30 Eylül 2011, Cuma 11:20:43

SHGM TARİHİNİN EN KÖTÜ DÖNEMİ

Bu yazı tamamen havacılığı seven biri olarak duygularımı içeren bir yazıdır. Bir avuç cengaver SHGM çalışanın üzerinde oluşan olumsuz baskıya üzülmemek elde değil. İşte bu amaçla bu yazı kaleme alınmıştır.
  • Hangi dinden olduğunu bilmiyorum ama umarım bildiğin dinden bir iki dua biliyorsundur. Senin yaptığına boşboğazlık derler. Ne yazmışsın neyi kast etmişsin tam anlamamkla birlikte bu konuları bilmediğin belli git bildiğin konularda ahkam kes sen bu işlerin altında kalırsın tamammı. Yok şöle olmuşta yok böğle olmuşta başka başka bir emirin olacakmı?
  • Kardeşim önlem almadığımızı nereden biliyorsun hasbinallah ya. Direkman suçla itham etmek ne kadar güzel. Biz devlet memuruyuz. Bizim için vatandaşa hizmet , vatandaş çıkarları önde gelir. Ben 5 yıldır görevliyim her zaman mantığım bu oldu. Ne kimseyi kapıda beklettik ne gözlük altından baktık. Pilot lisansı şubesinde de görevli değilim bakım şubesindeyim. Bizim problemlerimizle hiç kimse ilgilenmedi. Ne üst makamlardan randevu alabildik derdimizi anlatalım, ne dinleyen oldu bizi. Ama iş hiç bitmedi. Haftasonu da gelindi akşam da mesaiye katıldı. Mesai ücreti de yok, maaş da yok ama çalışmaya mecburum ailemin ihtiyacı var. Sonra bir olay olsun herkes SHGM'ye çullansın. Ne kadar güzel ya. Ama Rabbim görüyor her şeyi.
  • İçin bir hafta uğraşırsın, işe başlayan arkadaşlar var ya çömez dedikleri, denetlemelere giderler, hani bazıları derler ya sektörde canavar gibi maaşla iş yapanlar var diye, hah tam bu şahsiyetlerle tanışırlar bu denetlemelerde, senin bu mu bulgu dediklerinin bin beterlerini kendileri bulgu diye yazmış olurlar, sen EASA dersin, onlar o ne biz hala JAR dönemindeyiz derler, sonra denetlemeler biter xy bulgulu (dikkat çift haneli), pazarlıklar başlar onu yazma bunu yazma diye, işte aslında sektörde durum hiçte farklı değildir, kurum şu an eski günlerinden çok daha iyi durumdadır ve olacaktır da, yeter ki destek gelsin, köstek değil!
  • Birisi var, SHGM'yi lisans şubeden ibaret sanıp yazmışta yazmış, bıdı bıdı.. birisi var eski SHGM üst düzey yöneticiliğinde bulunmuş gelmiş burda bıdı bıdı, zamanında iş yapmaktan yorulanlar artık buralarda yazar olmuşlar bak sen,kurumun şartları iyileştirilsin dersin, ancak bir kazada gündeme gelir kurumun hali, ulaştırmanın üvey müdürlüğü ya, maaşlar iyileştirirsin dersin, sırtına devlete dayamışsın ya derler, sonra gelir TEM bir sabah aniden, devlet arkanda ya, bir bakarsın esen yeller ensene buz etkisi yapmış, hani evraklar vardır ya sektörün hem eksiksiz getirdiğini iddia ettiği, onay vermezler derler, halbuki SHGM çalışanı yırtar bir tarafını evraklarını tamamla diye, bir işi yaptırmak!
Bir kurum düşünün her gün milyon dolarların döndüğü, insanın içini gıcıklatan o dolarların sektörü. Ve o dolarların döndüğü sektörde çok cüzi ücretlerle gecesini gündüzüne katıp çalışan o insanlar. Ama gel gör ki bugün boyunları bükük, yüzleri asık, moralleri yok, hiç olmadığı kadar psikolojik baskı altındalar.
 
Malum devlet memurluğu kanununa tabi olmalarından dolayı ne kendilerini savunacak bir mecraları var ne de içinde bulundukları durumu anlatacak bir ortam. Onlar tüm suçlamaların tam odağındalar. Savunması kanadı kırılmış bir kuş gibiler. Yada bir aslanın avı gibi sırtlanların çevrelediği bir kurumun içindeler.
 
Bugün onları düşünme günü ve bugün onların hisleri ile hemhal olma günü. 
 
Düşünün bir bakan geliyor Ulaştırmanın başına. Türkiye’de uçmayan vatandaş kalmayacak diye haykırıyor. Söylediği gibi de oluyor. Türkiye havacılık adına şahlanıyor. O bakan ki 9 yılı aşkın ülkeyi idare eden Ak Parti hükümetinin en başarılı bakanı olarak görülüyor. Ama bir gerçek var ki aynı zamanda en talihsiz bakanı. Daha göreve başladığı ilk aylarında Diyarbakır’da THY uçağı düşüyor. Talihsizlikler bununla sınırlı değil. Adapazarı Pamukova’da kaza yapan tren mi dersin, THY Amsterdam uçağı mı dersin, World Focus Havayolları’nın Isparta’da düşmesi mi dersin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası mı dersin, Tarkim Uçuş Okulu’nun düşen uçağında kaybettiğimiz iki gencecik pilot adayımızı kaybettiğimiz mi dersiniz… Ne derseniz deyin çok talihsizlikler yaşandı.
 
Bu talihsizlikler havacılık sektörünün üzerinde bir karabulut gibi dolaşa bile, yaşanan gelişimi kimsenin göz ardı etmeyeceğini düşünmek istiyorum.
 
Bütün bunların siyasi artısı veya eksisi Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a yazılmasına rağmen savunmasız insanların çalıştığı tek kurum da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü personeli. 
 
Kapalı kapılar ardında geçmiş veya şimdi üç beş densizin havacılık sektöründen nemalandığını bir an düşünsek bile, gerçekte Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü çalışanlarının hepsinin birer cengaver olduğunu söyleyebiliriz.
 
Şöyle bir empati yapın bakalım. Üç uçaklı bir şirkette bile 200’den fazla kişinin çalıştığını düşünürsek yaklaşık 150 kişi ile sektörü idare eden bir Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne yazık değil mi?
 
SHGM ne yapar?
 
Say say biter mi acaba? Ben söyleyeyim kısaca bunlar yeter de artar bile düşünme yeteneği olanlara. 
 
THY dahil tüm şirketlerin denetini yapar. Türkiye’deki tüm havalimanlarının kontrolünü sağlar işletmesine izin verir.  Türkiye’de binlerce pilotun ve teknisyenin lisansını verir.  Ulusal ve uluslar arası tüm mevzuatları uygulamaya çalışır. 
 
Bunlar sadece ana hatları yapılan işlerin. Peki, Türkiye’de binden fazla hava aracının sorumluluğunu alan bu insanların nasıl çalıştığını, hangi şartlarda hizmet verdiğini vicdanınıza sordunuz mu hiç?
 
Yapılan yanlışları hepimiz eleştiririz. Ama insanoğlunun olduğu her yerde hata olacağı gerçeğini düşünerek bilinçli yapılan hatalar haricinde diğer hataların düzeleceğini biliyoruz.
 
Bugün geldiğimiz noktada Merhum Muhsin Yazıcıoğlu kazası ile ilgili alevlenen tartışmalar Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nü hedef tahtası haline getirdi. İddialar, iddialar ve iddialar. Mantar gibi çoğalan ne idüğü belirsiz insanları saçma sapan açıklamaları. 
 
Bu kaygan zeminde popüler olmak isteyen insanları ipe sapa gelmez açıklamaları. Havacılıktan bihaber kişilerin yazıları, zar zor ppl sahibi olmuş sözüm ona kendi pilot sanan kişilerin zırvaları gazete sayfalarını süsleyip, savunmasız SHGM çalışanlarını suçlamaları kabul edilebilir mi?
 
Kim onları savunacak? Hiç kimse. 
 
Buradan çağrı yapıyorum. Sayın Bakan Binali Yıldırım. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü çalışanlarını sırtlanlara yem etmeyin. Havacılıkta yapmış olduğunuz devrimin bir adım ötesine geçin ve bu genel müdürlüğü personel açısından ve mali açıdan rahata kavuşturacak düzenlemeyi hemen yapın. Yarın 1 Ekim. Meclis açılıyor. Ulaştırma Bakanlığı olarak onların savunmasızlığını ortadan kaldıracak düzenlemeleri bir an önce hayata geçirin. Havacılıkta kazanılan başarıda onların emekleri olduğunu düşünerek bir neşter daha vurun.
 
AirportHaber Genel Koordinatörü Ali KIDIK 
SHGM TARİHİNİN EN KÖTÜ DÖNEMİ

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (45)

Misafir ~ 5 yıl önce
Hangi dinden olduğunu bilmiyorum ama umarım bildiğin dinden bir iki dua biliyorsundur. Senin yaptığına boşboğazlık derler. Ne yazmışsın neyi kast etmişsin tam anlamamkla birlikte bu konuları bilmediğin belli git bildiğin konularda ahkam kes sen bu işlerin altında kalırsın tamammı. Yok şöle olmuşta yok böğle olmuşta başka başka bir emirin olacakmı?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Kardeşim önlem almadığımızı nereden biliyorsun hasbinallah ya. Direkman suçla itham etmek ne kadar güzel. Biz devlet memuruyuz. Bizim için vatandaşa hizmet , vatandaş çıkarları önde gelir. Ben 5 yıldır görevliyim her zaman mantığım bu oldu. Ne kimseyi kapıda beklettik ne gözlük altından baktık. Pilot lisansı şubesinde de görevli değilim bakım şubesindeyim. Bizim problemlerimizle hiç kimse ilgilenmedi. Ne üst makamlardan randevu alabildik derdimizi anlatalım, ne dinleyen oldu bizi. Ama iş hiç bitmedi. Haftasonu da gelindi akşam da mesaiye katıldı. Mesai ücreti de yok, maaş da yok ama çalışmaya mecburum ailemin ihtiyacı var. Sonra bir olay olsun herkes SHGM'ye çullansın. Ne kadar güzel ya. Ama Rabbim görüyor her şeyi.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
İçin bir hafta uğraşırsın, işe başlayan arkadaşlar var ya çömez dedikleri, denetlemelere giderler, hani bazıları derler ya sektörde canavar gibi maaşla iş yapanlar var diye, hah tam bu şahsiyetlerle tanışırlar bu denetlemelerde, senin bu mu bulgu dediklerinin bin beterlerini kendileri bulgu diye yazmış olurlar, sen EASA dersin, onlar o ne biz hala JAR dönemindeyiz derler, sonra denetlemeler biter xy bulgulu (dikkat çift haneli), pazarlıklar başlar onu yazma bunu yazma diye, işte aslında sektörde durum hiçte farklı değildir, kurum şu an eski günlerinden çok daha iyi durumdadır ve olacaktır da, yeter ki destek gelsin, köstek değil!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Birisi var, SHGM'yi lisans şubeden ibaret sanıp yazmışta yazmış, bıdı bıdı.. birisi var eski SHGM üst düzey yöneticiliğinde bulunmuş gelmiş burda bıdı bıdı, zamanında iş yapmaktan yorulanlar artık buralarda yazar olmuşlar bak sen,kurumun şartları iyileştirilsin dersin, ancak bir kazada gündeme gelir kurumun hali, ulaştırmanın üvey müdürlüğü ya, maaşlar iyileştirirsin dersin, sırtına devlete dayamışsın ya derler, sonra gelir TEM bir sabah aniden, devlet arkanda ya, bir bakarsın esen yeller ensene buz etkisi yapmış, hani evraklar vardır ya sektörün hem eksiksiz getirdiğini iddia ettiği, onay vermezler derler, halbuki SHGM çalışanı yırtar bir tarafını evraklarını tamamla diye, bir işi yaptırmak!

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000