08 Ocak 2022, Cumartesi 09:50:31

OSSA'dan TUSAŞ'a: "Güncel kura geçelim"

OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA), TUSAŞ'a resmi bir yazı yazarak, üyesi firmaların sabit kur nedeniyle yaşadıkları mağduriyeti gündeme getirdi ve ödemelerde güncel kura geçilmesini talep etti.
  • İktidar paraları ancak döviz kuru üzerinden garantilerle yandaşlara saçar başkasına değil o yüzden de boşuna uğraşmayın...
  • Offset’e bağlı koşullaştırılmış bir sektör olduğundan KOBİ’ler uluslararasılaştırılamadı ve markalaşmaların önü kesildi. Dışarıda iş yapmaları zor ve şirketlerin çoğunluğu otomotiv vb sektörden katıldılar ve çoğunun hayatta kalması buradaki gelirlerle konsolide olmaktalar. Ekonomik ve siyasi problemler devam edeceğinden sektör ağır darbe alması beklenmekte. Aslına bakılacak olursa buradaki misaller Sanayileşme ile Sanayi Kültürün arasındaki farkı açıkça ortaya koymakta. Yalnız vakıf ŞİRKETLERİ bu tarz stratejilerini değiştirmedikçe öteki alanlardaki gelişmeleri engelleyecekler.

10 bine yakın istihdam sağlayan toplam 283 firmanın üyesi olduğu OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA), TUSAŞ'a resmi bir yazı yazarak, üyesi firmaların sabit kur nedeniyle yaşadıkları mağduriyeti gündeme getirdi ve ödemelerde güncel kura geçilmesini talep etti. Yaşanan süreci değerlendiren ancak isminin açıklanmasını istemeyen bir savunma analisti, "Böyle devam ederse yıllardır yapılan tüm yatırım boşa gider. Kobilerin bir kısmı yatırımları karşılayamayıp batar, bir kısmı da başka üretimlere yönelir" uyarısında bulundu.

OSSA, TUSAŞ'a resmi yazı yazdı

Döviz kurundaki dalgalanma Türkiye'de pek çok sektörde olduğu gibi savunma sanayisini de olumsuz etkiledi. İhracatta Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden birisi olan savunma sanayisinde yaşanan kur krizi OSSA'nın yeni yılın ilk günlerinde TUSAŞ'a yazdığı yazıyla gün yüzüne çıktı. DW Türkçe'nin ulaştığı yazıda TUSAŞ ile iş yapan firmaların alacaklarının sabit kur üzerinden ödenmesinin yarattığı mağduriyet dile getirildi. Yazıda, "Bugün Devletimizin ülkemiz vatandaşlarının TL birikimlerine dahi USD kuru garantisi verdiği bir dönemde ülkemizin güzide ana sanayii firmalarından Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.'nin her koşulda kendisini koruyacak şekilde bir kur politikası yürütmesinin doğru olmadığı kanaatindeyiz" denildi.

GÜNCEL KUR TALEBİ

Firmaların taleplerinin sıralandığı yazıda şu ifadeler de dikkat çekti: "Merkez Bankası bile günde 6 kez kur güncellemesi yaparken, TUSAŞ'ın sabit kur uygulamasını kabul etmiyoruz. Son dönemdeki kur artışlarından biz alt yüklenicilerin TL bazındaki kayıpları yüzde 67'ye kadar çıktığını hesaplamış bulunmaktayız. TUSAŞ'ın çoğu satışı yurt dışı olduğu varsayımı ile TL kur üzerinden yapılan ödemeler hakkaniyetli değildir." Yazıda TUSAŞ'ın yurt dışına satışlarını dövizle yaptığı vurgulanırken "Güncel kur üzerinden ödeme yapılması en doğrusu olacaktır. Hatta fatura günü kuru değil, ödeme günü güncel kuru üzerinden ödeme almak en sağlıklısıdır" denildi.

OSSA'nın talebinde dikkat çeken bir başka ayrıntı ise TÜİK ile ilgili kullanılan ifadeler oldu. Yazıda "Özellikle TÜFE rakamları olmak üzere TÜİK'in rakamları ülkenin hiçbir yerinde inandırıcı bulunmuyor. Maliyet artışlarımızı yansıtmamaktadır" denilirken "TUSAŞ'ın sektördeki firmalar için uygulamış olduğu kur politikasını desteklemiyoruz. Firmalarımız sürdürülebilirlik konusunda zorluklar yaşamaktadır, artan enflasyon sonucunda aslında yapılması gereken en nihai durum birim fiyatlarının güncellenmesidir" ifadesi kullanıldı. Türkiye'nin 2025 yılında ilk uçuşunu yapmayı planladığı Milli Muharip Uçağı'nın ana yüklenicisi olan TUSAŞ, aynı zamanda dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A380'e ve askeri nakliye uçağı Airbus A400M'ye parça üretiyor. Dünyanın en büyük 100 savunma ve havacılık şirketi listesinde yer alan TUSAŞ'ın 2020 yılı cirosu 1,8 milyar dolar olarak açıklanmıştı.

Savunma analisti: Başarı alt yüklenicilerle geldi

Yaşanan süreci değerlendiren ancak isminin açıklanmasını istemeyen bir savunma analisti TUSAŞ'ın Turgut Özal zamanında kurulduğunu hatırlatarak, "TUSAŞ, Amerikan F-16'larının nihai montaj hattından fazlası olmayı hedeflemiyordu. Türk ve Mısır Hava kuvvetleri için F-16 üreten firma Ankara Kazan'da herkesten uzak kendi başına bir tesisti" dedi. AKP iktidarıyla birlikte firmadaki yabancı ortaklığın payının millileştirildiğini ve Öncel projesinin tamamlanmasıyla beraber Türkiye için F-16 üretiminin sonuna gelindiğini, yabancı ortaktan kurtulup Türk savunma ve havacılık sanayisini geliştirmeye ve ekosistem yaratmaya önem verildiğini ifade eden analist, "O dönemde TUSAŞ yönetimini üstlenen Genel Müdür Muharrem Dörtkaşlı tesisi dönüşüme sokarken alt yüklenicilere, 'biz beraber yükseleceğiz' dedi. Bu yaklaşım yıllarca kesintisiz devam etti" sözleriyle alt yüklenicilerin önemine dikkat çekti.

KOBİ'lerin bir kısmı batar

TUSAŞ'daki bu anlayışın uzun dönem devam ettiğini ve bugünkü başarısına alt yüklenicilerle ulaştığını kaydeden analist, şöyle devam etti: "TUSAŞ'a güvenen hayal kırıklığına uğratılmadı. TUSAŞ, Eskişehir'de TEI motor fabrikası kurdu. TUSAŞ, bugün Ankara'da HAB adı verilen havacılık tesislerinin ortasında yer alıyor. Ankara ile Eskişehir arası bir Türk havacılık ve uzay sahası olarak konuşuluyor. Firma yıllardır adını Defense News Top 100 listesine yazdırıyor. Günün sonunda artık Milli Muharip Uçağı geliştiren, Airbus ve Boeing'e parça yapan bir şirket var karşımızda." Analist, mevcut durumun bu şekilde devam etmesi halinde yaşanacaklara ilişkin öngörüsünü şu sözlerle anlattı: "Yıllardır yapılan tüm yatırım boşa gider. KOBİ'lerin bir kısmı yatırımları karşılayamayıp batar, bir kısmı da başka üretimlere yönelir. Alt yükleniciyi bu aşamada böyle zorda bırakmanın Türkçede karşılığı kendi bindiği dalı kesmektir."

OSSA'dan TUSAŞ'a: "Güncel kura geçelim"

Facebook Yorum

Yorumlar

Ossa ~ 7 ay önce
İktidar paraları ancak döviz kuru üzerinden garantilerle yandaşlara saçar başkasına değil o yüzden de boşuna uğraşmayın...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yorumcu ~ 7 ay önce
Offset’e bağlı koşullaştırılmış bir sektör olduğundan KOBİ’ler uluslararasılaştırılamadı ve markalaşmaların önü kesildi. Dışarıda iş yapmaları zor ve şirketlerin çoğunluğu otomotiv vb sektörden katıldılar ve çoğunun hayatta kalması buradaki gelirlerle konsolide olmaktalar. Ekonomik ve siyasi problemler devam edeceğinden sektör ağır darbe alması beklenmekte. Aslına bakılacak olursa buradaki misaller Sanayileşme ile Sanayi Kültürün arasındaki farkı açıkça ortaya koymakta. Yalnız vakıf ŞİRKETLERİ bu tarz stratejilerini değiştirmedikçe öteki alanlardaki gelişmeleri engelleyecekler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000