26 Ağustos 2012, Pazar 09:45:05

AHL!NİN İSTİKBALİ NE OLACAK?

Akşam Gazetesi yazarlarından Tolga Turgut bu hafta köşesinde 3. havalimanı ile ilgili bilinmeyen ve es geçilen konuların yanısıra Atatürk Havalimanı'nın geleceğini de mercek altına almış...
  • Bu hukumetin en sevdigim ozelligi laf yok icraat cokk.Cok laf edip icraat yapmayanlar yuzunden yillarca tas tas ustune konmadi.
  • BU ÇALIŞMALARA YILLAR ÖNCESİNDEN BASLAMAK GEREKİRDİ DHMİ YÖNETİMİ ŞU REKO BU REKOR DİYECEĞİNE ÇALIMALARA ÖNEM VERMELİYDİ TİPİK BİR TÜRK USULÜ YÖNETİM YUMURTA G... DAYSNINCA ÇALIŞMAYA BAŞLARSANIZ ANCA BU KADAR OLUR
  • Beyefendi senin gibilere kalsaydı, Türkiye de şimdi Yunanistan gibi sürünüyor olurdu. Avrupalının kafası da, senin kafan da işin bu tarafını anlayacak kapasitede değil. Ön incelemelerin yıllar alması gerekir mantaliteniz, sizin de destekçisi olduğunuz siyasal partinin neden biçare kaldığını çok güzel ortaya koyuyor.
  • O kadar sade ve yalin anlatmaniza tesekkur eder. Yazilarinizin devamini dort gozle beklemekteyim.

İhale hazırlıkları süren İstanbul’un üçüncü havalimanı konusu, son haftalarda yüreğimizi dağlayan terör eylemleri nedeniyle gündemde hak ettiği yeri alıp detaylarıyla kamuoyuna aktarılamadı. Bu projenin vizyonsuzluğa kurban edilmemesi için üzerimize düşen uyarıları yapmak zorundayız!

Hatırlanacağı üzere bu konuyu son birkaç yıl boyunca defalarca işlemiş, yine iki hafta önce de köşemizden değerlendirmiştik. Gelen yorumlar konuyu daha derin inceleyip aktarmamızı gerektirdi. Düzenli okurlarımız, havacılık sektörü konusunda ciddi bir tecrübe birikimimiz ve üst düzeyde eğitim sahibi olduğumuzu anlıyorlardır. Bu nedenle ülkemin havacılık istikbali açısından belirleyici olacak bu projede bilgi ve birikimimi sizlerle paylaşmaktan kaçınmanın kendime ve ülkeme ihanet olacağını düşünüyorum. Konuyla ilgili yazılarımın bu pencereden değerlendirilmesini rica ediyorum.

SEÇİLEN DEĞİL, SEÇEN OL

İstanbul’daki 3. havalimanının dünyanın son yıllardaki en büyük havacılık projelerinden biri olduğunun altını çizen Ulaştırma Bakanlığı ve bakanlığa bağlı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), neden alışılagelmiş havalimanı terminal ihaleleri gibi bir hazırlık içindeler?

Bu ölçekte, sıfırdan yapılacak (greenfield airport) bir havalimanı için ön hazırlıkların yıllar sürmesi gerekir. Bu ön hazırlıklar arasında birincil olarak pistlerin doğru konumlanacağı alanı rüzgâr, drenaj, zemin etüdü, istimlak (dolayısıyla önümüzdeki 50 senelik büyüme potansiyeli), hafriyat, hava trafiğinin yeniden düzenlenmesi ve çevresel faktörler olarak doğru planlamak gelir. İkincil olarak burayı kullanacak proje ortakları olan havayolları, mevcut AHL (Atatürk Havalimanı) terminalleri işleticisi TAV Grubu, yer hizmetleri şirketleri, kargo şirketleri, lojistik şirketleri, genel havacılık şirketleri ve tüm diğer havacılık kuruluş ve alt yüklenicilerinin konuyla ilgili görüşleri ve katkıları alınmalıdır. Gelişmiş ülkelerde bu gibi mega projelerde ön hazırlıklar bu şekilde tezahür eder ve en az 3 yıl sürer. Tüm bunların sonucunda ihaleyi düzenleyen kurum, böyle bir projeyi gerçekleştirecek tecrübe, referans ve bilgi birikimi sahibi şirketlere ‘ihaleye davet yazısı’ (request for proposal) gönderir, yeterlilik sahibi, havacılık bilimselliği ve finans açısından ehil olan kurumlar da ihaleye katılır. Ne var ki şu ana kadarki görüntü muhtemel bir müteahhitlik ihalesi ön hazırlığını çağrıştırıyor.

Büyük önder Atatürk’ün dediği gibi “Barışta çok ter dökenler, savaşta daha az kan dökerler.” Havacılıkta da öyledir, bir projenin altyapısı, ön hazırlığı ne kadar doğru planlanır, vizyonu ne kadar geniş olursa, o projenin geleceği de bir o kadar parlak olur. Aksi halde şikâyet ederek, içimizden küfürler savurarak yarım yamalak bir havalimanına daha mahkûm yaşamaya devam ederiz.

DHMİ, son 15 yılda birçok başarılı işe imza atarken birkaç yol kazası da yaşamadı değil. Aklıma gelen ilk örnek, bilgi birikimi ve tecrübesel olarak ehil olmayan Teknotes liderliğindeki konsorsiyumun kazandığı Bodrum Havalimanı Dış Hatlar Terminali ihalesi. Zira 2006 yılında ihaleyi en kısa sürede gerçekleştirme vaadiyle kazanan firma, finansman bulamadığı için projeye yıllar boyunca kazma vurulamadığı gibi 2010 sonlarında başka bir gruba devretmek zorunda kaldı. Korkarım ki 2012 yılının sonlarında ihale edilen Çukurova Havalimanı’nda da benzer bir durum yaşanabilir.

AHL’NİN İSTİKBALİ

Milyarlarca dolarlık yatırımın yapıldığı, Avrupa’nın en önemli havalimanlarından olan AHL’de, son aylarda DHMİ ve TAV önderliğinde alınan önlemlerle rötarlar minimize edilmişken, pek çok şirketin kafası karışmış durumda. Zira Ulaştırma Bakanlığı’nın ortaya koyduğu takvime göre 2015 sonu veya 2016 yılı itibarıyla üçüncü havalimanının açılması planlanıyor. Onlarca hatta yüzlerce şirketin birkaç sene içinde taşınması, alt yapılarını oluşturması lojistik olarak hiç kolay değil. Örneğin havayolu, yer hizmetleri şirketleri, kargo şirketleri ve onlara aracılık eden forwarding şirketleri onlarca yıldır Atatürk Havalimanı civarına konumlanmış durumdalar. Ulaştırma Bakanlığı ve bağlı kurumlar bu hususu ne kadar göz önünde bulunduruyor çok merak ediyorum.

İlaveten, üçüncü havalimanı hazırlıkları kapsamında İstanbul hava trafiğinin yaklaşma ve bekletme (holding pattern) olarak Avrupa ve Anadolu yakası olarak ikiye bölünmesi şart. Zira bir havalimanının kapasitesini 5 ana husus belirler: Hava trafik sahası kapasitesi (yaklaşma minimum kriterleri ve bekletme alanları dahil olarak), pistler kapasitesi (hızlı taksi yolları dahil olarak), uçak park alanı kapasitesi, yolcu terminalleri kapasitesi ve kara/deniz ulaşım bağlantıları. Tüm bunların yetkililerce ne kadar planlandığını kamuoyu bilmediğine göre, bize de hatırlatmak düşüyor.

Son olarak, ülkemiz yetkililerinin bu geçiş süresince Atatürk Havalimanı başta olmak üzere yurtiçi ve yurtdışında pek çok havalimanını işleten TAV’a da hak ettiği saygıyı göstermesi gerektiğini vurgulamak isterim. Zira Türk sermayesiyle kurulmuş bu şirket, şu anda uluslararası havacılık sektöründe THY ile beraber en değerli markalarımızdan biri konumunda. Hiç şüphesiz ki 2021 yılından önce başka bir grup tarafından yapılma ve işletilme ihtimali olan bir üçüncü havalimanı, TAV gibi on binlerce insana istihdam yaratan, bilgi ve birikim sahibi bir kuruma ciddi zarar verecektir. Aslında bu işin en ideali Ulaştırma Bakanlığı’nın, 2021’de işletme süresi sona erecek Atatürk Havalimanı’nı da daha kapsamlı bir ön hazırlık yaparak üçüncü havalimanı ihalesiyle beraber aynı pakette değerlendirmesi diye düşünüyorum.

Eminim ki ön hazırlık sürecinde biraz daha zaman harcayarak daha bilimsel ve kapsamlı yapılacak planlama ülkemize uzun yıllar boyunca daha fazla maddi ve manevi fayda getirecektir. Aksi bir durumda ülke olarak alışık olduğumuz kısa süreli ve vizyonsuz bir yatırım sahibi olabiliriz.

Tolga Turgut / Akşam

AHL!NİN İSTİKBALİ NE OLACAK?

Facebook Yorum

Yorumlar

Laf cok icraat yok ~ 4 yıl önce
Bu hukumetin en sevdigim ozelligi laf yok icraat cokk.Cok laf edip icraat yapmayanlar yuzunden yillarca tas tas ustune konmadi.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
APR ~ 4 yıl önce
BU ÇALIŞMALARA YILLAR ÖNCESİNDEN BASLAMAK GEREKİRDİ DHMİ YÖNETİMİ ŞU REKO BU REKOR DİYECEĞİNE ÇALIMALARA ÖNEM VERMELİYDİ TİPİK BİR TÜRK USULÜ YÖNETİM YUMURTA G... DAYSNINCA ÇALIŞMAYA BAŞLARSANIZ ANCA BU KADAR OLUR

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Senin kafan bunları almaz ~ 4 yıl önce
Beyefendi senin gibilere kalsaydı, Türkiye de şimdi Yunanistan gibi sürünüyor olurdu. Avrupalının kafası da, senin kafan da işin bu tarafını anlayacak kapasitede değil. Ön incelemelerin yıllar alması gerekir mantaliteniz, sizin de destekçisi olduğunuz siyasal partinin neden biçare kaldığını çok güzel ortaya koyuyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Memo ~ 4 yıl önce
O kadar sade ve yalin anlatmaniza tesekkur eder. Yazilarinizin devamini dort gozle beklemekteyim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000