13 Nisan 2020, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • bu havaalanı ciddi iş yapardı;kendını bir sekilde döndürürdü..ama bu virüsten dolayı kendını toparlaması zaman alacaktır.vırus biter gider ama ;etkisi uzun zaman alır.
  • Bu ekip neyin riskini alacaklar ki devlet millet için ne yapmışlar ? Havalimanında bir temizliği beceremeyenlerden? Yedikleri haklar bu dünyada olsada, ahı mahşerde çıkar çıkacaktır...
  • Akıllara ziyan bir havalimanı işletme sözleşmesi, bunun kabul edilebilir hiçbir tarafı yok !
  • Ne bela havalimanıymış burası ya. Keşke hiç yapılmasaydı. Milletin kanını emdiler. Ama bir gün bunların hesabı tabii ki çok ağır sorulacak. Vazla değil 3 sene sonra bakalım nerelere kaçacaklar.
  • Yavvyavv birde havalimaninda seramikler helalar boyalar hersey cok kalitesiz ozensiz yapilmis bazi yerler sehirler arasi otobus terminali gibi, pist secimleri ise 03-21 istikameti olmaliymis
  • almanyanın bizi kıskandığına inanan milletimize; havalimanı değil haramlimanını nasıl anlatacağız.
  • Hersey calinmis, basta guven duygumuz
  • Risk normalde iga da ama Kalyoncu ve damat ortaklığı sayesinde iga su anda tamamen akapenin koruması altında. Bırakın riski bu yandaş iga devlete 2045 e öteletti 2019 ve 2020 kiralarını! Normalde her yıl 850mio Euro artı KDV ödemesi gerekirken ilk iki yıl 350mio Euro +KDV odicek devlete! Yani bir milyar Euro’yu bu akape 20145 e erteledi! Şimdi de, sayın Ali kıdık ın daha once belirttiği gibi bırakın 350 mio euro ödemeyi bunlar devletten 1.2 milyar Euro isticek kadar yüzsüzleştiler! Evet pandemi deyip devleti somururken bi yandan da kiracılarını batırmaktan hiç çekinmez bunlar. Çünkü sırtlarını Memet Kalyoncu ve şamata dayamıslar. Ammmaaaa yolun sonu göründü..hepiniz yurt dışına kaçırdığınız paralara güvense de gun geldiğinde o paraları da yiyemiceksiniz. Düşün artık şu milletin sırtından!
  • Siz DHMİ'nin (Devlet'in) IGA'ya verdiği Yolcu Gelir Garantisini, bir kenara. Bu küçük hesap olarak kalabilir!!! IGA'nın Bankalardan aldığı 4.6 Milyar 'luk krediye zaten DHMİ dolaylı olarak da olsa kefil olmuş durumda imiş.... Daha sonra sessiz sedasız alınan (ve kamuoyuna yönelik öyle şatafatlı imza töreni yapılmayan/yansıtılmayan...) 1 ya da 1.5 Milyar €'luk 2. paket kredinin durumu da ayrıca meçhul! Daha bu kredilerin geri ödeme takvimi başlamadı, ancak çok da ileri tarihlerde değil. Ayrıca IGA'nın Devlet'e ödeyeceği kiraların ertelenme süreci de sona gelmekte... IGA'nın dolaylı/dolaysız kiracıları (başta THY) de zaten finansal olarak kritik durumdalar; bunlar da haklı olarak erteleme, kiralarda indirim talepleriyle geldiler/geleceklerdir... Bütün bunlar üst üste geldiğinde IGA'nın işi çok zora girecektir! Şimdi, IGA'ya kim kurtarma operasyonu düzenleyecek? Devlet'in kasası da tamtakır!!!
  • trump 200 bin kişi ölse yani yolcu olacagını öngörüyoruz dedi ! Sen hangi yolcudan bahsediyon

İstanbul Havalimanı'nın riski kimin omuzlarında?

İstanbul'un Avrupa yakasında yolcu taşımacılığına açık tek havalimanı olması koşulu ile ihale edilen İstanbul Havalimanı için, 12 yıl boyunca yolcu gelir garantisi verildi.  22 milyar euro+KDV kira bedeli karşılığı ihaleyi alan 5'li konsorsiyum (5'inci ortak Kolin sonradan ayrıldı), 25 yıl boyunca bu bedeli DHMİ'ye ödemeyi taahhüt etmiş oldu.

1998 yılında Yap-İşlet-Devret yönteminin en başarılı örneklerinden biri olan Atatürk Havalimanı'nda, ilk ihale döneminde yolcu garantisi verilmiş olmasına rağmen, işletme süresinin dolmasından sonra yapılan ikinci uzatma ihalesini kazanan işletmeci firma TAV'a yolcu veya herhangi bir gelir garantisi verilmemişti. Açıldığı ilk yıl 10 milyon yolcuya ev sahipliği yapan ve kapandığı anda 65 milyona dayanan Atatürk Havalimanı için yolcu garantisi verilmemiş olmasının, havalimanının öngörülen yüksek potansiyelinden kaynaklandığını söylemek mümkün...
Peki İstanbul Havalimanı'nda durum nasıl?

İstanbul Havalimanı'nda yolcu garantisi yok ama yolcu gelir garantisi söz konusu.. Şöyle ki...  Örneğin, İstanbul'dan Paris'e (tüm dış hat) giden her bir yolcu için 20 euro, Paris'ten gelen ve Ankara'ya devam eden yolcudan 1 euro (dış hattan iç hat), Paris'ten gelip Dubai'ye giden yolcudan 5 euro(dış hattan dış hat), Gaziantep'ten gelip Paris'e giden yolcudan 20 euro (iç hattan dış hat), İstanbul'dan Ankara'ya giden yolcudan 3 euro ( iç hattan iç hat) ve Ankara'dan gelip İstanbul üzerinden İzmir'e giden her yolcudan ise 1'er euro (iç hattan aktarmalı iç hat), ücret tarifesi uygulanıyor.

DHMİ'nin 12 yıl boyunca ilk yıl 316 milyon euro'dan başlamak üzere ve her yıl yüzde 5 artacak şekilde 12 yıl için 6.3 milyar euro yolcu gelir garantisi var. Sözleşmedeki bu koşul doğrultusunda, eğer garanti edilen yolcu gelir rakamının üzerine çıkılırsa fark DHMİ'ye ödeniyor. Eğer altında kalırsa da aradaki farkı DHMİ, İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA'ya ödüyor.

12 yıl için garanti edilen 6.3 milyar euro gelir garantisinin, havalimanının toplam 10 milyar euro'yu bulan yatırım maliyetinin yüzde 60'ına denk geldiğinin de altını çizmekte fayda var. Yani  İstanbul Havalimanı'na ilk 12 yılda tek bir uçak inmese yolcu gelir garantisinden dolayı zararı maksimum yüzde 40  civarında olacak. Bunun anlamı şu: “Riskin yarısından fazlası DHMİ'nin omuzlarında...”

Yolcu dışındaki gelirlerde ise DHMİ'nin herhangi bir hakkı bulunmuyor. Hava tarafındaki DHMİ'ye para kazandıran hizmetler de Atatürk Havalimanı'nın aksine İGA yönetimine devredilmiş durumda... Titizlikle formülize edilmiş bir şartname: “Risksiz gelirler İGA'nın cebinde, riskli gelirler DHMİ'nin garantörlüğünde...”

Dönelim yolcu garantisi meselesine...
Biliyorsunuz, geçen yıl sonunda İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA; işletme süresi göz önüne alınarak 233 milyon euro'luk geliri  aşarak 255 milyon euro gelir elde ettiği için aradaki fark olan 22 milyon euro'yu DHMİ'ye iletti. Ve iyi de reklam edildi. Haklarıdır...Tabi ki şu şerhi de daha önce düştüğüm gibi yine düşmek istiyorum. Verirken reklam edildiği gibi alırken de ilan etmek gerekir. Tüm iyi niyetiyle projeye emek veren İGA CEO'su Kadri Samsunlu'nun bunun sözünü gıyaben verdiğini de belirteyim.

Konumuza dönelim...

Yolcu gelirleri hesaplanırken iç hattan gelip dış hata giden, dış hattan gelip dış hata giden (dış hat transit) ve doğrudan dış hata giden yolculardan elde edilen gelirler hesaplanıyor. Yani İstanbul'dan Ankara'ya ya da herhangi bir iç hat noktasına, ve örneğih Paris'ten gelip Ankara'ya giden yolculardan elde edilen gelir, gelir hanesine yazılmıyor. Dolayısıyla iç hatlardan elde edilen gelir doğrudan İGA kasasında kalıyor ve yolcu gelir garantisi dahilindeki paranın üzerine eklenmiyor. Bu da, taahütten dolayı DHMİ'nin aleyhine bir durum olarak ortaya çıkıyor. Üstelik, yolcu ücret tarifeleri Atatürk Havalimanı'ndan yüksek olmasına rağmen... Ayrıca yolcu başına iç hatlar için 1 euro, dış hatlar için 3 euro'luk güvenlik tarifesi ücretleri de bu paraya eklenmiyor.

Coronavirüs dolayısıyla günde ortalama 1200 civarında uçağın iniş kalkış yaptığı İstanbul Havalimanı'nı bugünlerde sadece bir kaç yolcu uçağı ve birkaç da kargo uçağı kullanıyor. 70'e dayanan İstanbul Havalimanı'nı kullanan havayolu şirketi sayısı birkaç tahliye uçuşuna kadar düşmüş durumda... Hepsinin toplamı günlük 20 civarında. Hem ticari alanlardaki gelirler hem de yolcu gelirleri neredeyse sıfır noktasında...

2020 yılının Ocak-Şubat ve Mart aylarında İstanbul Havalimanı'ndan gerçekleşen tüm iç hat, dış hat ve transfer yolcular toplamının 4-5 milyon civarında olduğundan hareketle yola çıkarsak, kalan 9 aylık süreçte garanti edilen tutarın yakalabilmesi için en az 60 milyon civarında yolcunun daha havalimanını kullanması gerekiyor ki bu da imkansız gibi görünüyor. .Çünkü,  mevcut koşullarda hava trafiğinin bu yıl sonuna doğru yüzde 50, 2021 yılında yüzde 75 ve 2022 yılında yüzde 100 kapasiteye erişeceği tahminleri yapılıyor. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse 2020 yılı tüm havacılık sektörü için olduğu gibi İstanbul Havalimanı için de kayıp bir yıl olacak ve İstanbul Havalimanı kaybettiği için DHMİ de kaybedecek.  Aradaki taahhüt edilen yolcu gelir farkı DHMİ tarafından İGA'ya ödenecek. Yani yük yine kamunun sırtında olacak.
Bu arada, coronavirüs etkisinin salgın hastalık ve dolayısıyla mücbir sebep sayılıp sözleşme süresinin uzatılması gibi bir talep de ortaya çıkabilir. Geçmişte Atatürk Havalimanı, 1999 depremini gerekçe göstererek 13 gün ek işletme süresi almıştı. Devamındaki 2001 krizi için de Danıştay'a başvurusu olmuştu ancak oradan herhangi bir uzatma kararı çıktığını hatırlamıyorum.

İstanbul Havalimanı işletmecilerinin de mevcut durumun mücbir sebep kapsamında değerlendirilerek sözleşme uzatılması talebi olabilir. DHMİ ile yapılan sözleşmede, salgın hastalığın mücbir sebepler içerisinde sayılıp sayılmadığın bilmemekle birlikte eğer varsa bu alternatif değerlendirilebilir. Ama şu da var tabiki... İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA'nın; havalimanı içerisindeki işletmelerin kira öteleme ve indirim taleplerini, “mevcut durum mücbir sebep sayılmaz” gerekçesiyle geri çevirdiğini ve aynı gerekçe ile bir başvurunun abesle iştigal olacağını da unutmamak gerekir.

İstanbul Havalimanı'nın riski kimin omuzlarında?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (25)

havalimanı ~ 2 ay önce
bu havaalanı ciddi iş yapardı;kendını bir sekilde döndürürdü..ama bu virüsten dolayı kendını toparlaması zaman alacaktır.vırus biter gider ama ;etkisi uzun zaman alır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kadri ve ekibi risk mi alır? ~ 2 ay önce
Bu ekip neyin riskini alacaklar ki devlet millet için ne yapmışlar ? Havalimanında bir temizliği beceremeyenlerden? Yedikleri haklar bu dünyada olsada, ahı mahşerde çıkar çıkacaktır...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Tgs ~ 2 ay önce
Şimdiye kadar tgs havaş ve diğer yer hizmetleri çekti şimdi kim çekerse çeksin
Kadri miiii? ~ 2 ay önce
Ya be kadri ne oradaki calisan her hangi beyaz yaka..bunlar yok hükmünde şahsiyetlerdir. Hepsi birer kukladır. Şnsiyatif vs sıfırdır. Oradaki şirret ve kotu yonetimin hak yemenin asıl nedeni akape zihniyetini kendine pusula edinmiş emek hırsızı Memet Kalyoncu ve damat gurubudur. Bu güruh oraya zehirli yılan gibi çökmüştür..bunlar gitmeden oradan ne Türkiye’ye ne de çalışan bir avuç namusluya Günyüzü olmaz..yani kadri vs bunlar tamamen figurandır. Zaten adam on muhasebeci olup asırı silik bir karaktere sahip olup sadece sahibinin sesidir sahibinin
Cevap ~ 2 ay önce
Haklısın kadri silik bir karakter ama şurada yanlışınız var hükümetin adamı degil ve olamaz çünki zihniyette farklı zikride farklı kendini hükümetin adamı tanıtır ama alakası yok neredeyse akpartilileri cahil diye tanımlayan kişidir o ve yardımcısı hükümete karşı başka partili olduğunu herkes biliyor İstanbul seçimlerinden..
İga Dhmi arası da çıkar ~ 2 ay önce
Devlete ihbar edilince herşey tabiki ortaya çıkar..rüşvet haksızlık iftira beceriksizlik aynı şeylerdir..şimdi Dhmi temizleniyorsa iga da temizlenmeli kadri ve ekibi
Eagle ~ 2 ay önce
Akıllara ziyan bir havalimanı işletme sözleşmesi, bunun kabul edilebilir hiçbir tarafı yok !

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bela ~ 2 ay önce
Ne bela havalimanıymış burası ya. Keşke hiç yapılmasaydı. Milletin kanını emdiler. Ama bir gün bunların hesabı tabii ki çok ağır sorulacak. Vazla değil 3 sene sonra bakalım nerelere kaçacaklar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Malzeme iscilik ~ 2 ay önce
Yavvyavv birde havalimaninda seramikler helalar boyalar hersey cok kalitesiz ozensiz yapilmis bazi yerler sehirler arasi otobus terminali gibi, pist secimleri ise 03-21 istikameti olmaliymis

Yanıtla

Kalan karakter 1000
kıskanıyorlar ~ 2 ay önce
almanyanın bizi kıskandığına inanan milletimize; havalimanı değil haramlimanını nasıl anlatacağız.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Calinmis ~ 2 ay önce
Hersey calinmis, basta guven duygumuz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Risk kimde mi? Milletin sırtında tabiki! ~ 2 ay önce
Risk normalde iga da ama Kalyoncu ve damat ortaklığı sayesinde iga su anda tamamen akapenin koruması altında. Bırakın riski bu yandaş iga devlete 2045 e öteletti 2019 ve 2020 kiralarını! Normalde her yıl 850mio Euro artı KDV ödemesi gerekirken ilk iki yıl 350mio Euro +KDV odicek devlete! Yani bir milyar Euro’yu bu akape 20145 e erteledi! Şimdi de, sayın Ali kıdık ın daha once belirttiği gibi bırakın 350 mio euro ödemeyi bunlar devletten 1.2 milyar Euro isticek kadar yüzsüzleştiler! Evet pandemi deyip devleti somururken bi yandan da kiracılarını batırmaktan hiç çekinmez bunlar. Çünkü sırtlarını Memet Kalyoncu ve şamata dayamıslar. Ammmaaaa yolun sonu göründü..hepiniz yurt dışına kaçırdığınız paralara güvense de gun geldiğinde o paraları da yiyemiceksiniz. Düşün artık şu milletin sırtından!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
maafaky ~ 2 ay önce
Siz DHMİ'nin (Devlet'in) IGA'ya verdiği Yolcu Gelir Garantisini, bir kenara. Bu küçük hesap olarak kalabilir!!! IGA'nın Bankalardan aldığı 4.6 Milyar 'luk krediye zaten DHMİ dolaylı olarak da olsa kefil olmuş durumda imiş.... Daha sonra sessiz sedasız alınan (ve kamuoyuna yönelik öyle şatafatlı imza töreni yapılmayan/yansıtılmayan...) 1 ya da 1.5 Milyar €'luk 2. paket kredinin durumu da ayrıca meçhul! Daha bu kredilerin geri ödeme takvimi başlamadı, ancak çok da ileri tarihlerde değil. Ayrıca IGA'nın Devlet'e ödeyeceği kiraların ertelenme süreci de sona gelmekte... IGA'nın dolaylı/dolaysız kiracıları (başta THY) de zaten finansal olarak kritik durumdalar; bunlar da haklı olarak erteleme, kiralarda indirim talepleriyle geldiler/geleceklerdir... Bütün bunlar üst üste geldiğinde IGA'nın işi çok zora girecektir! Şimdi, IGA'ya kim kurtarma operasyonu düzenleyecek? Devlet'in kasası da tamtakır!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
X y z . . . ~ 2 ay önce
Bi iban daha verir millete nolcak x)
Arthur Doyle ~ 2 ay önce
Sadece İGA için değil, THY için de sıkıntı çok büyük! Hangisini kurtarmaya çalışacaklarını ve hangisini kurtarabileceklerini bekleyip göreceğiz.
Hangi yolcu ? ~ 2 ay önce
trump 200 bin kişi ölse yani yolcu olacagını öngörüyoruz dedi ! Sen hangi yolcudan bahsediyon

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000