23 Temmuz 2015, Perşembe 11:51:42

Honeywell'in Türkiye'deki hedefleri neler?

Honeywell Türkiye ve Orta Asya Başkanı Orhan Geniş, Airporthaber’in sorularını cevapladı. Geniş, havacılık sektörünü ve Honeywell’in Türkiye pazarındaki yerini değerlendirdi.
  • ya abim sende gaz verme önce ceketine bak sana 2 beden büyük:)

Honeywell Türkiye ve Orta Asya Başkanı Orhan Geniş, Airporthaber’in sorularını cevapladı. Geniş, havacılık sektörünü ve Honeywell’in Türkiye pazarındaki yerini değerlendirdi.

- Honeywell hakkında genel bir bilgi verebilir misiniz?

- Fortune 100’de yer alan, çeşitlendirilmiş teknoloji ve imalat lideriyiz. Tüm dünyadaki müşterilerimize güvenlik, etkinlik ve verimliliği artıracak ürün ve hizmetler sunuyoruz. Bunlar arasında, havacılık ürün ve hizmetleri; binalar, evler ve endüstri için kontrol teknolojileri; rafineri ve petrokimya teknolojisi; turbokompresörler ve performans malzemeleri yer alıyor. Günümüzde check in işleminden bagaj alıma kadar daha güvenli, daha hızlı ve daha etkin ve rahat bir seyahat sunmak için çok çeşitli havalimanı terminallerinde ve ticari, savunma ve uzay taşıtlarında  Honeywell Havacılık ve Honeywell Bina Çözümleri ürün ve hizmetlerimizin kullanılıyor olmasından gurur duyuyoruz

-Honeywell’in Türkiye pazarındaki konumunu nasıl tanımlıyorsunuz?

- Türkiye’deki ticaretimiz 2011 yılından bu yana iki kattan daha fazla büyüdü. Türkiye’nin süreç içerisinde kendi mühendislik yetkinliklerini geliştirmesine ve olgunlaştırmasına yardımcı olarak uzun yıllardır bu ülkenin güvenilir bir yerel ortağı olma konusunda oldukça başarılı olduk. Bunun sonucunda, Türkiye’de Havacılık, Otomasyon ve Kontrol Çözümleri ve Performans Malzemeler ve Teknolojileri olmak üzere tüm iş gruplarımızda büyüme yakaladık. Türkiye’de havacılık alanında, ülke büyümeye devam ettikçe yolcu talepleri açısından hayati öneme sahip olan güvenlik, güvenilirlik ve verimlilik unsurlarını artıran mühendislik çözümlerini sunmaya odaklanıyoruz.

- Türkiye’deki havacılık sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Türkiye önümüzdeki yıllarda büyüme eğilimi  ve mühendislik hedeflerini dikkate alırsak havacılık iş kolumuz için oldukça önemli bir pazar. Nitekim CAPA Havacılık Merkezine göre, Türkiye havacılık alanda Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarı konumunda. Son on yıl içerisinde bölgede sektörde bir patlama yaşandı ; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin geçen yıl yayımladığı rapora göre ticari uçuşlarda yüzde 168 oranında ve taşınan yolcu sayısında ise yüzde 233 oranında bir artış yaşandı.

Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde, havacılık alanında bu trendin artarak devam etmesini bekliyoruz. Eurocontrol’e  göre, Türkiye’de 2012 ve 2019 arasında uçuş sayısı yıllık ortalama yüzde 7 oranında artacak ancak bu büyümenin desteklenmesi için ülkenin yatırım yapması gerekiyor. İstanbul’un üçüncü havalimanı bu yatırımların halihazırda gerçekleştiğinin en güzel örneği. Yılda ilave 150 milyon yolcuyu destekleyecek şekilde tasarlanan bu üçüncü havalimanı, yolcu taleplerine etkili bir şekilde yanıt verebilmek için en güncel akıllı bina teknolojilerinin ve ileri hava trafiği yönetim sistemlerinin yoğun olarak kullanıldığı bir havalimanı olacak.

- Türkiye’nin yerli uçak üretme kapasitesi olduğunu düşünüyor musunuz?

- Türkiye havacılık sektöründe yerli üretim açısından çok hırslı büyüme  hedeflerine sahip ancak ulusal ve uluslararası mühendislik liderleriyle işbirliğini güçlendirerek bu hedeflere ulaşma konusunda kapasiteye sahip olmanın çok daha ötesinde olduğunu halihazırda kanıtlıyor. Bu ilişkiler, ülkenin sivil ve askeri filolarının dünyanın en iyi havacılık inovasyonu ve yerel mühendislik kabiliyetlerini birleştiren taşıtlardan oluşmasını sağlıyor. Türkiye halihazırda T-129 ATAK helikopteri gibi platformlarla savunma alanında dünya sınıfında platformlar inşa ediyor ve doğru ortaklıklarla mühendislik alanındaki bu uzmanlığı sivil pazara da kesinlikle aktarabiliriz.

- Türkiye’deki üçüncü havalimanı hakkında görüşleriniz nelerdir? Türk havacılığı ve bölge havacılığının geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Türkiye gezginlerin ve benzer şekilde Türkiye’ye, Türkiye dışına ve Türkiye üzerinden havayolu seyahatinde daha fazla talep oluşturan iş adamlarının tercih ettiği popüler bir destinasyon olmaya devam edecek. Bu büyüme eğilimi devam ettikçe, yeni uluslar arası havalimanı gibi ürünler de seyahat ve işletme deneyimini iyileştirerek yolcular ve havayolu şirketleri için heyecan verici fırsatları temsil edecek. Türkiye’de üçüncü havalimanına duyulan ihtiyaç, bölgenin güçlü pazar performansının başarısının bir göstergesi niteliğinde. Yeni havalimanı, pazarın başarısı üzerine kurulacak ve yolcuların ve havayolu şirketlerinin taleplerinin karşılanmasına yardımcı olacak.

- Honeywell’in Türkiye’deki üçüncü havalimanıyla ilgili projeleri nelerdir? Altyapı sistemleri açısından herhangi bir katkı sağlanacak mı?

- Ülkenin hava trafiğindeki büyümenin uzun vadede desteklenmesi gerektiği aşikardır ve bu nedenle İstanbul’un yeni havalimanı gibi büyük ölçekli projeler ülkenin havacılık sektörünün geleceği açısından hayati öneme sahip. Yeni havalimanında tüm havalimanı teknoloji gamımız için fırsatlar görüyoruz ancak şu an itibariyle bu proje henüz erken aşamalarında dolayısıyla şu anda projeyi çok yakından takip ediyoruz ve ilgili tüm taraflarla düzenli olarak görüşmelere devam ediyoruz.

- Atatürk Havalimanındaki altyapı sistemlerinin güçlendirilmesi için Honeywell’in bir projesi var mı?

- Belirli teknolojiler konusunda ayrıntılara giremem fakat Atatürk işletmesinde yolcuların terminalden geçerken seyahatlerinin daha verimli ve rahat geçmesini sağlayan sistemlerimiz var. Havalimanın gelecekte kapasitesini güçlendirme fırsatlarını yakalamak için havalimanı yönetimiyle sürekli irtibat halindeyiz.

- Havayolunu kullanan yolculara yönelik bir anket yaptınız. Anketten beklentileriniz nelerdir?

- Anketimiz, yolcuların seyahatleri esnasında teknolojiyi nasıl kullandıklarını ve modern seyahat deneyiminden beklentilerinin ne olduğunu tespit etmek amacıyla gerçekleştirildi. Ayrıca yolcuların satın alma davranışlarını daha iyi anlamak da istedik. En dikkat çeken sonuç olarak, rötarların daha kolay geçmesini sağlayacak, bağlantıyı iyileştirecek ve daha sürdürülebilir bir seyahat deneyimi sunacak teknolojilere olan talebin giderek arttığını tespit ettik. Anket sonuçlarına göre, yolcuların neredeyse tamamı (%97) e-biniş kartı ve e-bilet okuyucu gibi teknolojinin daha kolay ve daha az stresli havayolu seyahatinin anahtarı olduğunu düşünüyor. Rötarların azaltılması ve sektörün çevresel ayak izinin iyileştirilmesi için önemli ilerlemelerin kaydedildiği yönünde genel bir kanı hakim. Ancak, yine de daha fazla çalışmanın yapılması gerekiyor.

- Ankete kaç kişi katıldı?

- Ankete Türkiye’den son 12  ay içerisinde en az bir kere uçmuş 18 yaş üzeri 1,000 kişi katıldı.

- Anket sonuçlarına göre yolcuların havayolu şirketini seçerken dikkat ettikleri kriterler nelerdir?

- Anket sonuçlarına göre, yolcular daha hızlı, daha verimli, güvenli ve üretken bir havayolu deneyimi yaşamak istiyor. Sonuçlar, günümüzün yolcularının eko-bilinçli olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Yolcuların neredeyse üçte ikisi (%64), fiyat aynı olursa kullandıkları mevcut havayolu şirketinden daha fazla çevre dostu bir şirkete geçiş yapmayı ve beş yolcudan biri ise (%21) çevre kimliği daha iyi olan bir havayolu şirketiyle uçmak için daha fazla ödeme yapmayı düşünebileceklerini belirtiyor. Ayrıca yolcuların üçte biri (%35) çevresel verimliliğin havayolu şirketlerinin yapması gereken en önemli yatırım olduğunu düşünüyor.

Sektör genelinde eko-bilinçli işletmecilerin havacılık sektörünün çevresel ayak izini azaltmaya yönelik teknolojilere talebinin arttığını görmeye başladık. Terminaller için daha az enerji kullanan akıllı aydınlatma, ısıtma, soğutma, havalandırma ve iklimlendirme sistemleri ile uçakların daha verimli olmasına yardımcı olan ileri havacılık elektroniği, bu teknolojiler arasında yer alıyor. Şu anda heyecan veren teknolojilerden biri, Honeywell tarafından Safran’la birlikte geliştirilen EGTS elektrikli taksi sistemimizdir. Yardımcı Güç Ünitesi (APU), uçağın taksi konumuna çekilmesi (pushback) ve taksi esnasında uçağı hareket ettirmek için takımlarında bulunan elektrikli motorların kullandığı enerjiyi üretiyor, bu sayede ana motorlar kullanılmıyor ve dolayısıyla blok yakıt tüketimi uçuş başına yüzde 4 ve pistteyken emisyonlar yüzde 75’e kadar azaltılıyor.

Yolcuların dikkate aldığı bir diğer kriter, üretken olabilmeleridir. Yolcular uçarken internet bağlantısına sahip olmak istiyor ve ankete katılan yolcuların büyük çoğunluğu (%88) uçak içinde Wi-Fi bağlantısının bulunması önemli bir özellik. 10 kişiden biri, uçak içinde Wi-Fi bağlantısı olmayan bir havayolu şirketiyle uçmayı bile düşünmeyeceklerini öne sürüyor.

Bu özelliğin çoğu yolcu için önemli bir kriter olduğu açıkça görülüyor zira yolcuların yaklaşık olarak üçte ikisi, uçak içi ücretsiz yemek gibi en az bir tane uçak içi ekstra özellik yerine uçak içi Wi-Fi bağlantısını tercih edebileceğini belirtiyor. Bu talebin karşılanmasına yardımcı olmak için, merkezi Birleşik Krallıkta bulunan uydu iletişim şirketi Inmarsat ile yakın işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Honeywell’in uçak bağlantı donanımı için tek sağlayıcı olduğu Inmarsat’ın yeni GX Aviation hizmeti, geniş bant bağlantı hızlarını çok yakında karadan uçağa getirecek ve yolcular 40.000 ft yükseklikte ev ve ofislerindeki bağlantı seviyelerine ulaşabilecek.

Honeywell'in Türkiye'deki hedefleri neler?

Facebook Yorum

Yorumlar

ceket ~ 1 yıl önce
ya abim sende gaz verme önce ceketine bak sana 2 beden büyük:)

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000