10 Aralık 2010, Cuma 08:44:08

KOTİL: "BİZDE BİLGİSİZ PERSONEL OLMAZ!"

THY Genel Müdürü Kotil katıldığı bir televizyon kanalında kendi formülünü açıkladı: Kendi uçağımız 2 milyar dolara mal olur. 400 uçak satınca kurtarırız. TAİ bu işi yapar!
  • Temel Bey doğru söylüyor. Bilgisiz personel olmaz THY'de Sadece cahil personel olur. O kadar yani.
  • Kabin Hizmetleri Baskani size yanlis bilgi vermis ve ne yazik ki sizi zor durumda birakmis topluma karsi. Kilo sorunu yasayan ve hala isine donemeyen ,maddi ,manevi zorluklarla mucadele etmek zorunda kalan Kabin memurlari var malesef ! M.Ulusoy-Y.Ezer-Y.Vardar- v.s bir arastirin bakalim ve size her soylenene inanmayin derim .
  • Adamların dünyası arap ve afrika dünyası olduğundan dünya şirketi olduklarını zannediyorlar. Bırakın arap özentiliğini. Dönün dünyaya yüzünüzü.
  • seni seviyoruz savunan adam,sayende THY dunya sirketi oldu, yusuf bolayirlarida gorduk biz. durmak yok yola devam mudurum
THY Genel Müdürü Temel Kotil geçtiğimiz akşam Wow Otel'de düzenlenen Dünya Sivil Havacılık gecesinde söylediklerinin aynılarını Bloomberg HT’de canlı yayında tekrarladı. Kotil, uçaktan indirilen görme engelli yolcudan özür dileyen ve ilk Türk uçağının müjdesini veren Kotil, rakip havayolu şirketlerini ise sert eleştirdi: “Bir kişiye göstermelik ucuz bilet satıp, diğerlerini çok pahalıya uçuruyorlar”

Biliyorsunuz görme engelli bir vatandaş yanında refakatçi olmadığı için uçaktan indirildi. Ne gibi bir sorun görüyor THY görme engelli yolcuda, neden uçaktan indirme gereği duyuldu?
O özel bir durum ve biz de bu durumu araştırıyoruz. Tabii ki yolcu bizim patronumuzdur, kralımızdır. THY yolcu için var ve biz yolcuyu üzdüysek önce kendimizi üzeriz. Tabii o özel durumu hala inceliyoruz. Ben oradaki bilinen, duyulan şekliyle algılayıp söyleyeyim, THY’de bir yolcunun uçabilmesine görme engelli olması engel değildir. Yolcu kendine refakatçi istiyorsa o zaman bir refakatçi bulmamız gerekiyor. Bunun sebebi de uluslararası kurallara göre uçakta bir aksilik olursa, uçağın doksan saniyede boşaltılması gerekir. Yolcuları bu sürede indirebilmek için yolcunun ya kendisini idare edebilmesi gerekir ki görme engelli kişiler bunu yapabiliyorlar. Ama mesela yürüme engelli kişiler olabiliyor o zaman bir refakatçi bulundurmamız şart oluyor. Refakatçiyi ya kendisi getiriyor ya da biz bir yolcuya diyoruz ki: ‘Bu vatandaşımıza siz refakat edeceksiniz.’ Bir de görme engelli yolcularımız için özel alfabe güvenlik kartlarımızda var. Bunu ilk yapan havayolu biziz, görme engelli bir yolcumuz geldiği zaman güvenlik kartı vardır ve nerede, nasıl davranması gerektiğini oradan öğrenebilir.

O halde, o uçaktaki personelin bu konuda bir bilgi eksikliği mi var?
Bizde bilgisiz personel olmaz, konuyu inceliyoruz.

Soruşturma açıldığına göre gereği yapılacaktır. Sadece yürüme engelliler için refakatçi zorunluluğu olduğunu söylediniz değil mi?
Refakatçi zorunluluğun sebebi de olabilecek bir aksilik durumunda yolcunun mağdur olmamasıdır. Uçak kazası gibi bir durumda yolcumuzun doksan saniyede uçaktan çıkmış olması gerekir. Bir de biz engelli yolcularımıza %25 indirim yapıyoruz. Eğer yanlarında refakatçi varsa onlara da indirim yapıyoruz.

"ZAYIFLAMASINI İSTEDİĞİMİZ HOSTELERDEN BAŞARAMAYAN OLMADI, TAMAMI İŞE DÖNDÜ"
Kilolu hostesler çok tartışıldı ve bu da bir ayrımcılık diye değerlendirenler de oldu. Kilolu hosteslere 6 ay kadar bir zayıflama süresi tanımıştınız değil mi? O süre ne zaman doluyor ve o personel zayıflayamamış olarak gelirse ne olacak? Şu anda maaşlarını almaya devam ediyorlar mı?

Biz bir bakıma ticari kuruluşuz. Hosteslerin belirli bir kilo standartları var. Bizim bu kiloyu dikte etmemizin sebebini sadece görsellik zannetmeyin, havacılığın kuralları vardır ve bu çalışanlarımıza altı ay öncesinden ‘kendinize çeki düzen verin’ diyoruz. Bu altı ay geçtikten sonra bir de altı aylık ücretsiz süre veriyoruz. Ama birçok arkadaşımız çok erken zamanda bunu halledip döndü. Hatta gazetelerde haber olan bir arkadaşımız var geçenlerde bir törende konuşmacıydı çok zayıflamış ve yakışıklı olmuştu. Normal uygulama da budur.

Dünyadaki standart uygulama bu mudur?
Her havayolu yapıyor mu bilmiyorum ama bizim çalışanlarımızda kilo ve boy sınırımız var. Personelimizin dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü oradaki çalışma şartları onu gerektiriyor.

Bu altı aylık dönemin sonunda bunu başaramayanların başka sektöre yönelmeleri gerekecek diyebilir miyiz?
Şu anda bunu başaramayan personelimiz olduğunu hatırlamıyorum. Olsa haberim olurdu.

Öyle mi? Bu kadar etkili mi oldu?
Evet.

"REKLAM AMACIYLA BİR KİŞİYİ UCUZ UÇURUP DİĞERLERİNİ KAZIKLIYORLAR"
İç piyasadaki fiyatları konuşacak olursak 49 liradan 59 liradan başlayan fiyatlar anons ediliyor ki tabii vergiler eklendiğinde aslında o rakamlar olmadığını görüyoruz. Rekabete rağmen fiyat kırmıyorsunuz. Niye THY’yi tercih edelim?

2003 yılında kamu iken şuan da özel şirketiz, sorumluluk olarak kamu diyoruz ama planlama olarak özeliz. O yıllarda sadece kamu olduğumuz zaman iç hatlarda sadece THY uçabiliyordu, başka bir havayolunun uçuş hakkı yoktu. En meşhur örnek İstanbul-Ankara oluyordu ve fiyatlar da kocamandı. Bilet fiyatlarımız sabitti. Bu fiyata almak istiyorsanız alın, almak istemiyorsanız almayın anlayışı vardı. Bundan 2006 yılında kurtulduk. 2006 yılında bunu serbest bıraktık yani piyasanın talebine göre fiyat oluşuyor. Zaten yıllar önce dış hatlarda bu uygulamayı yapıyorduk. Artık fiyatlarımızda piyasa ekonomisi uyguluyoruz. Biletimiz hangi fiyata satılıyorsa o fiyata satıyoruz. Ama biz çok iyi tüccarız çünkü her yıl piyasaya daha çok mal sunuyoruz. Beş milyon iç hat yolcusundan, 15 milyon iç hat yolcusuna geldik. Bu 7 yıllık dönemde euro bazında bilet fiyatımız üç kat azaldı. Karımız arttı çünkü giderimiz azaldı. Ve uçaklarımız boşsa fiyatlarımız aşağıya iniyor. İyi tüccarız çünkü durmadan kapasite sunuyoruz. Bir de kötü tüccarlık var kapasite sunmadan fiyatların artmasını sağlarsınız. Bizde öyle bir uygulama yok çünkü biz en büyük havayolu olmak istiyoruz. Dolayısıyla oluşan piyasa fiyatlarıdır. Göstermelik marketing adına çok düşük fiyata da bilet satabiliyorlar. Bizim stratejimiz o değildir. Çünkü reklam adına birini ucuz diğer kişiyi pahalı uçurmak niyetimiz yok çünkü biz en azından kar edecek bir şirketiz. Kar derken kocaman kazık fiyatlar düşünmeyin bizim kar marjımız %10’dan yüksek değil.

O halde tüm bu kampanyalar içerisinde birileri ucuz uçarken diğerleri de normalinden fazla pahalı uçuyorlar, kazıklanıyorlar öyle mi?
Evet aynen dediğiniz gibi.

YÜZDE YÜZ TÜRK MALI UÇAK GELİYOR! TAİ YAPABİLİR, 10 YIL SÜRER
Sayın başbakan bir hayalini açıkladı ve dedi ki: ‘ %100 yerli Türk Malı uçaklar yapalım, helikopter yapacağımız gibi’ bu gerçekleştirilebilir bir proje mi size göre yoksa yine ‘devrim arabaları’ndaki gibi bir yerlerden sekteye uğrayacak ya da bir tane örnek yapılıp orada kalacak bir iş mi? Hakikaten Türkiye bu pazara iddialı bir biçimde girebilir mi?
Bir uçak mühendisi olarak bu bizim için çok güzel bir haber oldu. Biz onu bir arzu olarak değil yapılması gereken bir talimat olarak algıladık. Böyle bir proje başladı diye düşünüyorum. Türkiye bunu üç kere denedi, bu üçüncüsü daha sonraki günlerde ekonomi ile ilgili İstanbul’da bir toplantı vardı. Alman konuşmacı ‘Türkler bunu üçüncü kez deniyorlar’ dedi. Bu bana çok dokundu, çok alındım. Biz uçak yapmaya 1930’larda Vecihi Kuş ile başladık. Vecihi Bey uçağı yaptı, tasarladı, imal etti ama nasıl olduysa o zamanki sivil havacılıkla ilgili sorumlu kişiler sertifikasyonla bunu uçurtmadılar, yasak dediler. Uçağı bozdu, parçaladı, trene koydu Çek Cumhuriyetine getirdi tekrar montajını yaptı ve Çek Cumhuriyeti sivil havacılık müdürlüğü dedi ki: ‘bu çok güzel olmuş’ dedi, imzasını attı sertifikasını verdi. Tren ile giden uçak Çek Cumhuriyeti’nden uçarak Türkiye’ye geldi. Ama Vecihi Bey ondan sonra bir daha uçak imalatı yapmadı. Ben de olsam yapmazdım. Daha sonra Nuri Demirağ’a Atatürk bütün görevleri vermişti. Türkiye’deki bütün demir ağları yaptı. Binlerce kilometre demiryolu yaptı. Meşhur tünelleri yaptı ki o zaman o tüneller ellerle kazılıyordu. Bir ara kendi mal varlığı TC bütçesinin %10’nuna kadar gelmişti. Ve 1937’de uçak yapmaya karar veriyor, Beşiktaş’ta uçak fabrikası kuruyor bugünkü Atatürk havaalanı dediğimiz yer daha önce Yeşilköy havayoluydu daha önce de Nuri Demirağ Havaalanı’ydı. Orayı satın alıp havaalanı yapıyor, orada uçuş okulu kuruyor, uçak imal ediyor, yurtdışına ihraca başlıyor ve peşi sıra yasaklar geliyor.

Bunu satamazsın, üretemezsin deniyor öyle mi?
Aynen öyle ve ben bunu şöyle yorumluyorum: Türkiyemiz’de meşhur kamu özel sektör tartışması vardır. Bence bu konu kamu ve özel sektör çatışmasıyla ziyan olmuştur. Ve üçüncü deneme Sayın Başbakan’ın talimatıyla yapımına başlanacak olan uçaktır. Geçen Pazar Sivas’ta yeni havaalanı açılışı gerçekleşti. 60 yıl - 70 yıl sonra Sayın Nuri Demirağ’ın bütün o kaybettiği prestijini, parasını, pulunu belki parasını pulunu geri veremediler çünkü bütün servetini bitirdi.

El mi konulmuş?
İsmi Sivas Nuri Demirağ havaalanı Nuri Demirağ Beyefendi Sivas Divriği’lidir. Ve Sivas’ta birçok kişi onu tanımıyordu. Bu üçüncü uçak yapma denemesinde Türkiye başarılı olacak. Ben bir mühendis olarak konuşuyorum bu konuda başarılı olmak için 2 milyar dolar para gerekiyor, bu tasarım parasıdır. 8-10 yıl arasında tasarlanıp, imal edilip servise verilebilinir. Ve 400 tane uçak sattığınız zaman 2 milyar dolar kar etmiş oluyorsunuz bununla geliştirme giderlerini hallediyorsunuz. Diyeceksiniz ki bu kadar ekonomik olmayan bir işe niye giriyoruz? Diyor musunuz?

Başlangıçta ekonomik durmayabilir ama sonrasında onu kurtaracak hale gelebilir değil mi?
Uçak imal eden Boeing, uçak imal eden Airbus'ın 40 milyon dolar küçük uçaklarıdır, 120 milyon dolar da büyük uçaklarıdır. 40 milyon doların yalnızca %20’sini kendileri yapıyorlar. Sadece gövdeyi yapıyorlar, gövdenin yapılması sistemlerin entegre edilmesinden oluşur, %20 sini yaptığı bir işte 40 milyon dolar üzerinden kar elde ediliyor. Bu çok büyük bir kar payıdır. Akıl almaz karlı bir iş. 2 milyar dolar verip on sene çalışırsan ve 100 kişilik uçağı imal edip piyasaya sürersen ve 400 tane satarsan yaptığın masrafı yerine koyuyorsun ve sonrasında %100 kar ile çalışıyorsun. En önemlisi marka oluyorsun, dünyada tanınıyorsun. Zor bir iş olduğu için çok kişi yapamıyor.

Uçak yapımı ile ilgili çalışma başlatıldı mı?
O konuda söyleyeceklerim yoruma girebilir ama yurtdışında burslu okuyan bir kişiyim, param TAI’den geldi yurtdışında bir tane uçak mühendisine burs verdiler ve onu sınavla ben aldım ve yetiştirilme sebebim uçak yapmaktı. Ve bana bursu veren tesis TAI şu anda Ankara’da canavar gibi çalışıyor. Geçenlerde ben yurtdışında bir toplantıya katılmıştım. Orada yabancı bir genel müdürle konuştum ve o ‘siz yaparsınız çünkü sizde TAI var’ dedi. Türkiye’nin hem mühendisi var, hem tesisi var bu konuda sadece on yıllık gayrete ihtiyacımız var.

Bu konuda eğitim almış olmanızın ve duyduğunuz heyecanın da etkisiyle, bir çivi çakmak dahi olsa bu projenin içinde yer almak istiyormuşsunuz izlenimi uyandırıyor, doğru mu?
Şu anda bu projeye en azından ilkelerimizle katkıda bulunuyoruz.

"KTHY KAR GETİRMEZ, PARA KAYBEDECEĞİMİZ İŞ YAPMAYIZ"
Kıbrıs Türk Hava yollarıyla da bir anlaşmazlık ortaya çıktığını okuduk. Orada bir gelişme var mı?

KTHY’nın bir talihsizliği oldu, operasyonu durdurdular, ekonomik krizdeler. Sonuç olarak KTHY ile ilgili verilecek bir kararımız yok çünkü onlar ayrı, biz ayrı şirketiz. Fakat tabii Kıbrıs’a destek olacak bir şey olursa ama borsada bir şirketiz biz para kaybedeceğimiz işler yapmayız. Onu düşünürüz, geleceğim nokta şu THY’nin ana ekseni yolcu, kargo, yurtdışı pazarı, yurtiçini önemsemiyoruz demeyeyim size yurtiçinde daha çok öncü olduğu için biraz da onların pazarı doldurmaları gerekiyor. Çünkü biz nasıl olsa oradan para kazanıyoruz. Kar hedefliyoruz, büyüme hedefliyoruz, en büyük olmayı, en tanınan havayolu olmayı hedefliyoruz. Biz kâr ekseninden hiçbir zaman ayrılmayız.

KOTİL: "BİZDE BİLGİSİZ PERSONEL OLMAZ!"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (42)

Misafir ~ 6 yıl önce
Temel Bey doğru söylüyor. Bilgisiz personel olmaz THY'de Sadece cahil personel olur. O kadar yani.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Kabin Hizmetleri Baskani size yanlis bilgi vermis ve ne yazik ki sizi zor durumda birakmis topluma karsi. Kilo sorunu yasayan ve hala isine donemeyen ,maddi ,manevi zorluklarla mucadele etmek zorunda kalan Kabin memurlari var malesef ! M.Ulusoy-Y.Ezer-Y.Vardar- v.s bir arastirin bakalim ve size her soylenene inanmayin derim .

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Adamların dünyası arap ve afrika dünyası olduğundan dünya şirketi olduklarını zannediyorlar. Bırakın arap özentiliğini. Dönün dünyaya yüzünüzü.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
seni seviyoruz savunan adam,sayende THY dunya sirketi oldu, yusuf bolayirlarida gorduk biz. durmak yok yola devam mudurum

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000