18 Şubat 2019, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • SİZCE ALMANLAR İSTANBUL HAVALİMANININ FRANKFURT’UN YERİNİ ALMASINI TEMİN EDECEK BİR DESTEĞE RIZA GÖSTERİR Mİ? Bu sorunuza karşı,yeni havalimanı inşasında hep Alman malı malzemeler kullanıldı,körükler,yürüyen bantlar,asansörler,elektronik,elektrik sistemler,kablolar dahil Alman malı. Almanlar bizim yeni havalimanı projemizden korksalardı bunları bize satmazlardı. Ayrıca havalimanı yapım ve işletme konusunda danışmanlığı da onlardan alıyoruz. Almanya'nın ekonomik,siyasi,ticari gücü ortada,dünyada her ülkeye ihraç yapan,milli gelirinin yarısından fazlasını ihracattan kazanan tek ülke. 4 büyük şirketinin yıllık cirosu 800 milyar euro civarı. Dünya çapında patentli 1000'den fazla icatları var peki ya bizim? Bunlar mı bizden korkacak? Ayrıca Allah muhafaza, yarın ticaret,yolcu vs olarak en büyük gelir kapımız olan gelişmiş ülkeler,ülkemizde son yıllarda olan bombalama,darbe vs olaylarını,güvenliği ve riski bahane edip ülkemize-ülkemizden,ülkelerine yapılacak olan uçuşlara kısıtlama veya yasaklama getirirse ne olacak ? Bu iş,Almanlar'ın iga'nın yapımına duyduğu iddia edilen korkudan çok çok daha ciddi maalesef. Bir tweet ile ülkemizin mali yönden ne hale geldiği,dövizin,faizin,ithalatın durumu da ortada. 450 milyar dolar dış borcumuz dövizin iki katına çıkmasıyla 2'ye katlandı.Sonuçta bu borçlar büyük çoğunlukla ödediğimiz vergilerle ödeniyor. Kendimizi dev aynasında görmeyelim. Hürmetler.
  • BEYLER ESASK KONUMUZ HÜSEYİN BEYİN ŞAHSI DEĞİL.SÖYLEDİĞİ BŞİR CÜMLE. BOZUK SAAT BİLE GUNDE İKİ KEZ DOĞRUYU GÖSTERİYOR.
  • Tarihi tam belli olmamakla birlikte İstanbul Havalimanı (İHL) Yakında tam kapasite faaliyete başlıyor ve Atatürk Havalimanı’nda (AHL) yolcu taşımacılığı sona eriyor. İHL çalışmaya başlayınca AHL’nin kapatılmasının şart olduğuna dair bazı görüşler öne sürülüyor. Bunların en önemlileri, 1. İki havalimanının hava sahalarının bir biriyle örtüşmesi ve dolayısıyla iniş ve kalkışlarda risk oluşturması 2. Kamunun İHL’nin yapımcı /işleticisi Istanbul Grand Airport’a(İGA) Avrupa yakasında havayolu ile yolcu taşımacılığı için imtiyaz vermiş olması Dünyada pek çok havalimanı birbirine AHL ve İHL kadar yakın ve hava sahası örtüşmesi sorunu yapılan simulasyonlar ve gelişmiş teknolojilere rahatlıkla çözülüyor. Bu konuda Avrupa uçuş güvenliğinden sorumlu EASA ve hava sahasından sorumlu Eurocontrol’den teknik destek almak da olası. Bildiğim kadarıyla EASA’dan bu konuda destek alındı. Bu durumda yukarıdaki imtiyaz maddesi önem kazanıyor. Ancak, önce İHL ile ilgili iki potansiyel soruna dikkat çekmek istiyorum. a. Pist kodu ihaleden sonra maliyet tasarrufu için, işveren onayı da alınarak 30 m. alçaltılmış durumda. İstanbul’un en yağışlı bölgelerinden birine kurulan İHL’nin pistlerini ve apronu bu nedenle sıksık sel basması ve uçuşların aksaması söz konusu olabilecek. O zaman da yakınlarda ikinci bir havalimanı olması önem kazanıyor. b. İHA’nın pistleri kuzey güney yönünde konumlandırılmış. İstanbul’un hakim rüzgarlarından lodosta bu pistler sert yan rüzgar alacak ve pek çok uçak pisti pas geçmek zorunda kalacak. AHL’de Ataköy üzerinden yaklaşma sağlayan pist bu bağlamda bir kurtarıcı vazifesi görebilir. Habertürk’ten Sn. Güntay Şimşek’in 27/12/2018 tarihli yazısında, eğer İGA sözleşmesine değişiklik yapılmadan, yatırımın ikinci ve üçüncü aşamalarına aynı tempoyla devam edilirse 12 yıl sonra limanı kulanacak yolcu miktarının, kamu tarafından garanti edilen rakamın altında kalacağına değinmişti. Yani Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleri, Avrasya Tüneli’nde olduğu gibi işletmeci firmaya bütçeden, dolayısıyla vergilerimizden kaynak aktarmak gerekecek. Yine Sn. Şimşek’in 10/01/2019’da yayınlanan makalesinde İGA’nın diğer fazlar için 4 milyar € daha para bulması gerektiğinden bahsediliyor. Bu hem yatırımcı, hem de projeye her türlü maddi ve manevi desteği sağlayan hükümet açısından, ülkenin ve dünyanın ekonomik durumu göz önüne alındığında çok zor sağlanacak bir meblağ. Sağlansa bile çok yüksek maliyetli olacak. En başta değindiğim ikinci maddeye geri dönersek, imtiyaz meselesini kimseye zarar vermeden kazan-kazan yaklaşımı ile çözmek mümkün. Bunun için kamu Atatürk Havalimanı’nı İGA’ya devretmeli. Bu sayede, alanda ve çevresindeki kamu ve özel sektörün tüm alt ve üstyapılarının, yani milli servetin kullanımına devam edilecektir. Öneri hükümetin tasarruf tedbirleriyle de uyumludur. Bu yaklaşımdan İGA da karlı çıkacaktır. Zira bu sayede hem İHL’de hava şartları vs gibi nedenlerle çıkabilecek sorunlarda destek olabilecek bir altyapı hazır olacak, hem de ilerde yapılacak yatırımları bir miktar yavaşlatmak ve 4 milyar €’luk finasman yükünü zamana yayarak hafifletmek, bu sayede daha iyi koşullarda kaynak sağlamak mümkün olacaktır. Vatandaş ise kendisine seçenek sunulacağından ve vergileri garanti ödemelerine gitmeyeceğinden kazançlı çıkacaktır. Bu durumda, THY, Anadolujet ile AHL’den operasyon yaparken ana operasyonunu İHL’ye taşıyacaktır. Diğer Türk taşıyıcılarının ise ağırlıklı olarak Atatürk’te kalmayı tercih edeceğini düşünmekteyim. Yabancı taşımacılara, özellikle kıtalararası sefer yapan havayollarına ise İHL tek seçenek olarak önerilebilir.
  • THY TEKNİK BRAVO SANA- ALKIŞLIYORUM. SN YORUMCU 20 YILDAN FAZLA ÇALIŞAN 39 YAŞINDAKİ İFADENİZİ ANLAYAMADIM.ÇALIŞIRKEN BİR İŞ KAZASI SONUCU MU ENGELLİ OLDU BU KARDEŞİMİZ.BİLGİYİ BEKLİYOR OLACAĞIM.
  • thy teknik sonradan ENGELLİ HASTA olan 20 yıldan fazla calışanını performansı düşük sebebiyle 39 yaşında işten attı
  • Malesef huseyin bey dogruları soyledigi icin gorevden alindi. Ama simdikiler evet yapariz ederiz seklinde beyanat verip , yapamayip, gorevde kalmaya devam ediyor.
  • doğruyu söyleyenin hele hele yazanın çok az olduğu bir dönemdeyiz. size katılıyorum. işi yıpratmak için konuşmak şu an için doğru değil. gecikmenin her günü bizim açımızdan zarar. Bakıyorumda yazının ikinci bölümüne yorum yazan kimse yok. Evet anlattıklarınızı yapanlar nasıl Müslümandır. seni ve yazılarını seviyoruz. kalemine sağlık.
  • Her hafta yazılarınızı keyifle takip ediyor ve sizlerden çok şey öğreniyorum. Yine çok doğru bir yazı yazdınız, kaleminize sağlık. Yazılarınız bir yana gerçekte de çok iyi yürekli, erdemli saygıdeğer bir büyüğüm olduğunuza bahse girebilirim.
  • eminimki siz öyle yapardınız. buna inanmak için sizi tanımak gerek.
  • Yeni havalimanını adam gibi,eksiksiz,metrosu,yolu,tabelası,salonları vs herşeyini tamamlayıp hizmete açılsa kim ne kaybedecekti? Bu halde yarım yamalak açmaya çalışınca gördük neyin ne olduğunu.En son köprü yaklaşma cihazlarında sorun olduğu,işin başka bir şirkete verildiği ve tamamıyle yapılmasının da aylarca süreceği haber oldu. Bekleyelim en uygun zamanda açalım. Milletimiz maalesef demek ki eskiden de kötüymüş ki kendilerinden sonra gelen nesilleri iyi yetiştirememişler.İyi olsak yağmalama,tecavüz,taciz,hırsızlık,hak yeme,saygısızlık vs de dünyanın önde gelen toplumlarından biri olmazdık.Japonya'da Allah diye bir kavram yok,dinleri de Şinto.Demek ki bu işlerin dinle,inançla vs alakası pek yok,insan olmakla,eğitimle alakası var.Bir ülkede rektör cahiller ülkeyi yönetmeli,okumuş insanları gördükçe afakanlar basıyor diyorsa o ülkeden ne hayır gelir ki? Eğitime,bilime,adalete,eşitliğe önem vermeliyiz,insanlarımızı ayırmamalıyız,Ata'mızın yolundan gitmeliyiz ki başarılı olalım.Saygılar.

İst. Havalimanı, THY Başta Tüm Havayolları İçin Yeni Bir Resim Tuvali Gibi.



Bu yazıyı 04 Mart günü yayınlayacaktım. Yanı İst. Havalimanının tam kapasite çalışmaya başlamasından, daha doğrusu ATATÜRK Havalimanından taşınmayı takip eden günde. Taşınma Mart ayından Nisana kaldı.  En iyisi beklemeyeyim dedim. Bakarsın bir erteleme daha olur. Aslında Ekim 2018’ de kısmi açılış yapılmasaydı ertelemeler bu denli dikkat çekici olmazdı. Bu kadar da tenkit almazdı. Şimdi insanlar Cumhurbaşkanımız açılacak dedi ve de açıldı diyorlar. Haklılar. Temel atma töreninde söz vermişti ya. Kaldı ki bu sözü IGA’ nın patronlarına sormadan da vermemişti. İşte bunun için bu ertelemelerle ilgili herkes fikir yürütüyor bu gün. Keşke birileri çıksaydı da Cumhurbaşkanımızı ikna etmeye çalışsalardı hep birlikte. Hiç denenmemiş bir şey söylüyorum galiba? Ama bir kez deneselerdi keşke. Bu günkü durumu, büyük ihtimal ile birkaç ertelemenin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söyleselerdi, anlatsalardı ısrarcı olmazdı diye düşünüyorum. Birine yakın olmak, bağlı olmak, şahsı ve makamı sevmek ve saymak  “ Başüstüne efendim “ demektense bunu gerektirirdi. Her ne ise, biri çıktı ortaya. Tek başına. “Hazır değiliz, 29 Ekimde İstanbul Havalimanının açılması mümkün değil “ deyiverdi. Kimdi bu adam?  IGA’ nın o dönemdeki Genel Müdürü. Bu beyanatını takiben uçtu gitti. Neden mi? Nedeni yok. Kaşının üzerinde gözü varmış gibi yapmacık bir neden uydurmuşlardır. Onu görevden kim mi uzaklaştırdı? Tabii ki işi bitirip Havalimanını 29 Ekimdeki açılışa hazır etmesi gerekenler ve de bu konuda fazla düşünmeye gerek duymadan Cumhurbaşkanına söz verenler. Yazık oldu o Genel Müdüre.  Aslında hepsinden cesaretliymiş. Üstüne üslük haklıymış da adam. Keşke bunu umuma söylemek yerine bir randevu alıp bizzat Cumhurbaşkanına söyleseydi ona anlatsaydı. Olmazdı demeyin. İnanmazsınız ama ben olsam kesinlikle böyle yapardım. Sonuçta işten kovulacaksam hiç olmaz ise IGA ’nın ( çoğumuzca tanınan ) tepelerinden biri tarafından değil, Türkiye’min Cumhurbaşkanı tarafından kovulmuş olurdum. Etikete bakın hele. Boğulacaksan büyük denizde boğul derler ya. İşte o hesap.

Evet;  İst. Havalimanı, THY Başta Tüm Havayolları İçin Yeni Bir Resim Tuvali Gibi.  Ve de bu temiz tuvalin üstüne istediğiniz resmi, istediğiniz ebada ve gönlünüzden geçtiği şekilde çizebilirsiniz. Emin olabilirsiniz ki çizeceğiniz bu resim güzel olduğu takdirde eski çalışmalarınızdaki renk uygunsuzlukları dâhil ( tabii varsa ) misafirleriniz ilk planda onları tam olarak hatırlamayacak ve bir süre sonra da unutacaklardır.  Yeni olan her şey yeni bir başlangıçtır. Ve de daha iyiye ulaşmak için de güzel bir fırsattır. Tabii ki resmin yüzeyin de kullanılacak renkleri önceden tespit etmek ve hatta gerektiğinde çalışmanın suluboya ya da daha basit olarak kuru boya olarak ön tasarımını yapmakta fayda var. Ressamlar bu eskiz çalışmasını her esere başlamadan yapar ve tablo aslının nasıl olacağını kâğıt üzerinde düşünürler. THY bir miktar çalışan ve az sayıda uçuş ile büyük operasyonunun eskiz çalışmasına başladı. Galerinin tanıtımını yapıp çalışanlarca yapılan eskizleri sergilerken çizimdeki detayların yerine oturduğunu söylüyor. Resmin aslını da bir görelim hele

Tabii ki yapılan bu resmin güzel ve çekici olması için kullanılacak olan ana ve yardımcı unsurların kaliteli olması, boya ve incelticilerin verniklerin, cinsine dikkat edilmesinin gerektiğini uzmanlar ifade ediyor. THY’ nin tepeleri umarım ki anlayacaklardır. Evet; yeni havalimanımızdaki çalışmanın, yolculara sunulacak olan hizmetin alt yapısını oluşturacak ana ve tali unsurların kalitesi ( Bilet ve bagaj işlemi sistemi, Kontuarları,  bagaj dağıtım sistemi, yolcu bilgilendirme sistemleri vb...) ile ilgili en küçük bir şüphe duyan kimse bulunmuyor ki, bu konularda hiç bir tenkit okumadık. Kimse bu konuda ağzını açmadı. Bu da demek oluyor ki, yeni mekânda yapılacak çalışmanın güzel olması için alt yapı gayet müsait.  Bütün iş atölye sahiplerinde ve de ressamlarda. Başka bir deyişle havayollarının bu cephede görev yapan çalışanlarının, konu ile ilgili kabiliyetlerini sergileme şekillerine bağlı olacak. Eh tabii ki galerinin idarecilerinin de mekânın güzelliğine methiyeler düzmek dışında bir rolü mutlak olacaktır. Sahi;  sergilenen resimler güzel değilse siz hiç galerinin inşaatı çok modern diye sanatseverlerin ziyaret ettikleri bir sergi duydunuz mu?

Bu arada İstanbul Havalimanına taşınmanın olumlu etkileri Havalimanından beklentilerle ile doğru orantılı olarak süreklilik kazanacak. Ve de yeni ve eski çalışma yerinizle ilgili kıyas veya bu lokasyondan beklentilerinize bağlı olarak bu süreci olumlu bir psikoloji ile yaşanması da bir mümkün. Temenni etmem ama tam tersi de bir olasılık.

Bir süre önce yazdığım bir yazıda belirtmiştim. Olan oldu. Biten bitti. Şu an olumsuzlukları sıralamak veya zararlarımızı hesaplamanın vakti değil. Herkesin bildiği konuları tekrarlamanın faydası yok. Ancak havalimanı operasyonunu etkileyecek bir takım aksaklıklar varsa onları da duyurmak vazife. Bir takım önemli aksaklıkların belirlenmesine rağmen ortaya çıkartılması hususunda korkak davranılan ve ancak metin üzerinde gerekli değişikliklerin yapılmasını takiben sanki başka bir kurumca kaleme alınmışçasına Ankara’ya gönderilen ve kapsamında küçümsenmeyecek miktarda  (  uçuş konusu ile ilgili olmayan  ) aksaklığın belirtildiği rapor da zikredilen hususlar ele alındı mı acaba? Bu rapor şu veya bu şekilde kayıtlara girip başkente gönderildiğine göre doğrulukları kabul edilmiş olmuyor mu?  

Havalimanımızla ilgili bu denli menfi haber / bilgi ortalarda dolaşırken bilinmesi halinde ülkemiz kamuoyu açısından güven artırıcı unsur teşkil edeceği açık olan ve de İstanbul Airport çıkışlı Avrupa noktalarına uçuş yapıldığına göre IATA tarafından yerine getirildiği mutlak olan IOSA ( IATA Operationel Safety Audit ) denetim sonucu neden duyurulmadı? İstanbul Havalimanında yapılan uluslar arası denetimler şeklindeki bir aramada ne IGA ne de Ist.Airport sitelerinde küçük bir not görülmüyor. Ve de Amerikan Havacılık otoritelerince yapılması gereken TSA ( (Transportatıon Securıty Administration)  denetimlerinin uygulanıp uygulanmadığına ilişkin bilgi neden verilmedi? Anlamak mümkün değil. Hoş bu denetimden geçilmiş olsaydı bile şu anda Amerika’ya bu havalimanımızdan uçuş yapılması THY’ nin büyük ölçekli transit taşımacılığı nedeni ile mümkün olmayacaktı. Ancak bu denetimden süratle geçilmesinin de gerekliliği açık. Uçuşlar yapılıyor ya, bunlar kimi ilgilendirir derseniz bu bilgilerin İstanbul Airport yönetimince açıklanması bir anlamda PR faaliyetidir. Kamuoyu açısından güven artırıcı unsur olacağına ilişkin sözünün çok şey ifade ettiğini düşünüyorum. Ve de İstanbul Havalimanının şu anda buna fazlası ile ihtiyacının olduğu açık. İstanbul Havalimanının Kurumsal İletişim yetkililerine duyurmak istedim. IGA bu tür fırsatları değerlendirmelidir. Umarım anlatabilmişimdir.

Evet, bizlerin söz konusu hususları çözme imkânımız yok. Gördüğüm kadarı ile konulara ilişkin doğru cevapları alma konusunda ümitlenmek bile lüks bir beklenti olacak. Dua edelim ki bu hususların tümü halledilsin ve de Havalimanımız daha sonra sorunsuz olarak açılsın ve çalışsın.

Geçen hafta Sn. Murat Herdem İstanbul Havalimanının açılışı ile ilgili bir yazı yazmıştı ve Havalimanı uygulamalarından ötürü insanların şirketlerin mutsuzluğunu sıralamıştı. Evet;  iyi başlamadı diyebiliriz. Kiralar uçuğa yakın. Nasılsa mecburlar, biz tekiz düşüncesi ile bu uygulamaları belirlemek pek doğru bir yaklaşım değil.

Yazısının sonunda ne demişti Murat Bey. Aynen katılıyorum. “ İstanbul Havalimanı tam kapasite ile açıldığında, işler tıkır tıkır rayına oturmaya başladığında, eskisini unutup yenisine alışmaya başladığımızda inanın hepimizin yüzünde bir gülümseme olacak” Evet; havalimanında çalışanlar, havayolu şirketleri daha rahat bir iş ortamına kavuşmaları nedeni ile gülümseyeceklerdir.  Bizler ise, garanti edilen yolcu miktarına ulaşılamaması halinde farkı ödeyecek olan bizler, basında yer alan İstanbul Havalimanı haberleri arasında nasıl olsa gülümseyecek veya bizleri gıdıklatacak bir şeyler buluruz. Biz dileyelim ki ne hazırlık çalışmaları sırasında ne de havalimanımızın tam kapasite çalışmaya başlamasını takiben  “ Allah kaza bela vermesin. Ve gülümseyen yüzler solmasın”

BU ADİLİKLERİ YAPANLAR NASIL MÜSLÜMAN OLABİLİRLER Kİ?

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yazı toplumumuzdaki ahlaksızlar için yazılmıştır. Ahlak sahibi Müslümanları tümü ile tenzih ediyorum.   Ahlaklı insan hakka ve hukuka saygılıdır. Tabii kendisine de.  Ve basit dünyevi vaatlerle ele geçirilemez. Bilinmektedir ki;  halkı ahlaken çökmüş bir devlet yaşayamaz ve sonunda iç ve dış düşmanına, savaşmadan teslim olmak zorunda kalır.  Düşünür Ve büyük yazar, Tolstoy: “Ahlâk kurallarıçiğnemeyin. Zira öcünü çabuk alır. Ahlâk bir defa bozulmaya yüz tuttu mu toplumda bir çatışma ve şiddet zuhur eder ve huzur, güven kalmaz.” demiş.  Kim yaşamını her nerede sürdürüyorsa, kim nerede çalışıyorsa etraflarında olan bitenleri düşününce yadırganan, nefret doğuran tüm oluşumların kökeninde ahlaki noksanlıkların bulunduğunu göreceklerdir. Evet; bunu görmek için düşünür, felsefeci vb. olmak gerekmiyor. Etrafa dikkatle bakma ve baktığını görme becerisine sahip olmak yeterli.

Ülkemizde 1999 yılında vuku bulan depremde görülen yağmalama olaylarına internet sayfalarında ulaşmak mümkün. Utanç duymamız gereken bu yaşanmışları unutabilmek mümkün değil. Belki de unutmamalıyız. Mektebi Sultanili arkadaşımız Necmi Dayday bir Japon vatandaşının yazdığı mektubunu kamuoyuna takdiminde kaydettiği aşağıdaki sözleri de dikkat çekici ” Mektupta anlatılan, Japonların vakur duruşu bana, birkaç yıl önceki İstanbul Seli sırasında yapılan ve bizler için büyük bir zül olduğunu hissettiğim yağma olaylarını hatırlattı. Bir kere daha kahroldum. Dünyanın en vakur, sabırlı ve güvenilir insanlarının büyük çoğunlukta olduğu Türkiye’mizi, yıllar içinde yavaş yavaş düştüğü bu kabul edilemez durumdan en kısa zamanda kurtarmak, başta eğitimcilerimiz, bilim adamlarımız olmak üzere tüm aydınlarımızın öncelikli görevi olduğuna inanıyorum.” diyordu.

Japonların Ahlak sahibi insanların normal davranışı olarak yorumladıkları davranış türlerinin bizlerede nasip olması için dua etmemiz gerekiyor herhalde. Rahmetli Hocamız Âdem Varol beyin bir arkadaşının ifade ettiği gibi:  “Adalet  olmayınca  ahlak  da  olmuyor.” Bizi  bilim  kurtaracak. Ama  nasıl?  Cahilin  Karun  gibi  zengin  olduğu bir ülkede bilim  adamı  yetişir  mi? Tabii ki doğru yolu bulmak ve ahlaka uygun hareket etmenin doğru adımlarını atabilmek için bilim kadar yol gösterici olacak önemli diğer unsur da eğitim.

Cafer Sadık Yaran Bey Batı Ülkelerinin ahlaki çöküşüne şu gözle bakıyor. : Eğer ‘‘Batı ahlaken çöküyor’’ klişesi, temenni değil de, bilinçli veya bilinçsiz bir teselli, bir avuntu, acı bir gerçeği unutturma ve acısını hafifletme çabası bağlamında söyleniyorsa, bunun da fazla bir gerçekliği ve yararı yoktur. Bizim ahlaki ideallerimizin ölçüsü, mikyası veya ufku, batı’nın değerleri ve değerlerle ilgili değişken durumu değildir ki, ona göre üzülelim veya sevinelim. Batı’nın ahlaken çöküyor olması, bizim ahlaki durumumuzda biz zayıflık varsa ve buna üzülüp çare aramamız gerekiyorsa, bu üzüntüden uzaklaşmamıza neden olmaz, bizim için gerçek bir teselli oluşturmaz; zaten tesellinin, olgular dünyasında fazla bir değeri de yoktur.

Bu konuda birçok ülke gibi ciddi bir sorunumuz var. Maalesef tüm dünya bu konuda bir bunalım içerisinde. Batı medeniyeti bu süreçte konu ile ilgili olarak bu güne kadar yaptığı hataların bir anlamda sıkıntısını ödüyor. Tüm dünyada milyona yakın genci bu nedenlerle kaybediyoruz.  Evet: tüm ülkeler derin arayış içerisinde. Halktaki  ahlaki çöküşü sonlandırmanın ve aile müessesini yeniden tesis etmeyi nasıl başaracaklarını düşünüyorlar.

Gel gelelim konunun en önemli kısmına. Bizim onlardan çok büyük bir farkımız var. Elhamdülillah Müslüman’ız. Dinimiz Ahlak anlayışını en üstte tutan ve önemseyen bir din. Müslümanlığımıza kimseye leke sürdürmeyiz. Başkalarına sürdürmeyiz ama kendimiz dinin kurallarını hiçe sayarız. Lekeleriz.  Müslüman olmayı Namaz kılmak ve oruç tutmaktan ibaret sayan anlayışa sahip bir zümre var. Evet;  biliyoruz ki insanlar için Kuran ahlakını yaşamak aslında en kolay olanı. Dinimizde hiç bir konuda zorlama yok. Doğruluk sapıklıktan ayrılmıştır. Kim Allaha inanırsa o sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Bunun kopması yoktur. Allah işitendir, bilendir ( Bakara Suresi 256 ) Aklımın almadığı ise:  hem Müslüman’ım deyip hem de Allahın işiten ve bilen olduğunu unutup kötü yolda ilerlerken bildiklerini okuyanlardır. Tarih sayfalarını karıştırırsak birçok ülkenin yaşadıkları ahlaki çöküş sonrası karanlıklara büründüğünü ve de her türlü kötülüğe muhatap olduklarını görebilmek mümkün.

Evet:  biz bize kalınca hangisini sıralayalım ki?  Ülkemizde son on yıldır vuku bulan çocuklara yönelik cinsel istismar, cinayet, kadına yönelik şiddet, intihar vb... Yaşadığımız seneleri bu konularda birbiri ile kıyaslayalım mı? Yoksa 2017-2018’ de bu konularda nerelere ulaştık. Bunların tümünü rakamlarla ifade edelim mi? Sağa sola dokunmadan, 2017 - 2018 yılının verileri ile yetinelim  Bahis konusu yılın .  ilk 10 ayında en az 1014 çocuğun bu çirkinliklere alet olduğunu bilmek yetmiyorsa, TÜİK verilerine göre ise 2014-2017 yılları arasında 7 bin 466’sı erkek 51 bin 818’i kız olmak üzere toplam 59 bin 284 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığın söyleyip, utanç ile sussam daha iyi olmaz mı?

Bu çocukların istismarına ilişkin rakamları okuyunca buna birde gebe kalan çocuklarla ilgili bilgileri ilave edince “ hani biz farklıydık “ diye sormamak mümkün mü? Tüm bu yaşananlar toplumun bu konuda alarm verdiğinin bariz bir göstergesi.

Gösterge olabilecek konuların diğerlerini bir tarafa bırakıp yalnız çocuklardan verdim örneği. Evet:  ülkemizde bu tür sosyal sorunların cinnet boyutuna ulaştığı kabulü zorunlu olan bir gerçek.  Ülkede yaşanan ahlaki çöküşle cinsel istismar, cinayet, evlenenlerin sayısının azalması, boşananların sayısının artması, kadına yönelik şiddet, alkole ve uyuşturucuya olan bağımlılık arasında bir ilişkinin bulunduğunu ifade etmek yanlış olmasa gerek. Bunların farkında mıyız? Toplumsal çürümenin gözden kaçırılmasına neden olan hususları bulmak zor olmasa gerek.

Tabii ki  kul hakkı yemek, başkalarının, devletin  malına göz dikmek, insanları ayırmak ve ayrıştırmak, kadın cinayetleri, ahlaki değerlere önem vermemek, yalan söylemek, hırsızlık yapmak  vb.. basit  insani zaafları  ( ? ) dikkate almıyor, bunların en iğrenci olduğunu düşündüğüm  husustan dem vuruyorum.. Onları da sıralamaya kalksak, köşeler yetmeyecek.

Evet: şimdi oturup bu hususları bizlere hatırlatanlara karşı hemen savunmaya geçip hep birlikte kızalım, hakaret edelim ve de düşman ilan edelim.  Bu açıdan Avrupa ile kendimizi kıyas ederken “Biz farklıyız, çünkü Müslümanız “ diye haykıralım. Ve de o yüce dinin yasakladığı günahlarımızı işlemeye devam edelim. Sahi bunları yapanlar nasıl Müslüman olabilirler ki?

İst. Havalimanı, THY Başta Tüm Havayolları İçin Yeni Bir Resim Tuvali Gibi.

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (33)

Sayın üstad ~ 7 ay önce
SİZCE ALMANLAR İSTANBUL HAVALİMANININ FRANKFURT’UN YERİNİ ALMASINI TEMİN EDECEK BİR DESTEĞE RIZA GÖSTERİR Mİ? Bu sorunuza karşı,yeni havalimanı inşasında hep Alman malı malzemeler kullanıldı,körükler,yürüyen bantlar,asansörler,elektronik,elektrik sistemler,kablolar dahil Alman malı. Almanlar bizim yeni havalimanı projemizden korksalardı bunları bize satmazlardı. Ayrıca havalimanı yapım ve işletme konusunda danışmanlığı da onlardan alıyoruz. Almanya'nın ekonomik,siyasi,ticari gücü ortada,dünyada her ülkeye ihraç yapan,milli gelirinin yarısından fazlasını ihracattan kazanan tek ülke. 4 büyük şirketinin yıllık cirosu 800 milyar euro civarı. Dünya çapında patentli 1000'den fazla icatları var peki ya bizim? Bunlar mı bizden korkacak? Ayrıca Allah muhafaza, yarın ticaret,yolcu vs olarak en büyük gelir kapımız olan gelişmiş ülkeler,ülkemizde son yıllarda olan bombalama,darbe vs olaylarını,güvenliği ve riski bahane edip ülkemize-ülkemizden,ülkelerine yapılacak olan uçuşlara kısıtlama veya yasaklama getirirse ne olacak ? Bu iş,Almanlar'ın iga'nın yapımına duyduğu iddia edilen korkudan çok çok daha ciddi maalesef. Bir tweet ile ülkemizin mali yönden ne hale geldiği,dövizin,faizin,ithalatın durumu da ortada. 450 milyar dolar dış borcumuz dövizin iki katına çıkmasıyla 2'ye katlandı.Sonuçta bu borçlar büyük çoğunlukla ödediğimiz vergilerle ödeniyor. Kendimizi dev aynasında görmeyelim. Hürmetler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SAYIN ÜSTAD ~ 7 ay önce
BU KONUDA, HAVALİMANI İNŞAATINDA KULLANILAN MALZEMELERRİN MENŞEİ İLE İLGİLİ BİLGİM YOK. ANCAK BİLDİĞİM KADARI İLE TİCARETTE GELİRİN SÜREKLİLİĞİ ÖNEMLİDİR. MALZEMELER ALINMIŞ VE BİTMİŞTİR. AMA FRANKFURT'UN HUB OLMASINDAN KAYNAKLANAN GELİRİN ALMANYA AÇISINDAN SÜREKLİLİĞİ VAR.BENİM GÖRÜŞÜM BU YÖNDE. SAYGILARIMLA.
CVP HÜSEYİN KE... ~ 7 ay önce
BEYLER ESASK KONUMUZ HÜSEYİN BEYİN ŞAHSI DEĞİL.SÖYLEDİĞİ BŞİR CÜMLE. BOZUK SAAT BİLE GUNDE İKİ KEZ DOĞRUYU GÖSTERİYOR.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP CVP BİR YORUM 2 ~ 7 ay önce
BUNUN EN KESTİRME YOLU KALYON İNŞAATIN % 20 HİSSESİNİ TAV’ TARAFINDAN ALINMASI OLUR. İŞLETMEYİ’DE TAV’IN ORGANİZE ETMESİ ŞARTI İLE. ANCAK ( YANLIŞ BİLEBİLİRİM) TAV KÜÇÜK HİSSEDAR OLARAK BİR ORGANİZASYONDA YER ALMAK İSTEMEZ TÜRÜ BİR BİLGİM VAR. BİR DE SEKTÖRE ( HAVACILIK İŞLETMESİ ) TAMAMI İLE YABANCI OLAN ORTAKLARLA YÜRÜTÜLECEK BİR BİRLİKTELİKTE AŞIRI YORULMAYI / YIPRANMAYI GÖZE ALIR MI BİLEMEM. KANAATİMCE BU AKILCI BİR ÇÖZÜM OLUR. TAV’I BUNA KİM NASIL RAZI EDER ONU BİLEMEM. İKİ HAVALİMANININ HAVA SAHALARININ ÖRTÜŞMESİNDEN ÇIKACAK SORUNUN ÇÖZÜMLENMESİ İÇİN ALINACAK DESTEĞE ÖDENECEK PARADAN ÖNCE AVRUPA BİRLİĞİNİN BUNA NASIL BAKACAĞINI DÜŞÜNMEK GEREK. SİZE BU KONUDAKİ GÖRÜŞÜMÜ BİLDİRİRKEN TİCARİ MÜLAHAZALARDAN BAHSETMİŞTİM. SİZCE ALMANLAR İSTANBUL HAVALİMANININ FRANKFURT’UN YERİNİ ALMASINI TEMİN EDECEK BİR DESTEĞE RIZA GÖSTERİR Mİ? SOPA YÖNTEMİ SÖZÜNÜZ BENİ ÇOK GÜLDÜRDÜ. BEN TAV TERMİNALİNİN AÇILDIĞI GÜN ATA’ DA ÇALIŞIYORDUM. ÇOK GÜZEL VE ZARİF BİR ÇALIŞMAYDI. DOLAYISI İLE TAV’IN ÜZÜLMESİNİ İSTEMEM. HAYAL KURMANIN DA SAĞLIĞA BİR ZARARI YOK. KEŞKE OLSA. SİZİN GİBİ DÜŞÜNEBİLEN BİRİ İLE BULUŞUP YAZIŞMAK YERİNE BU KONU VE SEKTÖRLE İLGİLİ KONULARI TARTIŞMAK İSTERİM. ( 0532 2831823 ) ESEN KALIN. İYİ GECELER OLSUN.
Bir Yorum ~ 7 ay önce
Tarihi tam belli olmamakla birlikte İstanbul Havalimanı (İHL) Yakında tam kapasite faaliyete başlıyor ve Atatürk Havalimanı’nda (AHL) yolcu taşımacılığı sona eriyor. İHL çalışmaya başlayınca AHL’nin kapatılmasının şart olduğuna dair bazı görüşler öne sürülüyor. Bunların en önemlileri, 1. İki havalimanının hava sahalarının bir biriyle örtüşmesi ve dolayısıyla iniş ve kalkışlarda risk oluşturması 2. Kamunun İHL’nin yapımcı /işleticisi Istanbul Grand Airport’a(İGA) Avrupa yakasında havayolu ile yolcu taşımacılığı için imtiyaz vermiş olması Dünyada pek çok havalimanı birbirine AHL ve İHL kadar yakın ve hava sahası örtüşmesi sorunu yapılan simulasyonlar ve gelişmiş teknolojilere rahatlıkla çözülüyor. Bu konuda Avrupa uçuş güvenliğinden sorumlu EASA ve hava sahasından sorumlu Eurocontrol’den teknik destek almak da olası. Bildiğim kadarıyla EASA’dan bu konuda destek alındı. Bu durumda yukarıdaki imtiyaz maddesi önem kazanıyor. Ancak, önce İHL ile ilgili iki potansiyel soruna dikkat çekmek istiyorum. a. Pist kodu ihaleden sonra maliyet tasarrufu için, işveren onayı da alınarak 30 m. alçaltılmış durumda. İstanbul’un en yağışlı bölgelerinden birine kurulan İHL’nin pistlerini ve apronu bu nedenle sıksık sel basması ve uçuşların aksaması söz konusu olabilecek. O zaman da yakınlarda ikinci bir havalimanı olması önem kazanıyor. b. İHA’nın pistleri kuzey güney yönünde konumlandırılmış. İstanbul’un hakim rüzgarlarından lodosta bu pistler sert yan rüzgar alacak ve pek çok uçak pisti pas geçmek zorunda kalacak. AHL’de Ataköy üzerinden yaklaşma sağlayan pist bu bağlamda bir kurtarıcı vazifesi görebilir. Habertürk’ten Sn. Güntay Şimşek’in 27/12/2018 tarihli yazısında, eğer İGA sözleşmesine değişiklik yapılmadan, yatırımın ikinci ve üçüncü aşamalarına aynı tempoyla devam edilirse 12 yıl sonra limanı kulanacak yolcu miktarının, kamu tarafından garanti edilen rakamın altında kalacağına değinmişti. Yani Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleri, Avrasya Tüneli’nde olduğu gibi işletmeci firmaya bütçeden, dolayısıyla vergilerimizden kaynak aktarmak gerekecek. Yine Sn. Şimşek’in 10/01/2019’da yayınlanan makalesinde İGA’nın diğer fazlar için 4 milyar € daha para bulması gerektiğinden bahsediliyor. Bu hem yatırımcı, hem de projeye her türlü maddi ve manevi desteği sağlayan hükümet açısından, ülkenin ve dünyanın ekonomik durumu göz önüne alındığında çok zor sağlanacak bir meblağ. Sağlansa bile çok yüksek maliyetli olacak. En başta değindiğim ikinci maddeye geri dönersek, imtiyaz meselesini kimseye zarar vermeden kazan-kazan yaklaşımı ile çözmek mümkün. Bunun için kamu Atatürk Havalimanı’nı İGA’ya devretmeli. Bu sayede, alanda ve çevresindeki kamu ve özel sektörün tüm alt ve üstyapılarının, yani milli servetin kullanımına devam edilecektir. Öneri hükümetin tasarruf tedbirleriyle de uyumludur. Bu yaklaşımdan İGA da karlı çıkacaktır. Zira bu sayede hem İHL’de hava şartları vs gibi nedenlerle çıkabilecek sorunlarda destek olabilecek bir altyapı hazır olacak, hem de ilerde yapılacak yatırımları bir miktar yavaşlatmak ve 4 milyar €’luk finasman yükünü zamana yayarak hafifletmek, bu sayede daha iyi koşullarda kaynak sağlamak mümkün olacaktır. Vatandaş ise kendisine seçenek sunulacağından ve vergileri garanti ödemelerine gitmeyeceğinden kazançlı çıkacaktır. Bu durumda, THY, Anadolujet ile AHL’den operasyon yaparken ana operasyonunu İHL’ye taşıyacaktır. Diğer Türk taşıyıcılarının ise ağırlıklı olarak Atatürk’te kalmayı tercih edeceğini düşünmekteyim. Yabancı taşımacılara, özellikle kıtalararası sefer yapan havayollarına ise İHL tek seçenek olarak önerilebilir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP BİR YORUM ~ 7 ay önce
GENİŞ YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. SAAT GEÇ OLDUĞUNDAN SİZİ YARIN CEVAPLAMAYA ÇALIŞACAĞIM. ÇALIŞACAĞIM DİYORUM ZİRA SON 11 SATIR MEVZUATA BAKMAYI (TABİİ EKSİKSİZ ANLAYABİLİRSEM VE DE DANIŞMA GEREĞİ DUYMAZSAM. ) GEREKTİRİYOR.KAMU TARAFINDAN GANATİ EDİLEN MİKTARIN HER HALÜKARDA GELİRİN ALTINDA KALACAĞINA İLİŞKİN BİR GÖRÜŞTE VAR.FİKİR YÜRÜTEBİLMEM İÇİN SENELİK GARANTİ EDİLEN MABLAĞLARIN HAVALİMANINDAN HEE SENE KAÇ YOLCU GEÇMESİ HALİNDE ELDE EDİLEBİLECEĞİNİ BİLMEM GEREKİYOR.SİZİN YORUMUNUZU ALMADAN BİR KAÇ SAAT ÖNCE BU HESAPLAMAYI YAPABİLMEK İÇİN BİR AĞABEYİMİZDEN YARDIM TALEP ETTİM. DOLAYISI İLE YARIN BELKİ DÜŞÜNEBİLME AÇISINDAN DAHA UYGUN BİR NOKTAYA GELMİŞ OLURUMTEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUM.
CVP BİR YORUM 2 ~ 7 ay önce
Yorumunuzla Beni hayli zor bir konuma soktunuz. Bu konularda iyi olduğumu düşünmüyorum. Aşağıda belirttiğim hususlara mantık yolu ile ulaşabiliyorum. Her cümlenin başına Kanaatimce, düşünceme göre kelimelerini koymam gerekir.Siz okurken koyarmısınız ltf. TAV’ın ata’nın işletmesi konusunda 2021 yılına kadar sözleşmesi mevcut. 2021 yılının hangi ayında sözleşmesinin sonlanacağını bilemiyorum. Havalimanını kapatıyoruz sözleşmeden doğan haklarınızı ödenecektir demek ayrı bir iş, ATA’yı başka firmanın işletimine vereceğiz demek çok başka bir konu. Malum ADP ( AEROPORT DE PARİS )TAV’ın 41.6 % hissesini elinde bulunduruyor. Dolayısı ile ATA’nın IGA’ ya devri kolay değil. Unutmamak gerekir ki TAV halka açık bir şirket / IGA’da yapılan hisse değişimleri sistemlerinde bir sorun olduğunun göstergesi gibi. İnşallah durum böyle değildir. Duyumlara göre bu hareketlilik devam edecek gibi görünüyor. Anlayacağımız üstlenicimizde her şey güllük gülistanlık değil. / THY’ nin 2 havalimanından birden operasyon yapması ( teknik sakıncaları dışında ) zor ve THY açısından çok masraflı. THY’nin böyle bir operasyona gireceğini zannetmem ve ayrıca da temenni etmem./ İki hava limanının hava sahalarının örtüşmesi sorununun alınacak olan destekle çözümlenmesi konusunda bir şey söylemem zor. Konunun yabancısıyım. Maliyetini düşünemiyorum. Ancak tabii ki bu destek bedeli mukabili alınacaktır ama Avrupa ülkelerinin yine de böyle bir desteği ( ticari mülahazalarla ) gönüllü olarak vereceklerini de zannetmiyorum. / Söylemek istediğiniz IGA’nın ATA’ yı alması ile IHL için yapılmış olan sözleşmeden vazgeçeceğini ve IHL’yi kamuya devredeceği ise, bunun gerçekleşmesi kanaatimce mümkün değil. Unutmamak gerekir ki IGA’nın kredi alımlarında hazine destek olmadı ama, alınan duyum DHMI’nin gelirlerini garanti gösterdiği şeklinde.( İnşallah doğru değildir ) / Böyle bir sistem değişikliğinin gerçekleşmesi halinde Yurt için de ve yurt dışında hayli yıprandığını düşündüğüm YID ( Yap İşlet Devret ) sistemi daha büyük yara alır ve güveni sıfırlar ve de Türkiye’nin bu yöntemle yaptığı son işte bu olur./ En akılcı görünen çözüm IGA ile mevcut sözleşmenin tadil edilerek 2 ve 3 kademe yatırım ve inşaatın ertelenmesi gibime geliyor. Bunlar 90 M. Yolcuya ulaşma ışığı uzaktan görülünce ele alınması mantıklıdır. Zaten projelendirilmiştir. Bu süre zarfında havalimanı düzgün bir şekilde hizmet verebilecektir diye düşünüyorum. / Bu konunun Kazan kazan yaklaşımı ile çözümlenmesi bana zor geliyor. İnşallah bunlara gerek kalmaz ve size bu yorumu yazdıran sebepler ortadan kalkar. Ülkeye ve millete en faydalı yöntemin uygulanmasını dileyelim.
Bir Yorum 2 ~ 7 ay önce
Vakit ayırıp, yanıt verdiğiniz için teşekkür ederim. Bir iki konuya daha açıklık getirmek isterim. 1. Hava sahası örtüşmesini çözmek için alınacak yardım bir iki milyon doları geçmez. Yani önemli bir rakam değil. 2. THY Saw’dan da operasyon yapıyor. Atatürk’ten de Anadolujet’le devam etmesi çok zor değil. Üstelik, önerimde THY için bir zorlama yok. İstemezse Atatürk’ten uçmaz. 3. Ağırlıklı olarak kamu yüklenicisi olan IGA konsorsiyumunun havalimanı deneyimi Limak haricinde yok. Zaten o nedenle şu anda bizi neler beklediği üç aşağı beş yukarı ortaya çıkmış durumda. Atatürk terminallerini işleten TAV ise çok deneyimli. Belki, TAV bir süre IGA’ya işletme konusunda danışmanlık verebilir veya çıkmış olan ve çıkacağı söylenen konsorsiyum üyelerinin yerine bir şekilde monte olur. Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi ticarette ve hukukta havuç ve sopa yöntemiyle çok şey çözülebilir. Hele bugünkü Türkiye’de bir kişinin vereceği talimat yeterli olabilir. Saygılarımla.
CVP TK ~ 7 ay önce
THY TEKNİK BRAVO SANA- ALKIŞLIYORUM. SN YORUMCU 20 YILDAN FAZLA ÇALIŞAN 39 YAŞINDAKİ İFADENİZİ ANLAYAMADIM.ÇALIŞIRKEN BİR İŞ KAZASI SONUCU MU ENGELLİ OLDU BU KARDEŞİMİZ.BİLGİYİ BEKLİYOR OLACAĞIM.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP CERİN BEY ~ 7 ay önce
THY'YE GELİŞİNİ DE, GİDİŞİNİ DE HATIRLIYORUM. THY' DEN AYRILMASINA İLİŞKİŞN YK KARARINDAN ÖNCE İGADA BAŞLAMIŞTI GALİBA. BEN KENDİLERİNİ METHEDECEK KADAR TANIMAM. HAVALİMANININ EKİM AYINA YETİŞMESİ MÜMKÜN DEĞİL AÇIKLAMASI ONUNDU YALNIŞ HATIRLAMIYORSAM.SÖYLEDİĞİM YANLIZ BU. VE DE SÖYLEDİĞİ DOĞRUYDU.
tk ~ 7 ay önce
thy teknik sonradan ENGELLİ HASTA olan 20 yıldan fazla calışanını performansı düşük sebebiyle 39 yaşında işten attı

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Huseyin keskin ~ 7 ay önce
Malesef huseyin bey dogruları soyledigi icin gorevden alindi. Ama simdikiler evet yapariz ederiz seklinde beyanat verip , yapamayip, gorevde kalmaya devam ediyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP HUSEYİN KESKİN ~ 7 ay önce
İSİM VERMEDEN BEN DE KENDİLERİNİ KASDETMİŞTİM.
Ne H. Keskin'i ~ 7 ay önce
Yusuf AKÇAYOĞLU
Ne H. Keskin'i ~ 7 ay önce
Yusuf AKÇAYOĞLU
Cvp Cerin bey ~ 7 ay önce
Çetin bey allahaslikına huseyin keskin torpille gelmiş bir yıl somra da gitmiş bir şahsiyet..ne alakası var ya. Sizi iga go daha iyi araştırmaya davet ederim. Ne işletme ne de inşaatla uzaktan yakından alakası olmayıp cok hoşsohbet bir arkadaştır kendisi
Hüseyin Keskin'e ~ 7 ay önce
Torpili olmasa thy ve tgs'de sonra da iga'da üst düzey yönetici olamazdı. Mesela Thy'ye ne zaman,nasıl girmiş,ne kadar zamanda hangi makamlara gelmiş onu da açıklasan da millet de bilse. Bilmem hangi okulu okudu gibi masallar da anlatma. Sonuçta eğitimi de onu kurtaramadı iga'dan da şutlandı,torpil de bir yere kadar.
baba cetin ~ 7 ay önce
doğruyu söyleyenin hele hele yazanın çok az olduğu bir dönemdeyiz. size katılıyorum. işi yıpratmak için konuşmak şu an için doğru değil. gecikmenin her günü bizim açımızdan zarar. Bakıyorumda yazının ikinci bölümüne yorum yazan kimse yok. Evet anlattıklarınızı yapanlar nasıl Müslümandır. seni ve yazılarını seviyoruz. kalemine sağlık.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Çetin Bey’e ~ 7 ay önce
Her hafta yazılarınızı keyifle takip ediyor ve sizlerden çok şey öğreniyorum. Yine çok doğru bir yazı yazdınız, kaleminize sağlık. Yazılarınız bir yana gerçekte de çok iyi yürekli, erdemli saygıdeğer bir büyüğüm olduğunuza bahse girebilirim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇETİN BEY'E ~ 7 ay önce
YAZILARIMI BEĞENMENİZ BENİ MUTLU KILDI. MEMNUNİYET DUYDUM. BENİMLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ İÇİN DE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.
çetin özbey ~ 7 ay önce
eminimki siz öyle yapardınız. buna inanmak için sizi tanımak gerek.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇETİN Ö.... ~ 7 ay önce
TEŞEKKÜR EDİYORUM. HAYLİ ZAMAN GEÇTİ THY' DEN AYRILALI. TANIDIK KİMSE KALMADI.HATIRLAYAN BİRİNİN ÇIKMASI GÜZEL.
An Cetin Bey (YUSUF AKCA..) ~ 7 ay önce
Cevabijiza istinaden yaziyorum. Neden ayrildigini Yusuf beye sorarsaniz daha iyi olur. Ben onun Ekibinden birinin Yusuf beye lthaf ettigi siiri paylastim sadece ki ben de onun Ekibindeydim. Bence islerin bu hale gelmesinde yusuf beyin yoklugu tek sebeptir.
An Cetin Bey (YUSUF AKCA..) ~ 7 ay önce
Cevabijiza istinaden yaziyorum. Neden ayrildigini Yusuf beye sorarsaniz daha iyi olur. Ben onun Ekibinden birinin Yusuf beye lthaf ettigi siiri paylastim sadece ki ben de onun Ekibindeydim. Bence islerin bu hale gelmesinde yusuf beyin yoklugu tek sebeptir.
CVP AN ÇETİN BEY, ~ 7 ay önce
KEŞKE O SATIRLARIN BAŞINDA BUNUN BİR EKİP ÇALIŞANI TARAFINDAN BEYEFENDİYE İTHAFEN YAZILAN SATIRLAR OLDUĞUNU BELİRTSEYDİNİZ DAHA ANLAMLI OLURDU.BELKİ DE METNİ BU BİLGİYE SAHİP OLUP OKUMAK HİTABI DAHA ANLAŞILIR KILARDI. KENDİLERİNİN AYRILIŞ NEDENİNİ SORMADIM.YORUM SATIRLARINDA BU TĞÜR ÖZEL ŞEYLERİ SORMAK ESASEN DOĞRU OLMAZ. YALNIZ BİLMİYORUM DEDİM. BEN ASTLARINCA SAYILAN VE SEVİLEN YÖNETİCİLERE HER ZAMAN SAYGI DUYARIM.DEMEK Kİ YUSUF BEYEFENDİ DE O TÜR BİR YÖNETİCİYMİŞ. METNİN ALTINA YUSUF AKÇAYOĞLU İSMİNİN AYRI BİR KARAKTERLE YAZILMASINI İSE YORUM OLARAK DEĞERLENDİREMEDİĞİM METNİ YAZANIN ADI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜM.BEN YUSUF BEYİ TANIMAM. ANCAK NOTUN ALTINDA İSMİNİ GÖRÜNCE ARAŞTIRDIM.VE SİZLERİN BAŞINDA GÖREVLİ OLDUĞUNU ANLADIM. BU NEDENLEDE SONUNDA SAYGI DUYDUĞUMU BELİRTTİM.
Sn Çetin bey ~ 7 ay önce
Yeni havalimanını adam gibi,eksiksiz,metrosu,yolu,tabelası,salonları vs herşeyini tamamlayıp hizmete açılsa kim ne kaybedecekti? Bu halde yarım yamalak açmaya çalışınca gördük neyin ne olduğunu.En son köprü yaklaşma cihazlarında sorun olduğu,işin başka bir şirkete verildiği ve tamamıyle yapılmasının da aylarca süreceği haber oldu. Bekleyelim en uygun zamanda açalım. Milletimiz maalesef demek ki eskiden de kötüymüş ki kendilerinden sonra gelen nesilleri iyi yetiştirememişler.İyi olsak yağmalama,tecavüz,taciz,hırsızlık,hak yeme,saygısızlık vs de dünyanın önde gelen toplumlarından biri olmazdık.Japonya'da Allah diye bir kavram yok,dinleri de Şinto.Demek ki bu işlerin dinle,inançla vs alakası pek yok,insan olmakla,eğitimle alakası var.Bir ülkede rektör cahiller ülkeyi yönetmeli,okumuş insanları gördükçe afakanlar basıyor diyorsa o ülkeden ne hayır gelir ki? Eğitime,bilime,adalete,eşitliğe önem vermeliyiz,insanlarımızı ayırmamalıyız,Ata'mızın yolundan gitmeliyiz ki başarılı olalım.Saygılar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP SN.ÇETİN... ~ 7 ay önce
inşallah sonuçta o noktaya gelip her şey tamamlanınca açarlar.Özellikle sanal medyadaki haberlere fazla takılmamak gerek. hepsi doğru çıkmıyor. Ahlak ve Din ile ilgili konular bidiğiniz üzere nazik konular.Japonları hayli tetkik ettim. eğitimle birleşince çok güzel şeyler çıkıyor ortaya. Temenni ederimki bizde o seviyelere çıkabilelim. Saygı benden.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000