11 Temmuz 2012, Çarşamba 10:11:16

"DÜŞEN UÇAKLA İLGİLİ HER DETAYI BİLİYORUZ"

Suriye'nin düşürdüğü Türk jetiyle ilgili araştırma sürerken, üst düzey bir Amerikan Dışişleri yetkilisi, müttefik olarak Türkiye'yi desteklediklerini söyleyerek olaya ilişkin tüm detayları bildiklerini belirtti.

Hürriyet Gazetesi'nden Tolga Tanış'ın haberine göre,  ABD 'li yetkili, "Amerikan Yönetimi’nde görev alan ve bilmesi gereken kişiler detayları biliyor. Ancak biz, tartışılan konularda hiçbir detayı açıklamayacağız” dedi. ABD 'li yetkili şunları söyledi:

"Bizim şimdiye kadar vurulan Türk jetiyle ilgili yaptığımız açıklamalar, Türkiye ’nin pozisyonuyla çelişmiyor. Ortada sadece Wall Street Journal ’ın yayınladığı ve Pentagon’dan bir yetkiliye dayandırdığı haber var. O açıklamayı yapanın da neden yaptığını bilmiyorum. Elbette bu olayın detaylarının neler olduğunu Amerikan Yönetimi’nde görev alan ve bilmesi gereken kişiler biliyor. Ama şu anda Türkiye ’de tartışma konusu olan hiçbir detayın bizim için kesinlikle hiçbir önemi yok."

"Uçak uluslararası sularda mı, Suriye karasularında mı vuruldu? Füzeyle mi vuruldu, uçaksavar ateşiyle mi ne fark eder. Sonuçta bizim için müttefiğimizin bir uçağının vurulmuş olması önemli. Türkiye , bu konuda ne kadar çok yüksek sesle konuşursa o kadar inandırıcı olacağını düşündü. Sanırım o yüzden Başbakan’a açıklama yaptırdılar. Bu tıpkı İngilizce bilmeyen birine bağırarak konuşan Amerikalıların durumuna benziyor. Ancak biz, bu tartışılan konularda hiçbir detayı açıklamayacağız."

'Türkiye ile yüzde 90 aynı düşünüyoruz'
"Bizim için önemli olan Suriye’de devam eden krizin aşılması. Bu konuda Türkiye ile yüzde 90 aynı düşünüyoruz. Neden yüzde 100 değil? Çünkü ben hiçbir zaman ülke ilişkilerinde ‘Yüzde 100 aynıyız’ demeyi sevmem. Mutlaka bazı farklılıklar olur. Türkiye ile yüzde 10 farklılık için de sanırım Türkiye ’nin Suriye’de daha müdahaleci bir tavır içinde olmasını sayabilirim. NATO ’da da üyeler Suriye’de askeri bir müdahale yaşanmasını istemiyorlar. NATO Genel Sekreteri’nin açıklamalarında da bunu görebilirsiniz. Sadece ABD değil, başka NATO üyelerinin de bu konuda çok açık bir politika izlediklerini söyleyebilirim. Teker teker ülke ismi vermek istemiyorum. Ama müdahale konusunda çekincesi olanın sadece ABD olmadığını bilmelisiniz."

"Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Bakan Ahmet Davutoğlu arasındaki iletişim halen çok güçlü. Her konuda sürekli görüşüyorlar. Ahmet Davutoğlu ile ilgili geçen yıla göre Washington ’da bir algı değişmesi olduğunu sanmıyorum. Ancak Davutoğlu için bir bilanço yaparsak, bir tarafta olumlu taraflar var, diğer tarafta olumsuz taraflar. Kürecik’e konuşlandırılan radar ve Suriye, bilançonun olumlu tarafındakiler. Olumsuz tarafında ise Mavi Marmara Olayı ve Kıbrıs’ın başkanlığı sırasında Türkiye ’nin AB ’nin dönem başkanlığı ile ilişkileri dondurma kararı var. Türkiye ’nin Kıbrıs konusunda bu aşamaya nereden geldiğini anlıyoruz. Ancak bu karar bize saçma geliyor."

Obama neden aramadı?
Suriye krizi ve düşürülen Türk uçağı olayında bir diğer soru, Başkan Obama’nın, Başbakan Erdoğan’ı neden aramadığı meselesi. Geçen sene Obama ile Erdoğan arasında tam 13 kez telefon konuşması gerçekleşmişken, iki liderin en son ne zaman telefonda görüştükleri sorusuna Beyaz Saray'ın yanıtı, son tarihin 13 Ocak 2012 şeklinde oldu. Üst düzey Amerikan Dışişleri yetkilisi, görüşmelerin neden seyrekleştiği ve Obama’nın vurulan uçak olayı sonrası Erdoğan’ı neden aramadığına şöyle yanıt verdi:

“Bu tamamen Beyaz Saray’ın kendi içinde yaptığı değerlendirmelerin sonucu. Ancak ‘Uçak düştükten sonra Obama neden aramadı’ diye soruyorsanız, hikâyenizi buldunuz demektir (gülüyor). Eminim bunda birçok etken vardır. Bu konuda net bir yorum yapamam.”

Üst düzey yetkili, Obama ve Erdoğan’ın sene başından beri Güney Kore ve Meksika ’daki uluslararası zirvelerde iki kez bir araya gelmiş olmalarına rağmen, daha yakından ve koordineli bir işbirliğine işaret eden telefon görüşmelerinin kesilmesinde Türkiye ’nin Suriye’de müdahale yanlısı bir tutum sergilemesinin etkili olup olmadığı konusunda ise şu yanıtı verdi:

“Bizim Suriye’de bir müdahaleyi desteklemediğimiz çok açık. Ama sebep doğrudan bu diyemeyiz. Unutmayın bu sene Amerika ’da seçim yılı. Ve seçimlerde konu dış politika olunca, Amerikan seçmeni için tek önemli mesele İsrail ’in güvenliği olur. İlişkilerin seyrinde bana kalırsa bunu dikkate almak gerekir.”


'OPTİK ALGILAYICI FÜZE' İDDİASISabah Gazetesi'nden Ceyda Karaaslan'ın haberine göre ise, "düşen uçakla ilgili dadar kaydı neden yok?" sorusuna açıklık getiren askeri yetkililer, "Suriye'nin uçağımızı radar güdümlü değil, optik algılayıcılarla hareket eden füzeyle vurduğu anlaşılıyor" dedi. Habere göre ulaşılan Hava Kuvvetleri Komutanlığı kaynakları, "Uçağın füzeyle vurulduğuna ilişkin radar kayıtları yok. Çünkü uçak radar güdümlü bir füze vurulmamış. Dolayısıyla radara dayalı kayıtların olmaması çok doğal" diye konuştu.

Uçağın, optik algılayıcılarla hareket eden bir füzeyle vurulduğu kanaati ön plana çıkıyor. Keşif uçuşu yapan RF-4 uçağında radar uyarı sistemi bulunmasına rağmen füze, radar kilitlenmesiz fırlatıldığı için Türk jeti herhangi bir tehdit unsuru algılamadı. Füze radar sistemini algılayabilen RF-4 uçakları, manevra yaparak veya ateş topları olarak bilinen karşı koyucularla füzelerden kurtulabiliyor. Enkaza ait parçalarda yapılan ilk incelemelere göre uçağın bir uçaksavarla vurulmadığı görüşü korunuyor. Füzenin uçağın yakınlarında infilak ederek hedefi etkisiz hale getirmiş olabileceğine dikkat çeken uzmanlar "Hedef, direkt olarak vurulmamış. Uçağın 8 parçaya ayrılması füzenin infilak etmesi sonucu oluşmuş izlenimi veriyor. Bu, füzenin radar güdümlü olmamasının da bir göstergesi. Radar güdümlü füzeler genellikle hedefi tam ortadan vurur" diye konuştular.

Uçaksavar kullanımlarında motorun da hasar alacağına vurgu yapan yetkililer, TSK 'nın uçağın uluslararası sularda vurulduğu tezinde ısrarlı olduğunu belirtti. Uçağa ait parçaların aramalarına da Doğu Akdeniz 'de devam ediliyor. ABD 'ye ait araştırma gemisi Nautilus, önceki gün Bodrum'a döndü. Arama faaliyetine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait TCG Çeşme devam edecek.

YENİ ANGAJMAN KURALLARI İSRAİL'İ DE HEDEF ALDI
Öte yandan Vatan Gazetesi'nden Levent İçgen'in haberine göre, düşen uçak krizinin ardından Suriye’ye yönelik angajman değişikliğine giden ve Türk hava sahasına yaklaşan Suriye hava unsurlarına karşı hakiki alarm veren Türkiye , bir ilke imza atarak bu kapsama İsrail ’i de dahil etti. 6 Temmuz’da, İsrail Hava Kuvvetlerine ait 2XF-15 uçağının, Doğu Akdeniz ’de ve uluslararası hava sahasında uçarken, Türkiye hava sahasına “yaklaşması” üzerine, TSK ’nın “hakiki alarm” verdiği ortaya çıktı.

İsrail uçağına yönelik füze donanımlarıyla havalanan İncirlik’te bulunan 2XF-16 “Scramble Kolu”, sınır ihlali olmayınca 10.26-12.40 saatleri arasında, Adana ve Hatay üzerinde kontrol amaçlı devriye uçuşu icra etti. İhlal gerçekleşmesi durumunda, Türk F-16’ların değişen angajman kuralları çerçevesinde, İsrail ’i hedef olarak görüp vurma hakkı bulunuyor. TSK , Suriye’nin Türk askeri uçağını düşürmesinden önce İsrail hava unsurlarının, uluslarası hava sahasında yaptıkları sınıra yakın uçuşlara karşı alarm vermiyordu. En son Mayıs ayında İsrail ’e ait tipi tespit edilemeyen bir uçak KKTC hava sahasını “ihlal ettiği” için Türkiye ’yi alarma geçirmişti.

İsrail uçağının Doğu Akdeniz ’de ve uluslararası hava sahasında uçarken Türk hava sahasına yaklaşmasının ardından olayın Dışişleri Bakanlığı’na bildirildiği öğrenildi. Uçak krizinden sonra 30 Haziran itibariyle Hatay ve Mardin’in güneyinde Suriye hava sahasında sınıra yakın uçarak TSK savaş uçaklarının füze donanımlarıyla  havalanmasına neden olan Suriye helikopterlerine karşı, Türkiye hakiki alarm veriyordu. 30 Haziran’da Türkiye sınırına 4 mil yakın uçan Suriye helikopterleri, 1 Temmuz’da ise sınıra 2 mile kadar yaklaşmışlardı. Suriye hava unsurları en son sınıra 1,7 deniz mili kadar yakın uçması ise dikkat çekmişti. İhlalin gerçekleşmemesi nedeniyle Türk savaş uçakları, kontrol amaçlı devriye uçuşu gerçekleştirmişti. 

"DÜŞEN UÇAKLA İLGİLİ HER DETAYI BİLİYORUZ"

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000