23 Eylül 2019, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Yazınızı en az üç defe okudum.Takdire şayan bir iş çıkardınız. Hepimiz biliyoruz ki teftiş hakkın da yazılanlar bu kadarla sınırlı değil.Önümüzdeki günler de umarım bu konuyu tekrar ele alırsınız.Sizi izlemek bir zevk,kalın sağlıcakla.
  • Yakın bir zamanda müfettişler teftişe geldi. Havaalanında karşılayalım dedik, o da ne, biz iki bilemedin üç müfettiş beklerken eşleri ile birlikte çoluk çocuk gelmezler mi. istersen ilgilenme, gezdir, yedir içir. Bizler korkudan mecbur ilgileniyoruz. Bir mahalli personeli görevlendiriyoruz, o gezdiriyor. Şikayet etmekten de korkuyoruz. Çoluk çocuk ailece teftişe gelinir mi? Bunun müeyyidesi yok mu?
  • harika bir yazi Cetin bey. Siz bu ulkenin gercek bir aydinsiniz.
  • İptal edilen THY Teftiş Yönetmeliğine bu linkten http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/03/20060328-11.htm ulaşabilirsiniz. İptal edilen yönetmeliğin müfettiş alımına ilişkin maddeleri incelendiğinde neden iptal edildiği çok iyi anlaşılacaktır. Bu arkadaşlar yönetmelikte belirtilen sınavları geçecek kapasitede olsalardı zaten direkt teftişe atanmazlardı uyduruk bir sınav yapılırdı herhalde. Kural yok kaide yok istediğimi müfettiş istediğimi başmüfettiş yaparım ne güzel. Kişi babasının şirketinde böyle hareket edemez. Hesap soran da yok nasılsa..
  • Genelde yurtdışı teftişleri ailece tatil ve ülke müdüründen bol rüşvet anlamına gelir. En basitinden müfettiş yurtdışı harcırahı aldığı halde...gittiği ülke müdürü sabah akşam ikram-temsil bütçesinden müfettişi doyurmaya çalışır...nasıl bir zihniyettir bu. Devletim malı deniz..yemeyen...domuz felsefesi...
  • Bunlar toplamda dört kişiydi. Biri AKP nin İlk THY Genel Müdürü Abdurrahman Göndoğdu idi. Diyanet Başkanının oğlunu siz yazmışsınız. Üçüncüsü NewYork da Teknik Müdürdü. Dördüncüsü de meşhur Orhan İkiz. Neyse konumuz nepotist kadrolaşma değil zaten. Konumuz Teftiş Kurulu ve müfettişlik mesleğinin yozlaşması. Abdurrahman Göndoğdu'nu teftiş Kuruluna ve müfettişlerine yaptığı baskıları anlatsak roman olur. Orhan İkiz de öyle. Görevini başarıyla yerine getirdi!
  • THY Basın müşaviri teftiş kurulundaki olan bitenlerle ilgili bir açıklama yapsa da, öğrensek. Yoksa sükut ikrardan gelir.
  • Müfettişliğin etik tarafına vurgu yapmış olduğunuzu görüyorum. Şimdiki prosedürde var mı bilmiyorum. Ancak eski yönetmelikte bu konuda kesin talimat vardı. Müfettiş teftişe gittiği ünitede personelden ikram, hediye kabul edemez, personelin evinde kalamaz diye. Aslında bu iki taraflı bir etik sorun. Sizin yaptığınız da çok yanlış. Bir tür suç ortaklığı. Birlikte şirketin ikram faslını harcamışsınız. Bir teftişimde bana bu konuda aşırı ısrar eden ismi lazım değil bir müdürü nezaketle ikaz etmiş, anlamayınca yönetmeliği çıkarıp yüzüne karşı yukarıdaki maddeyi okumuştum. Küsmüş ve bizi uğurlamaya bile gelmemişti.
  • Çetin bey, Son yorumların altına yazdığım cevaplar, yorumlardan bağımsız olarak üst üste sıralandı ve anlam bütünlüğü bozuldu.Son 3 yorumu rumuz-saat grubu olarak ilişkilendirmek istiyorum. Sırasıyla :rumuz 211- saat grubu 17:14:36, rumuz kriter – saat grubu 17:11:20, rumuz Selahattin-saat grubu 17:10:00.şeklindedir. Bundan böyle sizi yönteminizi kullanacağım. Rumuz.cvp şeklinde. Bu açıklamayı yayınlarsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
  • Sayın okuyucu, yazdıklarınızın tamamına yüzde yüz katılıyorum. Umarım mevcut Teftiş Kurulu Başkanı da bizimle aynı görüştedir.

Bir şirket denetimden neden kaçırılır ki?


 

Sizce Müfettiş / Teftiş Kurulu vb. başlıklar taşıyan bir yazıyı dilim döndüğünce benim mi yazmam gerekir, Yoksa senelerce o ünitede görev yapmış, deneyimli bir eski müfettişin başka bir deyişle konunun uzmanı olan birinin mi yazması daha iyi olurdu. Ben ikinciyi seçtim. Ve de Bilal Yıldız beyden yine rica ettim. Yine kırmadı. Konuyu hem düşündüğü gibi yazdı ve hem de anlayış gösterdi benim üslubuma uygun şekilde yazmaya çalıştı. Konumuz, THY Teftiş Kurulunun bu günkü noktaya gelene kadar geçirdiği aşamalardır. Bu günkü nokta iyi mi, kötü mü? Takdir sizlerin. Eskiden kalemine sağlık derdik. Şimdi klavyesine sağlık diyor, Bilal Beye teşekkürler ediyorum. M. Çetin Özbey.

Bu ülkede, eskiden Müfettişler görev yapardı. Elbette hepsi tam liyakatli ve yüksek performanslı değillerdi. Ama bazı kötü örnekler dışında, Müfettişlik mesleğinin gerektirdiği ahlak, inanç, öz güven ve bağımsızlığa sahiplerdi. Çetin bey yukarıdaki görselde bu türlere değinmiş. Keşke hatırladıklarımız, ve seneler sonra hatırlayacaklarımız da hep böyle olsalardı.

Kamu Teftiş Kurullarında yaşanan yozlaşmanın en beteri, özellikle memur kadrosunda olmadıkları için, "Müfettişlik Güvencesi" nden yoksun olan bazı KİT ve benzeri kuruluşlardaki Teftiş Kurullarında yaşandı. Denetim neden yozlaştırılır anlamak zor değil. Ancak, yine de yapılan bazı uygulamaların denetim kurullarının yozlaşması ve bu kurullarda görev yapan müfettişlerin mağdur edilmeleriyle, işlerini kaybetmeleriyle sonuçlandığını görmek üzücüydü.

Bazı kuruluşlardaki deneyimli müfettiş kadroları, çeşitli gerekçelerle tasfiye edilerek, yerlerine müfettişlik eğitim ve nosyonundan yoksun, siyaseten atamayı yapanlarla aynı görüşte olan kişiler müfettiş vb unvanlarla istihdam edilmeğe başlandı.

TEFTİŞ KURULLARI GENELDE TAHRİP EDİLDİ. İŞTE ÇARPICI BİR ÖRNEK THY TEFTİŞ KURULU.

Ekonomik açıdan çok büyük kapasiteleri olan bu kuruluşlar, göstermelik ve tarafgir yeni denetim kadroları ile usulen teftiş edilmeğe başlandı.Evet, şekil şartı yerine getiriliyordu. Görünüm bu kuruluşların organizasyonlarında mevcut olan Teftiş Kurulları ile denetlendiği şeklindeydi. Malesef, Türk Hava Yolları Teftiş Kurulu’nda yapılan maksatlı düzenlemeler ve idari değişiklikler, bir teftiş kurulunun yozlaştırılarak işlevsizleştirilmesi açısından çok çarpıcı bir örnek teşkil ediyor.

THY STATÜSÜNÜN GÜYA DEĞİŞTİRİLMESİYLE BAŞLADI HER ŞEY.

Statü derken yıllardır sorulan meşhur soruyu ve cevabını kasdediyoruz elbette: THY devlet şirketi midir? Yoksa özel şirket statüsünde midir? Sorusudur bu. Çünkü bu sorunun cevabını özel maksatlarına göre veren kamu yöneticileri, hem THY yi yönetmeye devam ettiler, hem de THY yi planlı bir biçimde kamu denetiminden kaçırdılar. Bunun için, sermaye yapısı, yani özelleştirlen hisse oranı yüzde elliyi geçtiği halde, yeni hisse yapısına uygun bir şekilde, Yönetim Kurulu üyeliklerini belirlemediler ve bunu yaparken Ana Statüdeki “oranı belirtilmeyen kamu payı” kavramını istismar ettiler. Çünkü, mevcut düzenlemeye göre kamu payının, % 0,0000001’e (milyonda 1’e) düşmesi halinde dahi, kamu dışındaki hissedarlar, Yönetim Kurulu’nda en fazla 2 üye (Toplam üye sayısı 6 dan 9 a çıkarıldıktan sonra 3 üye) ile temsil edilebiliyorlardı. Böylece,THY’nin kamu tarafından yönetilmeye devam edeceği ama kamuya hesap vermeyeceği çarpık bir yapı oluşturulmuştu! O tarihten beri kamu yönetiminden, kamu denetiminden ve en önemlisi TBMM denetiminden kaçırılmış THY yi, azınlık hissesine dayanarak istediği gibi yöneten siyasi kadrolar, iş hesap vermeye, kamu tarafından denetlenmeye gelince, THY' nin özel bir şirket olduğunu aldatmacasına sarıldılar. Mevcut THY yönetimi, işine geldiği zaman kamu hissesini öne süren, işlerine gelmediği zaman ise özel statüye sarılan anlaşılmaz bir tavır izlemekte.

ŞİMDİ ASIL SORUYA GELELİM. THY GEREKTİĞİ GİBİ DENETLENİYOR MU?

THY nin gerektiği gibi denetlenmediği yönündeki eleştiriler, kamuoyunda defalarca dile getirildi. Ancak, bu önemli konu, bu güne kadar ilgililerce, ya dikkate alınmadı ya da bir takım samimiyetsiz ve gerçek dışı beyanlarla geçiştirildi. Gerçek şu ki ; Türk Hava Yollarının 2007 yılında yapılan son Halka Arzını takiben kurum sadece TBMM ve kamu denetimi kapsamından çıkarılmakla kalmamış, iç denetim yapan THY Teftiş Kurulunun Yönetmeliği de iptal edilerek, sistem oldukça rahatlatılmıştır ( ? )

BİR ŞİRKET NEDEN DENETİMDEN KAÇIRILIR (?)

Oysaki; İç denetim, sistemin kalitesini bağımsız olarak değerlendiren ve sistemin iyileştirilmesi yönünde yönetime öneri ve tavsiyeler sunan bir mekanizmadır.  Diğer bir ifadeyle iç denetim, bir kurum bünyesinde bulunan ve kurum yönetimi tarafından olası yolsuzlukları, hataları ve verimsiz uygulamaları en aza indirmek amacıyla, kurumun sistemlerini, usullerini kontrol etmek ve değerlendirmek üzere görevlendirilen birimin faaliyetidir.  Bu sistem neden paralize edilir? Kime sorarsanız sorun, bu sualin cevabı tekdir. Ve de suale muhatap herkes birbirine benzer cevaplar verecektir. Biz bu sualin cevabını burada tekrar etmeyeceğiz. Çünkü, cevap yukarıdaki tariflemede zaten mevcut.

OYSA HUKUK UYGULAYICILARI, HATADAN DÖNDÜRÜR DİYE ÜMİTLENMİŞTİK!

Türk Hava Yolları A.O. Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin usullere aykırı biçimde iptal edilmiş olması sebebiyle, dönemin müfettişleri tarafından açılan “yürütmenin durdurulması davası”, mahkemelerde yıllarca bekletilmiş ve hayli uzun süren (11 yıl) yargılama süreci sonucunda reddedilmiştir.

Bu arada, yani 11 yıllık dava sürecinde, THY nin son dönemdeki yönetimleri, Teftiş Kurulunu istedikleri gibi değiştirmiş ve arzu ettikleri / edilen formata sokmuşlardır. Müfettişlik mesleği için gerekli öğrenim şartını taşıyan ve mesleğin, müfettiş yardımcılığı sınavı ile girebilen kimselerin uzun bir yetiştirme döneminden sonra yeterlik sınavı ile kazanabildikleri bir kariyer mesleği olduğu; Müfettişlerin istekleri dışında Teftiş Kurulundan çıkarılamayacakları, idari görevlere atanamayacakları kuralının güvence altına alındığı prensiplerini içeren mevcut yönetmelik iptal edildikten sonra, teftiş usul ve esaslarına aykırı “özel maksada matuf” bir “prosedür” hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.

MEVCUT KADRO DIŞLANDI. YERLERİNE GELENLERE, MÜFETTİŞ ÜNVANLARI BİR LÜTUF GİBİ DAĞITILDI.

Bu prosedürle, “Müfettiş Güvencesi” ortadan kaldırılmış ve davacı kariyer müfettişleri peyder pey görevden alınarak, (uzman kadrolarına tayin edilerek ya da zorunlu emekliliğe tabi tutularak) Teftiş Kurulundan çıkarılmıştır. Yerlerine, müfettişlik mesleği yeterlik şartlarını taşımayan siyasi torpile sahip personel, sınavsız olarak Müfettiş Yardımcısı unvanıyla alınmış ve bir süre sonra da yine sınavsız olarak Müfettiş yapılmıştır.

İşten atılan kariyer Müfettişlerinin yerine alınan elemanlarla oluşturulan kadrodaki kifayetsizliğin sonuçları kısa zamanda görüldü. Birçoğu Müfettişlik mesleğinin yeterlik şartlarını taşımayan bu kişilerin amiyane tabirle, “torpil” leri ile ilgili detaylar basında haber değeri! bulmuş olup; halen internette bu haberleri bulmak, okumak mümkün.

Müfettişlik mesleğinin gerektirdiği muhasebe, denetim, finans, hukuk, vb. yetkinlikleri haiz olmayan; mühendislik, filoloji, açık öğretim vb alakasız okullardan mezun kişilere, doğru dürüst bir hizmet içi eğitim bile verilmeden ve tecrübe kriteri gözetilmeden, daha doğrusu Müfettiş olma yeterlilikleri objektif ve mesleki ölçüm ve kriterleriyle değerlendirilmeden, Müfettiş unvanı verilmiştir.

Böylece, teftiş hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin objektif kurallar yok edilerek, kamu yararı ile hissedarların haklarının korunması ilkesi ve hizmet gerekleriyle bağdaşmayan etki ve düşüncelere açık, teftiş görevinin keyfi olarak kullanılmasını olanaklı kılan bir ortam yaratılmıştır.

THY, SAYIŞTAY DENETİMİNDEN DE AZADE KILINDI.

Sayıştay Kanununda yapılan son düzenlemeyle, sermayesinin yarısından azı devlete ait olduğu gerekçesiyle, Sayıştay denetiminden (yani dış denetimden) kanuni olarak da kaçırıldı. Ama olsun! 2018 rakamlarıyla yaklaşık 13 milyar USD lik bir bütçe büyüklüğüne sahip kamu-özel sektör ortaklığı olan THY de, göstermelik de olsa, bir Teftiş Kurulu mevcut.  Denetimin ne denli hassasiyetle ( ? ) yapıldığı ise ayrı bir konu.

TEFTİŞ KURULUNUN THY HİYERARŞİSİNDEKİ YERİ DEĞİŞTİ AMA?

Bu arada, THY Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın, şirket organizasyon şemasında, Genel Müdürlükten ayrılıp, İcra Komitesine bağlanmış olmasını Teftiş Kurulunun etkinliği açısından rasyonel bir düzenleme olarak değerlendirmek ve bunu bir iyileşme belirtisi olarak düşünmek mümkün. Çünkü Genel Müdürün şirketin birincil karar alma süreçlerinden dışlanmış olduğu mevcut durumda, Teftiş Kurulunun bu makama bağlı olmaması, Teftiş Kurulu’nun hiyerarşideki yeri açısından elbette mantıklı ve doğru olmuştur, denilebilir.

Ancak, Teftiş Kurulu ve üyeleri açısından bu değişikliğin, emir alınan makam değişikliğinden başka hiçbir anlamı yoktur. Kaldı ki; mevcut prosedürle, görev ve yetki çerçevesi maksatlı olarak sınırlanan ve Müfettişlik Güvencesinden yoksun bırakılan mevcut kadronun ve yazdıkları raporların, bir organizasyon değişikliği yapıldı diye objektif ve nesnel olacağını düşünmek zaten mantıkla bağdaşmayacaktır.

ASLINDA THY DEKİ KURULUNUN  DENETİM İŞLEVİ DE DEĞİŞMİŞ!

Bu çerçevede, belki başlangıçta belirtilmesi gereken önemli bir hususu şimdi vurgulayalım. Benzer Teftiş Kurullarında görüldüğü üzere THY deki kurulun “Teftiş” işlevinin de değiştiğini, denetim fonksiyonunun ikinci plana düştüğünü görüyoruz.  Bunu şirketin Faaliyet Raporundaki Teftiş Kurulu Hizmetleri ile ilgili bölümde yer alan, Ortaklık kurumsal yönetişim, risk ve kontrol süreçlerinin verimli ve etkin çalışması konularında danışmanlık ve güvence hizmeti vermek; görüş ve önerilerde bulunmak üzere Teftiş Kurulu Başkanlığı bulunmaktadır.” ifadesinden anlıyoruz. Bu ifadeyi yukarıda yapılan açıklamalarla birlikte değerlendirdiğimizde, THY Teftiş Kurulu’nun varlık sebebinin, teftiş ve denetimden ziyade, “danışmanlık ve güvence hizmeti” ile kaim olduğunu görüyoruz. THY Teftiş Kurulundan beklenen birincil hizmet denetim değil, rehberlikmiş! Bunu anlıyoruz.

THY BİLANÇOSUNDAKİ CEZALAR VE ŞÜPHELİ- ÇÜRÜK ALACAKLAR NEYİN GÖSTERGESİDİR?

Dünya’da en çok noktaya uçan hava yolu şirketi olmakla övünen, yani 2018 yılı itibarıyla 52 iç ve 258 dış olmak üzere toplam 310  taşra ofisiyle  güncel sayısını bilmediğimiz Merkez Müdürlükleri ve 10 dan fazla  iştiraki bulunan THYnin, söz konusu birimlerinin düzenli ve makul  aralıklarla denetlenemediğini bilmek için müneccim olmak gerekmiyor. Çünkü, açıklanan durum çerçevesinde, mevcut kurulun hem nicelik ve hem de nitelik olarak  yetersiz olduğunu söylemek mümkün.

Zaten her yıl bilançolarına yansıyan ceza ve şüpheli-çürük alacakları gösteren büyük meblağlar, yaratılan korku iklimine rağmen basına yansıyan israf, yolsuzluk ve usulsüzlük haberleri, bu zafiyetin en pratik göstergeleri olarak, karşımıza çıkıyor.

Şirket yönetiminin, göstermelik de olsa hesap verdiği Genel Kurullarda, şirketin mali ve finansal raporlarında göstermek zorunda kaldıkları kayıp ve zararları sektör riski olarak açıklayıp, küçük ve önemsizmiş gibi lanse etmeleri ise bu vahim gerçeği gizleme çabasından başka hiç bir anlam ifade etmiyor.

THY, ÜLKEMİZİN GENEL ŞARTLARINDAN SOYUTLANAMAZ.

Özetle, THY yönetimlerinin ve şirketin yönetim şeklinin, Türkiye’nin genel şartlarından soyutlanamayacağı, kabulü zorunlu olan bir gerçek. Aksine inanmak ya da iddia etmek  için saf değil, art niyetli, cahil ya da  siyasi fanatik olmak gerekiyor.

İSMİ KALDI YADİGÂR.

Sonuç olarak, THY de yıllar içinde gerçekleştirilen denetim sistemi ve kadro tahribatıyla, teftiş fonksiyonunun ikinci plana düştüğünü ve kurulun daha çok rehberlik hizmeti veren bir kurul haline dönüştürülmüş olduğunu görüyoruz. Davacı müfettişlerin 11 yıllık direnişinin bu tahribatı önleyemediğini, mukdedir olanların maksadının kesin olarak hasıl olduğunu, bu direnişin tek olumlu sonucunun ise, “Teftiş Kurulu” isminin korunmasından ibaret kaldığını anlıyoruz.

TEFTİŞ VE MÜFETTİŞLER İLE İLGİLİ 8 CUMHURBAŞKANI MERHUM T.ÖZAL’IN SÖZÜ

Benim müfettişlerle ilgili, teftiş elemanları ile ilgili genel kanım şudur: Türkiye’ nin en değerli elemanlarıdır. Yani bu imtihanlar kolay değildir. En seçkin kimseler bu imtihanlara giriyorlar, ondan sonra üç sene veya daha fazla müfettiş yardımcılığı yapıyorlar, ondan sonra müfettiş olabiliyorlar. Okullarında genellikle en iyi, çalışkan olan kimseler, iyi bir dereceyle bitiren kimseler ve yine? Gördüğüm duruma göre de bilahare müsteşar olanlar, umum müdür olanlar umumiyetle müfettişlik mesleğinden gelir diye bizim mühendislerin böyle bir kanısı var; duyduğumuz, gördüğümüz şeyleri söylüyorum. Tabii bunun ifade ettiği bir mana var. Eğer bu böyle ise ki böyledir- bunun ifade ettiği mana; bu elemanlar Türkiye’nin en kıymetli elemanlarıdır manasını da beraberinde taşır; bunu böyle kabul etmemiz lazım? Turgut ÖZAL: Eski Başbakan ve 8. Cumhurbaşkanı

Bir şirket denetimden neden kaçırılır ki?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (85)

Çetin bey,Bilal bey, ~ 2 yıl önce
Yazınızı en az üç defe okudum.Takdire şayan bir iş çıkardınız. Hepimiz biliyoruz ki teftiş hakkın da yazılanlar bu kadarla sınırlı değil.Önümüzdeki günler de umarım bu konuyu tekrar ele alırsınız.Sizi izlemek bir zevk,kalın sağlıcakla.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Muhasip ~ 2 yıl önce
Yakın bir zamanda müfettişler teftişe geldi. Havaalanında karşılayalım dedik, o da ne, biz iki bilemedin üç müfettiş beklerken eşleri ile birlikte çoluk çocuk gelmezler mi. istersen ilgilenme, gezdir, yedir içir. Bizler korkudan mecbur ilgileniyoruz. Bir mahalli personeli görevlendiriyoruz, o gezdiriyor. Şikayet etmekten de korkuyoruz. Çoluk çocuk ailece teftişe gelinir mi? Bunun müeyyidesi yok mu?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
can ~ 2 yıl önce
Haram zıkkım olsun!
mukemmel ~ 2 yıl önce
harika bir yazi Cetin bey. Siz bu ulkenin gercek bir aydinsiniz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Gerçek ~ 2 yıl önce
İptal edilen THY Teftiş Yönetmeliğine bu linkten http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/03/20060328-11.htm ulaşabilirsiniz. İptal edilen yönetmeliğin müfettiş alımına ilişkin maddeleri incelendiğinde neden iptal edildiği çok iyi anlaşılacaktır. Bu arkadaşlar yönetmelikte belirtilen sınavları geçecek kapasitede olsalardı zaten direkt teftişe atanmazlardı uyduruk bir sınav yapılırdı herhalde. Kural yok kaide yok istediğimi müfettiş istediğimi başmüfettiş yaparım ne güzel. Kişi babasının şirketinde böyle hareket edemez. Hesap soran da yok nasılsa..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Gerçek.cvp ~ 2 yıl önce
Haklısınız. Hesap soran olmayınca, bildiklerini okuyorlar. O yönetmeliği okuyan, neden iptal ettiklerini kolaylıkla anlıyor.
Genel kurul ~ 2 yıl önce
Bilal bey, THY genel kurulunun son dönem etkin katılımcılarından biri olduğunuzu görüyorum. Genel Kurul tutanaklarına baktım da teftiş ile ilgili bu konuları pek göremedim. Bu konular genel kurul gündemine gelmedi mi acaba ? Hissedarlar ne düşünüyor?
Genel kurul.cvp ~ 2 yıl önce
THY Genel Kurullarına ben 4 yıldır katılıyorum. Doğrudan Teftiş Kurulu'nu sormadım ama yapılan usulsüz harcamaları, bilançodaki şüpheli ve çürük alacakları, yurt dışı müdürlüklerdeki yosuzlukları, ödenen tazminat ve cezaları sordum, hatta özellikle mevcut Teftiş Kurulu Başkanı ile Hukuk Müşavirinin bu soruları detaylı cevaplamasını istedim. Ama hepsini gelişigüzel kısa cevaplarla geçiştirdiler bir, tutanağa doğru dürüst yazmadılar iki. Ayrıca, müzakereler bölümünde de kendi örneğimden yola çıkarak müfettişlere reva görülen zulmü, açılan davaları, mahkeme karalarının uygulanmayışını YK üyelerinin yüzlerine karşı tek tek anlattım. Beni önceleri kişisel konuşmakla itham ediyorlardı. Artık susup önlerine bakıyorlar. Son genel kurulda vicdanlarınıza, adalet duygunuza sesleniyorum dedim. Yine susup önlerine baktılar...
yurtdışı ~ 2 yıl önce
Genelde yurtdışı teftişleri ailece tatil ve ülke müdüründen bol rüşvet anlamına gelir. En basitinden müfettiş yurtdışı harcırahı aldığı halde...gittiği ülke müdürü sabah akşam ikram-temsil bütçesinden müfettişi doyurmaya çalışır...nasıl bir zihniyettir bu. Devletim malı deniz..yemeyen...domuz felsefesi...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yurtdışı.cvp ~ 2 yıl önce
Bu ikram konusu daha ziyade müfettişin karakteri ile ilgilidir. Eskiden bu tip yakışıksız davranışlar da takip edilirdi. Şikayet halinde, gerekirse müfettiş hakkında soruşturma bile yapılırdı. Yapılan yorumlardan anladığım kadarıyla bu tür ikram ve ağırlamalar artık adetten olmuş, kimse yadırgamıyormuş! Bu arada, Müdürlük ikram faslından Müfettiş ağırlayan Yurtdışı müdürlerinin de amirleri tarafından en azından etik açıdan sorgulanmaları gerektiğini ifade edelim.
MEŞHUR BACNKLR.CVP ~ 2 yıl önce
Bunlar toplamda dört kişiydi. Biri AKP nin İlk THY Genel Müdürü Abdurrahman Göndoğdu idi. Diyanet Başkanının oğlunu siz yazmışsınız. Üçüncüsü NewYork da Teknik Müdürdü. Dördüncüsü de meşhur Orhan İkiz. Neyse konumuz nepotist kadrolaşma değil zaten. Konumuz Teftiş Kurulu ve müfettişlik mesleğinin yozlaşması. Abdurrahman Göndoğdu'nu teftiş Kuruluna ve müfettişlerine yaptığı baskıları anlatsak roman olur. Orhan İkiz de öyle. Görevini başarıyla yerine getirdi!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Mahmut ~ 2 yıl önce
THY Basın müşaviri teftiş kurulundaki olan bitenlerle ilgili bir açıklama yapsa da, öğrensek. Yoksa sükut ikrardan gelir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Gerçek ~ 2 yıl önce
Herşey ortada değil mi, ne söylesin eski müfettişleri gönderdik, yerine sınavsız ilana cikmadan kafamıza göre bizim çocukları aldık teftisi pasifize ettik mi desin.
Gerçek. Cvp ~ 2 yıl önce
Haklısınız bunları en azından şimdilik, açıklamazlar. Zaten yorumu yapan kişi de bir dilek olarak bunu ifade etmişti.
MÜFETTİŞ BEY.CVP ~ 2 yıl önce
Müfettişliğin etik tarafına vurgu yapmış olduğunuzu görüyorum. Şimdiki prosedürde var mı bilmiyorum. Ancak eski yönetmelikte bu konuda kesin talimat vardı. Müfettiş teftişe gittiği ünitede personelden ikram, hediye kabul edemez, personelin evinde kalamaz diye. Aslında bu iki taraflı bir etik sorun. Sizin yaptığınız da çok yanlış. Bir tür suç ortaklığı. Birlikte şirketin ikram faslını harcamışsınız. Bir teftişimde bana bu konuda aşırı ısrar eden ismi lazım değil bir müdürü nezaketle ikaz etmiş, anlamayınca yönetmeliği çıkarıp yüzüne karşı yukarıdaki maddeyi okumuştum. Küsmüş ve bizi uğurlamaya bile gelmemişti.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bilal Yıldız ~ 2 yıl önce
Çetin bey, Son yorumların altına yazdığım cevaplar, yorumlardan bağımsız olarak üst üste sıralandı ve anlam bütünlüğü bozuldu.Son 3 yorumu rumuz-saat grubu olarak ilişkilendirmek istiyorum. Sırasıyla :rumuz 211- saat grubu 17:14:36, rumuz kriter – saat grubu 17:11:20, rumuz Selahattin-saat grubu 17:10:00.şeklindedir. Bundan böyle sizi yönteminizi kullanacağım. Rumuz.cvp şeklinde. Bu açıklamayı yayınlarsanız sevinirim. Teşekkür ederim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bilal Yıldız ~ 2 yıl önce
Sayın okuyucu, yazdıklarınızın tamamına yüzde yüz katılıyorum. Umarım mevcut Teftiş Kurulu Başkanı da bizimle aynı görüştedir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000