11 Şubat 2019, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com

Tek Şansımız: Birbirimizi Anlamak Ve Farklılıklarımıza Saygı Göstermek



Birbirimize hiç olmadığımız kadar düşman olmaya başladık. Sohbetler anlaşmak üzerine değil karşımızdakini mat etmek üzerine; fikir alışverişi yapmak yerine kendi fikrimizin doğru olduğunu kabul ettirmeye çalışıyoruz

Daha çok büyük şehirlerde yaşanan bir durum olsa da sokakta, trafikte, toplu taşımada, iş münasebetiyle kurulan ilişkilerde, herhangi bir mekânda /sosyal ortamda, herkes birbirine her an saldıracakmış gibi. kibar olmaya çalışılan anlardaki nezaket sadece işini görmeye yönelik; en ufak bir olumsuzluk halinde tam tersine dönecek sahte bir nezaket şeklinde yazdığı not’la lafa giriyor ( Tevfik ten).

Evet; birbirimizi anlamak ve farklılıklarımıza saygı göstermek en hayati konumuz. Bu konuda bariz eksikliklerimiz var. Ben bu konunun öncelikle niyet meselesi olduğunu düşünürüm. Birbirimize kızmak, birbirimizi aşağılamak yerine acaba sen beni, ben seni anlamaya çalışıyor muyuz? Hayır. Bir adım öte anlamamak için her türlü gayreti de gösteriyoruz. Dolayısı kişisel görüşüme göre konuya beklide psikriyatik açıdan yaklaşılması gerekir. Bu nedenle sizlere Antalya Psikriyati ve Aile Danışma Merkezinin bu konudaki satırları arasından küçük değişikliklerle seslenmek istiyorum. Tabii ki bu seviyedeki uzmanlar çok iyi niyetli.

Peki: bizler neden birbirimize karşıyız. Bana göre basit kargaları bile güldürecek birkaç nedenden ötürü. Genel ifade ile belirli konulardaki görüş farklılıklarımız bunun ana nedeni.  Yaşam tarzlarındaki, dinimizi yaşamak ve anlamak konusundaki farklılıklara ilaveten, Siyasi açıdan inandığımız düşünce ve insanların farklı olması. Bu konuları herkesin kendisine uygun şekilde yaşamasının ne gibi bir sakıncası olabilir ki? İşte bu farklılıklar nedeni ile birbirimizi anlamaya çalışmıyoruz bile.

Oysa ki ;İnsanları anlama becerisi, insanın sahip olabileceği en büyük değerlerden biri. Aynı zamanda başarılı insanların temel özelliklerinden biri de. Bu değeri yeterince kullanmadığımız ortada. Ancak gerek iş yaşamında ve gerekse normal yaşamımızda uzun bir süredir birbirimizi anlamamak için adeta yarış halindeyiz. Bunun nedeni ise çok kimse için değişik.

Gerek aile içi eşler arası, gerekse diğer insanlarla olan sosyal ilişkilerdeki zıtlaşma ve çekişmelerin ana sebebi bireylerin birbirini anlamamasından kaynaklandığı ortada. Ancak son zamanlarda bu zıtlaşmalara dini anlama ve yorumlama ve siyasi görüş farklılığının çok daha fazla etkili olduğunu ifade etmek gerek. Bu günkü kopukluğumuzun arkasında maalesef bu iki neden yatıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı bir konuşmada "İslam'ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. Siz İslam'ı 14 asır öncesi hükümleri ile bugün uygulayamazsınız. Beni birçok Hoca Efendi tefe koyacak o ayrı mesele. Rabbim bizi tefe koymasın" diye konuşmuştu. Doğruydu söyledikleri. Ancak gelen tepkiler ve bu doğruda ısrar etmenin neden olacağı muhtemel oy kaybı onu konudan uzaklaştırdı ve konuyu rafa kaldırttı.  Demek ki Sn. Cumhurbaşkanı kendisine inananların bile bu konuyu anlamayacaklarını düşündü. Başka izahı yok.

Başkalarını anlama ''ben'' yerine ''biz'' diyebildiğimizde, her şeyi affedebilme yetisi kazandığımızda ve karşı tarafın gözüyle dünyaya bakabildiğimizde gerçekleşir. Biz olabilmekte herkesin kendine has özellikleri olduğunu kabul edip, bunlara saygı göstermekle olur. Diğer insanların farklılıklarını takdir etmeyi öğrendikçe iletişim becerilerinizin arttığını gözlemleyebiliriz. İnsanları tanımaya başladıkça da umutlar, korkular, sevinçler, üzüntüler, kaygılar gibi birçok ortak yönünüz olduğunu göreceksiniz diyor Antalya Psikriyati ve Aile Danışma Merkezinin uzmanları. Bu doğruda birbirine karşıt kişiler halen bir birine aptalca mesajlar gönderiyorlar. Ne diye mi “büyük Türkiye yi çekemiyorsunuz.” şeklinde. Kime çekiyor bu mesajı. Aynı şirkette sırt sırta, aynı amaç için çalıştığı insana. Deli bunlar. Evet; bu uç davranışlar iş yaşamımıza da etki ediyor.

İnsanların isteklerini ve gereksinimlerini bilirseniz, onları anlamanız kolaylaşır. İnsanların temel ihtiyaçlarından birisi başkaları tarafından önemsenmektir. Karşınızdaki kim olursa olsun onu önemseyin. İnsanlar sevilmek ister. Etkili bir insan olmak için insanları sevin. Ancak ülkemizde Sevmek bir tarafa düşman olmuşlar birbirine insanlar.

Herkesin dostluğa, yüceltilmeye ve yardıma ihtiyacı vardır. Her şeyi kendi başına yapmaya kalkışmak başarıyı düşürür.

Başkalarına karşı verici olmak, gereğinde yardım isteyebilmek bir meziyettir ve sizi yüceltir. Allah Türkiye’mize kötü günler göstermesin. İnsanlarımız öyle bir hale geldi ki böyle bir durumda bile yan yana el ele olabilecekleri şüphe duymaya başladım nerede ise. Bu bölünmüş insanları geçici olarak olsa bile bir araya getirmek mümkün olabilir mi?  Biz demeyi becerebilir miyiz? Sanmam. Karşıdakine özel biri olduğunu hissettirin. Onları cesaretlendirin ve motive edin. Bu hissettirmenin yapılması mümkün değil. Adamlar birbirini özel görmüyorlar ki.

İnsanlara yardım edin. Verici olmak her zaman size kazandırır, her zaman verdiğinizden daha fazlasını alırsınız. Size minnettar kalan, değerli ve özel olduğunu hisseden kişi bunu göstermekten geri kalmayacak diyor Antalya Pesikriyatı.Derneğinin uzmanları ve de devam ediyorlar:

Başkalarını anlama becerisi genel olarak bir seçimdir. Bazı insanlarda bu doğuştan bir yetenek ve içgüdü meselesi olsa da, her insan başkalarını anlama, motive etme ve etkileme becerisini kazanabilir.

Bu beceriyi kazanmak öncelikle herhangi bir durumu karşınızdaki insanın bakış açısıyla değerlendirmeye bağlıdır. Bu sayede hayatı tamamen yeni bir açıdan görürsünüz. Kişisel duyarlılık da, insanları anlamak için gerekli olan bir özelliktir. Küçük veya büyük, karşınızdakinin sorununu hissederek, yumuşak bir kalple yaklaşmak birçok problemi aşmaya yardımcı olacaktır.

İnsanlar genellikle görmek istediklerini görür, duymak istediklerini duyarlar. Önyargılarınızdan sıyrılarak kişiler hakkında olumlu düşünürseniz, onlar üzerinde iyi bir etki bırakırsınız. Bir işi yapmayan kişiyi tembel diye damgalamadan, meşgul olabileceğini düşünmek, bir işi ağır yapan kişiyi yavaş ve uyuşuk olarak görmek yerine titiz çalıştığını düşünmek, her zaman artı puan kazandıracaktır.

İnsanları etkilemek için, onların gereksinimlerini ortaya çıkarın ve o şeye sahip olmalarına katkıda bulunun. Onları bu şekilde motive ettiğiniz takdirde hayatlarında etkili olmanızı sağlayabilirsiniz. İşte bizi, insanlarımızı bölen nedenlerden birinin alt detayları içinde bulunan bir konu. Bu yapılıyor. Kime? Kimlere ve de kimin parası ile.

İnsanları anlamak, etkili bir insan olmak ve insanlar üzerinde olumlu etki bırakmak için, onların arasına karışmalı ve gerçekten hayatlarına dâhil olmalısınız. Ancak son zamanlarda toplumumuz öyle bölündü ki araya karışmak ve birbirimizin hayatının içinde olabilmemiz mümkün değil.

Hayattaki en büyük manevi tatmin ve başarı duygusu başkalarına yarar sağlamak günümüzde bunu yapabilecek konumda ve güçte olanlar kazanıyor. Ve de toplumu yönlendirebiliyor.

Şirketlerimizi ( Tabii ki bir bölümünü ) bu hale getirenleri Allah bildiği gibi yapsın. Ülkemize de Allah yardımcı olsun.

Sevmekten, dost olmaktan vazgeçtim. İnsanların, birbirlerini anlayabilmeleri dileğiyle.

Tek Şansımız: Birbirimizi Anlamak Ve Farklılıklarımıza Saygı Göstermek

Facebook Yorum

Yorumlar

Sayın Çetin Bey ~ 1 gün önce
Ben havacılık sektöründe değilim ama yazılarınızı her hafta büyük bir ilgiyle takip ediyorum, çünkü "insana" dokunuyorsunuz. Bu haftaki yazınız ise en beğendiğim yazılarınızdan biridir. Saygılarımla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SN.ÇETİN.. ~ 1 gün önce
TEŞEKKÜR EDİYORUM. SEKTÖR DIŞI KİMSELERİN OKUMASI BENİ MUTLU EDİYOR. ASLINDA BU TÜR YAZILAR SEKTÖR ÇALIŞANLARI TARAFINDAN BEĞENİLMİYOR / OKUNMUYOR.ÖRNEĞİN BU YAZI EN AZ OKUNANLARDAN BİRİ. İNSANA DOKUNAN YAZILAR ONLARI RAHATSIZ EDİYOR. TEKRAR SAĞ OLUNUZ.
Çetin bey ~ 4 gün önce
Maalesef ülkemiz çoktan bölündü,fiziki olarak değil tabii ki. Batılı,doğuluyu,kuzeyli,güneyliyi sevmez,okumuş,okuyamamışları beğenmez,insanlar memleketlerine,oturdukları semtlere,giydikleri kıyafetlere,inançlarına,ceplerindeki paraya göre değerlendirilir olmuş,saygısızlık,haksızlık,ahlaksızlık almış başını gitmiş. Bunun tek sebebi para değil,olamaz da eğer öyleyse sorun daha da derin demektir. Öyle olsa halkının çoğu fakir ama mutlu olan Tayland,Endonezya,Vietnam vs gibi birçok ülkede hergün olay çıkardı. Belki de Budist olduklarındandır bilemiyorum. Toplum olarak okumuş,cahil kalitemiz çok düşük,bunda oy ve iktidar için 70 yıldır bilinçli uygulanan eğitim-sizlik politikaları,insanları cahil bıraktırma,herşeyi para ve çıkar olarak aşılama vs nin payı büyük. Herkes büyükşehirlerde yaşayamayacağına göre taşra insanımız eğitimsiz,cahil haliyle de şark kurnazı olmuş ve o halde de büyükşehirlere göç edince de kasabası,köyündeki gibi yaşamaya çalışıyor,nüfus artıyor,adalet,eşitlik olmayınca,sömürü düzeni sınır tanımayınca da kaos oluyor. En basit örnek thy,son 15 yılda 10bin'den fazla insan 'bizden değil' diye haksız yere işten atıldı,aileler perişan oldu,yerlerine iktidar partili,tarikatçılar vs torpille dolduruldu. Alın size toplumun birbirinden nefret etmesi,sizden bizden diye ayrışması için bir sebep. Torpil,hemşehricilik,yandaşçılık bitmedikçe,doğru ve gerçek eğitime,bilime,adalete,eşitliğe,insanımıza değer ve önem vermedikçe hiçbir yere varamayız,varamıyoruz da ama kim ders alıyor? Kimse. Saygılar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇETİN B.. ~ 4 gün önce
BİR GÜN GELECEK HEPİMİZ BUNA PİŞMAN OLACAĞIZ. BU KONUDA YAPILAN HATALARI HEPİMİZ ÇEKECEĞİZ.ÇOCUKLARIMIZ, TORUNLARIMIZ HİÇ BİR AYIRIM YAPMADAN HEPİMİZ. BU TÜR YAZILARIM OKUNMUYOR. NEDENİ, KİMSE KENDİ AYIPLARI İLE YÜZLEŞMEK İSTEMİYOR.UTANDIKLARINI ZANNETMEM, MUTLAK BAŞKA BİR NEDENİ VARDIR. SELAMLAR.
CVP EN BÜYÜK .. ~ 5 gün önce
KONUNUN PSİKİYATRİK OLDUĞU KANAATİMCE DOĞRU. BU NEDENLE BENDE ANTALYALI DERNEĞİN PENCERESİNDEN YAKLAŞTIM KONUYA. TABİİKİ SÖZ DE DOĞRU.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
En büyük nedeni Adalet sisteminin bozulması! ~ 5 gün önce
Bu konuyla ilgili bir psikiyatristin güzel bir açıklamasını dinlemiştim: “Adaletin olmadığı, hukukun işlemediği toplumlarda, adaletin en ilkel formu olan haset (bende yok onda da olmasın) duygusu hakimdir.” Adil, eşitlikçi bir hukuk düzeni yoksa herkes herkesten nefret eder, düşman sayar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000