28 Şubat 2017, Salı 16:15:42

UTED'den fırsatçılara sert açıklama

Geçtiğimiz günlerde yeniden seçilen Necdet Aksaç başkanlığındaki Uçak Teknisyenleri Derneği'nin (UTED) yönetimi, bir bildiri yayınlayarak lisans fırsatlarına yönelik açıklamalarda bulundu.
  • Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.
  • [02/03 14:01] Kocacimmmm: Lisanslandırmada kırk küsur yıllık ICAO standartları ve SHD-T35’ten SHT/SHY-66’ya geçişle beraber sorunlar oluşmaya başladı. SHGM ısrarla, AB üyesi olacağız düşüncesi ile olacak, önce JAA’in, sonra da EASA’nın dümen suyu girdabında kaybolmaya başladı. Öncelikli olarak, ICAO ve SHD-T35 standartlarında lisans sahibi olup sektörde yıllarca yetkili olarak görev yapan teknisyenlerin durumu ne olacaktı? Mevcut lisansların, yayımlanan SHT/SHY-66 lisanslarına dönüştürülmesine karar verildi. 2000 Haziran ayında THY’deki Uçak Teknik Kontrol Md.lüğü görevimden yaş haddinden emekliye ayrılmış,  2001 Mart ayında Onur Air’de Teknik Kalite Md. olarak çalışmaya başlamıştım. Bir süre sonra sektörde SHGM’nin SHT/SHY-66 kapsamında mevcut lisansları değiştirmeye hazırlandığında tüm uçak tiplerinde, modül uyumsuzluğu nedeniyle, sınırlamalar koymayı düşündüğünü öğrendik. Sınırlama düşüncesinin yazılı karar haline getirilmeden, SHGM’ye bu düşüncenin yanlış olduğunu, kazanılmış hakların gaspedilmemesi gerektiğini anlatmak gerekiyordu. Çoğunluğunu muhtelif havayollarının Kalite Md. ve öğretmenlerinden oluşan 12-13 kişilik bir grup olarak SHGM’den konuyla ilgili randevu istedik. Randevu günü (17 Mart 2008-Pazartesi) sabah saatinde Ankara’da SHGM’de hazır idik. Bizi bir toplantı salonuna aldılar. SHGM’den de 3 kişinin katılımı ile toplantı başladı. SHGM’de JAR-66’ya geçiş hazrlığını yapan kişi (SHYO mezunu teknisyen bir genç) lisanslara sınırlama konması kararından kesinlikle taviz vermiyor, bu işi Türkiye’de en iyi sadece kendisinin bildiğini, kararının yanlış olmadığını söylüyordu. Akşama doğru anlaşma sağlanamayınca JAA’in JAR-66 ders kitabındaki bir cümleyi(*) gösterip sınırlama koyarak yanlış yaptıklarını, sektörü zora sokacaklarını, kazanılmış hakların gaspı nedeniyle davalar dahi açılabileceğini açıklamaya çalıştım. (*)JAR-66 Protected Rights : Is is essential for flight safety that certifying staff continue to issue certificates of release to service whilst the transition takes place to the new unified system of JAR-66. Bu cümlede özetle “milli kurallara lisanslandırılmış teknisyenler, JAR-66 sistemine geçilirken,  bunların yetkilerinin kazanılmış hakları (Protected Rights) uçuş emniyeti için birinci önceliktir” diyordu. Bu cümlenin bulunduğu sayfanın fotokopisini aldılar ve bir süre izin isteyip salondan ayrıldılar. İki saat kadar sonra geriye gelip toplantının bugün için sona erdiğini, yarın sabah tekrar gelmemizi söylediler. Anlaşılan kendi aralarında anlaşamamışlardı. Biz, akşam uçağı ile İstanbul’a döneceğimizi planlamıştık. Uçuş rezervasyonlarımızı iptal ettirip otel bulup o gece Ankara’da kaldık. Ertesi sabah söylenilen saatte toplantı odasına girdik. İki saat boyunca SHGM’den toplantıya kimse gelmedi. Sonunda sadece 1 kişi (Türkiye’de bu işi en iyi bilen olduğunu söyleyen genç) geldi. Gecikme için özür diledi. “Konuyu kendi aralarında tartıştıklarını, mevcut lisanslarda yazılı uçak tiplerinde sınırlama yapılmayacağını, ancak SHT/SHY-66 lisansına dönüş yapıldıktan sonra lisansa işlenecek yeni uçak tiplerinde ise tüm sınırlamaların geçerli olacağına karar verildi” deyip salondan ayrıldı. Toplantı bitmişti. Biz bu toplantı ile sadece SHDT-35 lisanslarında yazılı uçak tiplerine sınırlama getirilmemesini sağlayabilmiştik. Dedikleri gibi de oldu, hemen herkesin SHT/SHY-66’ya dönüştürülmüş lisansına olur-olmaz bir sürü sınırlamalar yazılı olarak geldi. Tüm lisanslı teknisyenler ile sektör başlarına büyük sorun bir almışlardı. Sınırlamalar nedeniyle anlaması zor hatta trajikomik durumlar meydana çıktı. Örneğin, eski lisansında işli A340 tipinde kanat ucu lambasını değiştirme yetkisine sahip B1 teknisyen, SHT/SHY-66 lisansına dönüşüm sonrası A320 tip kursu alınca, elektrik sınırlaması nedeniyle, artık A320 tipinde kanat ucu ampulü değiştirmesi yasaklanmıştı. Eğer lisansında sınırlama olan bir işlemi yaparsa, teknisyen yetki aşımıyla suçlanacak, kendisine ve çalıştığı kuruluşa ceza verilecekti. İşte, SHGM ve bu işi Türkiye’de en iyi bilen olduğunu iddia eden kişi lisanslı teknisyenlerin ve bakım kuruluşlarının ayaklarına sınırlama kurşunu sıkmıştı. Peki bu kurşunu kim ve nasıl çıkaracaktı? Sınırlaması olanlar, ilgili modüllerde 147 yetkili eğitim kuruluşlarında ders aldıktan sonra sınavlara girip 100 üzerinden az 75 not almaları ve bunu SHGM’ye belgelemeleri durumunda, sınırlama kaldırılabilirdi. Türkiye’de bu yetkiye sahip 147 kuruluşu THY ve MNG Teknik Eğitim kuruluşlarıydı. Bunların SHT/SHY-66 lisans sınavlarını yapma yetkileri de vardı. Bu arada dernek statüsündeki JAA, Mart 2008 tarihinde alınan kararla, 30.06.2009 tarihinde kapanıp yerini AB’nin yasal kuruluşu olan EASA’ya terk etmişti. Artık SHGM’nin her işine bu kuruluş karışıyordu. “SHY-147 yetkili eğitim kuruluşları Temel Eğitim vermedikleri için, lisans sınavı yapma yetkileri de olamaz” diyerek SHGM’den lisans sınav yetkilerinin iptal edilmesini istedi, EASA istedi, SHGM de şak diye yerine getirdi, bu 147 kuruluşlarının lisans sınav yetkilerini iptal etti. SHGM’nin sınırlamalarla ayağa sıktığı kurşun daha çıkarılmadan, bir kurşun da lisans sınavlarına hazırlanan/giren gençlerin ayağına sıkılmıştı. SHGM değil ama, lisanslı teknisyenler ve bakım organizasyonları buna bir çare ararlarken, komşu AB üyesi ülkelerden “kurşunu biz çıkaralım” talepleri gelmeye başlandı. Lisans işi ticarete dönüşmüştü artık. Yunan sivil havacılığının bir 147 kuruluşu olan Helen Aviation Trainig Academy (HATA) tercih edildi. Arkadaşlarımızdan bazıları Yunanistan’a giderek eğitim alıp sınavlara girmeye başladılar. Schengen vizesi alma zorluğu nedeniyle, bu 147 kuruluşunun öğretmenleri İstanbul’a gelerek sınırlama kaldırmak için modül eğitimleri vermeye ve sınav yapmaya başladı. Bu hizmetin ücretini çoğunlukla teknisyen kendi cebinden veya çalıştığı kuruluş ödüyordu. Sayısını bilmiyorum ama çok sayıda teknisyen bu yöntemle SHGM’nin koyduğu sınırlamaları kaldırdı. SHGM’nin sıktığı ilk kurşun, döviz ödenerek HATA şirketince ayaktan çıkarıldı. Buraya kadar anlattıklarım SHD-T35 lisansların SHT/SHY-66 lisansına dönüştürmenin getirdiği sorunlardı. Bitti mi acaba? Lisansız teknisyenlerin SHY-66 lisansı alma sorunları Artık SHD-T35 gitmiş yerine önce JAR-66 sonra EASA Part-66’nın tercümesi olan SHY-66 gelip oturmuştu. Peki, genç arkadaşlar nasıl lisans alacaklardı. Sivil Havacılık Meslek Yüksek Okulları (SHMYO), 2+1 yıllık eğitimle EASA Part-66 modülleri yeteri kadar eğitilemiyor diye 4+1 yıla çıkarılmıştı. 5 sene üniversiteye gidilecek ama ön lisans mezunu olunacaktı(!). Buna rağmen, lisanslı teknisyen mezun etmeleri kaldırılmış, lisans sınav yapma yetkisi de verilmemişti. Bakım kuruluşları eğitim organizasyonlarının sınav yetkileri de, EASA istedi diye, kaldırılmıştı. Bunların sonucu olarak yıllardır ülkemiz lisanslı teknisyen üretemez hale getirildi. Anadolu Üniversitesi SHMYO, daha sonra SHGM’den lisans sınav yetkisi aldı ama sınavlarda kendilerinden başkasının cevabını bilemediği sorularla sınava girenleri bunalıma sokmaktan başka bir şeye hizmet etmedi. SHGM personelinin ve SHMYO öğretmenlerinin sektör deneyimleri yok ama içinde hiç yaşamadıkları sektör adına kural yazıp uyguluyorlar. Kâğıt üzerinde varlar, gerçekte yoklar. Bakım kuruluşları muhtelif nedenler yaratılarak yıllar önce zorla emekliye ayırdığı lisanslı teknisyenleri, denize düştükleri için, yeniden çalışmaya davet etmeye başladılar. Görev, mecburen gene emekli abilere kalmıştı. Bu abilerin bir kısmı birkaç yıl daha çalıştıktan sonra, gerçekten yoruldukları için, tekrar ayrıldılar ama, bir kısmı halen çalışmaya, uçak bakım yükünü taşımaya devam ediyorlar. Peki, sektörün önünü açma misyonu olan SHGM, bu sıkıntılı durumda ne yapıyor? Hiçbir şey yapmıyor. Sanırım “o benim sorunum değil” diyordur. Ülkemizde lisanslı teknisyen üretme sorumluluğu kiminse, sorun da onun değil mi? SHT/SHY-66’nın derdi, sadece teknisyenleri ve sektörü gerdi. Lisansız genç arkadaş ülkesinden umudunu kesince AB ülkelerinin 147 kuruluşları maden bulmuş oldular. Genç arkadaşlar Yunan, Bulgar, Romanya, Almanya, Avusturya gibi ülkelerin sivil havacılık kuruluşlarına lisans başvurusu yapmaya başladılar. Hatta bunların bazıları sınavlarını tamamlayıp EASA Part-66 lisanslarını da aldılar. SHGM önceleri bu lisansları SHY-66 lisansına dönüştürüyorken sonra caydılar, “sınavlarınızı tamamlayınca, Part-66 lisansını almadan, sınav belgelerini getirin, o zaman SHY-66 lisansı veririm” demeye başladı. Arkadan Yunan sivil havacılığı, EASA’nın dürtmesi ile, HATA’nın, lisans modül sınavlarında hile yaptıkları şüphesiyle, 147 yetkisini 26 Şubat 2014 tarihinde iptal etti ve konu polislik, adliyelik oldu. HATA’da sınava girip lisans alan bazı arkadaşların lisansları iptal edildi. Hatta SHGM uzun süre, HATA’nın şaibeli olmayan uçak tip eğitim sertifikalarını dahi lisanslara işlemeyi reddetti. Kraldan çok kralcı diye bir söz var ya… Fırtına diniyor derken SHGM, 12.02.2016 tarihli, “HATA Kaynaklı Modül Sınav Sonuç Belgeleri” konulu, UED-2016/01 numaralı bir Genelge yayımladı. Bu genelgede özetle “HATA kaynaklı sertifikalar ile SHY-66 Hava Aracı Bakım Lisansında işlem yapmış kişilerin, bu Genelge kapsamında, ilgili modül sınav(lar)ına 31.12.2016 tarihine kadar yetkili SHY/Part-147 kuruluşlarında tekrar girerek modül hakkında bilgilerini kanıtlamaları gerekmektedir” denildi. Bu sınavlarda geçme notu 75 ve üstü alanlar sıyıracak, 50-74 arası alanlar çalıştıkları kuruluş tarafından kurulacak bir kurul tarafından değerlendirmeye tabi tutulacaklar, 50’nin altında not alanların HATA kaynaklı sertifikaları geçersiz sayılarak yaptırım uygulanacak. Genelgede ne yaptırım uygulanacağı bildirilmemiş ama HATA sertifikaları ile sınırlama kaldıranlara o eski sınırlamalar tekrar konabilir, HATA sertifikasıyla lisansına yeni uçak tipi işletenlerin bu tipleri lisanslarından silinebilir, HATA’da lisans sınavlarına girip sonuç belgeleriyle SHY-66 lisansı alanların lisansları da iptal edilebilir. Lisans Yunan Sivil havacılığından alınmış Part-66 lisansı ise, bunu sadece veren otorite iptal etme hakkına sahiptir. Döviz ödenerek çıkarılan kurşun tekrar aynı yere sokulmak suretiyle EASA’ya saygılar sunulur. Akla takılan bir soru var. Bildiğimiz kadarıyla HATA 147 organizasyonunun polise/adliyeye düşen husus “lisans modül sınavlarında hile yapıldı” şaibesi idi. Bunun dışındaki hususlarda bir şaibe yoktu. Hatta EASA bir SIB yayınlamış, HATA ile ilgili şaibelerin sadece lisans modül sınavlarıyla ilgili olduğunu duyurmuştu. SHGM, zamanında HATA’da sınırlama kaldırma sınav belgeleriyle SHY-66 lisanslarına koydukları sınırlamaları kaldırmıştı. Şimdi ne oldu da aradan bu kadar zaman geçtikten sonra SHGM bu sınav sonuçlarını ve tip sertifikalarını tekrar değerlendirmeyi düşündü?    Görüldüğü gibi, önce JAR-66, sonra EASA Part-66’ya geçişle başlayıp tavan yapan problemler ve lisanslı/lisanssız teknisyenlerin sıkıntısı bitirilmiyor. HATA’dan sertifika alıp bununla SHY-66 lisansına işlem yaptıranlar, atmadıysanız, defterlerinizi, kitaplarınızı dolaplarınızdan çıkarın, bildiğinizi, İngilizce olarak, bir kere daha ispat etmeye hazırlanın. [02/03 14:02] Kocacimmmm: Yukarıdaki bir alıntıdır fakat şu an ki durumu çok iyi açıklamaktadır. Bahsedilen dönemde lisans sahibi olmak için başka alternatifi kalmayan zaten belli bir senedir şirkette çalışan ve emek veren teknisyenlerin şu an düştüğü durum açıkça bir madüriyettir. Ufak hesaplarla beraber çalıştıkları insanları suçlayıcı atıflarda bulunan insanlar.Sektörün ve hatta şirketin yararınımı düşünüyorlar acaba hiç sanmıyorum sadece ne kadar az lisanslı teknisyen olursa kendilerinin değerinin artacağını düşünüyorlar.Bunuda yok kalite düşüyor yok tek kelime yabancı dil bilmeyen insanlar yetki alıyorlar gibi çümlelerle gizlemeye çalışıyorlar. Kaldiki kalite derken o bahsettiğiniz insanlar sektöre yıllarını vermiş ve şirkette yetişmiş insanlar ayrıca sınavlara girip modül sertifikalarını almış yurtdışından yada yurtdışından gelen hocalardan aldıkları dersler le easa nın sınav sıdandartlarına uygun bir şekilde. ( Malezya'da orda burda şaibe oluşturan kişiler burdaki standartları asla bağlamaz) . Ayrıca şirket kalite yönetmeliğince gerekli koşulları yani yabançı dil sınav belgesi, yabancı dil mülakatı,şirket kalite mulakatını gecmiş insanlarmı dil bilmiyor kalitesiz. Sonuç olarak beraber çalıştıkları arkadaşlarını her gün merhaba dedikleri insanları başka başka hesaplarıyla kötüleyen kişiler düşüncesizce saldırı yapmayın araştırın.
  • Ver ayarı ver kendini gündemde tut hep aynı ayak be aslanım. Geçen sene sendikaya taş attın aidat düşür istifa ederiz o ayrı bir gündem sonra gittin ilker beyi getirdin o kadar sorun varken tuvalet banyo tamir ettirdin ki zaten edilecekti karar alınmıştı birde ben yaptırdım dedin peşine gittin easa lisanlıları shgm de ankara da yemeklerde gazladın şikayet ettin insanları sonra umut taciri olarak ortaya çık ulen nected ulen necdet sen önce git üye olduğun ve denetimde oldugun su hava işi denetle yemiyor demi yoksa yiyor musun löp löp
  • Yorumlara bakiyorum da emeğin bittiği yerde haset başlıyor. haset edenlerden değil, emek verenlerden olun. en azından daha mutlu olursunuz.

Geçtiğimiz günlerde yeniden seçilen Necdet Aksaç başkanlığındaki Uçak Teknisyenleri Derneği'nin (UTED) yönetimi, bir bildiri yayınlayarak lisans fırsatlarına yönelik açıklamalarda bulundu.

Yapılan açıklamada:

Sayın Havacılık Camiası ve Değerli Meslektaşlarımız,
Derneğimiz UTED kurulduğu günden bu güne havacılığın özellikle de mesleğimiz Uçak Teknisyenliğinin gelişimi adına her çalışmanın içerisinde bulunmuş, bu çalışmaların öncüsü ve lokomotifi olmuştur.

Mevcut Yönetim Kurulumuzun görevi devraldığı Şubat 2015’ten sonra da, derneğimizin pozisyonunu değiştirmek ve sektördeki danışılan öncü kimliğini canlandırmak için çalışmalar yaptık. Son zamanlarda yara alan mesleğimizin hak ettiği değere kavuşması için; gerek SHGM nezdinde, gerekse de sektördeki diğer kuruluşlarla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Mesleğimizin en büyük maddi değeri olan “Havaaracı Bakım Lisansı” müfredatı, Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında EASA mevzuatına uygun hale getirilmişti. “Havaaracı Bakım Lisansı” dönüşümü esnasında büyük hatalar yapılmış, lisanslandırma sürecindeki mevcut problemlerimizde, bu dönemin iyi yönetilememesi nedeniyle oluşmuştur. Ülkemizdeki sivil havacılık gelişirken, nitelikli bakım personeli temini için ulusal havacılık otoritemiz SHGM ve diğer kurumlarımız bu sorunun çözümü için yeteri kadar özeni göstermemiştir. SHGM, Yönetmelik ve Talimatları, EASA mevzuatı ile uyumlu hale getirildikten sonra da, Havaaracı Bakım Lisansı veremez duruma gelmiştir. Hepimizin gözlerinin önünde yapılan hatalar ve yanlışlar nedeniyle problemler büyüyerek krize dönüşmüştür.

Kriz ortamında oluşan boşlukta, yurtdışı havacılık otoriteleri üzerinden lisans sağlamaya çalışan, meslektaşlarımızın lisans edinme taleplerini, kendi küçük hesapları doğrultusunda fırsata çeviren ve ulusal kaynaklarımızı dış ülkelere servis eden umut dağıtıcısı kişiler ve işletmeler sahneye çıkmıştır. 5 yıllık yüksek öğretimde alınamayan bilgiler, 5 günlük kurslarla karşılanır hale gelmiş ve adeta para ile lisans satılıyor algısı oluşturulmuş ve tüm sektöre yayılmıştır. Bu mesleği hakkıyla icra eden meslektaşlarımızın hak ve itibarı yara almaktadır. Yapılan uyarılara rağmen, ülkemizin kaynaklarının dışarıya akıtılması son bulmamıştır. Bu şekilde lisanslandırmaya devam etmekte olan kurslardan birisinin farklı bir ülkede yaptığı usulsüzlük, EASA tarafından da tespit edilerek, söz konusu kurumun yayınladığı tüm sertifikaları incelemeye alınmıştır. Sonuç olarak; birçok meslektaşımız, bu kursları organize eden kişi ve işletmeler tarafından mağdur edilmiştir.

2015 yılında göreve geldikten sonra, SHGM nezdinde oluşturulan Part 66 Komisyonuna dahil olduk. Katıldığımız tüm toplantı ve çalışma gruplarında; mevcut sorunların çözümüne yönelik çalışmalar yapılması yönünde tutum alınmasını sağladık. Bakım kuruluşlarındaki, farklı otoriteler tarafından yayınlanan lisanslardan rahatsızlığımızı her oturumda dile getirdik. SHY 66 çalışma grubu toplantılarında ve SHGM yetkilileri ile yapılan görüşmelerimizde de “EASA lisanslarının uygun bir yöntemle SHY 66 lisanslarına dönüştürülmesi” için talepte bulunduk.

Uçak Teknisyeni niteliğini taşıyan ve EASA lisansına sahip meslektaşlarımızın mağdur edilmeden dönüşümlerinin yapılması ve lisanslandırma sürecindeki sorunların çözümü için sorumluluk alan ve elini taşın altına koyan Derneğimiz UTED’e son dönemde doğru olmayan söylemlerle iftira atılmaktadır. Meslektaşlarımızı mağdur edenlerin saklandığı ortamda, sorunun çözümü için, SHGM ve bakım kuruluşları yöneticileri ile yine UTED görüşmeler yapmıştır. Derneğimiz, Uçak Teknisyeni olan ve bu niteliği taşıyan hiçbir meslektaşımızın mağdur olacağı bir girişimde olmamıştır ve olmayacaktır. Üzülerek takip ettiğimiz bu söylemlerin kaynağının, EASA tarafından da tespit edilen uygunsuz yöntemlerle lisanslandırma sürecinden para kazanmaya devam etmek isteyen, güler yüzlü umut dağıtıcıları olduğunu biliyoruz.

Bulgaristan ve Yunanistan sivil havacılık otoritelerinin aldığı yeni kararlarla, bu umut dağıtıcıları kendilerine yeni rant kapıları açıldığını görmekte, sevinçle, avuçlarını okşayarak, şu aşamada başka çaresi olmadığını gören meslektaşlarımızı farklı ülkelere sürüklemektedir.

SHGM Part 66, SHGM-YÖK ve dahası tüm komisyon ve çalışma gurupları içerisindeki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Lisanslandırma sürecinin en önemli sorunlarından biri olan B1, B2, A1, B1’den B2’ye ve B2’den B1’e Dönüşüm “Temel Eğitim Tecrübe Kayıt Listeleri”(logbooklar), tecrübeli ve genç meslektaşlarımızdan oluşturduğumuz bir komisyon tarafından hazırlandı ve SHGM Part 66 komisyonu onayına sunuldu. Bu çalışmalarımızın sonuçlarının en kısa zamanda yayınlanması için girişimlerimizi sürdüreceğiz. Ayrıca, Temel Eğitim sınav sisteminin de iyileştirilmesi için çalışacağız.

UTED Yönetim Kurulu olarak yeni dönemde de, daha güçlü ve büyük bir çaba ve enerji ile bilinen sorunlarımızın çözümü için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Meslektaşlarımızı mağdur eden ve kendi küçük hesaplarının peşinde koşan kötü niyetli aynı kişiler; utanmadan, sıkılmadan UTED Yönetimine iftira atmaya devam etmektedir. Derneğimizin tüm faaliyetleri ile ilgili doğru bilgiyi Dernek Yönetiminde bulunan arkadaşlarımızdan talep edebilirsiniz.

Üyelerimiz ve meslektaşlarımıza saygılarımızla sunarız.
UTED Yönetim Kurulu

UTED'den fırsatçılara sert açıklama

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (94)

Ahh be gülüm ~ 7 ay önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Lisanslı teknisyenler camiası ~ 10 ay önce
[02/03 14:01] Kocacimmmm: Lisanslandırmada kırk küsur yıllık ICAO standartları ve SHD-T35’ten SHT/SHY-66’ya geçişle beraber sorunlar oluşmaya başladı. SHGM ısrarla, AB üyesi olacağız düşüncesi ile olacak, önce JAA’in, sonra da EASA’nın dümen suyu girdabında kaybolmaya başladı. Öncelikli olarak, ICAO ve SHD-T35 standartlarında lisans sahibi olup sektörde yıllarca yetkili olarak görev yapan teknisyenlerin durumu ne olacaktı? Mevcut lisansların, yayımlanan SHT/SHY-66 lisanslarına dönüştürülmesine karar verildi. 2000 Haziran ayında THY’deki Uçak Teknik Kontrol Md.lüğü görevimden yaş haddinden emekliye ayrılmış,  2001 Mart ayında Onur Air’de Teknik Kalite Md. olarak çalışmaya başlamıştım. Bir süre sonra sektörde SHGM’nin SHT/SHY-66 kapsamında mevcut lisansları değiştirmeye hazırlandığında tüm uçak tiplerinde, modül uyumsuzluğu nedeniyle, sınırlamalar koymayı düşündüğünü öğrendik. Sınırlama düşüncesinin yazılı karar haline getirilmeden, SHGM’ye bu düşüncenin yanlış olduğunu, kazanılmış hakların gaspedilmemesi gerektiğini anlatmak gerekiyordu. Çoğunluğunu muhtelif havayollarının Kalite Md. ve öğretmenlerinden oluşan 12-13 kişilik bir grup olarak SHGM’den konuyla ilgili randevu istedik. Randevu günü (17 Mart 2008-Pazartesi) sabah saatinde Ankara’da SHGM’de hazır idik. Bizi bir toplantı salonuna aldılar. SHGM’den de 3 kişinin katılımı ile toplantı başladı. SHGM’de JAR-66’ya geçiş hazrlığını yapan kişi (SHYO mezunu teknisyen bir genç) lisanslara sınırlama konması kararından kesinlikle taviz vermiyor, bu işi Türkiye’de en iyi sadece kendisinin bildiğini, kararının yanlış olmadığını söylüyordu. Akşama doğru anlaşma sağlanamayınca JAA’in JAR-66 ders kitabındaki bir cümleyi(*) gösterip sınırlama koyarak yanlış yaptıklarını, sektörü zora sokacaklarını, kazanılmış hakların gaspı nedeniyle davalar dahi açılabileceğini açıklamaya çalıştım. (*)JAR-66 Protected Rights : Is is essential for flight safety that certifying staff continue to issue certificates of release to service whilst the transition takes place to the new unified system of JAR-66. Bu cümlede özetle “milli kurallara lisanslandırılmış teknisyenler, JAR-66 sistemine geçilirken,  bunların yetkilerinin kazanılmış hakları (Protected Rights) uçuş emniyeti için birinci önceliktir” diyordu. Bu cümlenin bulunduğu sayfanın fotokopisini aldılar ve bir süre izin isteyip salondan ayrıldılar. İki saat kadar sonra geriye gelip toplantının bugün için sona erdiğini, yarın sabah tekrar gelmemizi söylediler. Anlaşılan kendi aralarında anlaşamamışlardı. Biz, akşam uçağı ile İstanbul’a döneceğimizi planlamıştık. Uçuş rezervasyonlarımızı iptal ettirip otel bulup o gece Ankara’da kaldık. Ertesi sabah söylenilen saatte toplantı odasına girdik. İki saat boyunca SHGM’den toplantıya kimse gelmedi. Sonunda sadece 1 kişi (Türkiye’de bu işi en iyi bilen olduğunu söyleyen genç) geldi. Gecikme için özür diledi. “Konuyu kendi aralarında tartıştıklarını, mevcut lisanslarda yazılı uçak tiplerinde sınırlama yapılmayacağını, ancak SHT/SHY-66 lisansına dönüş yapıldıktan sonra lisansa işlenecek yeni uçak tiplerinde ise tüm sınırlamaların geçerli olacağına karar verildi” deyip salondan ayrıldı. Toplantı bitmişti. Biz bu toplantı ile sadece SHDT-35 lisanslarında yazılı uçak tiplerine sınırlama getirilmemesini sağlayabilmiştik. Dedikleri gibi de oldu, hemen herkesin SHT/SHY-66’ya dönüştürülmüş lisansına olur-olmaz bir sürü sınırlamalar yazılı olarak geldi. Tüm lisanslı teknisyenler ile sektör başlarına büyük sorun bir almışlardı. Sınırlamalar nedeniyle anlaması zor hatta trajikomik durumlar meydana çıktı. Örneğin, eski lisansında işli A340 tipinde kanat ucu lambasını değiştirme yetkisine sahip B1 teknisyen, SHT/SHY-66 lisansına dönüşüm sonrası A320 tip kursu alınca, elektrik sınırlaması nedeniyle, artık A320 tipinde kanat ucu ampulü değiştirmesi yasaklanmıştı. Eğer lisansında sınırlama olan bir işlemi yaparsa, teknisyen yetki aşımıyla suçlanacak, kendisine ve çalıştığı kuruluşa ceza verilecekti. İşte, SHGM ve bu işi Türkiye’de en iyi bilen olduğunu iddia eden kişi lisanslı teknisyenlerin ve bakım kuruluşlarının ayaklarına sınırlama kurşunu sıkmıştı. Peki bu kurşunu kim ve nasıl çıkaracaktı? Sınırlaması olanlar, ilgili modüllerde 147 yetkili eğitim kuruluşlarında ders aldıktan sonra sınavlara girip 100 üzerinden az 75 not almaları ve bunu SHGM’ye belgelemeleri durumunda, sınırlama kaldırılabilirdi. Türkiye’de bu yetkiye sahip 147 kuruluşu THY ve MNG Teknik Eğitim kuruluşlarıydı. Bunların SHT/SHY-66 lisans sınavlarını yapma yetkileri de vardı. Bu arada dernek statüsündeki JAA, Mart 2008 tarihinde alınan kararla, 30.06.2009 tarihinde kapanıp yerini AB’nin yasal kuruluşu olan EASA’ya terk etmişti. Artık SHGM’nin her işine bu kuruluş karışıyordu. “SHY-147 yetkili eğitim kuruluşları Temel Eğitim vermedikleri için, lisans sınavı yapma yetkileri de olamaz” diyerek SHGM’den lisans sınav yetkilerinin iptal edilmesini istedi, EASA istedi, SHGM de şak diye yerine getirdi, bu 147 kuruluşlarının lisans sınav yetkilerini iptal etti. SHGM’nin sınırlamalarla ayağa sıktığı kurşun daha çıkarılmadan, bir kurşun da lisans sınavlarına hazırlanan/giren gençlerin ayağına sıkılmıştı. SHGM değil ama, lisanslı teknisyenler ve bakım organizasyonları buna bir çare ararlarken, komşu AB üyesi ülkelerden “kurşunu biz çıkaralım” talepleri gelmeye başlandı. Lisans işi ticarete dönüşmüştü artık. Yunan sivil havacılığının bir 147 kuruluşu olan Helen Aviation Trainig Academy (HATA) tercih edildi. Arkadaşlarımızdan bazıları Yunanistan’a giderek eğitim alıp sınavlara girmeye başladılar. Schengen vizesi alma zorluğu nedeniyle, bu 147 kuruluşunun öğretmenleri İstanbul’a gelerek sınırlama kaldırmak için modül eğitimleri vermeye ve sınav yapmaya başladı. Bu hizmetin ücretini çoğunlukla teknisyen kendi cebinden veya çalıştığı kuruluş ödüyordu. Sayısını bilmiyorum ama çok sayıda teknisyen bu yöntemle SHGM’nin koyduğu sınırlamaları kaldırdı. SHGM’nin sıktığı ilk kurşun, döviz ödenerek HATA şirketince ayaktan çıkarıldı. Buraya kadar anlattıklarım SHD-T35 lisansların SHT/SHY-66 lisansına dönüştürmenin getirdiği sorunlardı. Bitti mi acaba? Lisansız teknisyenlerin SHY-66 lisansı alma sorunları Artık SHD-T35 gitmiş yerine önce JAR-66 sonra EASA Part-66’nın tercümesi olan SHY-66 gelip oturmuştu. Peki, genç arkadaşlar nasıl lisans alacaklardı. Sivil Havacılık Meslek Yüksek Okulları (SHMYO), 2+1 yıllık eğitimle EASA Part-66 modülleri yeteri kadar eğitilemiyor diye 4+1 yıla çıkarılmıştı. 5 sene üniversiteye gidilecek ama ön lisans mezunu olunacaktı(!). Buna rağmen, lisanslı teknisyen mezun etmeleri kaldırılmış, lisans sınav yapma yetkisi de verilmemişti. Bakım kuruluşları eğitim organizasyonlarının sınav yetkileri de, EASA istedi diye, kaldırılmıştı. Bunların sonucu olarak yıllardır ülkemiz lisanslı teknisyen üretemez hale getirildi. Anadolu Üniversitesi SHMYO, daha sonra SHGM’den lisans sınav yetkisi aldı ama sınavlarda kendilerinden başkasının cevabını bilemediği sorularla sınava girenleri bunalıma sokmaktan başka bir şeye hizmet etmedi. SHGM personelinin ve SHMYO öğretmenlerinin sektör deneyimleri yok ama içinde hiç yaşamadıkları sektör adına kural yazıp uyguluyorlar. Kâğıt üzerinde varlar, gerçekte yoklar. Bakım kuruluşları muhtelif nedenler yaratılarak yıllar önce zorla emekliye ayırdığı lisanslı teknisyenleri, denize düştükleri için, yeniden çalışmaya davet etmeye başladılar. Görev, mecburen gene emekli abilere kalmıştı. Bu abilerin bir kısmı birkaç yıl daha çalıştıktan sonra, gerçekten yoruldukları için, tekrar ayrıldılar ama, bir kısmı halen çalışmaya, uçak bakım yükünü taşımaya devam ediyorlar. Peki, sektörün önünü açma misyonu olan SHGM, bu sıkıntılı durumda ne yapıyor? Hiçbir şey yapmıyor. Sanırım “o benim sorunum değil” diyordur. Ülkemizde lisanslı teknisyen üretme sorumluluğu kiminse, sorun da onun değil mi? SHT/SHY-66’nın derdi, sadece teknisyenleri ve sektörü gerdi. Lisansız genç arkadaş ülkesinden umudunu kesince AB ülkelerinin 147 kuruluşları maden bulmuş oldular. Genç arkadaşlar Yunan, Bulgar, Romanya, Almanya, Avusturya gibi ülkelerin sivil havacılık kuruluşlarına lisans başvurusu yapmaya başladılar. Hatta bunların bazıları sınavlarını tamamlayıp EASA Part-66 lisanslarını da aldılar. SHGM önceleri bu lisansları SHY-66 lisansına dönüştürüyorken sonra caydılar, “sınavlarınızı tamamlayınca, Part-66 lisansını almadan, sınav belgelerini getirin, o zaman SHY-66 lisansı veririm” demeye başladı. Arkadan Yunan sivil havacılığı, EASA’nın dürtmesi ile, HATA’nın, lisans modül sınavlarında hile yaptıkları şüphesiyle, 147 yetkisini 26 Şubat 2014 tarihinde iptal etti ve konu polislik, adliyelik oldu. HATA’da sınava girip lisans alan bazı arkadaşların lisansları iptal edildi. Hatta SHGM uzun süre, HATA’nın şaibeli olmayan uçak tip eğitim sertifikalarını dahi lisanslara işlemeyi reddetti. Kraldan çok kralcı diye bir söz var ya… Fırtına diniyor derken SHGM, 12.02.2016 tarihli, “HATA Kaynaklı Modül Sınav Sonuç Belgeleri” konulu, UED-2016/01 numaralı bir Genelge yayımladı. Bu genelgede özetle “HATA kaynaklı sertifikalar ile SHY-66 Hava Aracı Bakım Lisansında işlem yapmış kişilerin, bu Genelge kapsamında, ilgili modül sınav(lar)ına 31.12.2016 tarihine kadar yetkili SHY/Part-147 kuruluşlarında tekrar girerek modül hakkında bilgilerini kanıtlamaları gerekmektedir” denildi. Bu sınavlarda geçme notu 75 ve üstü alanlar sıyıracak, 50-74 arası alanlar çalıştıkları kuruluş tarafından kurulacak bir kurul tarafından değerlendirmeye tabi tutulacaklar, 50’nin altında not alanların HATA kaynaklı sertifikaları geçersiz sayılarak yaptırım uygulanacak. Genelgede ne yaptırım uygulanacağı bildirilmemiş ama HATA sertifikaları ile sınırlama kaldıranlara o eski sınırlamalar tekrar konabilir, HATA sertifikasıyla lisansına yeni uçak tipi işletenlerin bu tipleri lisanslarından silinebilir, HATA’da lisans sınavlarına girip sonuç belgeleriyle SHY-66 lisansı alanların lisansları da iptal edilebilir. Lisans Yunan Sivil havacılığından alınmış Part-66 lisansı ise, bunu sadece veren otorite iptal etme hakkına sahiptir. Döviz ödenerek çıkarılan kurşun tekrar aynı yere sokulmak suretiyle EASA’ya saygılar sunulur. Akla takılan bir soru var. Bildiğimiz kadarıyla HATA 147 organizasyonunun polise/adliyeye düşen husus “lisans modül sınavlarında hile yapıldı” şaibesi idi. Bunun dışındaki hususlarda bir şaibe yoktu. Hatta EASA bir SIB yayınlamış, HATA ile ilgili şaibelerin sadece lisans modül sınavlarıyla ilgili olduğunu duyurmuştu. SHGM, zamanında HATA’da sınırlama kaldırma sınav belgeleriyle SHY-66 lisanslarına koydukları sınırlamaları kaldırmıştı. Şimdi ne oldu da aradan bu kadar zaman geçtikten sonra SHGM bu sınav sonuçlarını ve tip sertifikalarını tekrar değerlendirmeyi düşündü?    Görüldüğü gibi, önce JAR-66, sonra EASA Part-66’ya geçişle başlayıp tavan yapan problemler ve lisanslı/lisanssız teknisyenlerin sıkıntısı bitirilmiyor. HATA’dan sertifika alıp bununla SHY-66 lisansına işlem yaptıranlar, atmadıysanız, defterlerinizi, kitaplarınızı dolaplarınızdan çıkarın, bildiğinizi, İngilizce olarak, bir kere daha ispat etmeye hazırlanın. [02/03 14:02] Kocacimmmm: Yukarıdaki bir alıntıdır fakat şu an ki durumu çok iyi açıklamaktadır. Bahsedilen dönemde lisans sahibi olmak için başka alternatifi kalmayan zaten belli bir senedir şirkette çalışan ve emek veren teknisyenlerin şu an düştüğü durum açıkça bir madüriyettir. Ufak hesaplarla beraber çalıştıkları insanları suçlayıcı atıflarda bulunan insanlar.Sektörün ve hatta şirketin yararınımı düşünüyorlar acaba hiç sanmıyorum sadece ne kadar az lisanslı teknisyen olursa kendilerinin değerinin artacağını düşünüyorlar.Bunuda yok kalite düşüyor yok tek kelime yabancı dil bilmeyen insanlar yetki alıyorlar gibi çümlelerle gizlemeye çalışıyorlar. Kaldiki kalite derken o bahsettiğiniz insanlar sektöre yıllarını vermiş ve şirkette yetişmiş insanlar ayrıca sınavlara girip modül sertifikalarını almış yurtdışından yada yurtdışından gelen hocalardan aldıkları dersler le easa nın sınav sıdandartlarına uygun bir şekilde. ( Malezya'da orda burda şaibe oluşturan kişiler burdaki standartları asla bağlamaz) . Ayrıca şirket kalite yönetmeliğince gerekli koşulları yani yabançı dil sınav belgesi, yabancı dil mülakatı,şirket kalite mulakatını gecmiş insanlarmı dil bilmiyor kalitesiz. Sonuç olarak beraber çalıştıkları arkadaşlarını her gün merhaba dedikleri insanları başka başka hesaplarıyla kötüleyen kişiler düşüncesizce saldırı yapmayın araştırın.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Necdet seni gidi necdet seni ~ 10 ay önce
Ver ayarı ver kendini gündemde tut hep aynı ayak be aslanım. Geçen sene sendikaya taş attın aidat düşür istifa ederiz o ayrı bir gündem sonra gittin ilker beyi getirdin o kadar sorun varken tuvalet banyo tamir ettirdin ki zaten edilecekti karar alınmıştı birde ben yaptırdım dedin peşine gittin easa lisanlıları shgm de ankara da yemeklerde gazladın şikayet ettin insanları sonra umut taciri olarak ortaya çık ulen nected ulen necdet sen önce git üye olduğun ve denetimde oldugun su hava işi denetle yemiyor demi yoksa yiyor musun löp löp

Yanıtla

Kalan karakter 1000
saygısızlık ~ 10 ay önce
Ulen Necdet dediğine göre ortaya çıkıp kendini göstermeye cesaretin yok herhalde.Adam olan doğru dürüst eleştiri yapar,olamayanda böyle bordo klavyecilik yapmaya çalışır.Sadece yazık diyorum.Seni Sedat abime havale ediyorum.
SHYO ~ 10 ay önce
Yorumlara bakiyorum da emeğin bittiği yerde haset başlıyor. haset edenlerden değil, emek verenlerden olun. en azından daha mutlu olursunuz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000