16 Ağustos 2021, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com

Beriev macerasına girecek miyiz?

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Türk Hava Kurumu uçaklarının devre dışı bırakılmasından itibaren yanlış hamlelerle yürüttüğü bir sürecin sonunda acı bir kaza yaşandı. Kahramanmaraş’ta düşen Rus yapımı Beriev 200 (Pelican 1 kod adlı) uçağının düşmesi, ağır aksak ve sorunlu şekilde ilerleyen sürecin kötü bir finali olarak hafızalara kazınmış oldu. Bundan iki yıl kadar önce Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, Beriev 200 tipi uçağın kokpitinden, “ Bu uçaklar bize göre” demeci vermesi ile başlayan yanlış kararlar silsilesi 3’ü Türk 8 cana mal oldu.

Türkiye’deki arazi yapısına en uygun yangın söndürme uçağı olarak uzun araştırma ve değerlendirme sonucu satın alınan ve 10 yıldan daha fazla süre ile başarılı şekilde işletilen Kanada yapımı Bombardier CL 215’in “eski model ve bakımsız” denilerek iskartaya çıkarılması ve amatör pilot lisanslı bakanın uçakların dünya genelinde daha çok tercih edilmesini ve Türkiye’nin arazi yapısını göz önünde bulundurmadan Beriev’lere peşinen onay vermesi tıpkı bakanın lisansı gibi amatörce bir işti. Şimdi de bu amatörlükle acı şekilde yüzleşme vakti… Rusya’dan kiralanan ve gecikmeli olarak 1 Temmuz itibariyle (aslında 1 Haziran’da göreve başlamaları gerekirdi) göreve başlatılan üç Beriev uçağında da gördük ki, uçakların yeni model olması da pek bir anlam ifade etmiyordu.

Çünkü bu uçaklar geldiği andan itibaren sürekli motor arızası ve hidrolik  sorunları ile sağlıklı şekilde görev yürütemediler. RF kuyruk tescili ile başlayan ve Rus donanmasına ait üç Beriev uçağından Adana’da konuşlanan RF 88450 kuyruk numaralı uçak geldiği tarihten hemen sonra arızalarla uğraşmak zorunda kaldı. Günlerce Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda yerde kaldı. Hidrolik arızası olduğu söylenen uçak en çok ihtiyaç duyulduğu anlarda bile operasyona çıkamadı ve çıktığı ilk test uçunda da arıza dolayısıyla acil iniş gerçekleştirdi. Bu konuda ne Rusya tarafından ne de uçağı Türkiye’ye getiren CMC Holding tarafından o süreçte bir açıklama yapılmadı. Uçağın arızası tam olarak neydi ve arıza neden uzun süre giderilemedi bunu bilmiyoruz.  Uçağın hidrolik arızası giderilmiş olsa da, sık sık aynı arızayı veren uçağın, havada yine arızasının nüksetmeinin, uçağın manevra kabiliyetini düşürüp kazaya neden olmuş olma olasılığı acaba var mıdır? Bunu da kaza araştırma kurulu raporu ile öğreneceğiz. Elbette uçaktaki tüm mürettebatın yaşamını yitirmiş olmasından dolayı, bir pilotaj hatası raporu ile örtbas edilmezse...

Tabiki burada ticari havacılık olmadığı için uçağın teknik bakım ve kontrollerinden uçağına ait olduğu Rusya tarafı sorumlu ve yetkili… Türk sivil havacılığının, uçaktaki teknik sorunla ilgili müdahil olma şansı ve yetkisi de bulunmadığı için sorumlu tutulamayacağını da vurgulamak gerekir.

Bir diğer Beriev uçağının da İzmir’de yine teknik bir arıza dolayısıyla operasyona katılamadığını biliyoruz. Ancak o uçakta hangi sorun vardı, açıkçası bununla ilgili bir bilgiye ulaşamadık.  Resmi bir açıklama da gelmedi...

Bu uçak kazasından birkaç gün önce Antalya’da konuşlu diğer Beriev 200 uçağının bir motorunun havada durmasından dolayı acil iniş yaptığını öğrendim. Keza Azerbaycan hükümetinin de gönüllü destek için yolladığı Beriev 200 tipi bir başka uçak da benzer teknik sorunlar dolayısıyla efektif olarak kullanılamadı.

Üst üste yaşanan  bu kadar arızadan şunu anlıyoruz ki, uçakların üretim yılları yeni olsa da arızaların bu kadar sık yaşanması uçakla ilgili  genel bir sorun olduğu şeklinde yorumlanabilir ve bu olumsuz tablo tam da kendi filosunu kurmak için adım atmak üzere olan Türkiye için bir referans olabilir.

Son yıllarda ticari yolcu pazarında da eski gücünden eser kalmayan Rus havacılığı, ürettiği Superjet 100 ve MC 21 uçaklarında da çok fazla sorun ve kazalar yaşadı. Sadece bu tablo bile,Beriev dışında alternatif tercihlerin gündeme getirilmesi zorunluluğunu ortaya koyuyor.

Türkiye yüksek olasılıkla önümüzdeki yıl kendi yangın söndürme uçak filosunu kuracak ve bu tercih aşamasında, yaşanan son kaza ile birlikte Beriev 200 uçaklarının yaşadığı arızalar etkili olacaktır. 

Türkiye’nin hangi uçağı tercih edeceğine karar verilirken bu kriterlerin mutlaka göz önünde tutulacağını sanıyorum. Ancak Bombardier üretimi CL-415 uçaklarının Türkiye’nin coğrafi koşullarına daha uygun olduğu ve teknik açıdan da daha sorunsuz oldukları açık…

Ne olursa olsun Türkiye'nin, uçak tercihini yaparken geçmişteki anlamsız inadını bir kenara bırakarak denenmiş ve başarılı olmuş Bombardier yapımı  uçaklara yoğunlaşması doğru bir yaklaşım olacaktır.

Eğer THK’nın elindeki uçaklar geri döndürelemeyecek durumda ise bile aynı modelin yeni versiyonu olan CL-415 uçakları bu coğrafya için tekrar düşünülmelidir.

Macera aramaya gerek yok...

Beriev macerasına girecek miyiz?

Facebook Yorum

Yorumlar

Ahmet Uçar ~ 2 ay önce
TAI Türkiye için 25 adet üretmek üzere Viking'den CL515 lisansı satın alsın, Eskişehir'de üretilsin. Anladığım kadarıyla klasik malzemeler kullanılan bir gövde, basınçsız bir kabin var. Motor, mekanik ve elektronik ana parçalar zaten dışarıdan alınıp takılıyor, TAI'nin uçağı resimlere göre imal etmesi mümkün. Yapılacak iş gövde, kablolama, borulama, montaj. İstenen standartlar da F-35'ten daha yüksek değildir herhalde.. Hatta Viking ile anlaşarak Akdeniz ülkeleri için Türkiye'de üretim yapılabilir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Veli ~ 2 ay önce
Yeterki birşeyler yapılmak istensin.Jandarmadada Mi-17'ler,Her hava üssünde Cougar Helikopterler,bunları bırak amerikanın yardım gönderdiği Chinook larımız bile var.Bunlara ilave hazır bambi leri tak yazın yangın söndürmede kullan.Bu kadar basit.Enaz 40-50 helikopter.Masraf çok az nerdeyse bir yıllık kira bedeli.İlave 6 adet CL 215 ile hiçbir sorun olmaz.Ama bu iş yıllık kiralama ile olmaz çünkü sahibi yok ,adam seneye ne olacağını bilmiyor.Ver hava kuvvetlerine yetkiyi, yangın ve acil müdahale komutanlığı kursun ,devletin kuruşu ziyan olmaz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Buyuk sorumsuzluk ~ 2 ay önce
Kurumsal ucus emniyet baskanligi, dalmissin uc tane parametreye buyuk resmi gotmuyot yada goremiyorsun, hic kimsenin kullanmafigi kontolsuz hava sahasinin kullanilmasina hangi kafadir bu sen mudahale etmiyorsun, guvenligi saglanmayan havaalanina sen nasil ucak gonderilmesine seyirci kalirsin, senin isin gorevin fonksiyonun kalmamis, halin acinacak halde, ya o 77 kalkis yapken bir kac kisiye carpsa oldurse ve carpmanin etkisiyle pist disina ciksa?!!! Ya o helikopter down draft indan ucak pist disina ciksa, bu nasil risk almadir????? Bu nasil cahelettir, bunun bir proseduru mu var biz bilmiyoruz, Ozel kuvvetlermisiniz haberimiz yok, Thy nin bu icraatleti yonetimin nasil profesyonellikten uzak oldugunu gosterir, tamamen cehalettir, ucus emniyetini birakin sivil havacilikta hani risk almiyorduk, insan hayati kiymetliyfi?, boyle mi ogretiyorsunuz pilotlara boylemi otnek oluyorsunuz, yaziklar olsun, oraya ucak gidecekse kontrolsuz hava alanina yalnizca askeri ucaklar dalinda egitim gormus ozel misyonlunuvaklar ekipler gider, Siz Thy gotev kuvvet komutanligimisiniz veya ozel kuvvetler komutanligina baglanfinizda haberimiz mi yok, sivil havaciligi is olsun diyemi yapiyorsunuz, yaziklar olsun, olay cok vahimdir ve sorusturulmalidir!!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
M-18 pilotu ~ 2 ay önce
Orman yangınların havadan mücadelesinde olmazsa olmazı ilk müdahale uçaklarıdır. Bunu bir süre öncesine kadar THK envanterinde olan M-18 uçakları ile yapıldı. Bakım problemleri nedeniyle bu uçaklar uçuştan men edilince havadan mücadelede boşluk oluştu. Orman karadan söndürmede ilk müdahale araçlarını kullanıyor. Çok başarılı müdahalelerde bulunuyorlar. aynı uygulama havadan da yapıla bilmeli. Bu alanda kullanılabilecek AT-802 uçakları 3 ton su kapasiteli ve hızlı uçaklar. Kritik bölgelerde konuşlandırılacak dörtlü filolar ilk ihbarla beraber kaldırıp en kısa sürede yangına müdahalesi sağlandığında daha yangınlar başlamadan söndürülmüş olacaktırlar. Ayrıca bu uçaklar suya köpük katılması ile etkisi daha fazla olmaktadır. İlk müdahale uçakları, CL-215 veya 415 uçakları ve helikopterler birlikte kullanıldığında daha başarılı olunacağı kanısındayım. AT-802 uçakları hakkında kısa bilgi edinmeniz için linke tıklaya bilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=sQ0jtSA33oQ .

Yanıtla

Kalan karakter 1000
M-18 Pilotu ~ 2 ay önce
Türkiye de yangın söndürme mücadelesi genellikle helikopter ağırlıklı yapılmakta. Mümkün olsa hiç uçak konusunu bile ağızlarına almayacaklar. Bunun böyle olmasında ki en büyük etken acaba orman havadan mücadele bölümünün başında genelde emekli kara havacı helikopter pilotlar olabilir mi ? Hatta Orman bakanımızı da bu kişiler yanlış bilgilendirmiş olabilirler mi. Gerçi bir ara Orman Genel Müdürlüğü 3 adet AT-802 denize inebilen modeli almak için girişimde bulundu. Onu da sanırım bazı çıkarına dokunan pilotların özel görüşmeleri engel oldu. Şimdi gelelim olması gerekenlere. Öncelikle THK da ki 5-6 Cl-215 uçakları devlet hava aracı statüsüne alınarak orman bakanlığına devredilmeli. Bakım ve işletmesi THK ile yapılacak hizmet alımı ile kısa sürede aktif edilebilir. Kısa süre içinde de Cl-415 uçaklarının filoya katılması gerekir. Orman bakanlığı kiralama yerine kendi filosunu kurmalı. Devamı ikinci yazımda.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
veli ~ 2 ay önce
azı ve yorumlar olayı net bir şekilde herkesin anlayacağı şekilde açıklamış.Teşekkürler..CL 515 ler gelene kadar cl 215 ler ile çok güzel bir şekilde sistem çalışır.EASA yani avrupa tip sertifikası olmayan uçaklar ile yangın söndürülemeyeceği net bir şekilde görüldü.CL 215 leri bakımlarını yapan personeli şahsen tanıyorum.Çok tecrübeli ve yıllarca F-16 ve Kara havacılıkta görev yapan en tecrübeli ekip.İngilizceleri olan teknik kitapları çok iyi anlayan ekip idi.Şimdi hepsi diğer şirketlerde çalışıyor.Uçak kazada olduğu gibi ne kadar yeni olursa olsun,bakımı ve kullanım amacı önemli.CL ler tam TR şartlarına göredir.Mesela en son gelen 40 ton su kapasiteli uçağı o vadide kullanamyız.İşi liyakatli olan insanlara bırakmak lazım.PPL lisansı ile teknik konular bir değildir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kpt ~ 2 ay önce
Elimizdeki C-215’leri uçar hale getirmek kısa vadede soruna çözüm olabilecektir. Eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardır. Eski/ gövde ömrünü tamamlamış/ uçurulması pahalıya çıkacak 2-3 uçaktan yedek parça olarak yararlanıp; örneğin 9 uçaktan 6 uçak çıkarmak gibi bir yöntem izlenebilir. Zaten galiba yapılan da bu. Sayın bakanın ppl’i ile jet uçağında uçma hevesinin ve kibirinin artık geçmesi lazım. Doğan görünümlü Şahin değil; işe yarayacak uçaklarla bu işe girilmesi lazım. Eldeki imkanları da kullanmak lazım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
mafaky ~ 2 ay önce
Beriev'lerin oldukça sabıkalı olmalarına karşılık çözümüm Kanada üretimi olan CL-415'lerde aranması da maalesef çözüm değil. Zira CL-415 üretimi 2015'te sona erdirilmiş ve uçar durumdaki 86 adet CL-415 (9 uçak kaza kırıma uğramış...) tabir yerindeyse "kapanın elinde kalmış" durumda. Günün koşullarında kimse, bunları elinden çıkarmayacaktır. Türkiye'nin etkin bir yangın söndürme filosu kurmak için, heloların yanısıra en az 12-15 adet amfibik CL-415 kapasitesindeki uçağa ihtiyacı olacaktır. Bu sayı da eldeki envanterden çekilemez. Tek çare, henüz üretime dahi girmemiş yine Kanada yapımı olacak CL-515'lerin sipariş sırasına bir an önce girmek olmalıdır. Bu uçakların şimdilik ilk ve tek müşterisi, 6 uçakla Endonezya Savunma Bakanlığı ve teslimatların 2024'de başlayacağı yazılıyor. Türkiye acil sipariş verirse, belki 2025'te 2-3 tane ilk parti CL-515 alabilir. Tabi AMATÖR BAKAN gaflet uykusundan uyanabilirse !!!...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000