19 Haziran 2011, Pazar 10:16:50

"HERKES KONTRÖLÖR OLAMAZ"

Vatan gazetesi köşe yazarlarından Yusuf Demir, geçtiğimiz günlerde yaşanan "Uçağa korsan yönlendirme" olayını köşesine taşıdı. İşte AirportHaber köşe yazarı Servet Başol'un da yorumlarının bulunduğu o köşe yazısı...
  • Değindiğimiz konular pist numaralarından muhtardanbahseden kişiler içinde yararlı ama her konuda ahkam kestikleri için hemen ..........olabiliyorlar.bakın arkadaşımız negüzel yazmış,ÖNCE İNSAN ;tabiiki anlayana.
  • Ben bir DHMİ çalışanıyım.Kontrolör değilim.Kurumumuz içinde maaş , tazminat vs. sebeplerle kontrolör arkadaşlara sataşmalar olabiliyor.Şunu samimiyetle söyleyebilirimki şahsım olarak ben Hava trafik kontrolörü arkadaşlarımızın hakkını teslim etmek isterim,ve hiçbir arkadaşımızında onlara olumsuz söz söylemesini kabul etmiyorum. Hepinize kolay gelsin arkadaşlar selam ve dua ile.....
  • Hava Trafik kontrolörü olmak zor iş bence bu işi yapmak isteyen korsan emekli veya bunamış bir Hava Trafik Kontrolörüdür. Araştırılmasını yetkililerden beklerim..
  • Ataköy'de oturan vatandaş kendi adına dileğini yerine dile getirmiş ama varoş dostları hemen agresif defansa soyunmuş; bu ne biçim iş yahu? Hatanın uygulamada olduğunu görmüyor musunuz? Gece usullerinden haberiniz yok mu? Gece belli bir saatten sonra arka rüzgar limit içi olduğu sürece kalkışları denize doğru verirsin böylece ne Ataköy rahatsız olur ne de Sefaköy. Gerekiyorsa operasyonu durdurursun.. Önce insan..
‘Korsan kule’ son dönemin en ilginç olayıydı. “Korsan”, tıpkı bir hava trafik kontrolörü gibi, uçakla kule arasındaki telsiz frekansına girdi. İki uçağa talimatlar verdi ve birini istediği yöne gönderdi. Neyse ki çabuk farkedildi. Olası bir acı durum önledi.

Korsanla gündeme gelen hava trafik kontrolörlerini, halk arasındaki deyimiyle kulecileri mercek altına aldık. Atatürk Havalimanı’nda günde tam bin 400 uçağa hükmeden, pilotlara yol gösteren, göz kulak olan kontrolörlerle konuştuk

Havacılıkta kuraldır. Kuledeki kontrolör talimatı verir, pilot askerdeki gibi talimatı aynen tekrar eder (readbacak). Eğer talimatla, readback uyuşuyorsa kontrolör onaylar, sonra pilot talimatı uygulamaya başlar. Bu prosedür yapılmadan pilotun harekete başlamaması gerekir. Bu en güçlü güvenlik önlemidir. Yani, korsan frekansa girmeye kalksa dahi, pilot readback yaptığı anda yakalanır.

Germanwings inandı
25 Mayıs’ı 26 Mayıs’a bağlayan gece 02.00 sıralarıydı. Korsan Sabiha Gökçen’e yaklaşan iki uçağın frekansına girdi. Biri Alman Germanwings diğeri THY. Korsan önce Alman uçağını hedef aldı. Uçak yaklaşma vektörüne başlamış ama henüz pisti tam karşılamamıştı. Korsanın verdiği talimattaki yönle (uçuşbaşı), uçağın yönü arasında çok büyük bir fark yoktu. Pilot beklemediği bu talimatı bir düzeltme olarak algıladı. Korsan konuya öyle hakimdi ki pilot hiç şüphelenmedi. İnişin son aşamasındaki Alman pilot, belki de bir tezcanlılık içinde ‘artık ineyim’ psikolojisiyle hareket etti, prosedür hatası yapıp kuleden onay almadan talimatı uygulamaya başladı.

THY pilotu farketti
Kule, Alman uçağının beklenmedik hareketini çözmeye çalışırken, korsan THY uçağıyla bağlantı kurdu. Ona da talimat verdi. Ancak THY pilotu Alman pilot gibi hata yapmadı. Talimatı tekrarladı. Pilot döneceğini söyleyince kule önce bir anlam veremedi. Sonra “Hava şartları ya da tehlikeli bir bulut nedeniyle bir kaçınma yapmak istiyor herhalde’ düşüncesiyle pilotun söylediğini onayladı. Ancak pilot bu onayı duyunca bir yanlışlık olduğunu anladı. “Kule bana talimat verdi. Ben o talimatı tekar ettim. Peki niye kendi söylediğine onay veriyor” diye düşündü. Kuleye, “Ben böyle bir şey talep etmedim, siz talimat verdiğiniz için dönecektim” dedi. O anda kule de dışardan frekansa giriş yapıldığını anladı. O sektörde (bölgede) görevli iki kontrolör de kadındı. Pilotla konuşmalar sonunda talimatın bir erkek tarafından verildiği anlaşıldı ve olay ortaya çıktı. Tüm pilotlara gerekli bilgilendirme yapıldı. Uçaklar normale döndürüldü ve sağ salim inmeleri sağlandı.

Kule korsanı duymadı
Önce korsanın bir başka uçaktan bu girişimi gerçekleştirdiği akla geldi ama bunun doğru olamayacağı ortaya çıktı. Çünkü korsanın talimatlarını kule duyamıyordu. Yerden bağlantı kurulduğu için için duymak mümkün olmadı.

Talimatlar incelendiğinde iki uçağı çarpıştırmak gibi bir amaç ortaya çıkmıyor. Olay gecenin ikisinde oluyor ve çevresinde başka uçak yok. Alman pilotu inandırdığına göre gerçekten bu işi bilen biri. Büyük ihtimalle bir çılgının işi. Gerçek sistemleriyle uçağın kokpitini ya da kontrol kulesindeki sistemleri evlerine kuran havacılık sevdalıları var. İnternette gerçek kule-pilot konuşmaları canlı olarak yayınlanıyor ve herkes bu konuşmaları dinleyebiliyor. Bazıları için, yüzlerce yolcunun bulunduğu bir uçağı istediğiniz yöne çevirmek müthiş bir haz. Korsan, bu cazibeye kapılan bir havacılık sevdalısı çıkacak bence.

İnsanı korsan yapan cazibeli meslek
Hava Trafik Kontrol Görevlileri. Onların işi sonsuz bir boşlukta seyreden binlerce uçağa yol göstermek. Türkiye’de bin 100 kontrolör var. Yeterli değil. En az 2 bin olmalı. Günde yaklaşık 1400 uçağa hizmet veren İstanbul’da 169 kişiler. Ergün Şapçı onlardan biri. Eskişehir Sivil Havacılık Yüksek Okulu’ndan 1995’te mezun olabilen tek öğrenci. Hava Trafik Kontrolörleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi. Mesleğine aşık. ‘Uçakları talimatlarınızla yönlendirmek müthiş bir haz’ diyor. Şapçı kulede neler yaptıklarını ve yaşadıklarını, işin zorluklarını anlattı:

Bir uçak kontrolörden izin almadan adım atamaz. Motor çalıştırmak için bile izin almak zorundadır. Neticede pilotların gözü ve kulağıdır. Hava Trafik sistemi 3 aşamadan oluşuyor: Kule, Yaklaşma ve Saha Kontrol.

KULE: İniş, kalkışlardan ve yerdeki hareketlerden sorumlu. Terminale 15-16 km kala, uçağı devralır, indirir ve park yerine ulaştırır.
YAKLAŞMA: Terminal sahası olarak tabir edilen, sınırları çizilmiş alan içinde iniş kalkış yapan uçaklarda ayırmayı sağlar. İnen uçakları sıraya sokar. Kalkış yapanları uygun seviyelerle en kısa zamanda havayoluna dahil eder.
SAHA KONTROL: İstanbul’da kule yerden bin 500 feet’e kadar olan bölgeden sorumludur. Sonra 16 bin 500’e kadar yaklaşma kontrolörü alır. Daha üstündekiler uzaya kadar saha kontrolörünün sorumluluğundadır.

İstanbul’da deprem olsa Ankara, Atatürk’e uçak indirebilecek
Ergün Şapçı bugünlerde DHMİ’nin en önemli projelerinden SMART’ı kurma çabasında. SMART ATC sistemlerinin modernizasyonu. 2 aşamalı bir proje. Ara modernizasyonu 2008 yılında tamamlandı. 1992’den beri kullanılan eski modelleri değiştirildi. SMART bunun bir üst adımı. Türkiye’deki Ankara ve İstanbul’dan yönetilen 2 yapılı sistem, tek sistemle Ankara’ya bağlanacak. Türkiye’nin tüm hava sahasını Ankara kontrol edecek. 23 bin 500 feet’in üzerindeki tüm trafikten Ankara sorumlu olacak. Bu yüksekliğin altında yine lokal yaklaşmalar, kendi yaklaşma hizmetini verecek. Hava trafiği çok daha güvenli hale gelecek. Neden. Burda herhangi bir arıza ya da kesinti olduğunda, bir felaket yaşandığında bizim bir yedeğimiz yok. SMART’ta herkes birbirinin yedeği olacak. Yani burda deprem olduğunda buranın trafiğini Ankara idare edebilecek.

‘Sistemleri çökmüş uçağı indirdim’
Bir gün bir kargo uçağının tüm sistemleri çöktü. Sadece motorları ve telsizi çalışıyor ve gece. Panikledi. Radardan görüyorum. Bir uçak saniyede 3 derece döner. Yani 60 derecelik bir dönüş yapacaksa ‘dönüşe başla’ deyip 20 saniye sayıyorum. Sonra, ‘dönmeyi durdur’ diyorum. Bakıyorum, olması gereken yerde değilse bir talimat daha. Bu şekilde son yaklaşmaya kadar getirdim ve meydanı gösterdim. Hava açık olduğu için pilot pisti gördü ve indi. Kontrolörlerin damarında buzdan bir sıvı olması lazım. Ben de öyleyim yoksa başaramazdım.

Korsanların başarılı olması mümkün değil, çünkü:
* Pilot, hava kontrolöründen onay almadan harekete geçmez.
*Kontrolörün önündeki sistem talimata uyulmadığında ikaz verir.
*Uçaktaki çarpışmayı öneleme sistemi TCAS sistemi devreye girer.

‘Herkes kontrolör olamaz’
Mesleğin duayenlerinden Servet Başol kontrolürlüğü şöyle anlatıyor: Pilotlar iyi bilir, bir hava sahasında girdiğinizde, sizinle konuşan kişinin verdiği talimat, ses tonu, tonlaması ve konuşma süresi, sizin hangi ortama girdiğinizi açıkça belirler. Bazen konuşan kontrolörü beğenir ve ona güven duyarsınız. İletişimin tek bir kuralı vardır. Güven vermek. Bu hissinin sahtesi olmaz. Ses tonunuzdan bu mesajı alır pilotlar. Pilotların favorileri vardır. En azından o sahada kendilerini güvende hissederler ve “alert” durumundan “relax” duruma geçerler. Artık verilen talimatları sorgulamazlar, etraflarındaki trafiği takip etmekten vazgeçerler ve bir “oh” çekerler.

(Yusuf Demir - Vatan)
"HERKES KONTRÖLÖR OLAMAZ"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (19)

Misafir ~ 5 yıl önce
Değindiğimiz konular pist numaralarından muhtardanbahseden kişiler içinde yararlı ama her konuda ahkam kestikleri için hemen ..........olabiliyorlar.bakın arkadaşımız negüzel yazmış,ÖNCE İNSAN ;tabiiki anlayana.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Ben bir DHMİ çalışanıyım.Kontrolör değilim.Kurumumuz içinde maaş , tazminat vs. sebeplerle kontrolör arkadaşlara sataşmalar olabiliyor.Şunu samimiyetle söyleyebilirimki şahsım olarak ben Hava trafik kontrolörü arkadaşlarımızın hakkını teslim etmek isterim,ve hiçbir arkadaşımızında onlara olumsuz söz söylemesini kabul etmiyorum. Hepinize kolay gelsin arkadaşlar selam ve dua ile.....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Hava Trafik kontrolörü olmak zor iş bence bu işi yapmak isteyen korsan emekli veya bunamış bir Hava Trafik Kontrolörüdür. Araştırılmasını yetkililerden beklerim..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Ataköy'de oturan vatandaş kendi adına dileğini yerine dile getirmiş ama varoş dostları hemen agresif defansa soyunmuş; bu ne biçim iş yahu? Hatanın uygulamada olduğunu görmüyor musunuz? Gece usullerinden haberiniz yok mu? Gece belli bir saatten sonra arka rüzgar limit içi olduğu sürece kalkışları denize doğru verirsin böylece ne Ataköy rahatsız olur ne de Sefaköy. Gerekiyorsa operasyonu durdurursun.. Önce insan..

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000