15 Mart 2013, Cuma 10:01:25

"MEVZUAT BÖYLE... BASILI BİLETİNİZ OLMASI GEREKİYOR!"

Radikal Gazetesi yazarlarından Güven Sak, havalimanında başından geçenleri köşesine taşıdı. Sak, yaşadıklarından sonra "Uçağa Stockholm'den ya da Yeni Delhi'den binmek aynı değildir" diyor... İşte o yazı...
  • orta ikiden terk edilen nüfüs mu türkiye için ayıptır yoksa onları orta iki den terk etmeye zorlayan türkiye nin şartları mı????? bir toplumun okuyamamış olmasında o ülkeyi sözüm ona yönetenlerin suçu yok mudur?? ben istanbul'un göbeğinde ortaokulu okudum orta 1. sınıftan sonra kimya,matematik,fizik gibi yazarın istediği eğitim düzeyine ve gelire sahip olabilmemiz için gerekli olan derslerimiz boş geçti..2 sene öğretmenler kurulu kararı ile bu derslerden sınıf geçtik!!!! sonra sözüm ona anadolu lisesini kazandım ve bir sene ingilizce hazırlık olan okulda ingilizce dersleri çoğunlukla boş geçerek mezun olduk!!!! o yüzden ayıbı toplumda değil iktidarlarda arayın!!!!
  • Yazar tek cumle ile Turkiye'nin sorunlarinin altinda yatan gercegi belirtmis. Orta 2'den terk egitmli nufus.

Beceri sahibi olmadan hayat kurabilmenin zorlaştığı bir dönemin tam başındayız.

Geçen gün Stockholm’den uçağa binerken önce kısa süreli bir panik atak geçirdim. Taksiden inip, havaalanına girdim. Her bir uçağın uçuş bilgilerini ve biniş kartının nereden verildiğini gösteren panoda bir tek bineceğim uçağın saati ve de uçağa hangi kapıdan binebileceğim yazılıydı. Etrafta sıra olmuş insanlar ve bir sürü kontuar vardı ama benimkinin hangisi olduğu belli değildi. Ne yaparsınız? Danışmaya biniş kartını nereden alabileceğimi sordum. Bana otomatik biniş kartı veren makineleri göstererek “oradan” dedi. O aletlerden bagaj etiketimi de alıp, bagajımı kontuarlara bırakabileceğimi söyledi. Makinenin başında yol gösterecek bir görevli yoktu. Hem Münih uçağı için hem de bağlantılı sefer tek bir biniş kartına işlenmişti. Hem görevlisi yoktu hem de iki uçuş için tek kart basarak kâğıt tasarrufu yapmak mümkündü. Güvenlik kontrolünde de benzer bir tasarruf sağlanmıştı. Evvelki gün yarının nasıl olacağını yakından gördüm. Müsaadenizle bugün size bu deneyimin bana düşündürdüklerini anlatmak istiyorum.

Stockholm’ün Arlanda Havaalanı’nda biniş kartımı otomatik bir makineye bazı numaraları girerek bastırdıktan sonra aklıma ilk önce birkaç ay önce Yeni Delhi’deki havaalanı maceram geldi. Sabahın köründe havaalanının bir sürü kapısının birinde üniformalı bir görevli bana önce “Biletiniz” dedi. Ben de “Pardon ama artık basılı bilet olmuyor, elektronik biletimi telefondan göstersem” dedim. “Olmaz, mevzuat böyle, biletin basılı halini görmem lazım” dedi. “Ne bileyim senin buradan uçağa bineceğini” diye de ekledi. Biraz daha karşılıklı tartışmadan sonra, “Bir yol daha var. Bak bu gidiş salonuna giriş kapıları sırayla devam ediyor. Senin uçağın isim listesinin olduğu kapıyı bulursan oradan kimlikle de içeri girebilirsin” dedi. Neyse ki, üçüncü kapıda şansım yaver gitti. İçeri girdim. Sonra alıştığım gibi biniş kartımı alacağım kontuarı hemen buldum. Bana iyi davranan iki görevli ile sohbet ettim. Biniş kartımı alırken görevlilerden biri yanımda taşıdığım çantaya özenle bir ‘kabin bagajı’ etiketi ekledi. Çok özenliydi. Nedenini sonra anladım. Güvenlik kontrolü sonrasında bir başka görevli, ‘kabin bagajı’ etiketinin üzerine bir ‘kontrol edilmiştir’ mührü vurdu. Sonra güvenlik kontrolü ile ilgili salondan uçağa binilecek alana geçerken bir başka görevli ‘kabin bagajı’ etiketinde mühür var mı diye özellikle kontrol etti. Havaalanına girişten, uçağa bininceye kadar pek çok görevli vardı. Hepsinin tanımlı bir işi vardı. İşlerini özenle yapıyorlardı. Stockholm’de ise havaalanına girişten uçağa bininceye kadar çok az görevli vardı, işler mümkün olduğunca makineler tarafından yapılıyordu.

Yakın geleceğin dünyası ile dünün dünyası arasındaki farkın ben burada yattığını düşünüyorum. Geleyim kıssanın hissesine. Dünya artık tam da o fıkradaki gibi oluyor. Geçelim dünyayı Türkiye öyle oluyor. Hani adam son teknoloji bir fabrika yaptırmış, bütün makineleri elindeki i-Phone vasıtasıyla kontrol ediyormuş. İçeride iki canlı varmış yalnızca bir köpek ve bir de görevli. Köpeğin görevi, görevlinin makinelere yaklaşmasını önlemekmiş. Uzakta zannediyorsanız yanılıyorsunuz, ben fabrikasını akıllı telefonu ile idare eden Türkler biliyorum. Bu birinci tespit.

Geleyim ikincisine. Thomas Friedman geçenlerde Ankara’da TEPAV’da konuşurken “Vasat insanların vasatın üzerinde bir gelir elde ederek, kendilerine vasatın üzerinde bir hayat kurabildikleri bir dönem vardı. Amerikan rüyası işte o döneme aitti. Artık o dönem bitti” dedi. Stockholm Havaalanı’nda uçağa binmek üzere işlemlerimi tamamlarken bir taraftan Yeni Delhi, diğer taraftan da bu söz aklıma takıldı. Beceri sahibi olmadan hayat kurabilmenin zorlaştığı bir dönemin tam başındayız. Unutmayın o makineler buraya da gelecek. Orta ikiden terk nüfus, büyüme için artık ayak bağıdır.

Üçüncü tespit ise açıktır: Orta ikiden terk nüfus Türkiye gibi hayalleri olan bir ülke için bir ayıptır.

"MEVZUAT BÖYLE... BASILI BİLETİNİZ OLMASI GEREKİYOR!"

Facebook Yorum

Yorumlar

suçlu kim?? ~ 4 yıl önce
orta ikiden terk edilen nüfüs mu türkiye için ayıptır yoksa onları orta iki den terk etmeye zorlayan türkiye nin şartları mı????? bir toplumun okuyamamış olmasında o ülkeyi sözüm ona yönetenlerin suçu yok mudur?? ben istanbul'un göbeğinde ortaokulu okudum orta 1. sınıftan sonra kimya,matematik,fizik gibi yazarın istediği eğitim düzeyine ve gelire sahip olabilmemiz için gerekli olan derslerimiz boş geçti..2 sene öğretmenler kurulu kararı ile bu derslerden sınıf geçtik!!!! sonra sözüm ona anadolu lisesini kazandım ve bir sene ingilizce hazırlık olan okulda ingilizce dersleri çoğunlukla boş geçerek mezun olduk!!!! o yüzden ayıbı toplumda değil iktidarlarda arayın!!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Gercek bu ~ 4 yıl önce
Yazar tek cumle ile Turkiye'nin sorunlarinin altinda yatan gercegi belirtmis. Orta 2'den terk egitmli nufus.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
yolcu ~ 4 yıl önce
yazar isin kolayina kacip asil SORUMLUYU gozlerden kaciriyor.asil sorumlu insanlari yarattiklari UCUBE SISTEMLER 4+4+4 ile daha ilkokul dorduncu sinifta okulu terke zorlayan SIYASAL IKTIDAR lardir.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000