26 Ocak 2010, Salı 12:00:17

MADDE MADDE ANLATTILAR, ÇÖZÜM İSTEDİLER

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Orhan Birdal’la yaptıkları görüşmede bir rapor sunarak sorunlarını ifade etti.
  • giysiler dağıtılırken sorunlar vardı elbette ama şimdi ortada hiçbir şey yok. en son ceketlere son derece özensiz biçimde kurum adı da yazılmıştı sanki piyasada satacakmışız gibi. kaldı ki bu kalite mala kim para verir? ama birileri veriyor.
  • Dağıtılan elbiseler en adi kumaşlardan ayakkabılar en adi deri bile denilemiyecek maddelerden yapılıyor ve gönderiliyor.Yıllardan beri verilen takımlardan bir tanesi üzerimizee tam uymuyor.Adamlar ölçü alıyorlar gelen elbiseler üzerimize ne hikmetse uymuyor.Bu elbise işinden birileri binlerce tl rant sağlıyor.Bu dünyanın ötesi de var sayın yetkililer
  • samsun meydanıyla ilgili hassasiyet bir dereceye kadar anlaşılır olsa da fazla alınganlığa gerek olmadığı kanısındayım. özel sektör tarafından işletilen pek çok başarılı örnek varken samsun niye işletilmesin? neden ve sonuçlar birbirine karıştırılıyor. samsun meydanı bu kadar sorunsuzsa çekinecek bir şey de olmamalı, değil mi?
  • Samsun Karadenizin en büyük Sehri olarak hep kücük görülmekte ve mümkün oldugu kadar yerden yere vurulmaktadir. Samsun Havaalani herseýiyle dislanmaktadir ve amac Trabzonu korumaktir. Aralik sonu istatistiklerine göre 870bine yakin Yolcu trafigine ragmen halen kücük görülüp bastan sagmaya calisilmaktatdir. Verin Özel idareye veya 3. Sahislara isletmeye calissinlar, sonra gidip Havaalaninin Parcalarini toplarsiniz. Samsun Havaalanini niye cekemiyorsunuz anlayamiyorum. Sinop ve Tokat Havaalanlarinin devredilmesine birsey diyemem ama Samsununda icine karismasa cok sasirdim ve Samunun kurtulusunu aramakta oldugunuzu daha iyi anlamaktayim

BTS 2 No’lu İstanbul Şube’si Birdal’la yapılan görüşmede sorunlarını ifade eden maddeler halinde rapor sunarak çözüm istedi.

Devlet memurları, hem maaş hem de genel sorunlarını gerekçe göstererek geçtiğimiz Kasım ayında bir grev yapmış ve sorunlarının çözümünü istemişti. Grevin özellikle hükümete yönelik olduğunu açıklayan sendika üyeleri çözüm getirilmemesi halinde grevlerine zaman zaman devam edeceklerini belirtmişlerdi.

Bu kapsamda 21 Ocak 2010 tarihinde DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal ile sorunların çözümü adına bir görüşme yapan BTS’nin 2 No’lu şubesi, bir rapor yayınlayarak çözümün artık kaçınılmaz olduğunu belirtti.

İşte Birdal ile yapılan görüşmede sunulan rapor:

DHMİ Genel Müdürü Orhan BİRDAL’la Yapılan Görüşmede 
Kendisine sunulan Rapor (21.01.2010)

1. 2009 yılında verilmesi gereken istihkaklar: ( Elbise, ayakkabı, gömlek v.s. )

Sivil Havacılık Yönergesi (SHY) 14’e göre her yıl tüm hava meydan /liman çalışanlarına verilen ve denetlemesini de kurumumuzun yaptığı, hava meydan ve hava limanlarında çalışan tüm kişilerin nerede çalıştığının anlaşılması için bir üniforma niteliğinde olan giysiler hemen hemen tüm şirketlerce yazlık ve kışlık olarak her yıl verilirken havacılık otoritesi ve denetleyicisi olan DHMİ’de geçen yıllarda yönetim kurulu kararı ile iki yılda bir verilmeye başlanılmıştır. 
 

Ayrıca bu istihkaklar verilmesi belirli bir takvim çerçevesinde yapılmadığından küçük ihmaller 2009 istihkaklarının daha verilememesi gibi büyük gecikmelere yol açmaktadır. Ayrıca denetim mekanizmaları sağlıklı çalışmadığından ihalede gösterilen ile verilen istihkaklar arasında büyük kalite farkları oluşmaktadır. İki yılda bir verilen elbiseler ve her yıl verilen ayakkabılar bir yıl değil, bir sezon bile dayanmamaktadır. Bunun sonucunda personelimiz kurumunun itibarını sarsmamak için kendi aldığı giysileri giymektedir.

Bu gidişle 2010 yılında da büyük bir olasılıkla kendi aldıkları giysileri giyeceklerdir. Bunun olmaması için bir an önce 2009 istihkaklarının verilmesi ve çalışanlarımızın diğer çalışanlar nezdinde küçük düşmemeleri için eğer verilen takım elbiseler, ayakkabılar v.s. giyilmesi isteniyorsa istihkaklarda kaliteden ödün verilmeyerek yazlık ve kışlık şeklinde yılda iki defa verilmesi ve ayrıca;  Merkezde (Genel Müdürlüğümüzde) çalışan tüm personelinde giyim istihkaklarında faydalanması için çalışılma yapılmalıdır.

2. Genel Müdürümüz tarafından personel maaşlarında iyileştirme yapıldığının devlet televizyonunda anlatılması:

Genel Müdürümüz Sayın Orhan BİRDAL, TRT televizyonuna verdiği bir röportajda personelin maaş durumlarının ve havacılık tazminatının tekrar düzenlendiğini açıklamıştır. Aynı statüde aynı grupta çalışan personelimiz arasında uçurum haline gelen maaş farklarının bir an önce düzeltilmesi ve çeşitli sendikaların yaptığı araştırmalardaki gibi tüm personelimizin yoksulluk sınırının üzerinde bir maaş alması isteğimizdir. Yapılan bu çalışmalarında kapalı kapılar ardında değil de personelimiz bilgilendirilerek ve sendikalarında görüşleri alınarak yapılması çeşitli söylentilerin önünü kesmesi açısından gereklidir. Ayrıca skala ayarlamasının personelimiz lehine “eşit işe, eşit ücret” şeklinde yapılması isteğimizdir.

3. Lojman ve Hizmet Evleri:

Lojman sorunu DHMİ’de yaklaşık 25 yıldır kanayan bir yaradır. Bu sorunun çözümü lojmanda oturma süresinin 5 yıl olarak düzenlenmesi ve buna uygun hareket edilmesi ile mümkündür.

Hizmet evlerinde ise o hizmet evinin bulunduğu mevkideki sistemlerde ya da binalarda görev yapan personelin oturması arızalara, olaylara ve güvenliğe anında müdahale açısından yararlı olmaktadır.  Görevi olmayan çeşitli kişilerin buralarda oturması personelimiz arasında huzursuzluğa yol açmaktadır. Bu konunun acilen düzeltilmesi DHMİ Genel Müdürlüğünün elindedir. Ayrıca hizmet evleri de kendi içerisinde 5 yıl süreli olmalıdır.

4. Kreş Sorunu:

Kreş sorununu DHMİ artık görmezden gelmekten vazgeçmelidir. Bir an önce kanun ve yönetmeliklerden gelen sorumluluğunu yerine getirmeli ve çalışan personelin işe daha huzurlu gelmesi için havaliman ve meydanlarda kreş açılmalı bu mağduriyet giderilmelidir. DHMİ yer bulunamaması vs. gibi sorunları çözebilecek yetenekte ve deneyimde bir kurumdur.  Bu konuda gerekirse sendikalar, ilgili meslek odaları ve konu hakkında uzman olan sivil toplum örgütleri çalışma yapmaya hazırdır. Örneğin,  Atatürk Havalimanında TOKİ tarafından DHMİ ye devredilen tesisiler atıl durumda olup,  burası kullanılabilir. Her meydan / limanda bu şekilde değerlendirilebilecek yerler vardır.

5. Yemek Sorunu:

Havaliman ve meydanlarımızın birçoğunda yemek sorunu yıllardır çözüm bulunamayan bir sorundur.  Atatürk Havalimanından örnek verirsek karmaşa daha iyi anlaşılır. Kuvvet santrali personeli kendi yemeğini kendileri yapmakta, D Blok personelinin bir kısmı TAV’dan alınan ücretli kalitesiz yemeği yemekte, Teknik Blokta bulunan bir kısım çalışan Çelebi, Havaş Firmasında ücretsiz yemek yemekte ve diğer geri kalan personelimizde ya yemeklerini evden getirmekte ya da USAŞ ve TAV’ın restoranlarında pahalı bir şekilde yemek ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar.

Bu karmaşanın düzeltilmesi iş ve zaman kaybına yol açan bu durumun Genel Müdürlüğümüz tarafından liman ve meydanlarda örgütlü sendikalarında birer temsilcilerinin bulunduğu komisyonlar oluşturarak; kurumumuzun da itibar kaybına uğradığı bu mağduriyet bir an önce halledilmelidir.

6. Banka Promosyonları:

Bilindiği üzere 2010 yılının Şubat ayı itibarıyla anlaşmalı olduğumuz banka ile sözleşmemiz bitecektir. Sözleşme yapılan Banka Promosyonları defaten ödemesi bütün çalışanların ortak görüşüdür.

7. Yeniden Yapılandırma Süreci:

Kurumumuzun içine sokulduğu yeniden yapılandırma süreci hakkında ne yazık ki Genel Müdürlüğümüzün bir açıklaması bulunmamakta ve çalışanlar bu süreçte yok sayılmaktadır. Çalışanların ve Türkiye havacılığının geleceğini belirleyecek böylesi bir süreçte çalışanların görüşlerinin alınmaması ve ne yazık ki süreç ile ilgili sürekli ortada dolaşan spekülatif bilgi ve yorumlar iş huzurunu bozmaktadır. DHMİ Genel Müdürlüğünün artık bu süreç hakkında bir açıklama yapması gerekmektedir.

8.  Tokat, Sinop ve Samsun Çarşamba Havaalanları:

Tokat, Sinop ve Samsun Çarşamba Havaalanlarının il özel idareye, belediyelere veya  3. şahıslara devredileceği söylenmektedir. Bu durumdan çalışanlarımız rahatsız olmaktadır. Böyle bir çalışma olup olmadığının çalışanlarla paylaşılması yararlı olacaktır.
9. Personel Sorunları:

Birçok Havalimanlarında personel eksikliği hat safhada olup, özellikle hava trafik hizmetleri bölümleri eksik elemanla çalışmakta ve bu durum hem uçuş güvenliğinin riske edilmesine hem de çalışanların aşırı yıpranmasına sebebiyet vermektedir. Yine; SMART Projesi kapsamında Ankara da birleştirilecek olan bölümlerin (Saha kontrol, AFTN vs. ) akibeti bu bölgelerin ve işlerin devralınması ile gerekli çalışanların nasıl istihdam edileceği, nakil ve görevlendirmelerin olup, olmayacağı hakkında hâlihazırda bir açıklama, bir çalışma yapılmamış durumdadır. Bu konuda DHMİ’nin önümüzdeki sürece dair planlamasını açıklaması çalışanlarımız açısından moral ve motivasyon kaynağı olacaktır.

Tüm çalışanlarımız; memur, elektrik, elektronik ve makineciler, itfaiye(ARFF) çalışanları, apron hizmetleri, hava trafik kontrolörleri gibi meslek gruplarındaki arkadaşlarımız Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarına oranla birçok sosyal hak ve teşvikten yoksun bulunmaktadır.  Bu kadar uzmanlık ve fiziksel olarak zor şartların üstesinden gelebilmeyi gerektiren iş alanlarında emeklilik yaşının 65 olması düşünülemez. Emeklilik yaşının Avrupa’daki standartlara kavuşturulması ve yıpranma tazminatı elzemdir. Aynı şekilde lisansla çalışmakta olan personelimizin lisanslarını kaybetmelerine sebep olacak sağlık özürlerinin gelişmesi durumlarına karşı (örneğin trafik kazası geçirmek, ani gelişen görme ve duyma problemleri vs.) acilen bir lisans sigortası gerekmektedir.

10. Sağlıkta Özelleştirmeler:

Havalimanlarımızda yapılmış olan sağlık ocakları özelleştirmeleri çalışanlarımızı mağdur etmiş ve “paran kadar sağlık” mantığının havalimanı ve meydanlarında da yerleştirileceğinin göstergesi olmuştur. Örneğin; Bodrum-Milas Havalimanında hizmet vermekte olan firma muayene için giden arkadaşlarımızı muayene etmemektedir. Bu durumun düzeltilmesi gerekmektedir.

11. Mazeret İzinleri:

Mazeret izinleri hakkında daha önce Genel Müdürümüz Sayın Orhan BİRDAL’la yaptığımız bir görüşmede “şifahen 2 gün veya 3 gün mazeret izini isteyenler bu izinlerini alabilirler” denilmesine karşın geçen zaman içerisinde bu konu ile ilgili bir tamim yayınlanmadığı için konu çözümsüz kalmıştır. Personelin mağdur edilmemesi ve bu sorunun kısa sürede çözümü dileğimizdir.

12. Hasta Ziyaretleri:

Hastanede yatan bir hasta arkadaşımızı ziyaret toplumumuzun güzel geleneklerinden birisidir. Bu yüzden kurumumuz personeli hastanede yatan arkadaşlarımızı ziyaret için istediğinde cenazelerde olduğu gibi araç çıkartılarak hasta arkadaşını ziyaret etmek isteyen arkadaşlarımıza kolaylık sağlanması, hem hastanın moral motivasyonunu hem de kurumumuzun kadirşinaslığını arttıracaktır.

13. Görevde Yükselme Yönetmeliği:

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hakkındaki çalışmalar bir an önce bitirilmeli, şaibelere yol açmayacak ve mağduriyet yaratmayacak bir yönetmelik hazırlanmalı, her unvan için Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavı yapılmalıdır.
14. Atatürk Havalimanı başta olmak üzere; tüm Başmüdürlüklerde banka şubesi açılması için çalışma yapılması yararlı olacaktır.

15. Atatürk Havalimanı Başmüdürlüğü, sosyal tesislerin yönetim kurulunda sendikamızı temsilen İstanbul 2 No.lu Şube Başkanlığımız yer almaktadır. Daha evvel DHMİ Genel Müdürü Sayın Orhan BİRDAL’la görüşülmesine rağmen hala bilgisayarlı adisyon sistemine geçilmemiş olup, 1 Mart 2010 tarihine kadar anılan sistem konulmadığı taktirde sendikamız yönetim kurulundan çekilecek ve çekilme kararı tüm çalışanlarla paylaşılacaktır.

16. İtfaiye çalışanlarının(ARFF) Genel Hizmetler sınıfından Yardımcı Hizmetler sınıfına düşürülmesi personelin hem çalıştığında hem de emekliliğinde hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu kaybın önlenmesi yönünde çalışma yapılması gerekmektedir.

DHMİ GENEL MÜDÜRÜ ORHAN BİRDAL’LA 21.01.2010 TARİHİNDE YAPILAN GÖRÜŞME İLE İLGİLİ BİLGİ NOTUDUR.

21 Ocak 2010 tarihinde DHMİ Genel Müdürlüğünde DHMİ Genel Müdürü Orhan BİRDAL’la Genel Sekreter Yavuz DEMİRKOL, Genel Hukuk ve TİS Sekreteri Mehmet ERDOĞAN ve İstanbul 2 No.lu Şube Başkanı Yakup TAĞI’nın katılımıyla bir toplantı yapılmıştır. Toplantı Genel Müdür Orhan BİRDAL’ın programı gereği (TBMM’de toplantıya katılacaklarından) 1 saat sürdü. 1 saatlik toplantı süresince ancak aşağıda sıralanan konularda görüşülebilinmiş; ayrıca yukarıda bulunan raporunda bir örneği genel müdüre verilmiştir. Toplantının bir bölümüne Genel Müdür Yardımcısı Mehmet ATEŞ’te katılmıştır.

Toplantıda Genel Müdürü tarafından aşağıdaki hususlara değinildi:

1. Giyim eşyası konusunda elbiselerle ilgili teknik şartnamenin Gazi Üniversitesine hazırlatıldığı, hazırlanan numunelerinde test edildiği, personelin çoğunun aldıkları elbiseleri giymediklerini, giyim eşyası konusunda bir komisyon kurduklarını, bölgesel farklılıkları dikkate alacak şekilde elbiselerin dağıtılacağını, bu konuda üniversiteden destek aldıklarını, Malzeme Dairesi tarafından bir çalışma yapıldığını, Sendikalardan temsilci çağrılacağını, bu konuda giyim eşyası giyilmesi hususunda personelden söz istediklerini, bu konuda iyi niyetli bir çalışma yürüttüklerini, Havaalanlarında çok çeşitli kuruluşların var olduğunu, bunlar arasından kurum çalışanların ayırt edilmesi açısından bunun gerekli olduğunu, 2010 yılında yapılacak ihalede sorun yaşanmaması için gerekenlerin yapılacağını,  bir pantolon değil de 2 pantolon verileceğini, DHMİ Genel Müdürlüğü Merkez teşkilatında çalışanlara mevzuat gereği elbise verilemediğini belirtti.

2. Euro Control tazminatlarının artırılması için çalışma yapıldığını, bu çalışmanın Ulaştırma Bakanlığı tarafından desteklendiğini, bu konuda açılan davalar nedeniyle kurum imajının (tazminatların verilmesi sırasında irtibata geçilen diğer kurumlar açısından) olumsuz etkilendiğini, Euro Control tazminatlarının personel tarafından iyi algılanmadığını, çalışan 7800 kişinin hepsini ilgilendiren bir konuda yapılan çalışmanın zor olduğu, tüm çalışanların sistemden azami faydalanmaları için çaba gösterildiğini, 

3. Euro Control paralarının DHMİ’nin beyanına göre verildiğini(konuyla ilgili yapılan harcamaların karşılığı olarak verilmekte olduğu, tazminatlardan dolayı maliyeye 10 trilyon bir maliyet getirdiği,

4. Lojmanlarda; Milli emlak genel tebliği olduğu sürece bir şey yapamadıklarını, ve bu konuda ilgili bakanlığa yazı yazıldığı söylendi.

5. Kreş sorunu açısından olumlu bir yaklaşım söz konusudur. Florya’da belirtilen yerin kreş açısından uygun olmadığını, D Blokta veya boşalacak olan enerji santralinin  restorasyona tabi tutulmasından sonra kreş olarak kullanılabileceğini,

6. Yemek sorunu BTA Genel Müdürüyle gerekirse kalite açısından görüşme yapabileceğini, yemeğin kalitesizliği öne sürülüyorsa tahlil yaptırıldığı taktirde bunun üzerine gidilebileceğini, fiyata göre yemek farklılığının olmasının normal olduğunu,

7. Banka promosyonları :

Tüm illerde şubeleri olan 4 bankaya teklif götürüldüğü, (Vakıflar Bankası, Halk Bankası, Ziraat Bankası, İş Bankası) bunlardan iki bankanın (Ziraat Bankası, İş Bankası) eksik evraklar nedenliyle devre dışı kaldıkları, yapılan ihalede Halk Bankası’nın en son 860 TL verdiği, Vakıflar Bankasının ise en son 925 TL verdiği, bunun 1000 TL’ye çıkarıldığını,  defaten ödemeye bankanın yanaşmadığını, reel faizlerin düşmesi nedeniyle bankaların çok fazla para vermeye yanaşmadıklarını daha önce bu konuda TUS’un bir anket yaptığını, bu anketin tüm çalışanları kapsaması için birde kurum tarafından yapıldığını, çalışmayı daha önceden başladıklarını daha önce 1200 TL olan promosyon ücretinin faiz oranın düşmesi nedeniyle bunun düştüğünü, faiz oranları düştüğü taktirde bununda bulunamayacağını, Şayet başka bir bankadan teklif gelirse yinede değerlendire bileceklerini belirtiler.

8. Yeniden yapılanmanın kaçınılmaz bir süreç olduğu,  bu dönem olmasa bile ilerde bunun olabileceğini, bununda iş hacminin çok fazla artmasından kaynaklandığını belirtti.
 
Şube Yönetim Kurulu

MADDE MADDE ANLATTILAR, ÇÖZÜM İSTEDİLER

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (8)

Misafir ~ 7 yıl önce
giysiler dağıtılırken sorunlar vardı elbette ama şimdi ortada hiçbir şey yok. en son ceketlere son derece özensiz biçimde kurum adı da yazılmıştı sanki piyasada satacakmışız gibi. kaldı ki bu kalite mala kim para verir? ama birileri veriyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Dağıtılan elbiseler en adi kumaşlardan ayakkabılar en adi deri bile denilemiyecek maddelerden yapılıyor ve gönderiliyor.Yıllardan beri verilen takımlardan bir tanesi üzerimizee tam uymuyor.Adamlar ölçü alıyorlar gelen elbiseler üzerimize ne hikmetse uymuyor.Bu elbise işinden birileri binlerce tl rant sağlıyor.Bu dünyanın ötesi de var sayın yetkililer

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
samsun meydanıyla ilgili hassasiyet bir dereceye kadar anlaşılır olsa da fazla alınganlığa gerek olmadığı kanısındayım. özel sektör tarafından işletilen pek çok başarılı örnek varken samsun niye işletilmesin? neden ve sonuçlar birbirine karıştırılıyor. samsun meydanı bu kadar sorunsuzsa çekinecek bir şey de olmamalı, değil mi?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Samsun Karadenizin en büyük Sehri olarak hep kücük görülmekte ve mümkün oldugu kadar yerden yere vurulmaktadir. Samsun Havaalani herseýiyle dislanmaktadir ve amac Trabzonu korumaktir. Aralik sonu istatistiklerine göre 870bine yakin Yolcu trafigine ragmen halen kücük görülüp bastan sagmaya calisilmaktatdir. Verin Özel idareye veya 3. Sahislara isletmeye calissinlar, sonra gidip Havaalaninin Parcalarini toplarsiniz. Samsun Havaalanini niye cekemiyorsunuz anlayamiyorum. Sinop ve Tokat Havaalanlarinin devredilmesine birsey diyemem ama Samsununda icine karismasa cok sasirdim ve Samunun kurtulusunu aramakta oldugunuzu daha iyi anlamaktayim

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000