11 Eylül 2011, Pazar 08:40:04

"UÇAKTA KİTAP OKUMAZ KURAL TANIMAYIZ"

Gölgeliği yarım açık uçak penceresinden Grönland'ın uçsuz bucaksız buzullarını seyrediyorum...
  • Sen uyumak istiyorsun diye uyumayacak insan da saatlerce karanlıkta oturmak zorunda değil.Zaten bu yüzden,uyumak isteyenlere göz bantları dağıtıyor havayolları.Kimse yolcuyu pencereyi kapat diye zorlayamaz.Belki ben aşağıyı seyretmek istiyorum.Sen uyuyacaksın diye seyredemeyecek miyim? Takarsın gözüne maske,uyursun.
  • Yurtsan biladerim,gün ışığı dışında bir ışıkla kitap okuyamıyor zahir!BC'de biri yanda,diğeri yukarda 2 adet okuma ışığı mevcuttur keza.Onun gözünden bakarsak, orta kısımda oturan yolcular gün ışığına hasret kaldıklarından okumayı unutur o uzun uçuşta.De get bi de bilmiş bilmiş konuşuyor.Çok şımarttık biz bu yolcuları!Tren yolcusu rumuzlu arkadaşın temennisinnin aynını temenni ediyorum!
  • Perdeliklerin asıl kapatılma sebebi koltuk arkalarındaki ekranların parlamasıdır.Birşey izleyemezsiniz. Aynı zamanda eğer güneş sizin tarafinızda ise çok rahatsız eder,zaten aşağıdan birşey göremezsiniz. Fakat kapalı iken okuma ışıkları ile kitap okuyabilirsiniz. Siz yatarken ve size zaman çabuk geçsin diye yemeği 3:30 saatte sunan arkadaşların sizin için bitmek bilmeyen uçuşu ayakta geçirdiklerinide hesaba katın.. Bence siz bu yolculukları ancak deve üstünde yapmaya layıksınız.hem böylece okuyacak da çok zamanınız olur,güneş hep tepeden gelir ve belki aydınlanırsınız,yazacak konum kalmadı dur şu hava yollarına sarayım demezsiniz.
  • kabin memuru veya kabin amiri olarak çalışan arkadaşların buna cevap verememesi çok üzücü..bu tamamen uyku saatlerinin uçulan meydana göre adapte edilmesi ve jetlag sorununun biraz olsun önüne geçmek için yapılan bir uygulamadır..
Tek buzlu viskimi yavaş yavaş yudumlarken, aşağıda uçsuz bucaksız uzanan bembeyaz buzul manzarasına bakıyorum. Cetvelle çizilmiş gibi dümdüz bir yol, kar örtüsünü ortadan bıçak gibi yararak uzanıyor altımızda. Nereden geldiği görünmeyen yol kar denizinin ortasında yapayalnız duran küçük bir binaya kadar uzanıyor. Kim ya da kimler ne yapıyorlar acaba orada? Geceleri yataklarına girip, uyumadan önce neler hayal ediyorlar?

Yolcu kabini karartılmış. Uçak yolcularının büyük çoğunluğu uyuyor. Yanımdaki yolcu horlamaya başlayıp, büyülü manzaranın keyfini bölüyor. iPod'umun kulaklıklarını takıp buz masalının içine dönüyorum yine.
 
Bu anlattıklarım yeni değil. Yılda neredeyse beş, altı kez ABD'ye uçarken tekrar tekrar yaşıyor, her seferinde de aynı keyfi alıyorum. Okyanus aşırı uçuşlarda koridor koltuğunun rahatlığını pencere yanı koltuk için feda etmekten çekinmemem bu yüzden.
 
Uzun uçuşları sevmemin bir diğer nedeni ise kendi başıma kalabildiğim ender zamanları bu yolculuklarda bulmam. Cep telefonu yok, e.posta yok, iş yok, güç yok uzun uçuşlarda. Kitap ve dergi okumak için bundan güzel ortam mı olur?
 
Geçen hafta Ali Nur Velidedeoğlu'nun başına gelenleri okuyunca, halini anlamam kolay oldu tabii.  Efendim THY'nin İstanbul-Los Angeles seferini yapan uçağında kabin ışıkları karartılmış, yolculardan da pencerelerinin gölgeliklerini kapatmaları rica edilmiş. Velidedeoğlu bu ricaya uymamış. Kitabını, gazetesini gün ışığında okumaya devam etmiş.

Uçakta bulunan Cüneyt Özdemir de, uçak Los Angeles'a iner inmez durumu Twitter'dan yetiştirmiş. Semercioğlu'nun yazısından anladığım kadarıyla da galiba Özdemir durumun bir de fotoğrafını çekmiş ve Twitter'a ibret-i alem için postalamış.
 
Sevgili Cengiz uçakta gölgeliklerin kapatılmasının bir zorunluluk olmadığını söyleyerek Velidedeoğlu'na hak veriyor. Ve bir uçak yolcusunun fotoğrafını çekmenin onun özel hayatınının gizliliğini ihlal etmek olacağı gerekçesiyle Özdemir'i eleştiriyor. Velidedeoğlu'nun haklılığı konusunda Cengiz'le hemfikirim. Zaten Velidedeoğlu da durumu çok güzel açıklamış: 'Maalesef Türk halkında okuma kültürü olmadığı için böyle bir tepki ile karşılaştım', diyor. Haklıdır ben de bugüne kadar sadece THY uçuşlarında rastladım bu soruna. Nedenlerinden biri oryantal yolcuların okumak yerine sinema seyretmek ya da uyumayı tercih etmesiyse ikinci neden de THY uçuşlarında kabinin uçuşun erken saatlerinde karartılmasıdır. Uçak kabini karartılınca yolcular hızla uyku konumuna geçer. Servis neredeyse tamamen durur ve hostesler de rahat eder, yolculuğun geri kalan kısmını kendi aralarında çene çalarak tamamlamaya fırsat bulurlar. Artık bir an önce rahat etmek isteyen hosteslerin tercihi midir, içki ve yemekten tasarruf etmeyi amaçlayan THY yönetiminin tercihi midir, yoksa her ikisi birden midir bilemeyeceğim THY uçuşlarında kabin erkenden karartılır.
 
Velidedeoğlu'nun açıklamalarından da durumun yine aynı olduğunu anlıyoruz. Saat sabah 11'de uçağa binmiş Velidedeoğlu ve yemek servisi hızla yapılıp saat 14.30'da kabin karartılmaya kalkışılmış. Kabin içinde fotoğraf çekme konusuna gelince. Bu konuda Cengiz'e katılmıyorum. Cüneyt Özdemir fotoğrafı özel bir uçakta değil yolcu uçağında çekmiş. Umuma açık yerlerde herkes verdiği görüntüden kendisi sorumludur.
 
Uçak içinde fotoğraf çekmenin, uçuş güvenliğini riske atıp atmadığı meselesine gelince. Uluslararası kurallar açık. Uçak seyir halindeyken fotoğraf ve video makineleri dahil bazı elektronik cihazların kullanılması serbest. Uçakların kalkış ve iniş anında ise istisnasız her türlü elektronik aletin kapalı tutulmasını şart koşuyor uluslararası havacılık kuralları.
Dolayısıyla Cengiz'in Somali'ye inişte tehlike atlatan uçakta video çeken DHA muhabirini, profesyonel kamera ile çekmemiş ki cep telefonu kamerasıyla çekmiş savunması geçerli bir savunma değil. Kuralları kendi kafamıza göre yorumlama merakımız olmasa bu tür tartışmalar da hiç olmayacak zaten. Ne kimse Ali Nur Velidedeoğlu'nu suçlayabilecek, ne de kimse uçuş güvenliğini kuralları kendi kafasına göre yorumlayarak tehlikeye atacak.

Yurtsan ATAKAN / AKŞAM
"UÇAKTA KİTAP OKUMAZ KURAL TANIMAYIZ"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (31)

Misafir ~ 5 yıl önce
Sen uyumak istiyorsun diye uyumayacak insan da saatlerce karanlıkta oturmak zorunda değil.Zaten bu yüzden,uyumak isteyenlere göz bantları dağıtıyor havayolları.Kimse yolcuyu pencereyi kapat diye zorlayamaz.Belki ben aşağıyı seyretmek istiyorum.Sen uyuyacaksın diye seyredemeyecek miyim? Takarsın gözüne maske,uyursun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Yurtsan biladerim,gün ışığı dışında bir ışıkla kitap okuyamıyor zahir!BC'de biri yanda,diğeri yukarda 2 adet okuma ışığı mevcuttur keza.Onun gözünden bakarsak, orta kısımda oturan yolcular gün ışığına hasret kaldıklarından okumayı unutur o uzun uçuşta.De get bi de bilmiş bilmiş konuşuyor.Çok şımarttık biz bu yolcuları!Tren yolcusu rumuzlu arkadaşın temennisinnin aynını temenni ediyorum!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Perdeliklerin asıl kapatılma sebebi koltuk arkalarındaki ekranların parlamasıdır.Birşey izleyemezsiniz. Aynı zamanda eğer güneş sizin tarafinızda ise çok rahatsız eder,zaten aşağıdan birşey göremezsiniz. Fakat kapalı iken okuma ışıkları ile kitap okuyabilirsiniz. Siz yatarken ve size zaman çabuk geçsin diye yemeği 3:30 saatte sunan arkadaşların sizin için bitmek bilmeyen uçuşu ayakta geçirdiklerinide hesaba katın.. Bence siz bu yolculukları ancak deve üstünde yapmaya layıksınız.hem böylece okuyacak da çok zamanınız olur,güneş hep tepeden gelir ve belki aydınlanırsınız,yazacak konum kalmadı dur şu hava yollarına sarayım demezsiniz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
kabin memuru veya kabin amiri olarak çalışan arkadaşların buna cevap verememesi çok üzücü..bu tamamen uyku saatlerinin uçulan meydana göre adapte edilmesi ve jetlag sorununun biraz olsun önüne geçmek için yapılan bir uygulamadır..

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000