10 Temmuz 2012, Salı 16:40:18

İŞTE 'YOLLAMADIK' DENİLEN O MEKTUP

Kendilerine 29 Mayıs Birliği adını veren THY’den çıkarılan 13 kişilik grup, bir basın açıklaması yaparak Airporthaber’in ‘İhanet gibi mektup’ başlıklı haberini yalanladı. İşte 29 Mayıs Birliği’nin yollamadık dediği o mektup...
  • umarım fazlasınız yaparlar.bu yönetimden kurtulmak için her yol mübahtır.
  • Uçakta yolculuk eden bir rahip'e kabin görevlisi soruyor.Ne içersiniz sayın rahip?rahip cevap verir; Yerden ne kadar yüksekteyiz güzel kızım? Yeterince çok yüksekteyiz.bakın bulutlar altımızda kaldı.rahip cevap karşısında şu yanıtı veriyor:Patrona(Tanrı) çok yakınmışız kızım,sen bana 'SU' ver...bahadır vb.de böyle gülüm.birleşe birleşe kazanacağız.sen yoksan bir eksiğiz...
  • Ali GÜLÇİÇEK işten atılınca size kına göndereceğiz,bir güzel yakarsınız ellerinize.Kurtulduk bu adamdan diye..Ama bizim bildiğimiz ali başladığı işi bitirecek ve sizi gönderecek.Az kaldı biraz daha sabredin
  • Bahadır Kaptan, o eylemin önüne geçerken, şirketin çıkarmalar yapacağını tahmin etmiş olmasın sakın? İnsanların işsiz kalacağını düşünerek, engellemiş olabilir mi o eylemi? Sendika yönetimi, bir gecede adını bile koyamadığımız bir şey organize etmeye çalıştı... Sonucu ne oldu peki? Yazık değil mi işten çıkarılan 305 kişiye?

Grev yasağının meclisten geçmesini protesto etmek amacıyla düzenlenen eyleme katıldıkları gerekçesiyle işten çıkarılan 305 THY çalışanından 29 Mayıs Birliği’ni kuran 13’ünün kritik süreçte Uluslararası Hava Taşımacıları Federasyonu’na mektup yazarak Hava İş Sendikası aleyhine suçlamalarda bulunduğunu ve söz konusu grubun işten çıkarıldıktan sonra sendikaya giderek 30’ar bin TL para istediklerini dün AirportHaber, okuyucularına duyurmuştu.

Dün AirportHaber merkez ofisini telefonla arayarak hakaretler yağdıran 29 Mayıs Birliği’nden bugünde konuya ilişkin bir açıklama geldi.

Hava İş Sendikası yönetimine muhalif bir grup tarafından yönlendirilen 13 işçi tarafından kaleme alınan yazıda şu ifadelere yer verildi:
”İşten atılmamızdan hemen sonra, süreç hakkında bilgi sahibi olmak ve sorularımıza yanıt aramak üzere görüştüğümüz Hava-İş Sendikası yöneticileri, açık bir ifadeyle, hukuki yaptırımlardan başka yapacak bir şey olmadığını beyan etmiştir. Sendikanın tüzüğünde yer alan, grev ve eylem sonucu üyelere maddi önlemler ve yardımlar maddeleri hakkında sorduğumuz sorulara ise “havalimanında eylem yapıp direnene yardım ediyoruz, gelmeyene yapmıyoruz”  cevabını aldık. Yıllardır üyesi olduğumuz sendikanın, en çok ihtiyacımız olduğu anda 305 kişi arasında yaptığı bu ayrımcılığı kabul etmemiz mümkün değildir.”

29 Mayıs Birliği’nin açıklamasında, sözü edilen mektubun kendileri tarafından ITF’ye gönderilmediği vurgulandı, sendikadan 30’ar bin TL talep edildiği şeklindeki iddialar da yalanlandı:
“Öte yandan, kaynak gösterilmeksizin yapılmış söz konusu haberle öğrendik ki, 29 Mayıs Birliği olarak;   Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF)'e, Hava-İş Sendikasını  “hak etmedikleri” suçlamalarla itham ettiğimiz bir mektup yazarak şikâyet etmişiz ve sendikadan 30 bin lira para talep etmişiz. Öncelikle ITF'e iddia edildiği gibi bir mektup yazmadık, ama bu yazmayı düşünmediğimiz anlamına gelmemelidir. Çünkü yaptığı eylemi üstlenmeyen, işten atılan üyelerine sahip çıkmayan,  işinden olmuş üyelerini kucaklamak yerine suçlayan bir sendika yönetimini, yıllarca aidat ödemiş ve dün toplu iş sözleşmesi mücadelesinde birlikte yürümüş insanlar olarak eleştirmek en doğal hakkımızdır. Tarafımızdan gönderildiği iddia edilen mektubun ya da elektronik postanın iddia sahipleri tarafından ne kadar belge ve bilgi varsa açıklanmasını aksi takdirde iddia eden ve bunu savunan kurum, kuruluş ve kişiler çok büyük bir töhmet altında kalacak ve yaşanan bu sıkıntılı sürecin taraflı ve yalancıları olarak kamuoyu bunları asla unutmayacaktır.”

AirportHaber’in belgelere dayandırarak yaptığı haberi, isim vermeden malum internet sitesi ifadesi kullanarak sert bir dille yalanlayan 29 Mayıs Birliği’nin basın açıklamasında ‘yollamadık’ dediği mektubu AirportHaber yayınlıyor.

İşte 29 Mayıs Birliği’nin ITF’ye yolladığı ancak yollamadık dediği o mektup:

Appeal For Support For Reinstatement of 305 Turkish Airline Workers-A Threat To All Transportation Workers

 

We are writing this letter to build a solidarity movement  in our demand  that the board of Turkish Airlines  reinstate the 305 Turkish Airlines workers who had been fired for taking strike action.

Here’s the summary of what has happened at publicly owned Turkish Airlines:
Using their  majority in  parliament, the government party had introduced  a law, being the first experience in the world which bans the right of strike in the aviation sector. It followed the reaction of workers and public against these anti-democratic laws. However, instead of organizing a strong organized opposition which could be done even by a little effort, Hava-İş, the only union existing in the aviation sector, the union chose to demand their members not to go their job by texting to their cell phones just a night before. By following the union’s call, there have been cabin crews not going to their work by an excuse of being sick, justified with the official medical certificates. Thus, starting from the morning of 29 May, there have been several delays and around 130 cancellations happened in the Turkish Airlines flights due to the lack of crew. 

However, the union Hava-İş, failed to undertake this correct reaction and literally forebear from the responsibility by declaring “this strike is not a decision of our union, the workers are not going to their work by acting in their own initiative!” Since, on the text that the union had sent to their members’ cell phones, it was already written that “our members had declared that they do not feel themselves ready to work”. This attitude of the union together with the employer’s announcement of dismissal for the ones who had taken the medical certificate led the flights started around noon.  As a result, without a compensation, the employer fired 260 cabin crew and 45 technicians randomly being chosen from the ones whom had taken the medical certificate or others that gathered on the airport supporting the action that  happened on 29th of May

Whereas, just as the admission of Metin Külünk, the member of the parliament that had proposed the no-strike clause, the board  of Turkish Airlines is the one itself that had started all these by ordering this unjust law. Furthermore, the workers had been informed about their dismissals in a similar unjust way,  receiving text to their cell phones. After all this happened, the Turkish Airlines board had announced the salaries of their own workers, targeting them in a  public campaign committing another offence!

It is obvious that, through the government party AKP, this attempt in banning the right of strike will not take place only in the aviation, but also will expand to other sectors of transportation and eventually all branches of business. Thus, all workers are on the target, as well as the aviation workers. For this reason, what unions should do is to organize a united resistance against this threat. However instead, Hava-İş put some few cabin crews forth with doing a 'political show', and thus laid the groundwork for the dismissal of 305 workers. For that reason, the reliance of workers in their own union was completely undermined. So unfortunately we cannot talk about any success of the union. The truth is, although workers go to the  airport to continue their 'resistance', the workers are no longer believe that this will be successful.

We, the ones who have suffered unfairly, being fired and having not  been protected by the union, came together and created the "29 May Solidarity" in order to resist against all of these a action and to fight to  get our jobs back. Our lawyer friends will be taking care for the legal process of reinstatements without demanding any amount of money. We have our labor in, which has built Turkish Airlines Company at this point. We did not commit any kind of offence under the laws. So, we will keep on educating people and workers about the huge injustice that we have encountered.
We will be looking for your solidarity for our right struggle.  
THY 29 May Solidarity
web page : http://www.29mayisbirligi.com/
email  :  29mayisbirligi@gmail.com

**********************

Öte yandan Hava İş Sendikası yönetiminden 30’ar bir TL istedikleri şeklindeki iddiaları da yalanlayan 29 Mayıs Birliği’nin bu taleplerinin Hava İş Sendikası tarafından ITF’ye iletildiği öğrenildi. 29 Mayıs Birliği’nin yolladığı mektuptan sonra ITF Sivil Havacılık kolu yardımcı asistanı Sharon James tarafından gönderilen e posta ile, Hava İş Sendikası’na sözkonusu mektubu gönderenin kimler olduğunu sorduğu bunun üzerine sendikanın çeşitli bilgiler verdiği öğrenildi. Hava İş Sendikası yönetiminin gönderdiği e postada, grubun asıl niyetinin farklı olduğu vurgulanırken, işten çıkarmalar sonrası kendilerinden 30’ar bin TL istendiği de açıkça ifade edildi.

İşte Hava İş Sendikası’nın ITF’ye gönderdiği o mektup:

Hi Sharon,

Yes, I know them. This is a group calling themselves “The May 29 Union.” As far as I know they are consisting of 13 workers out of 305 dismissed workers, and they have links with a group named “The Rainbow Movement.”

“The Rainbow Movement” is an opposition group to the current Hava-İş leadership.

Their main criticism can be summarized as follows: “Hava-İş had failed to manage the process in the right way, and playing a big role in proclamation of the protest illegal by not taking the call for slowdown strike on. The Turkish Airlines management took the benefit of this.”

If Hava-İş had reacted as the way they are preaching today, this time, they would criticize the union leadership for accepting the strike ban passively. I know this quite well because on May 29, spokesperson for the Rainbow gave full support to the industrial action. He said: “This is a self-defence. We support the action.” Personally, I see their criticism as hypocritical and inconsistent. They employ all sorts of contradictory arguments to be able to take the advantage of the situation. However, in reality, this weakens them.

* * *

According to the current leadership of Hava-İş these 13 workers asked for a substantial amount of money (30000TL for each) from the union and after the leadership refused to do, so they have formed “The May 29 Union." Of course, this is not something I have witnessed firsthand. However, Hava-İş President Atilay Ayçin exposed this on a couple of national TV channels, and they haven’t protested against this.

©AirportHaber ÖZEL
 

İŞTE 'YOLLAMADIK' DENİLEN O MEKTUP

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (41)

yeter,atilay ayçin,yeter.. ~ 4 yıl önce
umarım fazlasınız yaparlar.bu yönetimden kurtulmak için her yol mübahtır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
kuzular'a diyene; ~ 4 yıl önce
Uçakta yolculuk eden bir rahip'e kabin görevlisi soruyor.Ne içersiniz sayın rahip?rahip cevap verir; Yerden ne kadar yüksekteyiz güzel kızım? Yeterince çok yüksekteyiz.bakın bulutlar altımızda kaldı.rahip cevap karşısında şu yanıtı veriyor:Patrona(Tanrı) çok yakınmışız kızım,sen bana 'SU' ver...bahadır vb.de böyle gülüm.birleşe birleşe kazanacağız.sen yoksan bir eksiğiz...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
KUZULAR'A ~ 4 yıl önce
Ali GÜLÇİÇEK işten atılınca size kına göndereceğiz,bir güzel yakarsınız ellerinize.Kurtulduk bu adamdan diye..Ama bizim bildiğimiz ali başladığı işi bitirecek ve sizi gönderecek.Az kaldı biraz daha sabredin

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ablasının kuziları'na ~ 4 yıl önce
Bahadır Kaptan, o eylemin önüne geçerken, şirketin çıkarmalar yapacağını tahmin etmiş olmasın sakın? İnsanların işsiz kalacağını düşünerek, engellemiş olabilir mi o eylemi? Sendika yönetimi, bir gecede adını bile koyamadığımız bir şey organize etmeye çalıştı... Sonucu ne oldu peki? Yazık değil mi işten çıkarılan 305 kişiye?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000