02 Haziran 2010, Çarşamba 12:13:58

"Birileri KTHY'yi bir lokmada yutmak istiyor"

KKTC Havadis Gazetesi'nin deneyimli yazarlarından Hasan Hastürer, Havadis gazetesindeki köşesinde KTHY üzerinde oynanan oyunları sert bir dille eleştirdi. İşte o köşe yazısı;
  • Yorumunuz uygunsuz ve hakaret içeren unsurlara yer verdiğinden dolayı yayımlanmamaktadır.
  • bu konuyu bilelim yorumunu gönderen kişiyi avuçlarım patlarcasına alkışlıyorum,hükümete sizin gibi adamlar lazım !!!
  • en büyük köstek hükümet.bile bile yapılıyor.yazıklar olsun!!!
  • hsan bey, KTHY merkezi KKTC de ve 600 çalışan KKTC de yaşamaktadır. 2008 yılı ortalarına kadar: yatırmları ile KTHY 130 sosyal Sigorta Emeklisi ödüyordu, piyasaya her ay 1.5 Trilon tl girdi sağlıyordu, ikram ünitesi her ay 150 bin tl piyasadan alış veriş yapıyordu, ihtiyat sandığı yatırımları ile birçok işletmeye kredi imkanı sağlıyordu, diğer hava yollarınınKKTC ye katkı payı nedir. HİÇ. kesilen biletten kdv alınmıyor, Diğer hava yollarının para girdileri TC dönüyor. KKTC ye gelen havayolları 1 şişe suyu dahi KKTC den almıyor. diğer hava yollarının toplam istihtamı 50 yi geçmez. bunun için KTHY yaşamalı ve yaşatılmalı ancak merkez burda kalmak kayıdı ile sürdürülebilir bir yapı ile.... KKTC için hayırlısı
"Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın (KTHY) sürüp gelen komplolar zinciriyle birilerine peşkeş çekildiği konusunda en küçük şüphem kalmadı.

Denizin karşı tarafından işini bilenlerle, yerli işbirlikçileri KTHY’yi “hortumlamak, hortumlatmak” için ne gerekirse yapıyor.

Bir hava yolu şirketi için 100 milyon dolar borç hiç da büyük borç değildir. Yeter ki adam gibi yönetilsin. Yeterki suyun başında oturanlar kendilerini değil KTHY’yi düşünsün.

KTHY bizim olsun derken asla siyasilerin çiftliği olsun anlamında söylemedim.

Son dönem yönetim kurullarının hali, oluşumu işbirlikçileri ele verecek durumdadır. Çok merak ediyorum, bu göreve getirilenlerin kaçı karar vericilerin kendi işleri olsa, oralarda önemli görevlere getirilirdi?

Kalemimde son damla mürekkep kalana kadar bu işin peşinde olacağım.

KTHY’ye işletme ortağı bulunacaksa da buradaki insanlarımıza uygun koşullarda olanak yaratılmalı.

KTHY’yi bu ilişkilerle, birilerine peşkeş çekmek Kıbrıs Türküne yapılacak en büyük hakaret ve ihanetten başka bir şey olamaz.

Hükümete sesleniyorum.... Beş uçağı olan bir hava yolu şirketinin verimli yönetimini organize edemiyorsanız, bu ülkeyi nasıl yöneteceksiniz? Devleti de özelleştirip çekip evinize gidin bitsin.

Olup bitenden toplumun haberdar olmaması için sihirli ve kirli eller devredir. Ancak gerçekleri görenler de var.  Dün bir mektup aldım.  Mektuptan önce telefonla haberdar edildim, sonra mektup geldi.

Yazanı biliyorum. Ancak “kişi değil düşünce önemlidir”, yaklaşımıyla mektubu ben sahiplenerek sizlerle paylaşıyorum. İşte çok şey anlatan ve yazımın başlığını da besleyen mektup;

“Pek az ülke vardır şu dünyada var olduğu andan beri bir davaya sahip olsun… Birkaç ülke ya vardır ya yoktur şu dünyada; var olduğundan bu yana baskılarla, amborgolarla, tecritlerle bir ömür geçirsin ama kararlılığından bir an bile vazgeçmesin…  21.yüzyıl güya köprülerin yüzyılı olacaktı ama bizim için hala duvarların yüzyılı olmaya devam ediyor…

Dünyanın globalleşmeyle övündüğü, uzak kelimesinin tarihe karıştığının söylendiği bir dönemde izole edilmeye, amborgolarla yıldırılmaya çalışılıyoruz. İnsafsız bir kuşatmanın ortasındayız. Böyle bir zamanda Kıbrıs Türk Hava Yolları, tam 36 yıldır adeta bir huruç harekatıyla, taşıdığı bayrakla, üzerindeki isimle bizi ablukaya almak isteyen ne kadar ülke varsa hepsinin semalarında varlığımızı taşıdı, alanlarında insanlara ismimizi tanıttı..

Milli bir havayolu olarak KTHY’nın taşıdığı şey sadece bayrak değildi..Unutturulmaya çalışılan bir milletin varlığını ama her şeyden önce iddiasını taşıyordu. Gittiği her yerde Kıbrıs davasının devam ettiğini, yılmadığımızı, en yüksek irtifada yerini alarak ispatlamaya çalışıyordu.

Biliyormusunuz; Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk’ün savaş yorgunu ülkesine özgüven ve moral kazandırmak için yaptığı ilk iş; uçak üretmek olmuştu. Biliyordu ki uçaklarla insanlar arasında derin bir bağ vardı. Gökyüzü özgüveni ve umudu çağrıştırıyordu..

Gökyüzünde var olmak başlı başına bir gurur vesilesiydi.. İşte şimdi sahip olduğumuz bu gurur vesilesi elimizden alınmak isteniyor.
Üstelik yiğitçe, mertçe de değil… Hesapla, tertiple…

Kendilerini akıllı, alemi saf zanneden, şah iken şahbaz olan birileri Kıbrıs Türk Hava Yolları üzerinde kara bulutlar gezdirmeye çalışıyorlar. Anavatanda yaptıkları kulislerle, lobilerle KTHY’nın kaderine terk edilmesine yol açıp, önce zayıflatıp, sonra da buraya gelip bir lokmada onu yutmak istiyorlar. Uhdesinde bulunan uçakların yarısından çoğunu başka havayollarına kiraya veren, seyahat organizasyonundan ziyade, lobicilikte jet hızıyla hereket edenler, KTHY’nı, “jet hızıyla” bir lokmada yutmak istiyor.

Hedefleri uçaklarımıza irtifa kaybettirmek…

İş yaptıkları ana pazarda uçaklarını çalıştırmayan, çoğunu başka havayollarına kiraya veren, yutmaya yeltendikleri KTHY’ndan daha az seferi olan, birkaç nokta dışında uçuşu olmayan bu firmalar KTHY ödenek krizi içine düşer düşmez, soluğu burada alıp, Kıbrıs Türk Hava Yollarına el koymaya teşebbüs ediyor. Henüz 10 yılını bile doldurmamış bu firmalar tam 36 yıllık bir ulusal havayoluna göz koyabiliyor..
Bu firmalar yaşamakta olduğumuz karambolden şirket sahibi olmaya çalışıyor.

Bu şirketler KTHY’yi devraldıktan iki sene sonra “harç bitti, yapı paydos” dese, kepenklerini kapatsa söyleyecek bir sözümüz olacak mı? Küçük bir ada olabiliriz ama aklımızda, zekamızda küçük değil. Oynanan oyunun farkındayız.

Ana vatanın havacılık otoritelerini, ekonomi birimlerini, KKTC’nin gözbebeği, misyon yüklediği, bayrağını taşıdığı şirketin üzerine kışkırtmak, ticareten rekabet edemeyince onun kaynaklarını kurutmak, iş yapmasını engellemek, ona ambargo uygulanmasını sağlamak, sonrada o şirkete “jet hızıyla” talip olmak en hafif tabiriyle “fırsatçılıktır, uyanıklıktır” ayrıca yaşanan süreçlerin arka planlarıyla ilgili yeterli ipuçlarını da vermektedir...

Dünyada herkes bilir ki; ulusal hava yollarının hedefi sadece yolcu taşımak değildir… Ulusal hava yolları misyon sahibidir, o ülkenin prestijidir, bayrağının ve isminin taşıyıcısıdır. Ulusal havayolunun performansını yalnızca mali kriterlerle ölçmek bizi ilerde telafisi mümkün olmayan sonuçlara götürür. KTHY’nın bugün düşürülmeye çalışıldığı durum devletimizi ve halkımızı ilerde zora sokacaktır.

Rum kesimiyle müzakere süreçlerinde, elinde uluslararası değer taşıyan hiçbir varlığı kalmamış, ekonomik değerlerini stratejisiz elinden çıkarmış, direnci zayıf bir devlet görünümüne bizi sokacaktır.

Olası bir birleşmeyi hedefleyen müzakere sürecinde, bayrak taşıyıcılığını peşinen Rum tarafına bırakan, Kıbrıs Türk halkının menfaatlerini zedeleyen bu müdahaleye karşı kararlılıkla durulması gerekir.

KTHY’nın verimlilik sorunları onu satıp savarak değil, sağlıklı bir yeniden yapılanmayla bizzat kendi insan kaynaklarımızla çözmemiz gereken bir özellik taşımaktadır.

Bir örnek vermek gerekirse Anavatandaki havacılık otoriteleri uzun yıllar boyunca THY’nın karlı olduğu destinasyonlarda ve saatlerde başka firmaların yolcu taşımasına izin vermedi. Bu durum bazı alan ve zamanlar için halen devam etmektedir.

Anadolu jet böyle bir mantıkla kuruldu..Maksat THY zarar etmesindi.. Oysa biz en karlı olduğumuz yerlerde ve saatlerde herkese uçuş hakkı tanıdık, kendi uçuş saatimize göre bir plan yapmadık, ulusal havayolumuzun menfaatlerini yeterince kollamadık. Şimdi de tolere ettiğimiz şirkeyler gelip, bunlar yetmez, havayolunuzu da verin diyor.. İnanılacak şey değil aslında…

Son bir sözde Anavatana. Yiğidi kurşun değil, gam yıkar derler… Biz varlıktan ziyade yoklukla var olduk.. Biz bu günlere sadece Rumların değil, yedi düvelin baskılarına, ablukalarına, amborgolarına göğüs gererek geldik. Baskılar karşısında bir damla esnemedik, birbirimize daha çok kenetlendik.
Kimi şirketlerin üç kuruşluk ticari menfaatleri uğruna, onu kolay lokma haline getirmek için, KTHY’nın Anavatanda önünü kesip, aleyhine kararlar, tavırlar alınmasına sebep olmaları, lobilerine destek bulmaları bizi sadece üzmemekte, derinden de yaralamaktadır.

Tüm dünya her hareketimize ambargo koysa da,Anavatandaki küçük bir zümre kendi çıkarları açısından bizi bir yük olarak görse de ,bizim içimizdeki Anavatan aşkı kısıtlanamaz.

Gönlümüze de amborgo konulamaz ya…”

Günün sözü:
Küçük işleri başaramayanlar, büyük işlerin altında ezilir!
"Birileri KTHY'yi bir lokmada yutmak istiyor"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (23)

Misafir ~ 6 yıl önce
Yorumunuz uygunsuz ve hakaret içeren unsurlara yer verdiğinden dolayı yayımlanmamaktadır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
bu konuyu bilelim yorumunu gönderen kişiyi avuçlarım patlarcasına alkışlıyorum,hükümete sizin gibi adamlar lazım !!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
en büyük köstek hükümet.bile bile yapılıyor.yazıklar olsun!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
hsan bey, KTHY merkezi KKTC de ve 600 çalışan KKTC de yaşamaktadır. 2008 yılı ortalarına kadar: yatırmları ile KTHY 130 sosyal Sigorta Emeklisi ödüyordu, piyasaya her ay 1.5 Trilon tl girdi sağlıyordu, ikram ünitesi her ay 150 bin tl piyasadan alış veriş yapıyordu, ihtiyat sandığı yatırımları ile birçok işletmeye kredi imkanı sağlıyordu, diğer hava yollarınınKKTC ye katkı payı nedir. HİÇ. kesilen biletten kdv alınmıyor, Diğer hava yollarının para girdileri TC dönüyor. KKTC ye gelen havayolları 1 şişe suyu dahi KKTC den almıyor. diğer hava yollarının toplam istihtamı 50 yi geçmez. bunun için KTHY yaşamalı ve yaşatılmalı ancak merkez burda kalmak kayıdı ile sürdürülebilir bir yapı ile.... KKTC için hayırlısı

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000