06 Şubat 2017, Pazartesi
Erdal GÜLMEZ
Erdal GÜLMEZ erdalgulmez@airporthaber.com
  • Ağzınıza sağlık Erdal Bey.
  • Insan vucudunun 6500 feet yukseklikten sonra yasam fonksiyonlarinda hizlanma oldugu gorulmustur buda asiri yorgunluk belirtileri ... vs yapar. Gunumuz ucaklari 35.000 ft te kabin icine 8000ft ayarlari yaparak yolculuga devam eder. Fakat yeni.nesil ucaklar yani A350 ve B787 35.000 ft te kabin icini 6000 ft ayarlarina getirerek yolcularin konforunu (yasamsal sinir olan 6500 ft altina cekerek) saglar. Peki neden onceki ucaklar 8000 ft ve simdikiler 6000 ft? Bu konuda ucagin yapisal tasarimi ve yeni malzemeler devreye giriyor ki cok uzun ve teknik konu. Simdi sanirim daha net oldu degil mi? Ucak ta neden yoruluyoruz ve karnimiz acıkıyor???
  • Türk Teknisyenleri Katar Havayollarına sokabildin mi Erdal?
  • Teşekkürler.

Biraz da Teknik

Merhaba,

Her meslek ve  her alan ayrı bir uzmanlık konusudur. Havacılık sektörü de; uçuş, teknik, yer hizmetleri, kargo, satış, ikram ve daha pek çok alan ve bunların alt dallarını kapsayan çok geniş bir sektördür. İlgili alan dışında olanların yüzeyselden öte bilgi sahibi olması beklenmez fakat sektör içinde olanların özellikle de sorumluluk noktasında olanların durumu farklı. Bu durumda olanlar  teyit ederek öğrenip konuşmalı. Yoksa istemeden de olsa başka firmalar ya da uçaklar hakkında yanlış bilgilendirme yaparak muhataplarına zarar verebilir.

Bu girişin sebebi bardağa düşen son damla oldu, şöyle ki ; Geçen haftalarda yabancı  bir havayolunun Türkiye temsilcisi kendi uçaklarının ( B 787  )  daha düşük kabin basıncına sahip olduğu bu nedenle yolcuların daha çok oksijen alarak jet lag olmadıkları, Klasik uçakların kabin havasını temin noktasının yakıt ile ilgisi gibi  kısa bir paragrafta 3 yanlış  yapınca artık yazayım dedim.

Gazetede yer alan soru ve temsilcinin cevabını  alıntı yapayım;

Dreamliner uçakların ne özelliği var? Okuduğuma göre jet lag yapmıyor...

Doğru. Çünkü en bol oksijen bu uçaklarda var. Kabin basıncı daha düşük. Bu uçakların oksijeni alış sistemi farklı, kabine temiz hava basılıyor. Yakıtı aldığı noktadan oksijen alıyor diğer uçaklar, bu uçaklar farklı.“                            

Gazetecinin sorusu da havayolu temsilcisinin cevabı da  aynen böyle.

Cümle cümle bakalım ;

-       Jet lag yapmıyor çünkü en bol oksijen bu uçaklarda var / jet lag  olmasını etkileyen unsurlardan biri oksijen miktarı – kabin basıncı olabilir fakat bu durum ne tek nedendir ne de esas nedendir. Zaman dilimi , gece gündüz , biyolojik saat gibi pek çok nedeni olan bir konu.

-      Kabin Basıncı daha düşük  / Çok yapılan hatalardan biri de  basınç ile irtifanın karıştırılmasıdır. Burada da aynı durum söz konusu. B 787 uçaklarında  daha düşük  kabin basıncı değil daha düşük kabin irtifası vardır. Aksine kabin basıncı görece daha yüksektir. Kabin irtifası ile kabin basıncı zıt olduğundan yüksek  kabin irtifası düşük kabin basıncı – düşük kabin irtifası ise yüksek kabin basıncı demektir. Klasik uçaklarda 8000 feet civarında olan kabin irtifası  B 787 uçaklarında 6000 feet kadar olup görece daha yüksek basınç , dolayısıyla daha çok hava ve oksijen sağlanmaktadır.

-       Bu uçakların oksijeni alış sistemi farklı, kabine temiz hava basılıyor. Yakıtı aldığı noktadan oksijen alıyor diğer uçaklar ///  B 787 ve A 380 uçakları kabin basınçlandırma sistemi klasik uçaklardan farklı olduğu doğru fakat diğer uçakların yakıtı aldığı noktadan oksijen aldığı bilgisi yanlış. Klasik uçaklarda ( B 737 – B 777 – A 320 – A 330 vb ) kabin için alınan hava yakıtla ilgisi olmayan  uçak motorlarının temiz hava bulunan kompresör kademelerinden  alınır. B 787 ve A 380 uçakları ise motordan bağımsız olarak air generator üzerinden kabine hava göndermektedir.

Havayolu Temsilcisi  olarak ,teknik konuları ve tüm detayları  tabii ki bilmek zorunda değilsiniz  fakat en azından bir gazete yayınında doğru bilgi vermeli veya konu hakkında teknik bilgisi olmadığını belirtmeli.

B 787 uçaklarının yolcu konforu ile ilgili artıları olduğu ,yeni teknolojiler içerdiği ve görece üstünlüğüne itirazım yok fakat bu şekilde yanlış beyanlar yolcunun diğer uçaklara karşı algısını negatif yapar bu doğru olmaz.

                                                            **

  Şimdi biraz da bu konunun teknik tarafı ile ilgili bilgiler paylaşayım;

İnsanların normal koşullarda soluduğu hava; basınç, sıcaklık, oksijen oranı gibi bir takım özel ve çok hassas dengelere sahiptir. Yaşam için gerekli olan hava şartları ancak deniz seviyesinden  4.5 Km ( 14 bin feet) ‘e kadar uygundur (değerler yaklaşıktır) daha yükseklerde normal koşullarda destekleyici bir sistem olmadan uzun süreli yaşam mümkün değildir. Bolivya La Paz havalimanı deniz seviyesinden 4 km kadar daha yüksektir.

Uçak yolculuğunun gerçekleştiği yükseklikler genelde 35 bin feet ( 11.5 km) civarında olup bu yükseklikte hava basıncı ,sıcaklığı, oksijen oranı insanların yaşamasını imkansız kılar. Mutlak surette suni bir ortam oluşturulması zorunludur. Bu seviyede hava basıncı o kadar düşüktür ki deniz seviyesinde hiç bir gayretimiz olmadan mevcut basınç ile ciğerlerimize dolan havayı ne kadar güçlü çeksek te ciğerlerimizi dolduramayız aynı şekilde oksijen miktarı çok düşük ve sıcaklık -50 derece civarındadır.                                                      (Diş dolgusu iyi yapılmayanların  uçuş sırasında basınç farkı nedeniyle sorun yaşadıklarını görebilirsiniz )

Deniz seviyesinde 14.7 PSI / 1013 Mb  olan ve atmosferde yukarı doğru yükseldikçe düşen hava basıncının kabin irtifası ve  uçak irtifasına  etkileri   farklıdır.   Kabin irtifası neredeyse hep sabit tutulurken uçak irtifası ise (barometrik irtifa)  uçağın bulunduğu yükseklikte ki basınca eş irtifa ile aynıdır. Uçuş sırasında pilotun 35 bin feet yükseklikte uçuyoruz dediği uçak irtifası olup aynı anda kabin irtifası 8 bin feet kadardır.

Uçak yolcuların yaşaması / konforlu bir şekilde seyahat etmesi için uçak kabini         bir çeşit hava akvaryumu olacak şekilde tasarlanmıştır. Nasıl ki balıkların yaşaması için su dolu akvaryumlar varsa aynı şekilde bizlerin yaşaması içinde gökyüzünde hava akvaryumu oluşturulmaktadır.                                                                                  

Peki bu nasıl sağlanıyor ?

-       Uçak kabinine alınan hava ,  yeni nesil uçaklarda ( A380 –B787 )  bağımsız hava jenaratörlerinden  klasik uçaklarda ise motor kompresörlerinden alınan basınçlı havadır. Bu hava  uygun koşullara getirilerek kabine gönderilir. Uçak kabinleri dış ortamdan -kontrollü valfler ve çıkışlar hariç - tamamen izole olacak şekilde tasarlanmıştır. Böylece kabinde istenilen seviyede  hava ( basınç-sıcaklık vb ) elde edilir. Bunun için bilgisayar kontrollü ve hem oto hem manual olarak yedekli sistemler bulunmaktadır.

-       Bütün bu sistemlere rağmen kabin basıncı bir nedenle limitlerin altına düşerse  ( 14 bin feet / 4500 metre yüksekliğe eşit hava basıncının altı  ) yolcuların oksijen ihtiyacını karşılamak üzere baş üstü panellerinin içine oksijen maskeleri konulmuştur.

                                                           **

Deniz seviyesi sadece havacılığı değil tüm hayatı doğrudan etkiler. Bu seviye   öyle kritik ki bu seviye şu an olandan 500 metre daha az veya 500 metre daha yüksek olsa bambaşka bir dünya olurdu. Deniz seviyesinin nasıl olup ta tam kritik noktada oluştuğunu coğrafya ve ilahiyat uzmanlarına havale ediyorum, ben de havayolu temsilcisinin hatasını tekrarlamayayım.                              Saygılarımla

Erdal Gülmez

Biraz da Teknik

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (16)

A330cu ~ 11 gün önce
Ağzınıza sağlık Erdal Bey.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Expert ~ 1 ay önce
Insan vucudunun 6500 feet yukseklikten sonra yasam fonksiyonlarinda hizlanma oldugu gorulmustur buda asiri yorgunluk belirtileri ... vs yapar. Gunumuz ucaklari 35.000 ft te kabin icine 8000ft ayarlari yaparak yolculuga devam eder. Fakat yeni.nesil ucaklar yani A350 ve B787 35.000 ft te kabin icini 6000 ft ayarlarina getirerek yolcularin konforunu (yasamsal sinir olan 6500 ft altina cekerek) saglar. Peki neden onceki ucaklar 8000 ft ve simdikiler 6000 ft? Bu konuda ucagin yapisal tasarimi ve yeni malzemeler devreye giriyor ki cok uzun ve teknik konu. Simdi sanirim daha net oldu degil mi? Ucak ta neden yoruluyoruz ve karnimiz acıkıyor???

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Qatar Airways ~ 1 ay önce
Türk Teknisyenleri Katar Havayollarına sokabildin mi Erdal?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
erdal beyr ~ 22 gün önce
erdal bey katar a giren arkadsımız oldu mu gercekten?
F84 ~ 1 ay önce
Teşekkürler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000