09 Ekim 2010, Cumartesi 08:11:42

O nöbetçi yıllar sonra konuştu!

Kazadan önceki gece, Eşref Bitlis'in uçağının bulunduğu hangarın önünde üniformalı birini gören nöbetçi, 17 yıl sonra konuştu: Uzun, zayıf biriydi. Sonradan komutanım "Hayal görmüşsündür" dedi. İşte o gece yaşananlar.
  • demeyin. Iddia edilen kisiyi bulmak icin yapilan bir calisma olmus mu? O gece birlikte olmamasi gereken sivil yada resmi kisiler varmiydi. vs vs.
  • Bilmiyorum yaşın kaç ama bu komplo teorisi değil o yılları yaşamış bir siyasetçi olarak bu işin arkasında o zaman cia şefi g. fuller ve uzantısı olan çatlı gibi benzeri şebekeleri kullanan kişiler yapmıştır.amerika her zaman kendi istediğin ortaya koyar eşref bitlis ve özal ekibi kerkük musulu içine alan bir türkiye yaratıcaktı bugün konuşulan güneydoğu sorununu ortadan kaldırıcaktı 1993 yılı türkiye tarihinin değiştiği yıldır mumcu,özal,bitlis.ersever,bahtiyar aydın türkiyenin yetiştirdiği bir çok insan katledildi hepsi 1993 yılında
  • Yav askeri birlikte ünüformalı bi adam görmek bu kadar acayip mi? Nöbetçi subay astsubay ya da uzman devriye atamaz mı? Bu kadar kara cahil yerine koymayın insanları. Ölen herkesin ardından komplo teorileri üretiliyor. Nedense bu günlerde de ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuyor. Asıl bu düşündürücü!!!
  • Haber ne amaca hizmet ediyor diye Sabah gazetesinin künyesine bakmanız yeterli.
Orgeneral Eşref Bitlis'in öldüğü kazadan bir gece önce uçağın bulunduğu hangara 125 metre mesafede nöbet tutan ve parolayı bilen bir kişinin hangara doğru geçişine izin veren asker, SABAH'a konuştu. Uçağın bulunduğu hangara girdiğini tahmin ettiği kişiyi "Zayıf, uzun boylu, pilot bereli biri" diye tarif eden Tahir Metin, "Kazadan sonra ifademde belirttim. Bölüm komutanım Üsteğmen Hüseyin Ülker bile bana 'yanlış görmüşsündür' dedi ama benim yalanım yok. Uçak düştüğü günden bu yana tedirgin yaşıyorum" dedi.

Soğuk bir Ankara akşamı Güvercinlik Ulaştırma Grup Komutanlığı Hangarına 125 metre uzaklıktaki 5 numaralı kulübede Ordonat Er Tahir Metin nöbet tutuyordu. Tarih 16 Şubat 1993'tü. Akşam 19.30- 20.00 arası gecenin karanlığını ayak sesleri böldü. Aylardır ilk kez yürüyerek gece vakti bölgeden geçen biriyle karşılaşan Metin 'dur' ihtarında bulundu. Daha sonra savcılık kayıtlarında Tahir Metin karşılaştığı kişiyi "Dahili kışlık üniformalı, pilot bereli astsubay olduğunu tahmin ettiğim resmi bir şahıs Havacılık Okulu'na doğru geçiyordu" diye tarif edecekti.

Şüpheli kişi Metin'in sorduğu parola ve işareti doğru bildi. Er Tahir şüphelenmemişti, gördüğü kişi üniformalıydı. Gecenin koyu karanlığında yüzünü de seçememişti. Ama burada genellikle Havacılık okulunun devriyesi ciple dolaşırdı. Metin bu tanımadığı bereliyi gecenin karanlığında kaybolana kadar izledi. Ertesi sabah hangarda, Orgeneral Eşref Bitlis'i Diyarbakır'a taşıyacak olan Beech Super King Air BE-200 çift motorlu uçağın uçuş hazırlıkları yapıldı. 17 Şubat 1993 günü saat 12.19'da uçak Ankara Güvercinlik'ten kalktı ve 7 dakika sonra düştü. Olayla ilgili Tahir Metin'in iki kez ifadesine başvuruldu. Metin çekinmeden yaşadıklarını ve hangar yolunda birini durdurduğunu anlattı. Ancak olay kayıtlara kaza olarak geçti.

'HÂLÂ TEDİRGİNİM'

Kazanın ardından 17 yıl geçti ve elde edilen yeni kanıtlar çerçevesinde dosya yeniden incelemeye açıldı. Metin'in ifadesi ise o gün olayın suikast olma şüphesini körükleyen belki de tek kanıttı. Ordonat Er Tahir Metin şimdi Bursa'da yaşıyor. 3 çocuk babası tekstil işçisi Metin "O günden bu yana tedirginlik içinde yaşıyorum. Asla yalan söylemedim, ne gördüysem anlattım. Şimdi can güvenliğimin tehlikede olduğuna inanıyorum" diyor. "Ertesi gün aynı yerde nöbet tutuyorduk. Nöbet alanıma erken gelen askerlere ne olduğunu sordum, bana uçağın düştüğünü söylediler" diyen Metin olaydan sonra iki kez askeri makamlarca ifadesine başvurulduğunu, hiçbir zaman sivil savcıya ifade vermediğini anlatıyor. "Gece Jandarma Okulu tarafından gelen adam 170-175 santim boylarında ince uzundu, karanlıkta yüzünü güremedim çünkü arada duvar da vardı. Kafasında pilot beresini görünce pilot olduğunu sandım. Nöbet bantı da yoktu, elinde taşıdığı bir şey de" diyen Metin, şahsın parolayı bildikten sonra elini kolunu sallayarak gittiğini söylüyor. Yanımızda getirdiğimiz Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, Cem Ersever gibi bir kaç ismin fotoğraflarını gösterdiğimiz Metin ifadesini tekrarlıyor ve "Karanlıkta yüzünü görmedim. Bana o zaman da sordular o zaman da tarif veremedim" diyor. "İşin ilginç yanı benden sonraki kulübelerdeki nöbetçiler bu kişiyi görmemiş. Demek ki hangara atlamış, saklanmış olabilir" diyen Tahir Metin, ifadesini alan Bölük komutanı Üsteğmen Hüseyin Ülker'in kendisine "sen yanlış görmüşsündür" dediğini anlatıyor. Metin askerlik arkadaşlarının bir kısmıyla hala görüştüğünü,her zaman bu olayı andıklarını dile getiriyor.

İfade Susurluk Raporu'na da girmişti
Ordonat Er Tahir Metin'in askeri dosyada yer alan ifadesi ilk olarak uçağın ikinci pilotu Tuğrul Sezginler'in kız kardeşi Saime Sezginler'in 1996'da uçak yapım firması olan Beechcraft'a karşı açtığı davada 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin atadığı bilirkişi heyeti raporunda geçti. Rapor, Metin'in ifadesine gönderme yaparak şu ifadelerle sonlandırdı: "Kaza günü öncesindeki gece, hangar civarındaki bir nöbetçi tarafından bildirilen kimliği bilinmeyen kişi ile yukarıda isimleri zikredilen motor iç aksamının enkaz mahalinde bulunmaması ve sağlam ve mukavim olan motor zarfının parçalanmamış ve hatta fazla deforme olmamış görüntüsü karşısında sabotaj ihtimali gözden ırak tutulmamalıdır." Metin'in ifadesi TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu raporunda da yer aldı. Komisyona verdiği ifadede Eşref Bitlis'in "suikasta kurban gittiğini" belirten istihbarat astsubayı Hüseyin Oğuz "C-4 ile öldürüldü. C-4 uçağa pilot elbisesi içinde sokuldu. Nöbetçi bir asker bunu gördü" dedi. Bunun üzerine komisyon raporunda, Ordonat Er Tahir Metin'in de ifadesine yer verdi ancak Susurluk raporu da dosyanın yeniden açılmasına yetmedi.
O nöbetçi yıllar sonra konuştu!

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 6 yıl önce
demeyin. Iddia edilen kisiyi bulmak icin yapilan bir calisma olmus mu? O gece birlikte olmamasi gereken sivil yada resmi kisiler varmiydi. vs vs.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Bilmiyorum yaşın kaç ama bu komplo teorisi değil o yılları yaşamış bir siyasetçi olarak bu işin arkasında o zaman cia şefi g. fuller ve uzantısı olan çatlı gibi benzeri şebekeleri kullanan kişiler yapmıştır.amerika her zaman kendi istediğin ortaya koyar eşref bitlis ve özal ekibi kerkük musulu içine alan bir türkiye yaratıcaktı bugün konuşulan güneydoğu sorununu ortadan kaldırıcaktı 1993 yılı türkiye tarihinin değiştiği yıldır mumcu,özal,bitlis.ersever,bahtiyar aydın türkiyenin yetiştirdiği bir çok insan katledildi hepsi 1993 yılında

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Yav askeri birlikte ünüformalı bi adam görmek bu kadar acayip mi? Nöbetçi subay astsubay ya da uzman devriye atamaz mı? Bu kadar kara cahil yerine koymayın insanları. Ölen herkesin ardından komplo teorileri üretiliyor. Nedense bu günlerde de ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuyor. Asıl bu düşündürücü!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Haber ne amaca hizmet ediyor diye Sabah gazetesinin künyesine bakmanız yeterli.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000