26 Ocak 2010, Salı 13:00:40

KAZA MI, İHMAL Mİ, CİNAYET Mİ?

Geçtiğimiz Pazar günü talihsiz bir kaza sonucu hayatını kaybeden Güven Alkan'ın ölümünün yankıları sürüyor...
  • Değerli Çalışanlar. Bu eski personel her kimse yaşadıklarını anlatmış. Dikkatinizi çekerimki koskoca bir adam ÖLDÜ boş laflar ve gereksiz araştırmalarla vakit almayınız lütfen olaya yoğunlaşınız. Bundan sonra olmaması için ne yapılmalı kim suçlu kimin ihmali var... Bunlara yoğunlaşırsanız çözüm de bulabilirsiniz....
  • Zekai bize Batum`u da anlat:)
  • 2005 YILINDA ISE ILK BASLADIGIMDA ISI TAM DETAYLARI ILE O BANA OGRETMISTI UZERIMDE COK EMEGI VAR DUYDUGUMDA COOOK UZULDUM HERKESIN BASI SAG OLSUN ALLAH SEVENLERINE VE AILESINE SABIR VERSIN
  • arkadaş neler yapmış da haberini şimdi öğrendik...

Uçağa De-Icing yaparken uçak kanadının araca çarpması sonucu hayatını kaybeden Güven Alkan'ın ölümünün üzerindeki tartışmalar sürerken, AirportHaber'e gelen bir mektup kaza ile ilgili tartışmaları yeniden alevlendirecek cinsten.

Türk Hava Yolları'nda çalışmış deneyimli bir personelin kazayı incelediği mektubu siz değerli okuyucularla başbaşa bırakıyoruz.

İşte AirportHaber'e gelen o mektup:

De-icing esnasında, kesinlikle ihmalden kaynaklandığına inandığım ve bir arkadaşımızın ölümüne neden olan kaza ile ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Arz ederim.

Ben 18/11/1987 yılında Türk Hava Yollarında teknisyen olarak işe başladım. Teknisyen olarak iki yıl Yer Teçhizat Atelyesinde görev yaptıktan sonra Malzeme ve Planlama Müdürlüğü’nde malzeme planlama ve takip teknisyeni olarak görevlendirildim.

Bu süre zarfında uçak ve yer teçhizatlarının malzeme siparişlerini atelyelerin istekleri doğrultusunda gerçekleştirmeye çalıştım. Hatta bu süre zarfında Tames koordinasyon Müdürlüğü ile ortak bir çalışma yaparak komple depoyu yeniden revize edip tüm malzemelere bir THY parça numarası ve ranza numarası vererek istenen malzemeyi hiç zaman kaybetmeden bulmalarını ve gereksiz malzemelerin de ilgili firmalara ihale yoluyla geri satışlarını temin ettik. Bu sayede oturduğumuz yerden depoda ne malzememiz var kolaylıkla takip ediyor stokları azalan malzemeleri de atelyelerin siparişi olmadan kendimiz otomatikman yapıyorduk. Yani artik malzeme sıkıntısından ne teçhizat ne de uçaklar gereksiz yere haftalarca beklemiyordu.

Sonra ben 1992 yılında teknik departmandan ayrılarak ticarete geçtim ve burada görev yapmaya başladım. Sivil havacılığın hemen her departmanında hem eğitimlerimi tamamladım hem de görev yaptım. En son Tahran istasyon şefliği görev suremin bitmesi nedeni ile yer işletmeye harekat koordinatörü olarak geri döndüm. Bu esnada Push-back ünitesinin yer işletmeye devri gündeme geldi.

Yer işletmenin görevlendirdiği arkadaşlar bu işin üstesinden gelemediler ve benim bu görevi üstlenmemi rica ettiler ve bende bu görevi bazı şartlar öne sürerek kabul ettim ve göreve başladım. İlk yaptığım şey arkadaşlara unvanlarını sormak oldu. Arkadaşların çoğunun kadrosu apron terminal isçisi kadrosuydu. Hemen bu arkadaşların kadrolarının teçhizat operatörü olarak değiştirilmesini uzun uğraşlardan sonra hallettim ve sırada eğitim vardı ben teknik kökenli olduğum için ne yapılması gerektiğini çok iyi biliyordum. Teknikte görevli şef ve mühendis arkadaşlarla bir eğitim programı hazırlayıp arkadaşların eğitimlerini tamamladık. Ayriyeten de daha yazdan gece nöbetlerinde bizzat görevlendirdiğim eğitmenler tarafından de-icing konusunda arkadaşlara tatbikat yaptırıyordum.

Eksik olan bütün ekip ve ekipmanları her türlü zorluğa karşın kendi gayretimle hallettim. Push back ünitesi yer işletme bünyesinde görev yapmaya başladıktan sonra birde kış geçirdik hiç bir sorun yaşanmadan. Bütün arkadaşlarım işlerini zevkle yapıyorlar ve adam yerine konmanın verdiği mutlulukla bayram havasında görev yapıyorduk. Sonra artık sana ihtiyaç yok sen eski görevine geri dön dediler bende “okey” dedim. Sonra “Yok olmaz seni apron şefi yapıyoruz. Hem push-back’ten sorumlu olacaksın hem de aprondan...” tamam ona da ok... Sonra diğer ekip şefleri arkadaşlar herkes her şeye karışmaya başladılar ve ben yavaş yavaş elimi çekmek zorunda kaldım.

Push-back ünitesinde görev yaptığım süre içinde 2 adet çift kabinli follow me aracı, üç adet akrep traktör, iki tane yeni de-icing aracı ve jeneratör alınması için vesile oldum. Push-back ekiplerini sayılarını 13-14 kişiden 20 kişiye çıkmasını sağladım. Emniyet için ne gerekiyorsa ihalelerine kendim girmek kaydıyla de-icing su geçirmez tulum, emniyet kemeri, eldiven, gözlük, çizme ve el telsizlerinin hepsinin yeni aldırdım ve ekip posta başı arkadaşlara 6 adet dağıttım.

Her iş için ekip bazında ekipler oluşturduk hiç panik yapmadan herkes görevini biliyor ve severek yapıyordu. Ben sonra Batum’a istasyon şefi olarak tayin oldum. Şirkette teknikten gelen tecrübeli operatörleri bir şekilde emekli veyahut başka yollarla işten çıkardılar ve çalışma düzeni alt üst oldu. Kimse artık işini severek yapmaz olmuştu. Beni de haklı olduğum konularda herkesle konuştuğum ve sivri dilli olduğum için geçen sene bir bahane uydurup bildirimli olarak işten çıkardılar. Şimdi acaba oturduğu yerden ahkâm kesenler her şeyi herkesten çok bilenler ne diyecekler merak ediyorum.

©AirportHaber

KAZA MI, İHMAL Mİ, CİNAYET Mİ?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (16)

Misafir ~ 7 yıl önce
Değerli Çalışanlar. Bu eski personel her kimse yaşadıklarını anlatmış. Dikkatinizi çekerimki koskoca bir adam ÖLDÜ boş laflar ve gereksiz araştırmalarla vakit almayınız lütfen olaya yoğunlaşınız. Bundan sonra olmaması için ne yapılmalı kim suçlu kimin ihmali var... Bunlara yoğunlaşırsanız çözüm de bulabilirsiniz....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Zekai bize Batum`u da anlat:)

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
2005 YILINDA ISE ILK BASLADIGIMDA ISI TAM DETAYLARI ILE O BANA OGRETMISTI UZERIMDE COK EMEGI VAR DUYDUGUMDA COOOK UZULDUM HERKESIN BASI SAG OLSUN ALLAH SEVENLERINE VE AILESINE SABIR VERSIN

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
arkadaş neler yapmış da haberini şimdi öğrendik...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000