29 Temmuz 2019, Pazartesi
Fatih AKDENİZ
Fatih AKDENİZ fatih@airporthaber.com

Mesele gerçekten kriter mi?

Türk Havacılığının dünyadaki yükselen yıldızı Türk Hava Yolları, bu sektöre merakı olanların her zaman hayali olmuştur. THY’de görev yapmak, THY ile aynı yolda yürümek başta gençler olmak üzere hemen hemen herkesi saran bir rüyadır.

Tabi THY denince ilk akla gelen meslekler ya pilotluk ya da kabin memurluğu oluyor. Faklı uçuş okullarında pilotluk eğitimi alan gençlerin bile eninde sonunda varmak istedikleri adres şüphesiz THY oluyor. Hakeza; kabin memurluğu da öyle…

Yukarıda yazdığım kısım; tam 1 yıl öncesine ait. Peki neden aynı kısmı bir kez daha yazdım?

Türkiye’de kabin memurluğu denilince ilk akla gelen şirket şüphesiz Türk Hava Yolları. Sunduğu ekonomik şartlar, uçtuğu nokta sayısı itibariyle dünyanın zirvesinde olması, sosyal imkânlar vb. hususlar rotanın THY’ye doğru kaymasına neden oluyor. Hali hazırda başka şirketlerde uçanların da varmak istedikleri yer THY’dir.

Tabi bu kadar arzu edilen bir şirketin de elbette kendisine göre belli şartları oluyor. Olmalı da zaten. Bizler dışarıdan bakarak ve özellikle ilan verildiğinde o ilana odaklanarak yorum yapabiliyoruz.

THY’nin kriterleri diğer şirketler gibi değil. Hatta yabancı şirketlerin bile birçoğunda olmayan kriterlere rastlıyoruz THY’de. Örneğin üst yaş sınırı birçok şirkette yok. Dövme meselesi aynı şekilde. Peki sadece bu kadar mı? Ya da göründüğü gibi mi acaba? Mesela yabancı dile bahsedildiği kadar önem veriliyor mu?

Yani THY’de her şey tamamen kriter odaklı mı yoksa bazı kriterler aslında kimileri için ortadan kayboluveriyor mu?

Yıllar yılı THY’de kabin memuru olma hayaliyle yanıp tutuşan bir havacılık tutkununun bana yazdıklarını size aktarayım kararı siz verin:

Merhabalar. Karşılaştığım haksızlıklar nedeniyle bir türlü hayalimdeki mesleğe ulaşamamış bir birey olarak benim yaşadığımın benzerlerini yaşayan insanlara bir ses olmak ve hayali havacılıkla dolu olan diğer adaylara da hayaline ulaşmanın sadece kendisine güvenmekle olmadığı biraz da üst kademeden tanıdık birilerinin olması gerektiğini göstermek adına bu yazımı tarafınıza ulaştırıyorum.

Adaylarda aranan kriterler olan dış görünüş, soğukkanlılık, aktif çalışmayı masa başı işlere tercih etme, farklı kültürleri tanıma isteği vb özelliklerim zaten bu mesleği seçmem için sebepler dizinidir. Bir diğer gereksinim olan İngilizce aşamasını güzel bir puanla geçmiş boy kilo aşamasına geldiğimde hayallerimi süsleyen o işi yapacak olmanın sevinci ve adanmışlığı ile ölçüm yapılacak odaya 3 aday olarak girdik. Diğer iki aday benden gözle görülür derecede kısaydı ve ben de 162-163 arası çıkıyordum boy ölçümü yaptırdığım hastanelerde. Kendim sınırı küçük bir farkla geçtiğimi bildiğim için ve havacılık tutkusunu bir kere tattığım için diğer adaylar için üzülerek boyumun ölçülmesini bekledim. Nerden bilebilirdim ki üzünülmesi gereken kişinin ben olduğumu... Ellerindeki kağıtlardaki farklı renklerle çizilmiş isimlerinin anlamını düşünürken, ilk boyu ölçülen arkadaşa boyunun 159,5 cm olduğu 160 yazdıklarını söyleyerek geçirdiler. Her ne kadar boyumu defalarca ölçtürerek oraya gitsem de ohh diyerek kendimden daha emin bir şekilde düşünmeyi bıraktım. Sıra bana geldiğinde ismimin üstünde bir önceki aday gibi bir çizgi olmadığını gördüm fakat gözle görülür fark olduğu için o an çok da üstünde duramadım. Boyu ölçen 2 bayan diğer adaya yaptıkları gibi ayakkabılarımı çıkarıp boyumu ölçmeye başladılar. 3. Görevli bayan olan ve o odadaki şaibelerden sorumlu tuttuğum türbanlı bayan eğildi paçalarımı kıvırdı, yetmedi ayaklarımla burnunu aynı hizaya getirecek kadar ayaklarımı inceledi, kafamdaki tek tokayı çıkarıp tüm gücüyle bastırdı ve ayağa kalkıp yüzüme gülerek "Maalesef 159" dedi sadece. O an yaşadığım şaşkınlığı size anlatamam. Sadece orada diğer aşamaya geçmekte olan adayı işaret ederek o bayandan gözle görülür şekilde uzun olduğumu söyleyebildim. Cevap olarak yine o türbanlı bayanın yüzüme alaycı bir gülümsemeyle "Maalesef boy sınırımız 1.60" deyip kapıyı işaret etmesiyle sarsılmış bir şekilde odadan çıktım. Hayal ettiğim, uğruna üniversitedeki vizelerime girmeyip sınavlarına geldiğim meslek ellerimden öylesine akıp gitmişti...

Ben karakter olarak savaşçı, kendi iç güdülenmemi canlandırabilen, istediğim şey için elimden geldiğince kendimi harekete geçiren, sızlanmaya ve umutsuzluğa yer vermemeye çalışan bir insanım. Bu yüzden boy aşamasında elenen adayların sadece 1 yıl süreyle başvuramadığını öğrenip İngilizcemi daha çok geliştirmeye ve ikinci bir dil olan İspanyolcayı öğrenmeye karar vererek oradan uzaklaştım. Haksızlığa ve şaibeye gözlerimle şahit olmama rağmen iyi olanların ve hak edenlerin elbet istediğini alacağını düşünerek verdiğim kararı da sürdürdüm. Tabi ki kendime hayalimdeki meslek mi yoksa bitirince ne olacağını bilmediğin bir okul mu diye sorup hayalimi seçtiğim için okulumdaki vizeleri kaçırmış, okuldaki bir dönemimi de o gün bir hanımefendinin altını fosforlu kalemlerle çizdiği  kağıtlara değişmiştim. Gel gelelim sabırla geçen 1 yılın ardından alım olduğunu öğrenip koşarak bilgisayarın başına oturduğumda "Son 3 yılda boy aşamasından elenen adaylar başvuramaz." ibaresini görüp adeta beynimden vurulmuşa döndüm. İnanır mısınız o 3 yılın geçmesini de sabırla bekledim. Bu arada bir kere her anlamda koptuğum okuluma da bir daha tutunamadım. Çünkü hayalim orada duruyordu ve İngilizce dilinde eğitim almak hayalim için yeterli sonuca ulaştırmıştı beni.

Evet 3 yıl bekledim. Hayal ederek, inanarak, arkadaş çevremi gelecekte meslektaşım olacağına inandığım kişilerle doldurarak.. Çünkü hep havacılıktan bahsetmek istiyordum. Kullandıkları terimleri öğrenmek bile güçlü bir istekti içimde. Şunu da itiraf etmeliyim ki arkadaş çevremle zaman geçirdiğimde adaylardan istenen tek eğitim kriteri olan İngilizce seviyesinin eğer tanıdığın varsa çok da önemli olmadığını gördüm maalesef ki. Kimseyi ifşa etmek istemiyorum ama maalesef THY gibi büyük bir firmanın böyle şeyler barındırması beni hem çok üzdü, hem de hayal kırıklığına uğrattı...

Gelelim 3 yıl sonraya. 3 yıl geçtikten sonra yine o bilgisayarın başına başvuru yapmak için oturduğumda, daha önce boy aşamasında elenenlerin süresiz bir şekilde başvuru yapamadığı ibaresini okudum. Ve o andan sonra sürekli THY İnsan Kaynakları'na, değişen yönetim üyelerine, ilgili olabilecek kim varsa mail attım. Özel bir muamele rica etmedim aksine tekrar sınava girmek istediğimi, süresiz başvuru yasağının anlattığım olaylardan dolası kalkması gerektiğini yazdım. Bıkmadım yazdım. 2013 yılında üniversiteye yeni başlamış genç bir öğrenciyken şu anda 2 yaşında çocuğu olan bir anneyim. İnanır mısınız hayallerimde hiçbir değişiklik yok. Dünyanın en iyi havayolu şirketi olarak seçilen Emirates'ten iş teklifi aldım. Milli gururumuz olan THY'de çalışarak kendi ülkemi severek yaptığım işle temsil etmek isterken Dubai'de yaşama seçeneği geldi önüme. Maalesef ki ben 2013 yılındaki üniversite öğrencisi değilim artık. Çocuğum var. Türkiye'de çalışırsam emanet edebileceğim insanlar Dubai'de yok. Ömrümü geçirerek emekli olmak istediğim işi yapabilecek miyim bilmiyorum. Belki bu yazım hem bir şeylerin değişmesine, hem de bu mesleğe gönlünü vermiş insanların belki de kendini bu kadar kaptırmadan önce bilinçlenmesine yardımcı olur diye size ulaştırıyorum. Sayenizde birçok insanın hayatının olumlu şekillenmesini umuyor, iyi çalışmalar diliyorum.

Mesele gerçekten kriter mi?

Facebook Yorum

Yorumlar

Kriterci ~ 3 ay önce
1.80 boyunda olacak,üniversite mezunu,sağlam bir işi olan,prezantabl bir yapıda olacak,kriterlerime uygun biri olursa neden olmasın

Yanıtla

Kalan karakter 1000
aday adayı ~ 3 ay önce
yetiştirilmek üzere pilotluk ilanında da aynı anlamsız muamele yapıldı. 2018 de 83 yaş sınırı olan ilan her ne hikmetse 2019 da 89 olarak çıktı. Ki 2018 deki ikinci ilanda normalde 80 olan TOEFL puanı 60 a indirilip ön lisans mezunlarına da hak tanındığı bir ortamda aday havuzu bu kadar genişletilirken birden bire 6 yaş yukarı çekmek de neyin nesi oluyor acaba. Eğer THY bayrak taşıyıcı ve kurumsal kimliği olan bir şirket ise bu tür haksızlıkları yapmaktan vazgeçmelidir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
rtu ~ 3 ay önce
Üzülerek okudum, şuanda da benzer şeylerin olduğunu düşünüyorum. Fakat er ya da geç bunları yapan adamlar da yok olacak. Allah büyüktür, dün fetö bugün bu haksız yere eleme yapanlar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000