12 Ekim 2011, Çarşamba 08:55:57

KAZA SONRASI ORAYA NASIL GİTTİ?

Muhsin Yazıcıoğlu'yla aynı kazada hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş'in cesedinin yanındaki koltuğun sonradan konulduğunun ortaya çıkması, yeni soruları da beraberinde getirdi. Güneş, o koltuğu kızak olarak kullanmadıysa kırık bacak, kaburga ve çeneyle olay yerinden 600 metre uzağa nasıl gitti?
  • Almanya
  • 112 deki hanım kazazededen onlara ulaşmak için paniğe kaptırmadan çevresel bilgileri almaya çalışıyor. "Sisten hiçbir yer gözükmüyor" diyen, etraftan herhangi bir bilgi veremeyen bir kişiyi sağlık eğitimi almış biri nasıl bulacaktı? O telefonlardan başkaları da arandı. Bir kişi çıkıpta şurdalar dedi mi? Sadece bu görevlinin telefonu kayıtlı, diğerlerinden eser yok. Editörümüz, görevliye "karı" diye hitap eden "hanzo"nun yazısını buraya koymaya izin vermiş. O telefondan aranan diğer kişileri nasıl tasfir edecek merak ediyorum. Kendisini de daha dikkatli olmaya davet ediyorum.
  • kaza kırım ın başında zafer denilen adam yok muydu.diğerleri içerde,o dışarıda.unutuldu galiba.
  • kesinlikle size katılıyorum.bugün videoyu dinleyenedim bile,defalarca ağlayarak dinlemek zorunda kalmıştık.hala inanamıyorum,böylesi önemli bir görev bu kadar sorumsuz yerine getirilebilinir mi?bu sorumsuzluğun cezası yok mu?bu tür olayların tekrar yaşanmaması için söz konusu kişi neden sorgulanıp,cezalandırılmıyor?bu sorumluluğu taşımayacak kişiler neden bu kadar önemli bir göreve getiriliyor.?bunun sorumlusu kim???canımız bu kişilere emanet,farkındalar mı acaba?
 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve yanındaki 5 kişinin hayatını kaybettiği şüpheli kaza ile ilgili soru işaretleri her geçen gün artıyor.

Kazada hayatını kaybedenlerden İhlas Haber Ajansı muhabiri İsmail Güneş'in cesedi, olay yerinden yaklaşık 600 metre uzaklıkta karlar altında bulunmuştu. Cesedinin üç metre kadar güneyinde ise helikopterin koltuğunun bir parçası vardı. Kazadan sonra çıkan haberlerde Güneş'in o koltuğu kızak gibi kullanarak oraya kadar gitmiş olabileceği yazıldı. Ancak Zaman, önceki günkü haberinde söz konusu koltuğun, bulunduğu yere sonradan getirildiğini yazdı. Kahramanmaraş Merkez Jandarma Komutanlığı'na bağlı olay yeri inceleme timinin hazırladığı 30 Mart 2009 tarihli raporda şu ifadeler kullanılıyor: "Cesedi ilk bulan arama görevlileri ile yapılan mülakatlı görüşme sonucunda bahse konu deve tüyü renginde peluş koltuk parçasının cesedin bulunduğu yere daha sonradan sürüklendiği bilgisi alınmıştır." Kahramanmaraş İl Merkez Jandarma Komutanlığı'na bağlı Tekir Jandarma Karakol Komutanlığı'nda görevli Uzm. J. II. Kad. Çvş. Durmuş Kurt'un çizdiği olay yeri genel krokisinde söz konusu koltuk parçasının İsmail Güneş'in 3 metre güneyinde bulunduğu, cesedin üzerinde 40-50 santimetre kadar kar kalınlığı olduğu ifade ediliyor. Bu şüpheleri gidermek için BBP ve Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, İsmail Güneş'in saat 19.04'ten sonra helikopterden bacağı, kaburgası ve alt çenesi kırık şekilde nasıl indiğine dair savcılıktan keşif istediklerini belirtti.

Güneş'in hareket etmesi tıbben mümkün değil
Otopsi raporlarında İsmail Güneş'in tahmini ölüm saatinin 4 ile 6 saat arasında olduğu belirtildiğini kaydeden Opr. Doktor Rafet Arslanoğlu, "Helikopter 15.03'te düştüğüne göre ölümü 19.00 ile 21.00 saatleri arasında olmalı. Güneş'in son telefon görüşmesi TİB kayıtlarında 19.04'te. Donarak ölmek üzere olan, dört kaburgası kırık, nefes almakta zorluk çeken, bir bacağının iki kemiği birden kırık, dolayısıyla yürüyemeyen birinin bu arazi şartlarında, tek başına 500-600 metrelik mesafeyi kat etmesi tıbben mümkün değil." şeklinde konuştu. Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, önümüzdeki günlerde Güneş'in 500-600 metre engebeli arazide gitmesinin mümkün olup olmadığını araştırmak için keşif yapacak.

İşte kazadan sonra İsmail Güneş'in yaptığı telefon konuşması


KAZA SONRASI ORAYA NASIL GİTTİ?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (15)

aydin ~ 3 yıl önce
Almanya

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
112 deki hanım kazazededen onlara ulaşmak için paniğe kaptırmadan çevresel bilgileri almaya çalışıyor. "Sisten hiçbir yer gözükmüyor" diyen, etraftan herhangi bir bilgi veremeyen bir kişiyi sağlık eğitimi almış biri nasıl bulacaktı? O telefonlardan başkaları da arandı. Bir kişi çıkıpta şurdalar dedi mi? Sadece bu görevlinin telefonu kayıtlı, diğerlerinden eser yok. Editörümüz, görevliye "karı" diye hitap eden "hanzo"nun yazısını buraya koymaya izin vermiş. O telefondan aranan diğer kişileri nasıl tasfir edecek merak ediyorum. Kendisini de daha dikkatli olmaya davet ediyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
kaza kırım ın başında zafer denilen adam yok muydu.diğerleri içerde,o dışarıda.unutuldu galiba.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
kesinlikle size katılıyorum.bugün videoyu dinleyenedim bile,defalarca ağlayarak dinlemek zorunda kalmıştık.hala inanamıyorum,böylesi önemli bir görev bu kadar sorumsuz yerine getirilebilinir mi?bu sorumsuzluğun cezası yok mu?bu tür olayların tekrar yaşanmaması için söz konusu kişi neden sorgulanıp,cezalandırılmıyor?bu sorumluluğu taşımayacak kişiler neden bu kadar önemli bir göreve getiriliyor.?bunun sorumlusu kim???canımız bu kişilere emanet,farkındalar mı acaba?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000