29 Nisan 2009, Çarşamba 14:02:39

'Mali Mesuliyette Devlet Garantisi'ne tasfiye

Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Devlet Garantisi Hesabı, 11 Mayıs’ta tasfiye edilecek. Peki, bu ne anlama geliyor? Havacılık Hukuku Komisyonu üyesi Avukat Şafak Herdem yorumladı.
  • gözel yazmışsın gurur duydum baban annen kardeşin

27213 sayı, 28 Nisan 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/14863 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 26/6/2003 tarihli ve 4911 sayılı Kanunun 8 inci maddesine uygun olarak, Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Malî Mesuliyet Devlet Garantisi Hesabının  11.05.2009 tarihi itibariyle tasfiye edilmesine karar verilmiş olup  hesapta biriken tutar ile daha sonra tahsil edilecek tutarların genel bütçeye gelir kaydedilmesine karar verilmiştir.

Bakanlar Kurulu tarafından alınan bu karar hiç şüphesiz havacılık sektöründe faaliyet gösteren  işletmelerin, uğrayacakları terör ve savaş eylemleri sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacakları zararlara karşı mali mesuliyetleri bakımından önem arz etmektedir.

4911 sayılı Kanun ve Kapsamı

25163 sayı, 09.07.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak,  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Malî Mesuliyet Devlet Garantisi Hesabı oluşturulması bakımından yayımı, diğer hükümleri bakımından ise yayımını müteakip 3 ay sonra yürürlüğe giren 4911 sayılı Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Malî Mesuliyet Sigortasının Ticarî Olarak Temin Edilemeyen Kısmının Devlet Garantisi ile Karşılanması Hakkında Kanun,  Türk sivil hava aracı siciline kayıtlı hava araçlarının terör eylemlerine, savaş haline ve bunlara bağlı risklere maruz kalmaları durumunda üçüncü şahısların uğrayacağı zararları teminat altına alan sigortanın, uluslararası sivil havacılık ve havalimanı otoritelerince yeterli görülen asgarî sınırının, uluslararası sigorta piyasalarından ticarî olarak temin edilemeyen kısmının 31.12.2005 tarihine kadar vuku bulacak olaylar için, “Devlet garantisinin, terör eylemlerini, savaş halini ve bunlara bağlı diğer riskleri teminat altına alan sigortanın ticarî olarak temin edilebilir hale gelmesi durumunda veya gerekli görülen diğer hallerde durdurulmasına ve durdurma sonrası tekrar başlatılmasına veya Devlet garantisi verilmesinden tümüyle vazgeçilmesine Bakanlar Kurulu’nu yetkili kıldığı ” 6 ncı maddesi hükmü saklı kalmak üzere Devlet garantisi verilmesi suretiyle karşılanmasını sağlamak amacıyla çıkartılmıştır. Buna göre, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu kapsamında işletme ruhsatına sahip ticari hava taşıma işletmeleri adına işletilen ve bunların işlettiği hava araçlarının iç ve dış hat seferlerini kapsayan tüm uçuşlarının veya geçici süre ile yurt dışında sub-charter ve wet-lease olarak uçuşuna müsaade edilen Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı hava araçlarının Ulaştırma Bakanlığından onay alınmış olan bölgelerdeki tüm uçuşlarının ya da Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilindeki havaalanlarında, yer hizmet kuruluşları, ikram kuruluşları ve terminal işleticileri gibi yerleşik servis sağlayıcılarının faaliyetleri de dahil olmak üzere havaalanı hizmetlerinin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen; terör eylemleri ile söz konusu hava araçlarının ve yer hizmet kuruluşlarının maruz kalacağı savaş hali ve bunlara bağlı riskler dolayısıyla üçüncü şahısların uğrayacağı zararlar devlet garantisi kapsamına alınmış olup devlet garantisi kapsamında olup da terör eylemlerine, savaş haline ve bunlara bağlı risklere maruz kalan hava aracının gövde hasarı, yolcu ve personelinin maruz kalacağı zararlar, üçüncü şahısların uğradığı kar kaybı ve kira kaybı zararları ile diğer dolaylı zararlar ve Ulaştırma Bakanlığından yalnızca ön izin almış olan ticari hava taşıma işletmelerine ait hava araçlarının üçüncü şahıslara verdiği zararlar devlet garantisi kapsamı dışında tutulmakla birlikte,  yurt dışından tescile esas işlemlerin yapılması için geçici tescil veya uçuşa elverişlilik belgeleri ile yurda getirilen bir hava aracının sebep olabileceği zararlar, bahse konu seferi kapsamak ve bir defaya mahsus olmak üzere devlet garantisi kapsamına alınmıştır. Bu durumda öngörülen devlet garantisi kapsamının getirilen düzenleme uyarınca sınırları, esas olarak terör eylemleri ve savaş hali ve bunlara bağlı riskler sonrasında yolcu ve personelin maruz kaldığı zararlar ile üçüncü şahısların uğradığı kar ve kira kaybı hariç olmak üzere üçüncü kişilerin uğradığı sair zararlar olarak tanımlanabilir.

Sosyal devlet ilkesinin doğal bir sonucu olarak hava aracı dışında bulunan ve terör eylemleri ile savaş hallerine bağlı olaylar sonrasında üçünü kişilerin maruz kaldığı zararların tazminini öngören devlet garantisi, temel olarak,  devlet garantisi verilen ticari hava taşıma işletmeleri ve yerleşik servis sağlayıcılarından garanti bedelini Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortasının Ticari Olarak Temin Edilemeyen Kısmının Devlet Garantisi İle Karşılanması Hakkında Uygulama Yönetmeliği’nin 6.maddesi düzenlemesine uygun şekilde oluşturulan hesaplan sağlanmaktadır. Buna göre, ücretli ve ücretsiz olarak seyahat eden yolcu başına alınacak devlet garantisi bedeli, ilgili ticari hava taşıma işletmesi tarafından her bir yolcu itibarıyla ve uçuş belgeleriyle ilişkilendirilmek suretiyle izlenmekte, ticari hava taşıma işletmeleri, ait olduğu ay sonundan itibaren yirmi beş gün içinde devlet garantisi bedelini ABD Doları karşılığı Türk Lirası cinsinden hesaba yatırmakta ve söz konusu aya ilişkin olarak taşıdıkları yolcu sayısını Merkez Bankası’na bildirmektedir. Ticari hava taşıma işletmeleri ve yerleşik servis sağlayıcıları, devlet garantisi bedeli ve tahsiline ilişkin her türlü belgeyi on yıl süreyle muhafaza etmekle yükümlüdür.

Devlet Garantisi Hesabının Nemalandırılması

Yatırılan devlet garantisi bedellerinin değerini kaybetmemesi amacıyla, Merkez Bankası tarafından T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye nakledilmek suretiyle nemalandırılması sağlanmaktadır. Bu amaçla, ticari hava taşıma işletmeleri ve yerleşik servis sağlayıcıları tarafından hesaba yatırılan devlet garantisi bedeli; tahsili müteakip en geç bir iş günü içinde Merkez Bankası tarafından T.C. Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde açılacak hesaba aktarılmakta,   T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Merkez Bankası tarafından aktarılan devlet garantisi bedelinin Hazine Müsteşarlığı’nca belirlenecek esaslar çerçevesinde nemalandırılması sonucu elde edilen geliri ve hesap bakiyesini, her ayın 24'ü itibarıyla Merkez Bankası'na bildirmekte ve bu işlemlere ilişkin kayıtları on yıl süreyle muhafaza etmekle yükümlüdür.     Hesapta biriken meblağ ve bu meblağın nemalandırılması sonucu elde edilen gelir, Merkez Bankası tarafından her ayın sonunda Hazine Müsteşarlığı’na bildirilmekle birlikte,  Müsteşarlık tarafından istenilmesi halinde, Merkez Bankası bu bilgileri ay sonunu beklemeksizin Müsteşarlığa bildirme yükümü altındadır. Bu noktada önemle belirtmek istediğimiz husus, T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye aktarılan devlet garantisi bedeli ve bu bedelin nemalandırılması sonucu elde edilen gelirin, yalnızca hesabın amaçları doğrultusunda kullanılabileceğidir.

Devlet Garantisi Hesabının Tasfiyesi Hukuka Uygun Değildir

Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortasının Ticari Olarak Temin Edilemeyen Kısmının Devlet Garantisi İle Karşılanması Hakkında Uygulama Yönetmeliği’nin, hesabın tasfiyesine ilişkin düzenlemesi uyarınca devlet garantisi hesabının tasfiyesi belirli şartlara bağlanmıştır. Buna göre hesabın tasfiyesinin sonuçlandırılabilmesi için; hesaba aktarılacak devlet garantisi bedelinin tamamının tahsil edilmiş ve hesaptan yapılacak muallak veya kesinleşmiş tazminat ödemeleri ile hizmet alımı, risk transferi ve benzeri amaçla yapılması gereken ödemelerin tamamlanmış olması gerekmektedir.

28/04/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve işbu garanti hesabının tasfiye edildiğini düzenleyen Bakanlar Kurulu kararı için ise bu şartların sağlanmış olduğunun kabulü gereklidir. Fakat geçmişte garanti hesabının durdurulmasına ilişkin verilen Bakanlar Kurulu kararları ve durdurma sebepleri ele alındığında özellikle hesaba aktarılacak devlet garantisi bedellerinin tamamının tahsil edilme şartının sağlanıp sağlanmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Zira, devlet garantisi bedelini ödemeyen Anadolu Havacılık A.Ş. için 01/05/2004 tarihleri itibariyle durdurulmuş olan garanti hesabının bu yönüyle ele alınmasında ve dolayısıyla şartların kesin varlığının detayları ile açıklanmasında fayda görülmektedir.

Devlet garantisi bedelini ödemediği gerekçesiyle garantisi durdurulmuş olan şirket için bedellerin ödenip ödenmediği hususu ve buna rağmen hesabın tasfiye edilmiş olup olmadığı sorunsalı bir yana bu noktada yayımlanan Bakanlar Kurulu kararının da lafzını iyi analiz etmek gerekmektedir.

Yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca “hesapta biriken tutar ile daha sonra tahsil edilecek tutarların genel bütçeye gelir kaydedilmesine karar verilmiştir” Oysaki tasfiyeyi öngören uygulama yönetmeliğinin 12. maddesi uyarınca bedelin tamamının tahsil edilmeksizin hesabın tasfiye edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla sadece, 4911 sayılı Kanun’un Bakanlar Kurulu’na vermiş olduğu yetki uyarınca şartları oluşmaksızın hesabın tasfiye edilmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığı aşikardır.

Devlet Garantisinin Geçmişte Durdurulmasına İlişkin Örnekler

Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren devlet garantisinin uygulama esaslarına ilişkin yetkili kılınan Bakanlar Kurulu, 4911 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca, terör eylemlerini, savaş halini ve bunlara bağlı diğer riskleri teminat altına alan sigortanın ticari olarak temin edilebilir hale gelmesi durumunda veya gerekli görülen diğer hallerde durdurulmasına ve durdurma sonrası tekrar başlatılmasına veya Devlet garantisi verilmesinden tümüyle vazgeçilmesine ilişkin yetkileri kapsamında, geçmişte, THY A.O, KTHY ve Orbit Ekspres Havayolları için verilen devlet garantisini 01/10/2004, MNG Havayolları ve Taşımacılık A.Ş. için 25/03/2004, Sık-Ay Hava Taşımacılık A.Ş. ve Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. için 26/03/2004, Güneş Ekspres Havacılık A.Ş. için 30/03/2004, Fly Havayolları A.Ş. için 19/04/2004, Hürkuş Havayolu Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. için 26/04/2004, Onur Air Taşımacılık A.Ş. için 07/05/2004, Atlasjet Uluslararası Havacılık A.Ş. için 10/05/2004 ve Inter Ekspres Hava Taşımacılık A.Ş. için 04/06/2004 tarihleri itibariyle durdurmuştur. Bu durdurmaların sebepleri ve sonuçları hususunda ise herhangi tatmin edici bir bilgiye tarafımızca ulaşılamamıştır. Zira 31.12.2005 tarihine kadar vuku bulacak olayları kapsayan 4911 sayılı yasanın bu tarihle sınırlandırılması ve aradan geçen 4 sene sonrasında hesabın tasfiye edilmiş olması tasfiye şartlarının oluşmasına kadar ki sürenin beklenilmiş olduğu şeklinde yorumlanabileceği gibi, kanunun yürürlük ve etkinlik ile kapsam ve süre yönünden ele alınmasında kaleme alınmasındaki eksikli olarak ta değerlendirilebilir.
   
Bakanlar Kurulu Kararının Sonuçları

Bakanlar Kurulu’nun 28/04/2009 tarihinde bu garanti hesabını tasfiye etmesiyle, 01/01/2006 yürürlük tarihli Türk Hava Sahasında Uçuş Yapan Türk ve Yabancı Sivil Hava Araçlarının Yaptırması Gereken Üçüncü Şahıs Malî Mesuliyet Sigortası Yönetmeliği uyarınca temin edilemeyen, Türkiye Cumhuriyeti sınırları İçinde İniş veya Kalkış Yapan Türk ve Yabancı Sivil Hava Araçları Mali Mesuliyet Sigortası Hakkında Yönetmelik dışında ve 4911 sayılı yasa şartlarını havi durumlar karşısında garanti hesabı oluşturulmasını öngören 4911 sayılı Kanun, etkinliğini yitirmiş bulunmaktadır.  Buna göre hava işletmeleri, yer hizmet ve ikram kuruluşlarının maruz kalacağı terör eylemleri ve savaş halleri ve bunlara bağlı riskler sonucunda üçüncü kişilerin maruz kaldıkları zararların tazmininde genel hukuk ilkeleri ve bir takım yasal düzenlemeler ön plana çıkmaktadır.

Terör Zararlarının Tazminini Öngören Sair Yasal Düzenlemeler

28/04/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca devlet garanti hesabının tasfiye edilmesine dayanak 4911 sayılı kanunun, genel yapısı ile terör ve savaş halleri durumunda üçüncü kişilerin maruz kalacağı zararlarının devlet garantisi kapsamında olduğunu özel olarak düzenlemekle birlikte, bu garanti hesabının tasfiyesini müteakip terör eylemlerinden doğan üçüncü kişilerin maruz kaldığı zararların ne surette karşılanacağı hususunda, akla gelen ilk düzenleme,  25535 sayı, 27/7/2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan  5233 sayılı Terör Ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’dur.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler1 veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanmasını düzenleyen 5233 sayılı yasa kapsamında, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, yaralanma, sakatlanma ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararların karşılanması düzenlenmiştir. Öte yandan yine idare hukukunun genel ilkeleri kapsamında idareye yüklenen sorumluluklar kapsamında da bu zararların tazmini yoluna başvurmak mümkündür.

Sonuç

Bakanlar Kurulu’nca devlet garantisi hesabının tasfiyesine ilişkin olarak verilen ve 28/04/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar hiç şüphesiz hava işletmeleri, yer hizmet sağlayıcılar ve ikram kuruluşları bakımından garanti bedeli bakımından mali külfetin kaldırılması yönünden olumlu bir gelişme olarak addedilebilir fakat özellikle terör eylemleri neticesinde ticari sigorta teminatları sınırlarını aşan zararların tazmini bakımından devletin “sosyal devlet” ilkesi uyarınca benzer ve süresi 4911 sayılı kanundakine benzer şekilde bir sınırlandırılmaya tabi olmaksızın yeni yasal düzenlemeler getirilmesinde fayda görülmektedir.

'Mali Mesuliyette Devlet Garantisi'ne tasfiye

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 8 yıl önce
gözel yazmışsın gurur duydum baban annen kardeşin

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000