03 Mart 2010, Çarşamba 08:08:11

"BU GURUR THY'NİN"

Sabah Gazetesi Köşe Yazarlarından Emre Aköz bugünkü köşe yazısında Türk Hava Yollarının yeni hattı Bolonya ve Doğu ülkelerine yatırımı hakkında ilginç tespitlerde bulundu.
  • Gazeteye bak. Yazara bak. Başka nasıl bir yorum beklersiniz ki ? Yandaş medya örneği aynen.
  • KLM e laf söylüyoruz. Adamlar öyle programlamışlar ki düşük sezonda hemen bir seferi kaldırıyorlar. Biz de böyle birşey yok. Adamlar zararda biz kardayız. Niye, çünkü onlar hırsız içten içe çalıyorlar. Ama biz kar ediyoruz neden? İman gücü...Allah yardım ediyor.... Korkarım bir gün de cezamızı fena verecek....
  • Bu zengin ülkede, bir an önce işadamlarımız ve insanlar Bolonya da fuar başlasa da gitsek diye bekliyor zaten. Ekonomi üst düzeyde, para harcayacak yer bulamıyor insanlar... Ne yapacaklar, Bolonya ya fuara gidilecek. THY de bunu düşünüyor işte. Hizmet bu. Koy 737-8 . 165 kişilik uçakka 20 kişi git gel. Ne o; yeni destinasyon. Geçenlerde 1955 ile Amsterda ma gittik. Uçak 35 kişi ile gitti ve hostese sordum kalacaklarmış ve sabah 23 kişi ile döneceklermiş. Masrafa bakın uçak mürettabatı kalmalı....
  • cok iyi ve dogru analiz yapmis yazar.

İşte Aköz'ün o yazısı...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Hindistan ve Bangladeş ziyaretlerinde iki ilginç "alkış" anı vardı. Hindistan'ın en büyük özel yüksek öğretim kuruluşu olan Amity Üniversitesi'ndeki fahri doktora töreninde Gül, önümüzdeki 10 yıl içinde Hindistan'ın, dünyadaki ikinci büyük ekonomi haline geleceğini söyledi.
Bunun üzerine, Hintli akademisyenlerden büyük bir alkış geldi.

Benzeri bir olay Bangladeş'te de yaşandı: Dakka Üniversitesi'ndeki fahri doktora töreninde Gül, Türkiye ile Bangladeş arasındaki tarihsel bağlara değindi. Ardından da, Türkiye'nin son yıllardaki doğu toplumlarına açılma politikasını anlatmaya başladı. Ve buna örnek olarak, Türk Hava Yolları'nın İstanbul-Dakka uçuşlarının çok yakında başlayacağını söyledi. Cumhurbaşkanı bunu der demez, yine çoğunluğunu akademisyenlerinin oluşturduğu salondan güçlü bir alkış sesi yükseldi.
Bangladeşli akademisyenler İstanbul'a doğrudan (aktarmasız) uçma hayaline el çırpıyordu.

Alkışlar elbette sadece Türkiye'ye ve İstanbul'a değildi. O alkışların verdiği gurur, aynı zamanda 150'den fazla noktaya uçan THY'nindi de...Burada hep değiniyoruz: Dünyadaki ekonomik ağırlık, batıdan doğuya doğru kayıyor.


O halde bir vakitler Batı'ya giden genç girişimcilerin, artık talihlerini Doğu'da da aramaya başlamaları gerek. Peki, oralara nasıl gidecekler? Artık kervanlar düzülmediğine göre uçakla! İşte tam o noktada THY'nin önemi tekrar ortaya çıkıyor. Doğu ve Batı ekonomilerinin birleşmesinde THY bir "dünya ulaşım aktörü" olma yolunda... Yani sadece Türk girişimcileri değil, Batılı girişimcileri de Doğu'ya taşıyor. Haberlerde görmüşsünüzdür. Şimdiye kadar THY, İtalya'da üç kente uçuyordu: Roma, Venedik ve Milano...

Geçen gün bunlara bir yenisi eklendi: Bolonya (ya da İtalyancasıyla; Bologna.)  THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve beraberindeki heyet geçtiğimiz pazartesi günü, Bolonya'ya ilk kez direkt uçtu. Havaalanında bir basın toplantısı ile bu yeni hattın önemi anlatıldı ve mütevazı bir tören yapıldı.
Olup biteni en iyi anlatan durum neydi biliyor musunuz? Türkleri getiren uçak İstanbul'a dönerken, turistlerin yanı sıra 10 kadar da İtalyan işadamını taşıyordu.
Bu işadamları İstanbul'da başka bir THY uçağına binerek Gürcistan'a gidecekti! Çünkü orada yatırımları var!

Bolonya, İtalyan ekonomisinin önemli kentlerinden biri. Bitek Po ovasının hemen kenarında. Sanayi var. Ayrıca büyük fuarlar düzenleniyor. Garip ama gerçek: Şimdiye dek bu kentteki işadamlarının doğrudan Doğu'ya uçma imkânları yoktu. Ortadoğu, Kafkaslar ya da mesela Kazakistan'daki bir kente ulaşmak için önce Frankfurt'a, hatta Londra'ya gitmek zorunda kalıyorlardı. Bu da uçaklarda ve havaalanlarında geçen, uzun ve yorucu saatler demekti... Ama artık Türkiye coğrafi konumunu kullanarak, o işadamlarını rahatlatıyor. Şöyle... Üç saatlik bir yolculuk, havacılıkta kısa yol sayılıyor. Çünkü üç saat uzaklıktaki bir yere, sabah gidip akşam dönebilirsiniz.

Ve bu açıdan İstanbul'un çok ilginç bir özelliği var: Üç saatlik mesafeye göre pergelle bir daire çizdiğinizde... 35 ülkenin bu dairenin içinde kaldığını görüyorsunuz.
THY işte bu avantajı kullanıyor. Daha kriz bitmeden, yeni bir uluslararası uçuş hattı açmak mı? Ekonomimiz hakikaten perişan durumda!!!

Emre AKÖZ - SABAH

 

"BU GURUR THY'NİN"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (8)

Misafir ~ 7 yıl önce
Gazeteye bak. Yazara bak. Başka nasıl bir yorum beklersiniz ki ? Yandaş medya örneği aynen.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
KLM e laf söylüyoruz. Adamlar öyle programlamışlar ki düşük sezonda hemen bir seferi kaldırıyorlar. Biz de böyle birşey yok. Adamlar zararda biz kardayız. Niye, çünkü onlar hırsız içten içe çalıyorlar. Ama biz kar ediyoruz neden? İman gücü...Allah yardım ediyor.... Korkarım bir gün de cezamızı fena verecek....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Bu zengin ülkede, bir an önce işadamlarımız ve insanlar Bolonya da fuar başlasa da gitsek diye bekliyor zaten. Ekonomi üst düzeyde, para harcayacak yer bulamıyor insanlar... Ne yapacaklar, Bolonya ya fuara gidilecek. THY de bunu düşünüyor işte. Hizmet bu. Koy 737-8 . 165 kişilik uçakka 20 kişi git gel. Ne o; yeni destinasyon. Geçenlerde 1955 ile Amsterda ma gittik. Uçak 35 kişi ile gitti ve hostese sordum kalacaklarmış ve sabah 23 kişi ile döneceklermiş. Masrafa bakın uçak mürettabatı kalmalı....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
cok iyi ve dogru analiz yapmis yazar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000