12 Temmuz 2012, Perşembe 11:40:58

HAVADA 'RİSK VE TEHLİKE'

Hürriyet yazarlarından Yalçın Doğan, Hava İş Kolunda Grev Yasağı konusunu bugün köşesinde kaleme aldı. İşte Doğan'ın köşe yazısı...
  • Thy'nin hatırı sayılır sayıda bir ekiple medya manipülasyonunu yürüttüğünü, bu ekibin üşenmeden bu konudaki tüm haberlere defalarca ve defalarca aynı minvalde yorumlar yazdığını içerden bizzat bu işi -zorunlu olarak- yapan arkadaşlarımızdan biliyoruz. Biz çalışanların bu laflara karnı tok da dışarıdaki insanlardan bu yorumları gerçek zannedenler oluyordur elbette. İşçinin en hayati hakkının elinden alınmasını protesto etmesini yasadışı zannedenlere veya zannetmek isteyenlere yapacak bir şey yok. İşçinin elindeki tek koz, ürettiği hizmet veya ürünü üretmeyerek işverenini zor durumda bırakmak ve pazarlık gücü elde etmek bir yandan da o ürün veya hizmete ihtiyaç duyanları zor durumda bırakarak işveren üzerinde baskı oluşmasını sağlamaktır. Bunu keşke en aptalımız bile artık anlasa. Ama anlamaz, anlamıyor. Mahkemeler bu eylemin yasallığını ve haklılığını tescil ettikleri gün bu yasadışılık saçmalığına inananları sokaklarda mahkemeleri protesto etmeye davet ediyorum. Ama korkarsınız siz.
  • Bu olaylar ve yorumlarin ardinda iscilerin bu konumlarindan faydalanarak kendi cikarlari icin dayanismayi bolenler , diger haber sitelerinde, bunlarin avukatligini nasil alirim kampanyasi ile yazi yazanlar, Denize dusmus yilana sarilir misali iscilerin bu durumlarindan faydalanarak sendikaya karsi haksiz elestirilerle kendi cikarlarini pekistiren kisilerin de havais calisanlarinin da gormesini ve mahkemede kesin kazanacaklari davalari bi cikar cevrelerine vermelerine onlarin istekleri dorultusunda vermemler. Kendi haklarini sakin dusunerek nasil haraket etmeleri gerekir.
  • Hava-iş göz göre göre yasadışı bir eylem yaptı! Bundan hem yolcular,hem thy, hemde 305 kişi etkilenmiş ama bir tek hava-iş'in yaptığı, yanına kâr kalmıştır. Bu saatten sonra aynı sendikanın arkasında gitmek,ne kadar doğrudur? Eğer ki sendikadan medet bekliyorsanız ki,işde o zaman hiçbir zaman o 305 kişi thy dönemeyecektir. Bunun tuzu kuruluk ile alakası yok! Adam kalmış yardakçıları ile beraber,milletin sahip olduğu bir şirketi tehdit etmeye kalkıyor! Bunun savunulacak bir yanı yok. Madem hadis yazdınız aynı şekilde cevap yazayım ''Biriniz bir iş yapınca, onu en sağlam ve en iyi şekilde yapması Allah’ın sevdiği bir davranıştır'' buda hadistir. İslamda işveren ile çalışma konusunda anlaştıktan sonra, iş yarım bırakma veya işi sakatlama yoktur.
  • Moral tabii ki çok önemli. Bir uçak şirkerti kaza yaptığı anda filosunun önemli bir bölümü havada oluyor. Arkadaşlarını ve yolcularını kaybeden şirketin diğer elemanları bir taraftan göz yaşı dökerken, diğer taraftan da hizmeti sürdürüyor. Havacılık işte böyle bir meslek. THY yönetiminin 305 personeli ile ilgili uygulamasını tasvip etmek mümkün değil. Dileriz ki bu kardeşlerimiz işlerine bir an önce geri dönsünler. Ama bu olaya bağlayarak kaza ve kırım çağırışımı yapan konuşmalar , yazışmalar yapılmasın. Binlerce Türkiyeli ve yabancı can, kendisini THY' ye emanet ediyor. Eminim ki işten uzaklaştırılan arkadaşlarımızda aynı görüştedirler. Tanrı tüm havayollarını korusun ve kaza yüzü göstermesin.Ne olursa olsun bu konu ile irtibatlandırıp , geri kalanların moral bozukluğuna bağlayarak kazayı çağırıştırmak hoş değil. Tabii ki bu arada Tanrı THY Yönetiicilerine de olaya diğer pencereden de bakabilme kabiliyeti bahşetsin. Herkes yaptığını bu dünyada çekiyor. Bunu da düşünsünler arada bir.

 

THY’de toplu sözleşme 18 ay gecikiyor. THY yönetimi toplu sözleşme yetkisine sahip Hava-İş ile bir türlü masaya oturmuyor.

Ne tesadüf, toplu sözleşme görüşmeleri ertelendiği günlerde Meclis’te çok ilgisiz bir yasanın kuyruğuna takılan bir madde ile hava iş kolunda grev yasağı getiriliyor.

Grev yasağı Meclis’te 3 Haziran’da kabul ediliyor. Sürate bakın, Abdullah Gül sektirmiyor, ertesi gün 4 Haziran’da grev yasağı öngören yasayı onaylıyor. THY çalışanları yasayı protesto ediyor, THY yönetimi 305 çalışanını işten çıkartıyor.

Hava-İş 1962’de kuruluyor. O tarihten bu yana hava iş kolunda toplu sözleşme yetkisine sahip tek sendika. 1962-2012, elli yılda Hava-İş sadece beş kez grev kararı alıyor. Altıncısı bir gün süren, son işi yavaşlatma girişimi.

HEP TERSİ

2010 Anayasa referandumu, hani şu “yetmez ama, evet” diyenleri, anayasa değişikliğini anlamakta zorlananları yaya bırakan referandum, her geçen gün herkesin kafasına dank ediyor. Ama, iş işten geçmiş.

Referandumda hangi maddeye evet denilmişse, o madde geçersiz hale geliyor, tersi uygulanıyor.

Referandum demokratik bir hakkı geri veriyor. Eski anayasada yer alan grev yasağını kaldırıyor, her iş koluna grev hakkı getiriyor. “Helal olsun, demokratik bir adım” derken, bir buçuk yıl sonra, Meclis’te hooop, güüüm, referandumda halkın onay, iktidarın söz verdiği durumun tam tersine, gel bakalım grev yasağı. İlk uygulama hava iş kolunda. Gerisi gelirse, kimse şaşmasın.

TAZMİNATSIZ ÇIKARMA

Bu karara protesto gecikmiyor, ancak faturası acı oluyor.

THY 305 kişiyi işten çıkartıyor. Hava-İş yetkililerinin verdiği bilgiye göre, işten çıkarmalar elli bin kişi etkiliyor. Üstelik, çıkarma tazminatsız. Bu ülkede adalet varsa, nasıl olsa, yargıdan dönecek keyfi bir tutum. 

Hava-İş’in açıklamasında bir cümle çok dikkat çekici:

“Hukuka aykırı çıkarma sonucunda, THY çalışanlarının iş motivasyonu bozulmuştur. Yaşanan baskılar sonucu uçuş vaziyetini risk altına sokan tehlikeli bir ortam oluşmuştur.”

Uyarı çok ciddi. Kim umursar, kim dikkat eder, bu ortamı kaldırmak amacıyla kim kolları sıvar, bilemem. “Risk, tehlike” gibi kavramlar, hele de havada, hafife alınacak gibi değil.

Hava-İş uyarıyor. THY hayati sınavla karşı karşıya. Gerisi THY yönetiminin bileceği iş.

 

HAVADA 'RİSK VE TEHLİKE'

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (16)

Hostes ~ 4 yıl önce
Thy'nin hatırı sayılır sayıda bir ekiple medya manipülasyonunu yürüttüğünü, bu ekibin üşenmeden bu konudaki tüm haberlere defalarca ve defalarca aynı minvalde yorumlar yazdığını içerden bizzat bu işi -zorunlu olarak- yapan arkadaşlarımızdan biliyoruz. Biz çalışanların bu laflara karnı tok da dışarıdaki insanlardan bu yorumları gerçek zannedenler oluyordur elbette. İşçinin en hayati hakkının elinden alınmasını protesto etmesini yasadışı zannedenlere veya zannetmek isteyenlere yapacak bir şey yok. İşçinin elindeki tek koz, ürettiği hizmet veya ürünü üretmeyerek işverenini zor durumda bırakmak ve pazarlık gücü elde etmek bir yandan da o ürün veya hizmete ihtiyaç duyanları zor durumda bırakarak işveren üzerinde baskı oluşmasını sağlamaktır. Bunu keşke en aptalımız bile artık anlasa. Ama anlamaz, anlamıyor. Mahkemeler bu eylemin yasallığını ve haklılığını tescil ettikleri gün bu yasadışılık saçmalığına inananları sokaklarda mahkemeleri protesto etmeye davet ediyorum. Ama korkarsınız siz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Cikar ~ 4 yıl önce
Bu olaylar ve yorumlarin ardinda iscilerin bu konumlarindan faydalanarak kendi cikarlari icin dayanismayi bolenler , diger haber sitelerinde, bunlarin avukatligini nasil alirim kampanyasi ile yazi yazanlar, Denize dusmus yilana sarilir misali iscilerin bu durumlarindan faydalanarak sendikaya karsi haksiz elestirilerle kendi cikarlarini pekistiren kisilerin de havais calisanlarinin da gormesini ve mahkemede kesin kazanacaklari davalari bi cikar cevrelerine vermelerine onlarin istekleri dorultusunda vermemler. Kendi haklarini sakin dusunerek nasil haraket etmeleri gerekir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Mesele tuzu kuru olmak değil. ~ 4 yıl önce
Hava-iş göz göre göre yasadışı bir eylem yaptı! Bundan hem yolcular,hem thy, hemde 305 kişi etkilenmiş ama bir tek hava-iş'in yaptığı, yanına kâr kalmıştır. Bu saatten sonra aynı sendikanın arkasında gitmek,ne kadar doğrudur? Eğer ki sendikadan medet bekliyorsanız ki,işde o zaman hiçbir zaman o 305 kişi thy dönemeyecektir. Bunun tuzu kuruluk ile alakası yok! Adam kalmış yardakçıları ile beraber,milletin sahip olduğu bir şirketi tehdit etmeye kalkıyor! Bunun savunulacak bir yanı yok. Madem hadis yazdınız aynı şekilde cevap yazayım ''Biriniz bir iş yapınca, onu en sağlam ve en iyi şekilde yapması Allah’ın sevdiği bir davranıştır'' buda hadistir. İslamda işveren ile çalışma konusunda anlaştıktan sonra, iş yarım bırakma veya işi sakatlama yoktur.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İsim / Rumuz ~ 4 yıl önce
Moral tabii ki çok önemli. Bir uçak şirkerti kaza yaptığı anda filosunun önemli bir bölümü havada oluyor. Arkadaşlarını ve yolcularını kaybeden şirketin diğer elemanları bir taraftan göz yaşı dökerken, diğer taraftan da hizmeti sürdürüyor. Havacılık işte böyle bir meslek. THY yönetiminin 305 personeli ile ilgili uygulamasını tasvip etmek mümkün değil. Dileriz ki bu kardeşlerimiz işlerine bir an önce geri dönsünler. Ama bu olaya bağlayarak kaza ve kırım çağırışımı yapan konuşmalar , yazışmalar yapılmasın. Binlerce Türkiyeli ve yabancı can, kendisini THY' ye emanet ediyor. Eminim ki işten uzaklaştırılan arkadaşlarımızda aynı görüştedirler. Tanrı tüm havayollarını korusun ve kaza yüzü göstermesin.Ne olursa olsun bu konu ile irtibatlandırıp , geri kalanların moral bozukluğuna bağlayarak kazayı çağırıştırmak hoş değil. Tabii ki bu arada Tanrı THY Yönetiicilerine de olaya diğer pencereden de bakabilme kabiliyeti bahşetsin. Herkes yaptığını bu dünyada çekiyor. Bunu da düşünsünler arada bir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000