17 Haziran 2011, Cuma 11:31:40

İLK UÇUŞ ÖĞRETMENİ HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

Türk havacılığının önemli isimlerinden Mehmet Kum, 88 yaşında yaşamını yitirdi.
  • Marshall yardımı CHP zamanında değil, Adnan Menderes zamanında alındı. Hala seçim muhabbeti yapıp, CHP'ye çamur atmayın. Nasıl bir milletimiz var yarabbim böyle? Elini atsan hödüğe çarpıyor.
  • Gökyüzünde buluşmak üzere......
  • Allah Rahmet Eylesin! CHP ye oy verenlerde bu yazıyı iyi okusunlar! İnönün daha kim bilir bu ülkeye bunun gibi ne kadar çok güzellikleri olmuştur!!!!
  • dik...aynen demiryollarını geliştirmeyip Ford otobüs ve kamyonlarının pazarı haline getirilmemiz gibi...
Türkiye'nin ilk pilot okulu Gök Okulu'nun mezunlarından Mehmet Kum, dün hayatını kaybetti. Türk sivil havacılığı için çok önemli bir isim olan Mehmet Kum, Türkiye'deki ilk uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ'ın da damadı idi. 19 yaşında uçmaya başlayan Mehmet Kum, Türkiye’nin de ilk uçuş öğretmenlerinden, 1943 yılındakKurulan İTU Uçak Mühendisliği'nin İlk mezunlarındandı.

Merhum Mehmet Kum’un cenazes yarın (18 Haziran Cumartesi) Zincirlikuyu Camii'de kılınacak İkindi namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek.

 

Mehmet Kum’un Aktüel Dergisi’ne verdiği bir röportaj ise şöyleydi:

Türkiye'nin ilk pilot okulu Gök Okulu'nun mezunlarından olan Mehmet Kum, Türkiye'deki ilk uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ'ın da damadı. 19 yaşından beri uçan Kum, ilk uçak fabrikasının kuruluş öyküsünü ve nasıl kapatıldığını anlattı.

İnsanın kendini gökyüzüyle bir hissettiği küçücük Cessna 172 tipi uçağın pilot koltuğundaki Mehmet Kum, 19 yaşında tanışmış uçaklarla. İlk günkü heyecanından bir şey kaybetmemiş, uçarken çok muzip. İnsanı adrenaline boğan pozitif (ani irtifa kazancı) ve negatif (ani irtifa kaybı) adını verdiği oyunla ayaklarımız yerden kesiliyor! Bilinci uçak kullanırken muziplik yapabilecek kadar yerinde ama ne olur ne olmaz diye bir uçuş hocası refakat ediyor. Bir özelliği de, Türkiye'deki uçak sanayiinin ilk müteşebbislerinden Nuri Demirağ'ın damadı olması. Demirağ, Türkiye'de pek çok ilke imza atmış bir isim. En önemli icraatı Türkiye'deki ilk uçak fabrikasını kurmuş olması. 1930'larda hava gücünü arttırmak için Türkiye'nin dört bir yanında para toplanır, satın alınıp orduya armağan edilen uçaklara o ilin adı verilir. İşadamları da elini cebine atar, örneğin Vehbi Koç 5 bin lira bağışlar. Nuri Demirağ ise "Benden ulus için bir şey istiyorsanız en mükemmelini istemelisiniz. Bu uçakların fabrikasını yapmaya adayım" diyerek 1936 yılında, Beşiktaş'ta Tayyare Etüt Atölyesi'ni kurar. Bugün Deniz Müzesi olarak kullanılan atölye zamanla büyür ve uçak fabrikası haline getirilir. Mehmet Kum'a göre Demirağ'ın fabrikası, Avrupa ve Amerika'daki uçak fabrikalarıyla aynı düzeydedir. Uçuş denemeleri için de Yeşilköy'de, şu anda Atatürk Havaalanı olarak kullanılan Elmas Paşa Çiftliği satın alınır. Aylar süren çalışmalar sonunda, o sırada Avrupa'nın en modern havaalanı olan Amsterdam Havaalanı'nın standardında bir havaalanı yapılır. "Türk'ün yaptığı uçakları elbette Türkiye'de yetişen pilotlar uçuracaktır!" Bu düşünceyle, Türkiye'nin ilk pilot okulu, Gök Okulu'nu kurar Demirağ. İlk mezunlarından Mehmet Kum'un Demirağ'la macerası da uçak fabrikasında staj yaparken başlar. Kum, kısa bir süre sonra Gök Okulu'na yazılır ve mezun olduğu okulda hoca olarak kalır. İTÜ'den de uçak mühendisi olarak mezun olan Kum, Demirağ'ın kızıyla evlenir.

İnönü'nün oğlu da Gök Okulu'ndaydı
Mehmet Kum'un okul arkadaşlarından biri de dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün oğullarından Ömer İnönü'dür. Fakat Ömer İnönü kayıttan bir hafta sonra okulu bırakır. Kum, Ömer İnönü'nün okuldan ayrılmasına Türk Hava Kurumu (THK) bünyesindeki Türk Kuşu Uçuş Okulu'nun sebep olduğunu söylüyor. "Türk Kuşu, biz varken İsmet İnönü'nün oğlu niçin Demirağ'ın okuluna gidiyor, diye hayıflandı. THK'den iki uçak Yeşilköy'deki askeri havaalanına geldi ve Ömer'i bizden aldılar. Neymiş efendim, Nuri Demirağ'ın uçakları güvenli değilmiş. Güvenli değilse, bir devlet adamı olarak oğlunu kurtaracağına, okula müsaade etmezsin!" Kum'un Türk Hava Kurumu'na içerlemesinin bir nedeni daha var: "THK, 1938'de Demirağ'a 10 okul uçağı ve 65 planör siparişi verdi. Uçak ve planörlerin planını çizen ve Demirağ'ın sağ kolu olan Selahattin Alan, ilk uçak yapıldığında çok heyecanlandı ve ilk deneme uçuşunu kendisi yapmak istedi. Eskişehir İnönü Havaalanı'ndaki törene katılmak üzere yola çıktı. Selahattin Alan Eskişehir'e iniş yaparken, alanın etrafına yağmur suyu birikmesin diye kazılan hendekleri fark etmeyince, uçağın tekerlekleri hendeğe takıldı ve uçak takla attı." Alan'ın hayatını kaybettiği kaza bir bakıma Nuri Demirağ için sonun başlangıcı olur. Çünkü THK "şartlara uygun değil" gerekçesiyle siparişleri iptal eder. Nuri Bey "Gelin beraber deneme uçuşu yapalım" dese de kurum kararından dönmez. İş yargıya yansır. Bağımsız bilirkişiler olumlu rapor verse de, mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti olumsuz rapor verince dava Demirağ aleyhine sonuçlanır. THK da Türk uçakları yerine, Fransa'dan hizmet dışı bırakılan Henrio uçaklarını satın alır. Gelen uçaklarsa kısa bir süre sonra hurdaya çıkarılır.

Demirağ'ın uçakları hurdaya
Yurtdışında büyük ilgi gören ve dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alınan Nu.D. 38 adlı ilk Türk yolcu uçağını üreten Demirağ'ın fabrikası, sadece çelik yapı işleri üreten bir fabrika olarak hizmetini sürdürür. 1950'lerde Demirağ'a ait uçak pisti, fabrika ve etüt merkezinin bulunduğu alan kısmen istimlak edilir. Üretilen uçakların bir kısmı Gök Okulu'nda pilot yetiştirmek üzere kullanılır. Demirağ diğer uçakları yurtdışında satmaya niyetlenir. O sırada iç savaşla boğuşan İspanya, Amerika ve Avrupa'yla ticari ilişkilerini durdurmuştur. Bu yüzden İspanyollar Demirağ'ın kapısını çalar. Demirağ hiç tereddüt etmez ve "Tamam" der. Fakat İsmet İnönü direnir, "Uçakları sattırmam" diye! 2000 yılına kadar Yeşilköy'deki hangarda çürümeye bırakılan uçakları, bir kuvvet komutanı Havacılık Müzesi'ne aldırmak üzere kolları sıvar. Fakat uçaklar çoktan hurdacıya yollanmıştır. Kum Amerika'dan gelen uzmanların Demirağ'ın okulu ve fabrikasıyla ilgilendiğini söylüyor ve "Okulun ve fabrikanın istikbal vaat ettiğinin farkındaydılar. Önümüzü kesmek istemiş olabilirler" diyor.

Türkiye kendi uçağını üretebilirdi
Mehmet Kum'a göre aslında iki ihtimal var: Nuri Demirağ'ın çok dürüst olduğunu belirten Kum "Rüşvet vermek onun lûgatında yoktu. Bazıları rüşvet alamadığı için önünü kesmiş olabilir" diyor. İkinci ihtimal ise ABD'nin baskısı! "Amerika, 1945'te harp bittikten sonra büyük bir pazar kaybetmişti. Elindeki sanayii ve fabrikaları kapatmak işine gelmiyordu. Onun için de pazar arayışına girmişti. Türkler'in uçak yapmaması için baskılara ve yardımlara başladı. O zaman Türkiye, bugün olduğu gibi yardıma muhtaçtı. Amerika Marshall yardımı yapıyor. 'Siz kapatın fabrikanızı. Nasılsa size ucuz uçak vereceğiz, niye uğraşıyorsunuz' diyorlar." Kum THK'nin 1940'larda Ankara, Etimesgut'ta dünyadaki diğer fabrikalarla boy ölçüşen fabrikasının da başına aynı akıbetin geldiğini anlatıyor. "Nazi'lerin zulmünden kaçan çok değerli Polonyalı hocaları vardı. Atatürk'ün Fransa'ya uçak mühendisi olmak üzere gönderdiği 20'den fazla öğrenciyle İTÜ'den mezun olan arkadaşlarımız da orada çalışıyordu. O fabrikayı da kapattılar. Teçhizatlar da hurdaya çıkarıldı.

Ve o hurdalar ne oldu biliyor musunuz ? O zamana kadar Türkiye'de olmayan ve sırf bu iş için devletin kurduğu hurdacılık anonim şirketi malzemeyi alıyor, bu şirkette kullanıyordu." Kum'a göre Demirağ'ın ve THK'nın açtığı fabrikalar kapanmasaydı, bugün belki de THY'nin kullandığı tipte yolcu uçakları üretiyor olacaktık. O zamanlar uçaklar için dış ülkelere ödenen paraların bir kısmı Türkiye'de kalsaydı, uçak sanayiimiz gelişebilirdi diye hayıflanan Kum "Fakat yine de iş büsbütün kalmış değil. TAI ve TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. başarılı bir şekilde devam ediyor. Umarım bunların başına bir şey gelmez" diyor.
İLK UÇUŞ ÖĞRETMENİ HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (11)

Misafir ~ 5 yıl önce
Marshall yardımı CHP zamanında değil, Adnan Menderes zamanında alındı. Hala seçim muhabbeti yapıp, CHP'ye çamur atmayın. Nasıl bir milletimiz var yarabbim böyle? Elini atsan hödüğe çarpıyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Gökyüzünde buluşmak üzere......

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Allah Rahmet Eylesin! CHP ye oy verenlerde bu yazıyı iyi okusunlar! İnönün daha kim bilir bu ülkeye bunun gibi ne kadar çok güzellikleri olmuştur!!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
dik...aynen demiryollarını geliştirmeyip Ford otobüs ve kamyonlarının pazarı haline getirilmemiz gibi...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000