02 Mart 2020, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Havacılık yönüyle bir nebze olsun bu konuda yer almamışız. Bizim güvenirliğimiz orta seviyelerde demek ki. Bu durumda guvenirliğimizi nasıl artırabiliriz? Bizim bu yöñden kendimize biçmemiz gerekenler var. THY geçmişye kabul edilemeyecek pilotaj hataları sanırım bizi orta seviyelerde bıraktı. Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte teknik yönden arızalar azalırken pilotaj hataları ön plalana çıkmaya başladı. Dolayısıyla pilotların, son zamandaki kaza kırımlar dikkate alındığında, kendilerine güveni tazeleyecek gerekli tedbirleri azami seviyede almaları gerekir. Tabii ki şirketlerin de pilotlara fazla yük bindirmemesi gerekir. Mesai süreleri ve görevlerin uzun süreli olması kaza kırım riskini artırmaktadır. Ayrıca çok kazanma hırsı bunu daha da artırmaktadır. Insana veriken değer azaldıkça maddi menfaatler çalışanları yıpratmaktadır. Bırakın bir uçak eksik alınsin ama kimsenin burnu kanamasin. Pegasusun yakın zamanda yapmiş olduğu kazanin sorumlusu sadece pikotlar mi? Iyi bir analiz-sentez sonucunda adil değerlebdirme yapilırsa bu konudaki gerçek ortaya çıkacaktır. Bir de hava hukuku nedir bilmeyen adliye çalışanlarımız var. Onlara bu konulara bulaşmadan önce göegü ve kültürleri artırmlarinı tavsiye ediyorum. Bu normal bir trafik kazası değil di. Ve bu iş onları aşan bir konuydu. Vesselam
  • Thy Teknik Engelli ellerinden ve ayaklarından son 3 yılda hastalanan A bakım dar gövde ucak teknisyeni çalışanını 39 yaşında işten attı HOR GÖRMEYİN ALAY ETMEYİN ENGELLİ HASTA İŞSİZ BOŞTA OLMAK ZOR
  • Eskiler Ne demişler..Babana bile güvenme..Uzun yıllar çalışılan bir şirkette uzun zaman güven duyulan ve verilen her işte başarılarla çıkan biri için gün gelip başka bir yönetim yada yönetici çıkıp onu bu güven yapısını çokta güzel hamlelerle yıka bilmekte ve kendi çıkarları için uzun yılları hiçe saymaktalar.Malesef ki ona yıllarca güvenen patronu bile artık güven duymamaktalar Kronik bir durum olması ile birlikte yukarıda bahsettiğiniz top kimde meselesi tamda burda ortaya çıkıyor ..Bence topu o zaman işin başında olan yöneticilerde patron kendi cebine gelen dışında birşeye bakmamakta ..sadece ve sadece ona yön veren yöneticini dinlemektedir.Bu her kademede böyle olmaktadır ve olmaya devam edecektir.

Güvensiz Kalplerimizi, Etrafımızdaki Karakteri Zayıf İnsanlara Borçluyuz.



1975 yılında kurulmuş olan ve dünyanın en büyük araştırma şirketlerinden biri olarak kabul edilen Fransız kökenli İpsos araştırma şirketinin 23 ülkede yaptığı araştırmayla en çok ve en az güvenilen meslekleri tespit etmiş. Bu araştırma sonucunda Türkiye'de en çok bilim insanlarına, öğretmenlere ve doktorlara en az politikacı ve din görevlilerine güvenildiği ortaya çıkartmış. Dünyanın birçok ülkesinde liste başı meslek grupları aynı gibi. Şaşırtıcı ama dünya ülkelerinde de son sıralarda bir iki farkla büyük benzerlikler var. Bizde sondan 2 nci sırada olan din görevlileri dünya ülkelerinde sondan 5 nci sırada. O ülkelerde de Hükümet bakanları ve politikacılar son iki sırayı almışlar. Adaletin savunucusu olduklarını iddia eden birçok dünya ülkesinde, adaletin sembolü olan hâkimlerin sondan 7 nci sırada olmalarına karşın bizdeki hâkimler sondan 6 cı sırada yer alıyor.  

Toplumsal ilişkiler temelinde ele alındığında güven, bireyler arası ilişkilerin, sosyal sermayenin, ortak duyguların, birlikte yaşamanın ve geleceğe dönük olumlu duygular beslemenin kapılarını aralayan önemli “anahtar duygulardan” biri. Bu yönüyle güven araştırmaları, tıpkı insan sağlığı hakkında dönütler veren tıbbi tahliller/tetkikler gibi, “toplumsalın sağlığı” hakkında da hayati bilgiler ve veriler sağlayan geri bildirimler olarak görülür. Kaldı ki kamuoyuna açıklanan güven araştırmalarının sonuçları, ülkelerdeki güven duyma-duymama sıralamasının da verilmesiyle, bu toplumlardaki bireylerin güvenini artıran ya da azaltan bir fonksiyonu da haliyle üstlenmektedir. Çünkü “güvenilir” olduğuna kanaat getirilen bu araştırmalar, araştırma konusu olan ülkelerin siyasetçilerinden sosyal bilimcilerine, sivil toplu örgütlerinden vatandaşlarına kadar ilgiyle takip ediliyor.

Araştırmanın ülkemizle ilgili sonuçları yazının üstünde bulunan grafikte yer alıyor. Yazımızın ana konusu güven ya. Anlatıma geçmeden önce sizlerle bunu paylaşmak istedim.

Aşağıdaki anlatım bir yaşanmış mı, bilmiyorum. Yoksa insanlar bundan bir çıkarım yapsınlar diye mi metinleştirilmiş, onu da bilmiyorum.

"İngiltere'de yargıçların maaşı yoktur. Onun yerine, ihtiyaçları oldukça kullandıkları kredisi sınırsız çek defterleri vardır. Yani İngiliz Devleti yargıçlarına o kadar güveniyor.

Bir gün yargıcın biri bir bankaya gidip 1.000.000 poundluk bir çek bozdurmak istediğini söylemiş. Tabii ortalık birbirine girmiş. Banka yöneticileri en üst makamdan onay almadan bu kadar parayı veremeyeceklerini söyleyip hemen Adalet Bakanlığı'na telefon etmişler. Ancak aradıkları her yerden gelen cevap aynıymış: Ödeyin.

Gel gelelim bankada o kadar nakit yokmuş. Yargıçtan ertesi gün gelmesi rica edilmiş.

Ertesi gün para bir bavul içinde hazırmış. Aradan birkaç gün geçmiş. Yargıç çıkagelmiş. Parayı bankaya geri vermek istiyormuş. Banka yönetimi şaşırıp kalmış. Hemen Adalet Bakanlığı'nı aramışlar. Derhal bakanlık müfettişleri devreye girmiş ve yargıca hareketinin sebebini sormuşlar. Yargıç: "Kraliçe'nin hükümeti bize gerçekten bu kadar güveniyor mu? Onu sınadım" cevabını vermiş.

Raporlar bakanlığa iletilmiş ve aynı gün yargıç azledilmiş. Adalet Bakanlığı yargıca gönderdiği yazıda gerekçeyi şöyle açıklamış: Kraliçe hükümetinin saygın bir yargıcı, devletine güvenmiyor ve onu sınıyorsa, devlet ona asla güvenmez.

Güven, çok ince bir çizgidir ve asla tek taraflı olmaz. " Bu duygunun eksikliğini her yerde ve her şekilde yaşıyoruz. Ülke yaşamında, iş yaşamında, özel yaşamda vb.

Acaba bu duyguyu neden yitirdik?

Ne oldu da birbirine kesinlikle güvenmeyen, birbirinin her hareketini şüphe ile izleyen bir topluluk haline geldik? İletişimin yönünü belirleyen bu hasletten neden yoksun kaldık?

Uzmanlar bu duygunun gelişme yerini "Zor durumlarda kişilerin hiçbir art düşünce olmadan kendine yardım edeceği ve karşılaşılan zorlukları çözmede işbirliği yapacağı kişilerin birbirlerine değer verdiği, desteklediği bir ilişkiler ortamı içinde gelişir" şeklinde tarif ediyor. Evet; bu tarifi herkes kendi yaşamının bir köşesine oturtabilir. Kendine göre küçük değişiklikle tarifi kendi gelişme yerine göre değiştirebilir. İster ülke yaşamına, ister iş yaşamına, nereye isterse. Bu noktadan hareketle 'neden verimli değiliz ‘in cevabına ulaşmamız mümkün. Zira görüşüme göre hangi yaşam sistemi olursa olsun bu noktadaki verimimizin kökeninde güven eksikliği yatar.

Çalışanlar ile işveren/işveren vekilleri ilişkilerini etkileyen davranışların başında "Karşılıklı Güven" unsurunun geldiğini söylemek doğru bir yaklaşımdır. Bu unsurun da "VERİM" ile direk bağlantılı olduğu yaşanmışlardan görülmektedir.

Sn. Balbay’ın ifade ettikleri gibi: Güven duygusunun yokluğu çalışma ortamında ilişkileri, verimliliği ve herkesin sağlığını bir kanser tümörü gibi kemirir. Düşünülmesi durumunda bulunabilecek cevap budur.

Evet; bu durumda top kimde? Yönetenlerde mi, halkta mı? Yöneticilerde mi? Çalışanlarda mı?

Top ortada dolaşıyor. Dolaşmasına dolaşıyor da gördüğüm kadarı ile kimse toplu almak için bir hamle bile yapmıyor. Yalnız konuşuyor herkes. "Top bir bende olsa da görseniz" diyoruz demesine ama bize dönen her topa ıska geçiyoruz çoğumuz. Az sonra bir de bakıyoruz ki, top olduğu yerde hareketsiz duruyor. Meğer yaşam ve de iş yaşamı zemininde oluşmasına neden olduğumuz engebelerin sivri tarafları batmış topa. Patlatmış.

İpsos araştırmasına göre ülkemizde basın mensupları güvenilirlik seviyesi olarak sondan dördüncü sırada. Başka bir deyişle oranla ifade edersek deneklerin toplamı içinde gazetecileri güvenilir bulanların oranı yalnız % 15. İşte bir fıkra.

Büyük bir banka soygunundan sonra çalıntı otomobili ile yol alan üç soyguncu, kent dışında otomobilden inip tarlaların arasında geldikleri yöne doğru hızla ilerlerler. Hayli uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüşünden sonra güvenli gördükleri ıssız bir yerde otururlar. İçlerinden biri Bankadan kaç milyon kaldıklarını merak eder ve parayı sayma teklifinde bulunur. Diğeri Yorgunluktan öldük. Şimdi o kadar parayı saymakla ne diye uğraşalım diye cevaplar. Ve sözüne “ yarın gazetelerde okur ve öğreniriz kaç milyonumuzun olduğunu “ diyerek devam eder. Üçüncüsü öfke ile yerinden fırlar. Deli misin sen yarın her gazete ayrı rakam verir, bizde birbirimize gireriz diyerek konuyu noktalar.

Güvensiz Kalplerimizi, Etrafımızdaki Karakteri Zayıf İnsanlara Borçluyuz.

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (16)

Kaptan ~ 5 ay önce
Havacılık yönüyle bir nebze olsun bu konuda yer almamışız. Bizim güvenirliğimiz orta seviyelerde demek ki. Bu durumda guvenirliğimizi nasıl artırabiliriz? Bizim bu yöñden kendimize biçmemiz gerekenler var. THY geçmişye kabul edilemeyecek pilotaj hataları sanırım bizi orta seviyelerde bıraktı. Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte teknik yönden arızalar azalırken pilotaj hataları ön plalana çıkmaya başladı. Dolayısıyla pilotların, son zamandaki kaza kırımlar dikkate alındığında, kendilerine güveni tazeleyecek gerekli tedbirleri azami seviyede almaları gerekir. Tabii ki şirketlerin de pilotlara fazla yük bindirmemesi gerekir. Mesai süreleri ve görevlerin uzun süreli olması kaza kırım riskini artırmaktadır. Ayrıca çok kazanma hırsı bunu daha da artırmaktadır. Insana veriken değer azaldıkça maddi menfaatler çalışanları yıpratmaktadır. Bırakın bir uçak eksik alınsin ama kimsenin burnu kanamasin. Pegasusun yakın zamanda yapmiş olduğu kazanin sorumlusu sadece pikotlar mi? Iyi bir analiz-sentez sonucunda adil değerlebdirme yapilırsa bu konudaki gerçek ortaya çıkacaktır. Bir de hava hukuku nedir bilmeyen adliye çalışanlarımız var. Onlara bu konulara bulaşmadan önce göegü ve kültürleri artırmlarinı tavsiye ediyorum. Bu normal bir trafik kazası değil di. Ve bu iş onları aşan bir konuydu. Vesselam

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Engelli ~ 5 ay önce
Thy Teknik Engelli ellerinden ve ayaklarından son 3 yılda hastalanan A bakım dar gövde ucak teknisyeni çalışanını 39 yaşında işten attı HOR GÖRMEYİN ALAY ETMEYİN ENGELLİ HASTA İŞSİZ BOŞTA OLMAK ZOR

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ENGELLİ ~ 5 ay önce
KİMSENİN SİZİ HOR GÖRDÜĞÜ YOK. ALAY ETMEKTE KİMSENİN HADDİ DEĞİL.
Kim bu engelli ~ 5 ay önce
Tamam da kim bu engelli? 3 senedir her haberin yorumuna yazıyosunuz ama adamın ne adı var ne soyadı ne de bu konuyla alakalı bir haber. Kim bu adam? Ve ne yapabiliriz bu engelli çalışan için??
CVP KİM BU ENGELLİ ~ 5 ay önce
bu arkadaşımız her hafta aynı metni gönderiyor. ismini vb.. bilgilerini sordum. Vermedi. Nedenini bilmiyorum. bununla ilgili nasıl bir yazı yazılabilir veya nasıl sorulabilir ki?
tk ~ 5 ay önce
cetin bey size defalarca mail atıldı bu kişi ile ilgili posta kutunuzun gereksiz bölümündedir silimmedi ise - 2018 aralık ayında işten cıkaran thy teknik ve son 2 müdürü mikail ve süleyman sebeptir çalışmasından menun olmamışlar yeterli gelmemiş işine son verilmesi için tailmat göndermişlerdir ellerinden ve ayaklarından ağırlaşan hastalığı sebebiyle çalışamadığı zorlandığı için önce senelerce calıştığı müdrlükten gönderilmiş sonra rapor cıkarmış ucak teknisyenliğini bırakmak zorunda kalmış bu yüzden uyanık olmuş hakaretlere uğramıstır calışırken ve en sonunda cıkardılar arkadaşımın ekmeğiyle oynadılar 1 senedir zor günler geçiriyor 8 1 sene - 3- 5 sene değil kendinize gelin ( ALAY etmeyin ALLAH büyüktür ağlamayın sonra başınıza gelince )
CVP TK ~ 5 ay önce
BU ARKADAŞLA İLGİLİ HER HAFTA BİR NOT GELİYOR. İKİ ÜÇ AY KADAR ÖNCE, BUNUN KONU EDİLMESİNİ İSTİYORSANIZ BANA İSİM SOYADI, HANGİ ÜNİTEDE ÇALIŞTIĞINIZI VE İŞE GİRİŞ VE İŞTEN ÇIKIŞ TARİHİNİZİ GÖNDERİN DİYE RİCADA BULUNDUM. GELEN CEVAP ENTERESANDI. " SİZE ADIMI NEDEN VEREYİM Kİ " BENZERİ BİR CEVAPTI.BEN DE SONRA HER HAFTA GELEN AYNI NOTU, YORUM OLARAK YAYINLAMAMAYA BAŞLADIM. KİMSENİN HOR GÖRDÜĞÜ VE KİMSE İLE ALAY ETTİĞİ YOK. BUNU NEREDEN ÇIKARTTIĞINIZI ANLAYAMADIM.
tk ~ 5 ay önce
Kim bu engelli isimli yazmış 3 senedir yorum yazdığını 1 sene oldu ve bu sitede yorum yazıp işe dönmeye calışan engelli yorumlarına 1 senedir cok tepkiler geldi çetin bey diğer yazarlarda var bu sizin için değil
tk ~ 5 ay önce
cetin bey engelli arkadaşımın bilgilerini içeren mail tekrar size atıldı gereksiz kutunuza bakabilirsiniz eğer haber yapılacak ise isim bilgileri kısmen kapalı yapılabilir işe dönüş mahkemesi sürüyor tek isteği işe dönüş kolay gelsin
TK'YA ~ 5 ay önce
BU NOT'LAR KİMLERE GÖNDERİLDİ BİLEMİYORUM. bEN İLK GELMEYE BAŞLADIĞINDA YAYINLADIM. ANCAK SİZE NEDEN İSİM VEREYİM Kİ CEVABINDAN SONRA YAYINLAMAYI KESTİM. KONU MAHKEMEYE İNTİKAL ETTİ İSE BU DURUMDA ELDEKİ BİLGİ İLE BUNU YAZI KONUSU YAPMAK ZOR.
CVP TK ~ 5 ay önce
HANGİ ADRESE GÖNDERDİNİZ MAİLİ. GEREKSİZ KUTULARINDA YOK.
tk ~ 5 ay önce
cetinozbey@airporthaber.com bu adrese mail atıldı
tk ~ 5 ay önce
cetin bey cetinozbey@airporthaber.com bu adrese maillerimiz ulaşyormu cevap gelmediği için haberimiz olmuyor cevap yazarmısınız teşekkürler
CVP TK ~ 5 ay önce
AYNI İSİMLE GÖNDERECEKSENİZ YORUMLARINIZA NUMARA KOYUNUZ LTF. APH ADRESİNE BAKAMADIĞIMI ONUN İÇİN cetin@ozbey.org' a mesak gönderilmesini defalarca belirtmiştim. Herhalde dikkatinizden kaçmış. BEN AÇAMIYORUM AMA TEKNİK ARKADAŞLARA SÖYLEYİP MAİLİ FAAL HALE GETİRECEĞİM. TKS
CVP TK ~ 5 ay önce
O ADRESİ AÇAMIYORUM. LÜTFEN AYNI MAİLİ cetin@ozbey.org' a gönderiiniz
Doğrusu ne ~ 5 ay önce
Eskiler Ne demişler..Babana bile güvenme..Uzun yıllar çalışılan bir şirkette uzun zaman güven duyulan ve verilen her işte başarılarla çıkan biri için gün gelip başka bir yönetim yada yönetici çıkıp onu bu güven yapısını çokta güzel hamlelerle yıka bilmekte ve kendi çıkarları için uzun yılları hiçe saymaktalar.Malesef ki ona yıllarca güvenen patronu bile artık güven duymamaktalar Kronik bir durum olması ile birlikte yukarıda bahsettiğiniz top kimde meselesi tamda burda ortaya çıkıyor ..Bence topu o zaman işin başında olan yöneticilerde patron kendi cebine gelen dışında birşeye bakmamakta ..sadece ve sadece ona yön veren yöneticini dinlemektedir.Bu her kademede böyle olmaktadır ve olmaya devam edecektir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000