20 Kasım 2009, Cuma 07:38:46

Korkunun uçmaya faydası yok!

Korku insanda bir dereceye kadar var olması gereken bir duygudur. Bizi bazı tehlikelerden korur. Ancak bazı korkular şiddetli olabilir ve hayatımızı kısıtlayabilir...

Bunlardan biri de uçuş korkusudur. Özellikle sık seyahat etmesi gereken iş adamları, bilim adamları için çok kısıtlayıcıdır. Bu yüzden iş görüşmelerine gidemeyen, çok kazançlı işleri kaybetmek zorunda kalan yüzlerce iş adamı vardır. İş adamlarının haricinde dünyayı gezmek, dolaşmak isteyen ama sırf uçak korkusundan gidemeyen bireyler de vardır. Hâsılı yaşam kalitesini azaltan bir korkudur uçuş korkusu.

UÇUŞ KORKUSUNDA NELER YAŞANIR?

Kişilerde kendilerinin de hatırlamadıkları olumsuz çocukluk yaşantıları ve travmaları sebep olabilmektedir. Eğer biyolojik bir yatkınlık da varsa bu olayların yarattığı şartlanmalar kişiyi uçuş fobisine götürür. Uçağa binildiği zaman çarpıntı, titreme, soğuk terleme, nefes almada zorluk, kaslarda gerginlik, baş dönmesi, mide bulantısı gibi korku belirtileri başlar. Bunlar aşırı adrenalin salgılamasından kaynaklanır. Kişide “ya uçakta kalp krizi geçirirse, ya bir şey olur da müdahale edilemezse, ya düşersek” gibi kaygı düşünceleri belirir. Kişi ya bu sıkıntıya katlanıp uçuşa devam eder, ya uçaktan iner ya da bir daha uçağa binmez.

TEDAVİDE NELER YAPILABİLİYOR?

Uçuşla ilgili genel bilgiler: Uçuşun sanıldığı kadar tehlikeliolmadığını bilmek gerekir.

Sivil havacılığın gelişmeye başladığı yıllarda gerek teknik yetersizlikler gerekse uçuş prosedürlerinin geliştirilememiş olması istenmeyen kazalara sebep olmuş ve insanların zihinlerinde uçakla yolculuğun riskli olduğu gibi bir şartlanma meydana gelmiştir. Hâlbuki bir kişinin yolda yürürken ölme ihtimali uçakla seyahat ederken ölme riskinden çok daha yüksektir. İstatistikler de bunu desteklemektedir. Uçuşla ölme riski 4.5 milyonda 1, trenle 80 binde 1, otoyolda on 4 binde 1, yürürken 2.5 milyonda 1. 

Uçuşla ilgili yanlış inanışlardan biri de her uçak kazasının mutlak ölümle sonuçlanmasıdır. Uçak kazalarının yüzde 25’inde hiçbir can kaybı yaşanmamıştır. Kazaların yüzde 60’ındaysa yolcuların büyük bir kısmı hayatta kalmıştır.

Tek seansta kurtulanlar var

Son yıllarda üretilen uçaklar, pilotun problemli durumları görmemesini neredeyse imkânsız hale getirmiştir. Her türlü acil durumlarda riski en aza indirecek şekilde dizayn edilmiş ve donatılmışlardır. Bununla birlikte sivil havacılık otoriteleri pilot eğitiminde, her havacılık şirketinin uymakla mükellef olduğu bir eğitim programı oluşturmuştur. Bütün pilotlar ve kabin memurları standartlara uygun hareket etmek zorundadır. Pilot eğitiminin mükemmel ve uçuş ekibinin deneyimli olması uçaklardaki teknolojik gelişime eklenince kaza riski çok düşmektedir. Korkuya sebep olan olumsuz şartlanmaları tespit edip gidermeye yönelik terapi programları uygulanır. EMDR gibi yöntemler, bilinçdışında yüklü olan olumsuz yaşantıların tespit edilmesi ve bu yaşantılara karşı duyarsızlaştırılması konusunda son derece etkindir. EFT gibi uçuşa özel stres yönetimi çalışmaları bazen bir seanslık bir uygulamadan sonra bile düzelmeyi sağlayabilmektedir.

Deniz Adnan Çoban
Star

Korkunun uçmaya faydası yok!

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000