31 Ocak 2010, Pazar 08:00:51

Fenerbahçe'nin uçağında panik havası!

Akşam Gazetesi'nden Alaattin Metin, dün 7 saatlik yolculuk sonrasında Sivas'a gidebilen Fenerbahçe kafilesinin uçak içinde yaşadıklarını yazmış...
  • fenerbahçeyi getiren uçak acaba tokat havaalanına inemezmiydi. bu mevsimlerde sivas havaalanında problem hava muhalefetinden dolayı çok yaşanır oldu.
  • KLM ile İstanbul'a geliyoruz. Kaptan bayan arkadaşımın arkadaşı ve elimizi kolumuzu sallaya sallaya girdik. Hatta rica ettim inişte cokpitteydim. Çok zevkliydi...
  • bu bir özel uçuştur arkadaşlar o uçakta fenerbahçe kafilesinden başka yolcu yoktur. yapacakları maçtan dolayı sivasa gitmek için o uçağı kiralayan kulubün başka elbette kokpite girer. böyle uçuşlarda kokpit kapısı kilitlenmez zaten.
  • kardeş, sizde belki başkanlar vs jumpseat kullanabilir. bizde şirket çalışanı hariç kimse jumpseat veya kokpit içi göremez. uçuş biter, kaptan kokpite insanları davet edebilir.sizde nasıl bilmem ama bizde başkan vs bile olsa insanları kokpite almak ciddi suç sayılır ve yasal işlem yapılır. ama orası Türkiye, herşey olabilir :))

Pilot, 'Rüzgar uçağın arkasından saatte 45 km hızla esiyor. Risk var, inemeyiz' dedi. Samsun'a uçup yakıt ikmali yapıldı. Samsun'dan Kayseri'ye uçarken öyle bir sallandık ki uçağın içinden 'Allah', 'Yandık' diye feryatlar yükseldi.

Fenerbahçe'yi Sivas'a götürecek TK 3906 sefer sayılı özel uçağa saat 14.00'te bindik. Kafileyi kaptan ve hostesler kapıda karşıladı. Başkan Aziz Yıldırım her zaman olduğu gibi 1A'ya oturdu. Yanında Asbaşkan Mithat Yenigün vardı. Arka koltukta da Aykut Kocaman...

Koridorun diğer tarafına, cam kenarındaki 1D'ye de Daum oturdu.

İdmandan yeni çıkan futbolcular yorgun olduklarından her zamanki yerlerine oturur oturmaz uyudu. 14.15'te kapılar kapandı ve 5 dakika içinde de uçak havalandı. Hostes Beyza Karadağ'ın '1 saat 5 dakika' sürecek anonsuyla yolculuk güle oynaya başladı.

GELDİK AMA SAMSUN'A

Görünürde hiçbir sorun yoktu. 4A'daki koltuğumda aşağıdaki karları hüzünle izlerken birden kaptan Nazmi Ayhan'ın 'Hava muhalefetinden Samsun'a gidiyoruz' anonsuyla irkildim. Gazete okuyan Başkan Yıldırım, yerinden fırladı, pilotun yanına gitti. Türk Hava Yolları'nın tecrübeli pilotu, 'Sivas pistinde 15 santim kar var. Sis yüzünden görüş mesafesi sıfır. Daha da önemlisi 45 kilometre hızla esen rüzgar var ve uçağın arkasından esiyor. Önden esse sorun yok Bu şekilde inmek risk olur. Bu yüzden Samsun'a gitmeye mecburuz' dedi.

40 dakikalık Samsun yolculuğu başladı. Uçak piste indiği anda birçok futbolcunun Samsun'a geldiğimizden haberi yoktu. Uykudan uyanıp 'Geldik mi' diyenlere 'Geldik ama Samsun'a' cevabı verildi. Şaşıranlar 'Dalga geçmeyin' dedi ama birkaç dakika içinde gerçek öğrenildi. Pilot kapıları açtı, Samsun'da hava günlük gülistanlıktı. Kısa bir süre piste dolaştıktan sonra futbolcular terminalden içeri girdi. Hepsi büfeye koştu. Gariban büfeci 15 dakika içinde 700 TL'lik satış yaptı. Kimi çay içti, kimi sandviç yedi ama çoğu Samsun'a gelmişken 'Fındık alalım' dediler. Peki uçak niye Kayseri değil de Samsun'a indi?

NE AYAK VARMIŞ BİZDE

Onu da anlatayım: Pilotlar bir yerden kalkıp başka bir yere giderken her ihtimale karşılık yedek havaalanı bildirirlermiş. Bu, havacılıkta kuralmış. Bizim pilot da Kayseri yerine Samsun'u tercih etmiş ve fazla yakıtı olmadığı için de mecburen Samsun'a indi. Kısa bir rötardan ve benzin ikmalinden sonra saat 16.15'te Samsun'dan tekrar havalandık.

Bu kez 40 dakika süren yolculuk bir başka macera oldu. Havalandıktan 15 dakika sonra uçak öyle bir sallandı ki arkada oturan futbolculardan feryatlar işitmeye başladık. Kimisi 'Allah' diyordu, kimisi 'Yandık'... Herkes bağırıyordu. Ama en çok korkan da Mehmet Topuz'du. Kart cezalısı oldukları için oynamayacak olanlar ise kendi aralarında 'Ne ayak varmış bizde. Hem oynamayacağız hem de ıstırap çekiyoruz' diye birbiriyle sakalaştı.

10 dakikalık sallantıdan sonra Başkan Aziz Yıldırım'ın babacan tavırlarıyla herkes sakinleşti. Tekerlekler piste değince de herkes derin bir oh çekti. Sonra daha önce ayarlanan otobüslere binilerek iki saat süren Kayseri'den Sivas yolculuğu başladı ve 14.20'de İstanbul'da başlayan Sivas yolcuğu akşam 20.30'da sona erdi. Futbolcular yemeklerini yiyerek hemen odalarına çekildi. Ama hepsinin kafasında bugün oynayacakları maç kadar akşam nasıl dönecekleri de vardı. Ya kar devam ederse, uçak kalkmazsa ne olacak?

Saat saat Sivas yolculuğu

14.00 Uçağa biniş
14.15 Uçağın kapıları kapandı
14.20 Sivas'a gitmek üzere uçak havalandı
15.20 Uçak Sivas'a inemedi, rotayı  Samsun'a çevirdi
16.00 Samsun'a iniş
16.15 Yakıt ikmalinin ardından Kayseri için  Samsun'dan kalkış
16.55 Kayseri'ye varış
17.15 Otobüsle Sivas'a hareket
20.30 Sivas'a varış

Alaattin Metin
Akşam

Fenerbahçe'nin uçağında panik havası!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

Misafir ~ 7 yıl önce
fenerbahçeyi getiren uçak acaba tokat havaalanına inemezmiydi. bu mevsimlerde sivas havaalanında problem hava muhalefetinden dolayı çok yaşanır oldu.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
KLM ile İstanbul'a geliyoruz. Kaptan bayan arkadaşımın arkadaşı ve elimizi kolumuzu sallaya sallaya girdik. Hatta rica ettim inişte cokpitteydim. Çok zevkliydi...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
bu bir özel uçuştur arkadaşlar o uçakta fenerbahçe kafilesinden başka yolcu yoktur. yapacakları maçtan dolayı sivasa gitmek için o uçağı kiralayan kulubün başka elbette kokpite girer. böyle uçuşlarda kokpit kapısı kilitlenmez zaten.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
kardeş, sizde belki başkanlar vs jumpseat kullanabilir. bizde şirket çalışanı hariç kimse jumpseat veya kokpit içi göremez. uçuş biter, kaptan kokpite insanları davet edebilir.sizde nasıl bilmem ama bizde başkan vs bile olsa insanları kokpite almak ciddi suç sayılır ve yasal işlem yapılır. ama orası Türkiye, herşey olabilir :))

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000