22 Aralık 2011, Perşembe 09:27:12

"DELİRMEMEK ELDE DEĞİL"

Akşam gazetesi yazarlarından Nagehan Alçı, Türk Hava Yolları'ndan rezervasyonunu yaptırdığı bileti satın almak için çağrı merkezini arayarak yaşadığı ilginç olayları köşesine taşıdı. İşte Alçı'nın THY Çağrı Merkezi ile yaptığı görüşmede yaşananlar...
  • Bu turk hava yollarının. Niye sabit bir hattı yok dakikası bilmem kac kuruş birde arafigin zaman o ona aktariyor o ona aktariyor
  • Sen daha internetten bilet alamayıp bunlarla uğraşıyorsan zaten geçen yüzyılda kalmışsın. Tuşlamaya devam et cicim...
  • Siz zaten aliskinsiniz yalan atip dedi kodu yapma !
  • ORHAN BABA'nın en damar şarkısı hangisidir acaba?... Bunlar gibiler (bilgisiz, cahil -cühela) medyada köşe sahibi gazeteci olacak ha... Ne günlere kaldık!...
THY'den birkaç gün önce bilet rezervasyonu yaptırmıştım. Süre dolmadan o biletleri alayım, yazıya sonra oturayım, diye düşündüm. Önce telefonda bir görevliye ulaşmak için 5 dakika 'We are Turkish Airlines- we are globally yours'u 50 kere dinledim.

Sonra karşıma biri çıktı ve 'İsminiz çok uzun, bilete sığmaz' dedi. Haydaaa! 'Peki o zaman uçmayayım mı desem, ne desem?' Sonra 'Sizi biraz bekleteyim' diye hattan çıktı ve ben de yukarıdaki nakaratı bir 60 kez daha dinledim.

Nihayet bir şey bilmeyen ses yine karşıma çıktı, 'sizi biraz beklettiğim için özür dilerim' dedi (bu arada yaklaşık 6 dakikadır bekliyordum) ve tam bu noktada telefon kesildi. Evet, doğru okudunuz, telefon kesildi! Birkaç sakinleştirici alıp THY'yi yine aradım.

Yine aynı şarkıyı dinledim ve cinayet planları yapmamak için bu arada gazetelere göz attım. Karşıma başka biri çıktı, ona da derdimi anlattım. 'Rezervasyonda soyadınızın bir tanesi yok, bu şekilde bilet kesemeyiz' dedi bu defa da ses. 'Ben her zaman böyle uçuyorum ama peki o halde ekleyin rezervasyona' dedim ama bunun için faks mı gerekiyormuş vs vs... Neyse ben sizi arayacağım deyip kapattı. Bir saat sonra telefonum çaldı. Karşımda bir erkek sesi. Önce tüm karşı çıkışlarıma rağmen biletin özelliklerini ve iade şartlarını okudu. Tam satın alma işlemine başlayacakken yine telefon kesildi.

Gözlerimi kapattım ve kendimi müthiş yaratıcı senaryolar yazarken buldum. Sonra yukarıda bahsettiğim yazıya yeniden oturmaya yeltenirken yine telefonum çaldı. Yine aynı ses. Bana 'Biletin özelliklerini ve biletleme koşullarını yeniden hatırlatmamı ister misiniz?' dedi. Evet, evet maalesef aynen böyle dedi. O an kendimden geçmişim. Neyse ki artık kelimesi kelimesine ezberlediğim biletleme koşullarını bu kez okumadı. 'Sizi sesli yanıt sistemine aktarıyorum' dedi. Yaşasın!! Karşıma bir makine çıktı bu kez. Kredi kartının 16 haneli numarasını girin. Girdim... Yine aynı mekanik ses: 'Eksik rakam tuşladınız'. Hayda... Hep kullandığım kart, hep girdiğim rakamlar. Bir kez daha tuşladım. Bu kez 'Yanlış rakam tuşladınız'. Sonra yine erkek sesi çıktı karşıma. Ona son derece dokunaklı bir konuşma yaptım. Buna karşılık bana 'Telefonunuz dokunmatik ekran mı? O zaman algılayamamış olabilir' diye duygusuz bir biçimde yanıt verdi. Yahu ben hep aynı telefon ve hep aynı kredi kartıyla bilet de alıyorum alışveriş de yapıyorum güzel kardeşim! 'Bir kez daha deneyelim, bu defa tuşlara daha uzun basın' dedi çözüm odaklı erkek sesi. Yine ama bu defa yaavaaş yaavaaaş ve uzun uzuun girdim rakamları. Kısa bir sessizlik ve... 'Yanlış bir rakam tuşladınız' ya da 'sizi tuş ettik' tam hatırlayamıyorum sevgili dostlar...

Sonra bir kez daha uuuuuzzuuuun uzzzuuuun ve yyaavaaaş yyaaaavvaaaşşş tuşlama. 'O zaman sabit telefon numarası vereyim oradan arayın' dedim bu kez çözüm odaklı insan rolünü erkek sesinden çalmaya çalışan ben. 'Tabii efendim!' Bir iki dakika sonra sabit numara çaldı. Bu defa teferruata girmedik, bravo THY'ye! Sesli yanıt yine çıktı karşıma. Yine ama bu kez pek bir sabit şekilde rakamları tuşladım... Ve... Yine 'yanlış bir rakam tuşladınız'
***
Artık ailemden biri gibi olan o erkek sesi: 'Efendim sistemde bir sorun var, bir de siz arayın sesli yanıt sistemini' dedi. Türkçesi: 4440849'u arayın, yine 10 dakika 'We are Turkish Airlines- we are globally yours!'u dinleyin, karşınıza çıkacak şahsa en baştan anlatın, delirin, çıldırın ve hayatınıza hiçbir şey olmamışçasına devam edin, ne de olsa iki adet THY bileti satın alma şerefine erişeceksiniz eninde sonunda...

Artık ailemden biri gibi olan sese ne kadar içli bir şekilde veda ettiğimi, daha sonra Orhan Baba'nın en damar şarkısını koyup nasıl huzur bulduğumu size detaylarıyla anlatsam içiniz paramparça olur. Onun yerine şu kadarını söylemekle yetineyim: Ellerim bomboş-yüreğimde bir sızı-Kaderin götüremediği bir yerdeyim...

(Akşam)
"DELİRMEMEK ELDE DEĞİL"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (44)

kamerayi ~ 2 yıl önce
Bu turk hava yollarının. Niye sabit bir hattı yok dakikası bilmem kac kuruş birde arafigin zaman o ona aktariyor o ona aktariyor

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Sen daha internetten bilet alamayıp bunlarla uğraşıyorsan zaten geçen yüzyılda kalmışsın. Tuşlamaya devam et cicim...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Siz zaten aliskinsiniz yalan atip dedi kodu yapma !

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
ORHAN BABA'nın en damar şarkısı hangisidir acaba?... Bunlar gibiler (bilgisiz, cahil -cühela) medyada köşe sahibi gazeteci olacak ha... Ne günlere kaldık!...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000