27 Mayıs 2010, Perşembe 09:03:38

"Türkiye, KKTC hükümetinin elini kolunu bağladı"

KKTC'de özel bir radyonun canlı yayınına bağlanan, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın 15 yıldır orta kademe yöneticilik yapan bir çalışanı, son gelişmeler ile ilgili birçok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı...
  • KKTC'de yasayan ve KTHY'de calisan bir Turk Pilotu olarak havayolumuzun tasviyesinin ne kadar buyuk ve hayati bir yanlis oldugnu anlamak icin VATANSEVER olmak ve 1974 Baris Harekati oncesinde yasananlari bilmek gerekmektedir. Dunya capinda ekonomik bir kriz yasanirken tum havayollari sirketlerinin zarar ettigi bir donemde kurulusunda kar gayesi gutmeyen KTHY'nin icinde bulundugu durumdan nasiplenmeye calisanlar ancak bu sirketin tasviyesini dusunebilirler. KTHY'nin logosu ve adini Ingiltere Almanya Italya ve Iskandinav ulkelerinin havaalanlarinda gosterebilmek icin paha bicilmez degerler odenmesi gerektigini unutmaylim. KTHY'nin konumu ve siyasi durumu cok iyi degerlendirilerek yorum yapilmasinin dogru olacagi inancindayim. SAYGILARI
  • 16 yıldır tanıyorum bu şirketi Bir çok şey yazıldı çizildi, KTHY yolcu bulamamaktan değil, bilet fiyatlarındanda değil, Kötü yönetilmekten battı, Bir çok kişi zaten bunu anladı.... KTHY diğer özel şirketlerden çok daha yüksek fiyattan bilet sattı, kıbrıslı vatandaşlarımızda sırf kendilerine ait olduğu için yüksek fiyattan bilet aldı.... sonuç??? gelir gider dengesini kuramayan yöneticiler..... şirketi batırdılar. (Bu yöneticiler tabiiki iktidarın atadığı kişiler). KTHY bir şekilde devam edecek ama bu batma sürecindekilerin çoğu bu süreçte yer almayacak.....
  • KTHY mali açıdan batmıştır. Bu aşamadan sonra kurtarılması için en az 100 milyon $ gerekir. Bu rakamı da Türkiye maliyesi eğer enayi değilse vermez. Özelleştirme hikayesi de palavradır. Aklı başında kimse almaz. Alan olursa da hesabını bilmediğinden alır. KTHY'nin stratejik önemi de yoktur. Yeri hemen diğer taşıyıcılarla doldurulur. Derli toplu bir şekilde tasviye edilmelidir. Çalışanlar mağdur edilmemeli tazminatları ödenmelidir. Yetenekli olanlar sektörde gerçekçi maaşlarla iş bulabilir. KTHY bir çiflikti artık kapatılıyor. KKTC Hükümeti parası varsa tasviye sonrası evinde oturanları bankamatik memuru yapar. Artık benim cebimden elini çeksin. Benim vergimle benden daha müreffeh yaşayan KTHY personeline avanta aktarılmasını istemiyorum
  • Bunun böyle olmasını Kıbrıslılar mı istedi de siz işkembeden sallıyorsunuz.... Gelmiş geçmiş tüm siyasilerimiz kanalıyla bu halk TC devleti tarafından üretimden koparılıp da ülkede bir memur yığını yaratılmadı mı sizce? Ama hata sizlerde değil bizim siyasilerimizde.... Bunlar sizlere biad ettikçe, sizlerde köpeksiz köy bulup değneksiz dolaşanlar misali oldunuz...... Tüm bu yaşananların sorumlusu TC dir. Yavruvatan, Anavatan safsataları, bunların tümü hikayedir. TC'nin bu topraklar üzerinde çıkarları vardır...... bu topraklar üzerinde bulunma zorunluluğu vardır..... ve eğer bu topraklar üzerinde bulunacaksa da bedelini ödemekle MÜKELLEFTİR ve ödeyecektir de..... ödemezsede bir ödeyen bulunur elbet.... ister NANKÖR deyin ister HAİN......

KKTC'de yayın yapan özel bir radyo programına katılan ve Can Sarvan isimli radyocunun soruları yanıtlayan 15 yıllık bir KTHY yöneticisi ve çalışanı birçok önemli konuda düşüncelerini ifade etti. Atlasjet'in KTHY ile ilgilenmesi, Pegasus ve THY'ye izin verilmesine rağmen KTHY'nin Hatay uçuşuna neden izin verilmediğini ve KTHY'nin bilet pazarlama konusunda başarısızlığından bahsetti.

İşte o konuşmalar;

‘Çocuklarımıza para veremiyoruz. Ev ve araba takstilerini ödeyemiyoruz. Bankalar kapımızda’

Soru üzerine son gelişmeler nedeniyle çalışanlar olarak büyük stres altında olduklarını, çevre ve ailelerinde sıkıntılar yaşadıklarını, iş verimliliklerinin düştüğünü ifade eden çalışan,

‘Ayın 26’sı geldi. Maaşımızın ancak yarısını aldık. Zaten KTHY yönetimi maaşlarımızdan genel bir kesinti yaptı. Bu kesinti sendikanın oluru dışında gerçekleşen bir kesinti. Yaşadığımız stres bizleri çok kötü etkiliyor. Çocuklarımızın okul hayatı ve aile hayatımız engelleniyor. Sağlıkla ilgili bir sorun oluyor, her ay 300- 350 TL. maaşlarımızdan sigorta kesintisi yapılmasına rağmen 1 seneyi aşkın zamandır sigorta ödemeleri KTHY yönetimi tarafından yatırılmadığı için hastanelerden yararlanamıyoruz.
İhtiyat Sandığı’ndan paramızı çekemiyoruz. Bari bu parayı bize versinler özel sigorta şirketlerinden sağlık hizmeti alalım. Borçlarımızı kapatamıyoruz. Borçlarımızı ödeyemiyoruz. Bankalar kapımıza dayanmak üzere. Ama nedense hükümetlerin KTHY’ye atadığı yöneticiler değil de çalışanlar bu bedeli ödemek zorunda kalıyor. Söylenecek çok şey var ama inanın boğazımz düğümleniyor’ dedi.

Sarvan’ın ‘Birçok çalışanın borç baskısı nedeniyle sinir sisteminin bozulduğunu duyuyoruz. Çoğu kişinin çocuğu da var. Siz ve iş arkadaşlarınızın yaşadığı sıkıntıları biraz daha açabilir misiniz?’ sorusuna cevaben ev borcu, araba borcu olan birçok çalışan olduğunu, çocuklarının okuduğunu ve para istediklerinde para veremediklerini, kesilen sigorta bedellerinin yatırılmamasının bedelini çalışanların ödediğini belirtti.

‘Diğer havayollarının biletleri bakkallarda bile satılıyor’

‘Bunalıma girdiği için istifa etmek zorunda kalan arkadaşlarımız var. Hastalanan arkadaşlarım var. İstifa eden eski Yönetim Kurulu Başkanımızın yaptığı bazı açıklamalar vardı. Diyordu ki ‘7 milyar alan arkadaşlarımız var’. Biz bu 7 milyar alan arkadaşları çok merak ediyoruz. Biz görmedik 7 milyar alan. 15 yıldır çalışıyorum. Şefim. Buna rağmen aldığım para 3.150 civarında. Üniversite mezunuyum. Eğitm seviyemiz yüksek. Ben devlette olsaydım şu anda çok daha yüksek maaş alırdım.

Çalışma verimliliğimiz biraz düşükse at sahibine göre kişner. Yöneticilerimiz daha motive edici şekilde hareket etseler sonuçlar böyle olmazdı. Ne ödül sistemi var, ne cezalandırma. İş yapmayan biri olsa ve hakkında şikayet yapılsa o kişinin mutlaka bir tanıdığı devreye giriyor ve engelleniyor. Bu da iş verimliliğini düşürüyor. Çalışanla çalışmayan bir tutuluyor. Bunu bu noktaya getiren kim? Gene siyasilerin atamış olduğu yöneticiler. Günün sonunda faturası bize çıkıyor.

Bakın bir şey söyleyeyim: Hafta sonları restorantlara gidenler olur. Siz yiyorsunuz içiyorsunuz masayı donattınız. Siz kalkarken arkadaşlarınız geliyor ve yemeğe devam ediyor. Diyorsunuz ki benden sonra gelen hesabı ödeyecek. Sonra yeni gelenler de oturuyor ve hesabı bir sonra gelecek olana devrediyor. Sonuçta hesap öyle bir kabarıyor ki... Burada yiyip içen hükümetin atadığı yöneticiler. Genel Müdür’ü ve diğer müdürleri, yönetim kurullarını atayanlar hükümetler. Hatalı politikaların ve yönetim anlayışlarının  faturasını en sonunda 'KTHY zarar ediyor' diyerek bize çıkartıyorlar.

Çalışanın ne suçu var? Biz saatinde gelip saatinde çıkıyoruz. Uçakları kaldırıp, gereken servisleri veriyoruz. Diğer havayollarının neredeyse bakallarda bile biletleri satılıyor. Bizim biletlerimiz neden satılamıyor? Devletin atadığı yöneticilerin uygulaması gereken fiyat politikalarının, işletme politikalarının zaaflarından kaynaklanan problemlerin faturası bize ödetiliyor’ diyerek sözlerine devam etti.

‘Maliye Bakanı Tatar her ay maaşını alıyor bize "para yok" diyor’

Soru üzerine maaşlarının yarısını aldıklarını ve kalanını ne zaman alacaklarını bilmediklerini belirten KTHY çalışanı ‘Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın son açıklamasına göre ‘bütçede para yok’. Maliye Bakanı bize ‘size para mara yok’, diyor. Çok güzel! Maliye Bakanımız ay başında maaşını aldı. Bu ay başı da maaşını alacak. Biz kimin çocuğuyuz?’, dedi.

‘Atlas Jet KTHY ile ilgileniyor söylentileri var’

Sarvan’ın KTHY’nin yarı nitelikte bir kamu iktisadi teşebbüsü olarak özelleştirilmezse tamamen kapanmasının söz konusu olabileceğini ve çalışanlar olarak özelleştirmeye nasıl yaklaştıkları şeklindeki sorusuna cevaben KTHY çalışanı, çalışanlar olarak KTHY’nın yaşamasına taraftar olduklarını, Ercan Havaalanı’nda yer hizmetleri veren KAS’ın kurulmasıyla yer hizmetlerinin KTHY’dan alınarak Havaş’la ortak bir şirket olarak KAS’a verildiğini, bunu yaparken kimsenin çalışanların görüşünü almadığını belirtti.

KAS’da ücretlerin nasıl olduğu biçimindeki soruya yanıt olarak, KAS’ın bir devlet iştiraki olduğunu, çalışanların üniversite mezunu olmasına karşın asgari ücretle ya da asgari ücretin biraz daha üzerinde bir maaşla, gece gündüzü olmadan çalıştıklarını ifade eden KTHY çalışanı ‘KAS’ın özel sektörden bir farkı yok. Hatta özel sektörle kıyaslandığında olumsuz olan tarafları da var. Ama işsiz kalmaktansa insanlar dayanıyor. Nasıl olsa KTHY’nın bir iştirakinde çalıştıklarını düşünüyorlar. Öyla ya da böyle düzelir diye bakıyorlar’, dedi.

Sarvan’ın KTHY ile Atlas Jet ilgileniyor dedikoduları olduğunu ve bu konuda bilgisi olup olmadığı biçimindeki sorusuna yanıt olarak KTHY çalışanı, ‘bir şeyler duyuyoruz. Atlas Jet’i duyduk ama ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bizde bilemiyoruz. Bize resmi bir ağızdan bir şey söylenmiyor. Çalışanlar kendilerini bu tür dedikodularla oyalıyor. Hükümet bizi ortada bırakmaz diye düşünüyoruz. Ama duyduklarımızla yapılan icraatlar çelişkili. Bu da insanlarda depresyona neden oluyor. Çalışanın şu anda morali sıfır’, diye konuştu.

‘Türkiye’deki Tekel işçilerinin pozisyonuna düşürüldük’

İstifa edenlerin ne yaptıklarının sorulması üzerine iş arayanlar olduğunu, küçük çapta kendi işini kurmak isteyenler olduğunu ama bu stresin kaldırılması zor bir stres olduğunu belirten KTHY çalışanı, KTHY çalışanları olarak Türkiye’deki Tekel işçilerinin poziyonuna düşürüldüklerini belirtti.

Sarvan’ın özelleştirme yapılınca işten çıkarma yerine maaşların düşürülmesi durumunda çalışanların tepkisinin ne olabileceğini sorması üzerine, KTHY'nın görüntüde bir KİT olmamasına karşın yöneticilerin her zaman hükümetler tarafından atandığına işaret eden KTHY çalışanı, ’15 yıldır çalışan bir üniversite mezununun maaşını asgari ücrete mi düşürecekler? Bizim de bir giderimiz var. Ailemiz var, baktığımız insanlar var. Çoluk çocuğumuzu sokağa mı atacağız? Ne yapacağız? Eğer bir tasarruf olacaksa tüm kamu kuruluşlarında olmalı. Maaşlarda kesinti yapılacaksa bunun faturasını neden sadece biz ödeyelim?’ ifadelerini kullandı.

‘KTHY eski Başkanı mermerciydi. Erol Atakan kendi fabrikasının başına mesela bir tekstilciyi koyar mıydı?’

KTHY çalışanlarının devlette çalışanlardan çok daha az maaş aldığını, KTHY’de kimsenin 7 milyar almadığını, 35 yıldır çalışıp da emekliliği gelen biri brüt 7 milyar alıyorsa bunu bilmediğini ama genel olarak, yaklaşık 800 KTHY çalışanının ortalama 2-2.5 milyar kazandığını yineledi. 800 kişinin yıllar içinde hükümetler tarafından işe alındığını, kimsenin siyasilerden hesap sormayı düşünmediğini vurgulayan KTHY çalışanı ‘günün sonunda KTHY batıyor, herkese hayırlı olsun!’ dedi.

Özelleştirmenin KTHY’yı kurtarmak için tek şık olmadığını belirten KTHY çalışanı, KTHY Başkanı Erol Atakan atandığında mesleği mermerciydi. Kendisi acaba fabrikasına mermer işinden anlamayan birini müdür yapar mıydı sorusunu sordu ve kendisi mesela bir tekstilciyi fabrikasının başına getirmeyecekken nedense KTHY Yönetim Kurulu eski Başkanı’nın bir mermerci olmasında sorun görülmediğini, işten anlamayanların başa getirilerek şirketin yıllardır zarar ettirildiğini ileri sürdü.

‘KTHY’ya Hatay seferi düzenletmediler ama Pegasus ve THY’ya müsaade edildi’

‘Profesyonel yöneticiler ve pazar payının genişletilmesi için AR-GE yönetimi gerekiyor’ diyen KTHY çalışanı, ‘geçmişte Hatay’a sefer düzenlemek istedik ama Sivil Havacılık bize müsaade etmedi. Bize müsaade edilmezken Pegasus’a müsaade edildi. Türk Hava Yolları’na müsaade edildi. Biz şu anda Adana’ya sefer düzenliyoruz ama hem Atlas hem Pegasus oraya sefer düzenlediği için pasta dilimi oldukça küçüldü. Bu firmalar da sanki KTHY’yı batırmak için uğraşıyor. Bir sektörden devlet çekildiği zaman özel sektör firmaları kendi arasında anlaşıp fiyatları istediği gibi yükseltebiliyor. Bu noktaya gelindiğinde halkımız çok mu memnun olacak? KTHY bizim onurumuzdur, battığı zaman çok geç olacak ve kıymeti sonra anlaşılacak’ diye konuştu.

Sarvan’ın Türkiye hükümetinin korumacı bir politika izleyerek özel Türk hava yolu şirketlerine KKTC kapısını kapatmasının ve KTHY’nin bir tekel gibi hareket etrmesinin rekabet ilkelerine aykırı olmuş olacağını belirtmesi üzerine tekel olmanın  çözüm olmadığını, gelir gider dengesini orantılı bir şekilde tutarak hizmet kalitesini arttırmanın önemli olduğunu ifade eden KTHY çalışanı,  KTHY’nin bir KİT olmasa da devlet kuruluşu olduğunu ve devletin halkın ihtiyaçlarına cevap verecek bir yolcu ve hizmet politikası uygulanması gerektiğini savunarak, özel firmaların sadece kendi kar marjlarını ön planda tuttuğunu öne sürdü.

‘Türkiye KKTC hükümetinin elini kolunu bağladı’

Sarvan’ın yıllardan bu yana Türkiye hükümetlerinin gönderdiği bütçe sayesinde maaşların ödenebildiğini, hiçbir çalışanın da Türkiye halkının sırtından geçinmek istemediğini ve bu sistemin böyle gitmesini hiç kimsenin arzulamadığını vurgulaması üzerine KTHY çalışanı, maaşların düşürülmesi ya da işten çıkarılmaların olması durumunda bunun iç piyasadaki sonuçlarının  olumlu olmayacağını ve insanların kazanmayınca harcayamayacağını savundu. Çalışan, özelleştirme olduğu takdirde özel şirketin kaç kişiyi kaç paraya çalıştıracağının belli olduğunu, özelleştirmenin sihirli bir formül olmadığını ifade ederek, çalışanların sokağa atılmasını veya göç ettirilmesini de kimsenin istemediğini kaydetti.

(Maaş bordrosunu inceleyen Sarvan çalışanın bordrosunda 354 TL’nin SSK adına kesildiğini, çocuk yardımının 50 TL, bayram yardımının ise brüt 250 TL olduğunu dinleyicilere aktarıyor ve KTHY çalışanlarının sendikası Hava-Sen’e yaklaşık 500-550 kişinin üye olduğunu öğreniyor.)

Program sırasında KTHY çalışanı devlet çalışanlarının maaşlarının düşürülmesini değil, verimlikliklerinin artırılması gerektiği, hedefimizin Afrika mı Avrupa mı olduğu sorusunu da sordu.

‘Hükümetlerin elinin ayağının bağlandığı’nı ve  ‘Mali Protokol’de belirtildiği gibi Türkiye’nin özelleştime yapın baskısı kurduğu’nu belirten KTHY çalışanı, ‘burada üreten değil tüketen bir toplum yaratıldı ama bunun kabahati herhalde buradaki insanlarda değil. Bugünlere Türkive vasıtasıyla gelindi. Fatura da bize kesiliyor. Ne kadar acı...’ şeklinde konuştu.

‘İntihar etmemizi ya da kendimi yakmamızı mı bekliyorlar?’
İnsanların haysiyetleri ile oynandığını, çalışanların bakkallara bile borcu olduğunu belirten KTHY çalışanı sendikalarının da çalışanlarla birlikte sele kapılmış bir kayık durumunda olduğunu ifade etti. Sarvan’ın bu durumda tepkilerin kontrolsüzce ifade edilebileceğine işaret etmesi üzerine ‘insanlar işlerini kaybedecekler. Bundan sonra her şey olabilir. Geçmişte krizlerden dolayı intihar eden insanlar oldu. KTHY’de sorunların çözülmesi için çalışanlardan birinin intihar etmesini ya da kendisini yakmasını mı bekliyorlar? Bir şekilde KTHY yaşatılacak deniliyor. Bitkisel hayatta mı yaşatılacak? Biz kapının önüne koyulacağız yani. Oy için gelmesinler bir daha bize’ şeklinde konuştu.

‘Kıbrıs Türk siyasetçisi ‘yes sör’ diyor. Kimi temsil ettiklerini bilsinler’

Sarvan’ın ‘KTHY çalışanlarının genel olarak tepkisi özelleştirme yapılmasını gerekli gören Türkiye hükümetine mi yoksa Kıbrıslı Türk siyasetçiye mi?’ şeklindeki sorusuna cevaben ‘hem Türkiye politikalarına hem de halkın hakkını savunamayan Kıbrıs Türk politikacılara. Siyasetçiler  ‘yes sör’ diyor. "Bizim elimizden bir şey gelmez. Madem ki Türkiye kapatılacak diyor, kapatılacak" diyorlar. Kusura bakmasınlar bu yöneticilik değil, bu memurluk olur. Devlet adamlarımız, siyasetçilerimiz kimi temsil ettiklerini, kimi yönettiklerini bilsinler ve bize sahip çıksınlar lütfen’ dedi.

Can Sarvan’ın çalışanlar da dahil kimsenin Türkiye halkının sırtından geçinmeyi içine sindiremediği aksine daha bağımsız bir Kuzey Kıbrıs’ta yaşamak istediğini ve mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığı konusunda herkesin hemfikir olduğunu anımsatması ve sorunun aşmalı olarak önlemlerin uygulamaya sokulmayıp birden bire devreye sokulmasında olabileceğini belirtmesi üzerine çalışan ‘Türkiye anavatanımız olsa bile biz artık büyüdük. Bunu kabul etmemiz gerekiyor. Ama ekonomik kriz var, bu insanlar nerede iş bulacak? Kendi işlerini kuracak olsalar yüksek vergilerden ötürü zaten yürütemeyecekler. Bu şartlarda özelleştirme tek alternatif değil. Özelleştirmeye kısa vadede kapalıyız. Kısa vadede bu insanların kapının önüne konması demektir. Bize bir belirsizlik sunuyorlar. Bize net bir şey söylenmiyor. İnsanlar bu belirsizliği kaldıracak durmunda değil. Bir planlama yapılmıyor. Ücretlerin ne kadar düşeceği belli değil’ dedi.

‘Bilal Ekşi ile bir orta yol bulunmalıydı’

‘Siz ne kadar zamandır, kaç yıldır özelleştirme konusunu duyuyordunuz KTHY’de?’ şeklindeki soruya yanıt olarak ‘Uzun zamandır konuşuluyor. Ama şirketin ödeme güçlüğü içine bu kadar düşebileceğini hiçbirimiz tahmin etmiyorduk. Belki de Bilal Ekşi’nin gitmesi o kadar iyi olmadı. Orta yol bulunarak Bilal Ekşi’nin gitmesi engellenmeliydi. 137 kişi işten durduruldu. Sonra tekrar alındı. Bu işin artısı eksisi bu kadar keskin olmamalıydı. Bilal Ekşi burada Türkiye hükümetini temsil ediyordu. Kendisi ile orta yol, profesyonel bir çözüm bulunabilirdi. Profesyonel bir çözüm komitesi kurulamadı. Herhalde her şey Bilal Ekşi’nin iki dudağı arasındaydı. O bıraktı gitti, Türkiye desteğini kesti. Anladığımız kadarı ile hükümete de "KTHY’ye para verirseniz biz de siz tüm parayı keseriz" deniyor. Hükümet burada açmazda. Biz de kurbanlarız’ şeklinde konuştu.

Ve ‘Bilal ekşi döneminde gayriresmi olarak 137 kişinin 15 Temmuz’da işten durdurulduktan sonra İhtiyat Sandığı ve sigorta yatırımlarının yapılarak, KAS’a devredilerek daha düşük ücretle çalıştırılacağı ve buna 100-150 kişinin daha ekleneceğini duyuyorduk. 2011 yılı içersinde özelleştirmenin tamamlanacağı şeklinde bilgiler geliyordu’ diyerek sözlerine devam etti.

‘Yarın özel şirketler İstanbul biletini 300-400 TL’ye çıkardığında hükümet çıkaramazsınız mı diyecek?’

Sarvan’ın hem Türkiye’nin hem çalışanların kendi gerekçeleri ile haklılığı olduğunu ama bu protokole imza koyan siyasilerin ve hükümetlerin aşamalı geçiş ve yeni istihdam alanlarına yönelik planlama yapmamasında sorun olduğunu ifade etmesine karşılık KTHY çalışanı ‘5 senedir hiçbir planlama yapılmadı. Küçülmek bir yana işe yeni insanlar alındı. Küçülme politikası uygulanmadı. KTHY bizi temsil eden bir değerdir. Yarın Atlas ya da Pegasus İstanbul biletini 300 ya da 400 Lira’ya çıkardık derse ne diyecek hükümet çıkartamazsınız mı diyecek? Kendi elimizi ayağımızı kesiyoruz. Kendi hakkımızdan feragat ederek başkasına yolu tutma hakkını veriyoruz. KTHY’yı ayağa kaldırmamız gerekirken özelleştirerek onu kime vereceğiz? Çözümü bulmak için ciddi bir tartışma bile yapılamıyor. Bir an önce çözüm bulmak gerekiyor’, dedi.

(Kıbrıs Postası)

"Türkiye, KKTC hükümetinin elini kolunu bağladı"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (9)

Misafir ~ 7 yıl önce
KKTC'de yasayan ve KTHY'de calisan bir Turk Pilotu olarak havayolumuzun tasviyesinin ne kadar buyuk ve hayati bir yanlis oldugnu anlamak icin VATANSEVER olmak ve 1974 Baris Harekati oncesinde yasananlari bilmek gerekmektedir. Dunya capinda ekonomik bir kriz yasanirken tum havayollari sirketlerinin zarar ettigi bir donemde kurulusunda kar gayesi gutmeyen KTHY'nin icinde bulundugu durumdan nasiplenmeye calisanlar ancak bu sirketin tasviyesini dusunebilirler. KTHY'nin logosu ve adini Ingiltere Almanya Italya ve Iskandinav ulkelerinin havaalanlarinda gosterebilmek icin paha bicilmez degerler odenmesi gerektigini unutmaylim. KTHY'nin konumu ve siyasi durumu cok iyi degerlendirilerek yorum yapilmasinin dogru olacagi inancindayim. SAYGILARI

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
16 yıldır tanıyorum bu şirketi Bir çok şey yazıldı çizildi, KTHY yolcu bulamamaktan değil, bilet fiyatlarındanda değil, Kötü yönetilmekten battı, Bir çok kişi zaten bunu anladı.... KTHY diğer özel şirketlerden çok daha yüksek fiyattan bilet sattı, kıbrıslı vatandaşlarımızda sırf kendilerine ait olduğu için yüksek fiyattan bilet aldı.... sonuç??? gelir gider dengesini kuramayan yöneticiler..... şirketi batırdılar. (Bu yöneticiler tabiiki iktidarın atadığı kişiler). KTHY bir şekilde devam edecek ama bu batma sürecindekilerin çoğu bu süreçte yer almayacak.....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
KTHY mali açıdan batmıştır. Bu aşamadan sonra kurtarılması için en az 100 milyon $ gerekir. Bu rakamı da Türkiye maliyesi eğer enayi değilse vermez. Özelleştirme hikayesi de palavradır. Aklı başında kimse almaz. Alan olursa da hesabını bilmediğinden alır. KTHY'nin stratejik önemi de yoktur. Yeri hemen diğer taşıyıcılarla doldurulur. Derli toplu bir şekilde tasviye edilmelidir. Çalışanlar mağdur edilmemeli tazminatları ödenmelidir. Yetenekli olanlar sektörde gerçekçi maaşlarla iş bulabilir. KTHY bir çiflikti artık kapatılıyor. KKTC Hükümeti parası varsa tasviye sonrası evinde oturanları bankamatik memuru yapar. Artık benim cebimden elini çeksin. Benim vergimle benden daha müreffeh yaşayan KTHY personeline avanta aktarılmasını istemiyorum

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Bunun böyle olmasını Kıbrıslılar mı istedi de siz işkembeden sallıyorsunuz.... Gelmiş geçmiş tüm siyasilerimiz kanalıyla bu halk TC devleti tarafından üretimden koparılıp da ülkede bir memur yığını yaratılmadı mı sizce? Ama hata sizlerde değil bizim siyasilerimizde.... Bunlar sizlere biad ettikçe, sizlerde köpeksiz köy bulup değneksiz dolaşanlar misali oldunuz...... Tüm bu yaşananların sorumlusu TC dir. Yavruvatan, Anavatan safsataları, bunların tümü hikayedir. TC'nin bu topraklar üzerinde çıkarları vardır...... bu topraklar üzerinde bulunma zorunluluğu vardır..... ve eğer bu topraklar üzerinde bulunacaksa da bedelini ödemekle MÜKELLEFTİR ve ödeyecektir de..... ödemezsede bir ödeyen bulunur elbet.... ister NANKÖR deyin ister HAİN......

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000