03 Haziran 2019, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Arkasında cumhurbaşkanı dahil devletin bütün kurumlarını aldıktan sonra bir bakkalda avrupadan uçak alımı pazarlığına girer.Bütün danışmanlar emrinde mühendisler emrinde finans başkanlıkları emrinde müsaade edinde bir şeyler yapsın.Sempatizanları şirkette daha ne olsun Uçak alımlarına gelirsek zaten talep var kâr etmek için kim gelirse gelsin uçak alımı yapılacaktı.
  • Bu kadar okurseversen simdiye kadar neden daha duzgun bir ton sey varken okumadin?
  • 30 yıllık muhalif sendikayı bitirmek nasıl bir başarıdır sayın yazar? O zaman çalışanları tehdit edip tek sendikanız var diyen adamda 100 yılın yöneticisi olmalı.
  • Sayın yazar kitapta Hamdi bey teftiş başkanlığını nasıl pasifize ettiğini, liyakatlı ve tecrübeli müfettişleri nasıl teftişten uzaklaştırdığını ve yerlerine yandaşları sınavsız nasıl atadığını da anlatmış mı acaba?
  • HT döneminden sonra da yıldız sponsorluklar devam etti. Özellikle Betmen Süpermen gibi başarılı projelere imza atıldı.
  • 2 kere mülakatta elediler,burnunuzdan fitil fitil gelsin inşallah...
  • Sayın yazar kitaba para verip almak istemedim. Teftiş kurulu yönetmenliğini iptal edip, eş dost akraba partilileri nasıl sınavsız bir şekilde kurula yerleştirdiğini de anlatmış mı?
  • Bırakın kitabı, ilkokul Türkçe dersi için kompozisyon yazamayacak kadar aciz ve cahil bir insandan bahsediyoruz. Kesinlikle Abuzittin'in yorumuna katılıyorum.
  • Her halta maydanoz olma güya muhalefet yapmayan okur sever !
  • Saçma sapan yorum yapma,bal gibi de muhalefet yapıyorsun. Sen belgeyi git thy yöneticilerinden iste.

THY'de neler olmuş neler?

THY Yönetim Kurulu eski Başkanı Hamdi Topçu’nun THY’nin yükseliş dönemi olarak nitelediği, içinde yer aldığı dönemi anlattığı ‘Yerelden Global’e kitabını okudum. Kitapta birçok önemli anekdot olmasına rağmen, kamuoyuna sadece üçüncü havalimanına ilişkin bölüm yansıdı.

Topçu’nun, o dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Atatürk Havalimanı’nı istememesinden dolayı İstanbul Havalimanı'nının projelendirildiğini iddia etmesinin, güncel bir tartışma konusu olduğu için kitabın önüne geçtiğini düşünüyorum.

Ancak yukarıda da söylediğim gibi kitapta THY’nin yakın tarihine ilişkin, "neler olmuş neler" diyeceğimiz çok önemli kesitler var.

Hamdi Topçu’nun memleketi Rize’den gemi ile üç günde geldiği İstanbul’da, bakkal çıraklığından –kendi ifadesiyle hasbelkader- milyarlarca dolar değerindeki THY’nin en tepesine kadar  uzanan serüvenine ait; bazen şaşırtan, bazen güldüren ve bazen de ‘bu kadar da olmaz’ dedirten bölümlerin dikkatle okunması gerekiyor.

THY’nin en güçlü adamının gönderilmesi ve gönderilme yöntemi şaşırtsa da, o bir dönemin en etkili ve popüler isimlerindendi. Sadece THY ve havacılık değil, kendi anlatımıyla siyasi gücünün de tesiriyle, bürokraside de çok etkin ve söz sahibi idi.

THY’de Abdurrahman Gündoğdu ve Candan Karlıtekin’in güçlü oldukları süreçte aradan sıyrılarak bir numara olmayı başarabilmesini salt yönetimsel becerilerle açıklamak mümkün olmayacağı için,  özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığı, onu bu süreçte hem havacılık sektöründe hem de dolaylı olarak siyasi karakterler üzerinde dominant durumuna getirmişti. Kitabında yer aldığı şekliyle, birçok zaman Recep Tayyip Erdoğan’ın izni, onayı ve bilgisi olmadan ismini kullandığını kendisinin de itiraf etmesinden, bu konuda kendisine geniş bir alan bırakıldığını ve o sebeple bu denli  rahat davrandığını anlayabiliyoruz. Öyle ki, Atatürk Havalimanı'nının bitişiğindeki askeri havalimanının Türk Hava Kuvvetleri’nden Maliye Bakanlığı’na devri sırasında, Erdoğan’ın bilgisi olmamasına rağmen, onun bilgisi dahilinde diyerek devri hızlandırdığını da kitaptan okudum. Aynı şekilde AK Partili milletvekillerine bazı konularda, “Sayın Erdoğan’ın talimatı” diyerek aslında olmayan talimatı varmış gibi göstermesi ve itirazların önüne geçmesi de onun belki Erdoğan ile özel hukukundan belki de bu yetkiyi almış olmasından kaynaklanıyordu. Sivil havacılıktaki bürokrat atamalarına doğrudan etki ediyor, yönlendiriyor, bakanlıkları, valiliği, emniyeti istediği gibi yönetebiliyordu. THY'de ki grev sırasında Valilik ve emniyeti nasıl koordine ettiğini kitabında anlatıyor.

Her ne olursa olsun Topçu, bu süreçte gücün zirvesindeydi ve sadece işine odaklanmış, önündeki bütün engelleri siyasi gücü de arkasına alarak aşıyordu.

Yönetim şekli ve stili tartışılsa da şu bir gerçek ki, Hamdi Topçu’nun işaret ettiği dönemde çok önemli işler başarıldı. THY belki AK Parti'den önce yerel bir havayolu değildi ancak dünyaya tam olarak açılmayı başaramamış, kabuğundan çıkmakta zorlanan, statüsünden kaynaklı bürokratik engelleri aşamayan, az olsun benim olsun mantığı ile yönetilen butik bir havayolu formundaydı. Ancak Topçu’nun da işaret ettiği gibi 2003 sonrası çok önemli işler başarıldı ve her ne olursa olsun bu işlerin önemli bir bölümünde Hamdi Topçu’nun şahsi gayretleri inkar edilemezdi.

2006'da şirket yapısının değiştirilmesi ve özellikle uçak alımlarında bürokratik engellerin aşılması, HABOM, TEC, TGS, THY Opet, Koltuk ve Galley üretim şirketleri, Aydın Çıldır Uçuş Akademisi’nin kurulması, Afrika açılımı, 30 yıllık muhalif sendikanın bitirilmesi, askeri havalimanın alınması, üst üste alınan dünya çapında ödüller, uçakta ilk kez canlı televizyon yayını ve Boeing ‪777-300‬ER tipi uçakların filoya dahil edilmesi gibi ilkler,  Kevin Costner Barcelona, Messi, Kobe Bryant, Manchester United, Eurolig, Borussia Dortmund ve Didier Drogba gibi son derece makul rakamlara imzalanan dünyaca ünlü sponsorluklar bu dönemde yapılan işlerden bir kısmı idi. Yukarıda da söylediğim gibi, tavrını, tarzını eleştirebilirsiniz ancak tek başına bunlar bile bir dönemin hakkını vermek açısından yeter de artar sanıyorum.

Hamdi Topçu’nun kitabında anlattığı başarılara söz söylemek haksızlık olur ancak özellikle birlikte uzun yıllar görev yaptığı THY Genel Müdürü Temel Kotil ile ilgili görüş ve eleştirilerinin birçoğuna katılmak ve onaylamak ne yazık ki mümkün değil. Bu sadece benim değil, kitabı okuyan birçok kişinin ortak düşüncesi olabilir çünkü kendisini ön plana çıkarırken kuruma uzun yıllar genel müdür yardımcılığı ve genel müdürlük makamlarında hizmet eden bir kişiye,  vasıfsız, işe yaramaz, iş bilmez, şov peşinde gibi yakıştırmalar yapmak kitabın özüne uymamış. 

Sadece Temel Kotil özelinde değil o dönem pek hazzetmediği isimlerden de bir nevi intikam alır nitelikteki tanımlamalarını irrite edici buldum. Ulaştırma Bakanlığı’nı (dolayısıyla DHMİ ve SHGM’yi) yetersiz ve kalitesiz olarak tanımlamak, genel müdüre amaca giden her yolu mübah sayan bir tanım kullanarak makyavelist demek, adına yakıştırılan fıkralarla bir nevi küçük düşürüp  alay etmek, kendisinden sonra gelen Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı’ya ‘kapak süper içerik zayıf’ diye tanımlamada bulunmak Topçu’nun başarılarının anlatıldığı kitapta sırıtan detaylardı.

Kişisel husumetin yansıması olarak gördüğüm bu tanımlamalar dışında THY’nin yakın tarihine ışık tutan bu kitabı mutlaka okumanızı öneriyorum.

THY’nin yükseliş öyküsünü tek ağızdan olsa da öğrenmenin yanı sıra Türkiye’deki bürokratik işlerin bize özgü işleyişini görmeniz açısından da işinize yarayacağını umuyorum.

THY'de neler olmuş neler?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (59)

serdar ok ~ 3 ay önce
Arkasında cumhurbaşkanı dahil devletin bütün kurumlarını aldıktan sonra bir bakkalda avrupadan uçak alımı pazarlığına girer.Bütün danışmanlar emrinde mühendisler emrinde finans başkanlıkları emrinde müsaade edinde bir şeyler yapsın.Sempatizanları şirkette daha ne olsun Uçak alımlarına gelirsek zaten talep var kâr etmek için kim gelirse gelsin uçak alımı yapılacaktı.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Pala'ya ~ 4 ay önce
Bu kadar okurseversen simdiye kadar neden daha duzgun bir ton sey varken okumadin?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İ ~ 4 ay önce
İyi y
Özel ~ 4 ay önce
Yavuz hırsız ~ 4 ay önce
30 yıllık muhalif sendikayı bitirmek nasıl bir başarıdır sayın yazar? O zaman çalışanları tehdit edip tek sendikanız var diyen adamda 100 yılın yöneticisi olmalı.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Deniz ~ 4 ay önce
Sayın yazar kitapta Hamdi bey teftiş başkanlığını nasıl pasifize ettiğini, liyakatlı ve tecrübeli müfettişleri nasıl teftişten uzaklaştırdığını ve yerlerine yandaşları sınavsız nasıl atadığını da anlatmış mı acaba?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
IA ~ 4 ay önce
HT döneminden sonra da yıldız sponsorluklar devam etti. Özellikle Betmen Süpermen gibi başarılı projelere imza atıldı.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Torpil ~ 4 ay önce
2 kere mülakatta elediler,burnunuzdan fitil fitil gelsin inşallah...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Asıl ~ 4 ay önce
mulakatlarda havacilik haber sitelerine nasil giydiriyorlar onu da soylesenize. Kendi foyalari ortaya dokuluyor diye bu siteler o an konusuldugu vakit surekli kotuluyorlar. Yaralari yoksa neden guclerine gidip gocunuyorlar?
Deniz ~ 4 ay önce
Sayın yazar kitaba para verip almak istemedim. Teftiş kurulu yönetmenliğini iptal edip, eş dost akraba partilileri nasıl sınavsız bir şekilde kurula yerleştirdiğini de anlatmış mı?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Volvo ~ 4 ay önce
Bırakın kitabı, ilkokul Türkçe dersi için kompozisyon yazamayacak kadar aciz ve cahil bir insandan bahsediyoruz. Kesinlikle Abuzittin'in yorumuna katılıyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
pala rumuzuna ~ 5 ay önce
Her halta maydanoz olma güya muhalefet yapmayan okur sever !

Yanıtla

Kalan karakter 1000
pala'ya ~ 5 ay önce
Saçma sapan yorum yapma,bal gibi de muhalefet yapıyorsun. Sen belgeyi git thy yöneticilerinden iste.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000