yapan maya bu işte. Uçaktan sağ çıkan yolcuların yaralıları kurtarma telaşı. Her ölümü kalbimizde duyacak kadar berraklaşan kalbimiz. Hayat her zaman birleştiremese de ölümde birleşiyoruz işte.

II-

Medyanın; "Tekirdağ" uçağının düşüşü ile ilgili olarak bir kısım kalemleri dışarıda tutarak iyi bir imtihan verdiğini düşünüyorum. THY'nin kalitesini, hizmet anlayışını, krizi yönetme biçimini tarafsız bir gözle görüp takdir etmek için insanın öncelikle vicdanının hür olması gerekiyor. Medyada vicdanı hür kalemlerin sayısı arttıkça Türkiye'nin yaşam kalitesinin da artacağına inanıyorum. Eleştiri, takdir edilecekler ile düzeltilecekleri ayın bakış açısı içinde değerlendirebilmekle mümkün.

Bunu başardığımız zaman çok şey başarmış olacağız. Suçu ya da takdiri kimlik üzerinden kodlamadığımız zaman, şikayet ettiğimiz pek çok şeyin düzeleceğini göreceğiz.

Sapla samanı birbirine karıştıran zihinlerden, kalemlerden, köşecilerden uzaklaştığımız zaman kaliteye yaklaşacağız.

Hal ve vaziyet böyle.

Fatma Barbarosoğlu
YENİŞAFAK

'Tekirdağ uçağı' neden tam da kalbimizin ortasına düştü!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Misafir ~ 8 yıl önce
yazarımız kalemi kuvvetli olduğuı için karayolları filan bahsetmiş.benim gittiğim yol bi tem den tekirdağ.arabamın öncamı çatlak içinde stabilize yeniçiftlik yollarında kapılarım plakalarım vuruk içinde duble yol yaptınız sonucu bu oldu.gördüğümk bu.yazık mütehhitinize verdiğiniz moneylere.havacılık bunun nersesinde derseniz havacılıktan kazanıp camcılara kaportacılara harcamaktayız.3 yıllık araba temde gidip gelip 6 lastik değiştirirse ben bu nu kime sorsam derim???el insaf??yola devam güzel laf ama 6 lastik değiştirince hoş olmu bre bre..selanikten selamlar....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
sefa bey siz alınmıyomusunuz yeni şafak ve zaman haberleri ile bu sitede haber yapılmasına.tavrınızı koyunuz pls.ben kendi adıma burada bi başlık ihtiyacınız varsa yrd edebilim.atiusta@mynet.com meraklısına iletiniz pls.çokta agresif positive or negative yorum yapabilirim.ancak bu zaman or yeni şahak haberleri ni görmek beni üzüyor.airporthaber biyerkeremi kayıyor acaba.bu konu da yazacak bi köşemiz olşsa bari gündem dışı yazıp siteyi güzelce eleştirirdik.siz de doğru bi yönde giderdiniz.bence tabii..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Thy nin krizi yönetme biçimini takdir...vay be ya herkesi kendi okurlarınızın düzeyin de mi sanıyorsunuz ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Yazmış olmak için yazılmış bir yazı.Onbirinci sınıf kompozisyon ödevi.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000