10 Ağustos 2010, Salı 08:31:27

EŞREF BİTLİS KAZASIYLA İLGİLİ ÜÇ BÜYÜK İDDİA

Eski Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis'in şehit olduğu esrarengiz uçak kazasında olay yerine nöbetçi savcı olarak ilk giden emekli Alb. Hasan Tüysüzoğlu, kaza ile ilgili ilk kez konuştu...
  • Bu vatanın evladı değil Amerika'ya, dünyaya meydan okur, okudu, okuyacaktır ! Yalnızca bizi yıkmaya çalışan içimizdeki köpekler hariç : Hainler. Bunları bir bir tespit edip ihanetin cezasını verdikten sonra gerektiğinde canını verecek çok "Mehmet"çikler vardır. Er ya da paşa, farketmez. Böyle "Paşa" ları da zor buluruz.. Benim adım da "Mehmet" ! Ona göre...
  • kardeş konu hassas diyemi yorumlarımızı yayınamıyon
  • sonuç olarak paşamız şehit olmuş ve bazı yerlere yine kanaatimce mesaj gitmiş ve dosyalar kapatılmıştır. binlerce soru sürekli ortaya gelip sorulsada artık cevaplanabileceğini sanmam, herkesin malumudurki vakti zamanında barış için yapılan tatbikatta yanlışlıkla torpil atılıp nasıl donanma amiral gemimiz YANLIŞLIKLA vurulmuşsa bu da öyle bişeydir.. amerikanın huyu kurusun işte mesajları böyle veriyor... soru işaretleriyle kapanan bu dosya artık karıştılsada bişey çıkmaz... bu vesile ile bu büyük komutanın ruhu şad mekanı cennet olsun... saygılarımla... emre akpınar
  • taciz edilerek düşürülmek istenmiştir.Yolculuk başlangıcında türk ordusu jandarma komutanı taşındığı bölgeyi denetleyen awacs uçağına bildirmiş olmasına rağmen pilotların çabaları sonucu jetler geri çağrılmıştır, bu düpedüz bir uyarıdır amerikanın bir türk komutanının olduğu helikopteri yanlışkla taciz etmesini sizin takdirinize bırakıyorum.nitekim bu türk istikbalinin bekası için çalışan yiğit komutan bu uyarıları dinlemediği için kanaatimce gereken yapılmıştır.Aydınlık yazarı Soner Yalçın o gece paşanın uçağının bulunduğu hangarda nöbet tutan askerlerle konuşmuş süpheli onlarca durumu ortaya çıkarmıştır.Sizce soner yalçının aklına gelen devletin aklına gelmemişmidir.

* Dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in uçağı düştüğünde olay yerine giden ilk savcı sizsiniz.

Eşref Bitlis'in uçağı düştüğünde nöbetçi savcı bendim. Yüksel Ferah kıdemli savcı, benden daha kıdemsiz yardımcı savcı Serdar Karapınar ve ben vardım. Nöbetçi savcı olarak hemen olay yerine intikâl ettim. Karapınar'a da "Bir uçak düşmüş. Olay yerine intikal ediyoruz. Bana yardımcı olursun gel" dedim.

PATLAMA YERDE OLDU

*Olay yerine gittiğinizde nasıl bir görüntü vardı?

Yenimahalle'deki Posta İşleme Merkezi'ne uçak düşmüştü. Biz gidene kadar askeri personel güvenliği sağlamaya çalışmış. Düşüş anını gören şahısların kimliklerini tespit ettik ve ifadelerini aldık. Orada aldığımız bilgiler, uçağın havada infilak etmediği, düştükten sonra infilak ettiği yönündeydi. İfadesine başvurduğumuz herkes bunu söyledi.

* Olay yerinde kendisini gördünüz mü?

Rahmetli Jandarma Komutanı tanınır haldeydi. Kol, bacakları kopmuştu, ama beden olarak tanınıyordu, yüzü tanınacak haldeydi. Bana paşamızın cüzdanını verdiler. Cüzdanında bir miktar para ve ayetler vardı. Biz orada gereken tespitleri yaptık. Herkesin ocağına ateş düşmüş. Daha sonra, "Kim nöbet tutmuş, benzin ne zaman konulmuş, araca yaklaşan var mı" diye uçağın gecelediği hangara gittik. Benzini koyanları, uçağa yaklaşanları bulduk. Genel değerlendirme aracın güç kaybettiği, buzlanma olduğu ve düştüğü yönünde oldu.

DOSYA BİZDEN ALINDI

*Bugün geriye dönüp baktığınızda sizin değerlendirmeniz ne yönde?

O zaman çeşitli iddialar oldu, uçağa bomba yerleştirildiği iddiaları da vardı. Bomba olsa havada infilak eder, düştükten sonra ayrıca patlama olabilirdi. Bomba yoktu, ama bizim ulaşamayacağımız, tespit edemeyeceğimiz başka teknikler kullanılmış olabilir. Meselâ benzine su karıştırılmış olabilir. Daha sonra benzin karışımlarının tahlilleri yapıldı, ama ben sonuçları görmedim. Bizi devre dışı bıraktılar, sonuçlarla ilgilenemedik.

*Neden devre dışı bırakıldınız?

Baştan "birlikte çalışalım" dediği halde, sonra bilmediğimiz nedenlerle dosyayı bizden aldı, bir daha karıştırmadı, kendisi yürüttü. Uygulama gereği kimin nöbetinde olay olmuşsa, soruşturma sonuçlanana kadar o bakar. Soruşturmaya ilk başlayan kişi benim, ondan sonra kıdemli savcı dosyayı bizden aldı, nihai karara o bağladı. Takipsizlik, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.

Kozmik evrakları yanında olabilirdi

*Otopsi yapıldı mı?

Hayır, otopsi yapılacak bir durum yoktu. Çoğu yanıktı. Kömür olmuşlardı. Gülhane'den telefon açtılar, "İşin içinden çıkamıyoruz. Ne yapalım" dediler.

*Cem Ersever'i gördünüz mü?

Cem Ersever ile bir karşılaşmam olmadı.

*Komutanın bir çantası verildi mi size?

Hayır, sadece cüzdan aldık. Jandarma Genel Komutanı'nın kozmik evrakları da olabilirdi yanında, ama bize bir çanta verilmedi.

JANDARMA KOMUTANI ÖLDÜ SORUMLUSU TERFİ ETTİ

* Böylesine bir olayı ilk soruşturan savcı olarak sizin dikkatinizi çeken hiçbir garip olay yok mu?

Ben bulunduğum soruşturma devresinde uçağa bomba konulmadığından ve uçağın havada infilak etmediğinden eminim. Uçağı imal eden firmadan görüş soruldu. Firma kendisini kötüler mi? Ona eşdeğerdeki bilgilere, tekniğe sahip olan diğer firmalardan görüş sorulmalıydı. Uçakta diyelim ki buzlanma oldu, demek ki gereken tedbirler alınmamış. Bu tedbirlerin alınmamasının sorumluluğu komutana aittir. Terfi etmemesi lazımdı, terfi etti.

*Komutan kimdi?

Armağan Kuloğlu, Kara Havacılık Okul Komutanı. O zaman tuğgeneraldi, tümgeneral oldu. Aynı dönemde o üsden kalkan başka helikopterler de düştü. O soruşturmaları da ben yürüttüm. Komutanlıktan gelen emirlere göre pilot geceyi nöbette geçirmişse ertesi gün ona uçuş görevi verilmez. Helikopteri kullanan iki pilot arkadaşa nöbetçi oldukları halde görev verildiğini tespit ettim. Bu emirlerin bir albay ve komutan Kuloğlu'nun direktifi ile verildiğini tespit ettim. Albay hakkında doğrudan işlemi ben yaptım, Kuloğlu için hakkında tahkikat yapılması gerektiğini Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na yazı ile bildirdim. Kuloğlu karargâha geldiğinde mutlaka bana da uğrardı. Benim hakkındaki yazımdan sonra bana uğramaz oldu. Uçak düştü, Jandarma Genel Komutanı hayatını kaybetti, başka helikopterler de düştü, tuğgeneral yükseldi tümgeneral oldu, hakkında bir işlem yapılmadı.

(Bugün)

EŞREF BİTLİS KAZASIYLA İLGİLİ ÜÇ BÜYÜK İDDİA

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (13)

Misafir ~ 6 yıl önce
Bu vatanın evladı değil Amerika'ya, dünyaya meydan okur, okudu, okuyacaktır ! Yalnızca bizi yıkmaya çalışan içimizdeki köpekler hariç : Hainler. Bunları bir bir tespit edip ihanetin cezasını verdikten sonra gerektiğinde canını verecek çok "Mehmet"çikler vardır. Er ya da paşa, farketmez. Böyle "Paşa" ları da zor buluruz.. Benim adım da "Mehmet" ! Ona göre...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
kardeş konu hassas diyemi yorumlarımızı yayınamıyon

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
sonuç olarak paşamız şehit olmuş ve bazı yerlere yine kanaatimce mesaj gitmiş ve dosyalar kapatılmıştır. binlerce soru sürekli ortaya gelip sorulsada artık cevaplanabileceğini sanmam, herkesin malumudurki vakti zamanında barış için yapılan tatbikatta yanlışlıkla torpil atılıp nasıl donanma amiral gemimiz YANLIŞLIKLA vurulmuşsa bu da öyle bişeydir.. amerikanın huyu kurusun işte mesajları böyle veriyor... soru işaretleriyle kapanan bu dosya artık karıştılsada bişey çıkmaz... bu vesile ile bu büyük komutanın ruhu şad mekanı cennet olsun... saygılarımla... emre akpınar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
taciz edilerek düşürülmek istenmiştir.Yolculuk başlangıcında türk ordusu jandarma komutanı taşındığı bölgeyi denetleyen awacs uçağına bildirmiş olmasına rağmen pilotların çabaları sonucu jetler geri çağrılmıştır, bu düpedüz bir uyarıdır amerikanın bir türk komutanının olduğu helikopteri yanlışkla taciz etmesini sizin takdirinize bırakıyorum.nitekim bu türk istikbalinin bekası için çalışan yiğit komutan bu uyarıları dinlemediği için kanaatimce gereken yapılmıştır.Aydınlık yazarı Soner Yalçın o gece paşanın uçağının bulunduğu hangarda nöbet tutan askerlerle konuşmuş süpheli onlarca durumu ortaya çıkarmıştır.Sizce soner yalçının aklına gelen devletin aklına gelmemişmidir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000