07 Ekim 2015, Çarşamba 17:07:31

Yüceliş'ten çarpıcı analiz; THK bugünlere nasıl geldi?

Türk Hava Kurumu'nun Antalya Şube Başkanı Vasıf Yüceliş, kurumun içinde bulunduğu ekonomik dar boğazı gözler önüne serdi.
  • Allah aşkına Bu kurumun , küçük şube çalışanları , akşama kadar ne iş yapar Sabah gelir , çayını kahvesini içer akşam gider Aybaşı maaş alır (çoğu kamu kurumu gibi) Ah güzel ülkem diyemiyorum artık Şeyden şeydene
  • Türk Hava Kurumu Çalışanı olarak her şeyi çok net olarak görme imkanımız oluyor.Tabi görmek isteyen herkes! Türk Hava Kurumu Antalya Şubesinin çalışmaları sayesinde Antalya da çok güzel bir yere geldi.Vasıf YÜCELİŞ sayesinde.Şubeler halka açılan pencere olarak bu kadar güzel yapan bir şubenin başarılı bizleri çok mutlu ediyor.
  • THK Antalya Şubesinde üyeliğim 2013 yılında gerçekleşti.Yoğun iş temposundan dolayı çok fazla şubeye gidemiyorum.Ancak sosyal medya sayfalarından takip ettiğim kadarıyla çok güzel HAVACILIK faaliyetleri yapılıyor.Herkes seçimden dolayı çok farklı şeyler yaparken Vasıf Bey sportif havacılık faaliyetlerine devam etti.Çocukların farklı hayatlar yaşamasını sağlayan sizin gibi liderlik vasfına sahip yöneticilere ihtiyaç var.Teşekkür eder çalışmalarınızın devam etmesini dilerim.
  • Vasıf Bey çok güzel bir açıklama yaparak her şeyin anlaşılmasını sağlamış öncelikle güzel yazısından dolayı kendisine teşekkür ederim.Ancak, ağzı olan konuşuyor herkes birşeyler yazmaya çalışmış buraya. Ama... dikkat edilecek olan bir nokta varsa o da şu! Vasıf YÜCELİŞ Antalya Şube Başkanı olduğu ilk andan itibaren büyük başarı ve gayret ile sportif havacılığı geliştirdi.Başka bir kimse gösteremezsiniz bu kadar başarı gösteren.Helal olsun!

Türk Hava Kurumu'nun Antalya Şube Başkanı Vasıf Yüceliş, kurumun içinde bulunduğu ekonomik dar boğazı gözler önüne serdi.

THK Genel Merkez çalışanlarının ve şube saymanlarının THK'ya yıllık maliyetinin 24 milyonu aştığını ifade eden Yüceliş, çarpıcı bir analizi ile kurumdaki mali krizi şu sözlerle açıkladı.

İşte Yüceliş'in THK analizi;

Sevgili THK sevdalıları ve THK Delegeleri, bu günlerde herkes THK hakkında bir şeyler yazıyorlar. Bende bildiğim ve anladığım kadarı ile THK'nın bu sıkıntılı günlere nasıl geldiğini yazmaya karar verdim. Ancak konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, THK'nın 2014 yılına ait bazı mali konularda ki bilgileri 2012-2014 yılları arasında THK Genel Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığım dönemden aklımda kaldığı kadarıyla sizinle paylaşmak istiyorum.

Özellikle son yıllarda fitre/zekat döneminin okulların kapalı olduğu yaz dönemine denk gelmesi ve kurban toplama faaliyetlerinde yaşanan bildiğiniz olumsuzluklar ve bunların üzerine 1 deri fiyatının önceki yıllarda 20-25 TL gibi fiyatlardan son yıllarda 3-5 TL fiyatlara düşmesi ile THK nın gelir/gider dengesi bozulmuş maaşlar bile yavaş yavaş gayrimenkuller satılarak ödenme durumuna başlanmıştı. Bu gidişat ile her geçen gün kurum erimekteydi. İvedi olarak gelir arttırıcı çareler bulunması ve acilen yatırımlara başlanması hayati önem arz ediyordu.
Bu kapsamda; 2014 Kasım ayında ki veriler ışığında bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

THK Genel Merkez çalışanlarının ve şube saymanlarının 1 aylık maaşlarının THK'ya maliyeti 2.050.000 TL dir. Yıllık olarak yaklaşık 24.600.000 TL yapar, buna Gökçen, vakıf şirketleri ve üniversite personeli dahil değildir.

THK eğitim merkezleri ve bağlı birimleri ile şubelerinin 2014 yılında yapılan bakım onarım gideri yıllık 2.500.000 TL dir ve buna önemli gider kalemlerini oluşturan yurt dışı organizasyonlara katılım payları, yurt içi organizasyon masrafları, hocaların uçuş/ atlayış tazminatları ve harcırahları, model uçak imalat (balsa ağacı) maliyeti, hava araçları bakım/ onarım ve yenileme giderleri ve yakıt giderleri ile pilot/paraşütçü/hava aracı sigorta masrafları hariçtir.

Şimdi yıllık bazda gelirlere bakalım:
Fitre/zekat: 7.153.000 TL yıllık
Deri: 5.803.000 TL yıllık
Yardım pulu: 290.500 TL yıllık

Görüldüğü gibi THK'nın gelirleri, giderlerini karşılamaya yetmemektedir. İşte bu kötü gidişatı durdurma düşüncesi ile kurumun havacılık alanlarında ticari faaliyetler yaparak para kazanması ve bu kazanılan para ile sportif havacılık alanında daha fazla malzeme ve teçhizat alınması, daha fazla sporcu yetiştirilerek THK’yı bu alanda Dünya Lideri yapılması amaçlanmış ve önceki yıllarda Gökçen Havacılık İktisadi İşletmesi kurulmuş.

Ancak son yıllarda İçişleri Bakanlığına bağlı dernekler müdürlüğünün ve rekabet kurulunun tenkit raporları sebebiyle THK'nın yardım toplayan bir dernek olması sebebiyle devlet ihalelerine girmesinin uygun olmadığı, Gökçen Havacılık İktisadi İşletmesi'ne bağlı şirketlerin THK’ya para aktarmalarının uygun olmadığı gibi sebeplerden dolayı şirketlerimizin kapatılması veya bir vakıf altında faaliyetlerine devam etmesi tavsiye edilmiş. Ayrıca bu süre zarfında Türkkuşu'na bağlı olarak faaliyet gösteren THK Uçuş Okulu'muza, SHGM tarafından tenkit yazılarak müstakil bir şirkete dönüşmesi istenmiş aksi halde uçuşlarının ve faaliyetlerinin durdurulacağı yazılı olarak bildirilmiştir.

Zaten çok uzun yıllardır kurulması düşünülen THK'ya ait bir üniversitenin de ancak bir vakıf altında kurulabilmesinin mümkün olabilmesi sebeplerinden dolayı çalışmalar dönemin Cumhurbaşkanı düzeyinde yürütülerek çok kısa bir zaman içinde "THK Havacılık Vakfı" kurulmuştur. Bunun arkasından bu vakfa bağlı olarak yılların özlemi olan “THK Havacılık ve Uzay Üniversitesi” de kurulmuş oldu. Daha sonra ki aşamada ise mevcut şirketler ile yeni kurulan şirketler bu THK Havacılık Vakfı”altında yerini aldı.

Ticaret kanununa göre bu yeni kurulan şirketlerin kendi öz sermayelerini oluşturabilmeleri için zaten THK'nın kendi malı olan bu şirketlere şirket ihtiyaçları kadar THK’dan bazı gayrimenkuller, takım/avadanlıklar ve nakit aktarımları yapıldı. Şirketler karlılıklarını artırabilmek için büyümeye ihtiyaçları vardır. Bizim şirketlerde kendilerini geliştirebilmeleri ve yatırımlarını büyütebilmeleri için bankalardan kredi çektiler ve THK Genel Başkanlığı’da kefil olarak bu borçlara imza attı.
Netice de; şirketler tarafından çekilen her kredinin karşılığında aldıkları uçak, helikopter, teçhizat, mal v.b. şirketlerin envanterlerinde bulunmakta, bunları çalıştırmakta ve para kazanmaktaydılar. Borçlar tıkır tıkır ödeniyor, sistemin çarkları aksamaksızın dönüyordu.

Sistem gayet başarılı olarak çalışmaya devam ederken ne olmuştu da birden başımıza yıkılmıştı.
Çöküş dediğimiz ve hepimizi panikleten olaylar eski Genel Başkan Osman Yıldırım’ın tutuklanması ile başladı. Hiç birimizin tahmin bile edemeyeceği bir borcu bir anda kucağımızda bulduk. Osman Yıldırım’ın şahsi olarak yaptıkları mahkemenin karar vereceği konular olduğu için benim burada bir yorum yapmam uygun olmaz.

Şimdi gelelim Gökçen tarafına ve şirketlere;
Gökçen tarafında çalışan personelin aylık maliyeti 2.075.000 TL civarında. Ancak bu yüksek maaş giderinin sebebi CL-215 pilotları ve teknisyenleri, helikopter pilot, sağlık ekibi ve doktorları ile iş jetlerinde uçan pilotlarının maaşlarının piyasa şartlarına göre düşük tutulmasına rağmen, piyasa koşullarının yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu tarafta neler yapılıyor; öncelikle Orman Bakanlığı ihalelerine girilerek CL-215 ile yangın söndürme faaliyetleri yapılıyor, Tarım Bakanlığı ihalelerine girilerek havadan kuduz aşılama yapılıyor, Off-Shore ihalesi ile doğu Akdeniz'de bulunan petrol platformuna helikopter ile malzeme ve personel taşıması yapılıyor, yine devlet ihalelerine girilerek havadan fotogrametrik ve haritalandırma uçuşları yapılıyor.

Bunların içinde en önemlisi ise THK'yı aşırı borçlanma ile bugünkü sıkıntılı durumuna sokan Sağlık Bakanlığının 17 helikopterlik ihalesi oldu. Ancak bugüne kadar yüzlerce kişinin bu helikopterler sayesinde hayata döndüğünü de unutmamak gerekir.

Bu şirketler devlet veya özele ait ciddi büyük ihalelere girerek hali hazırda kendi borçlarını yıllara sari olarak ödeyecek yapılanmalarını tamamlamış şirketlerdir. Eminim ki yakın bir zamanda da kuruma ciddi paralar kazandıracaklardır.

Bence bizi sıkıntıya sokan gelir-gider dengemizi bozan en baştaki sorun THK Üniversitesinin kurulmasıdır. Bu üniversite gurur kaynağımız ancak tam bir dipsiz kuyu, adeta para yutan kara delik. Para yetiştiremiyoruz. Kısa zamanda da kendi kendine yetecek duruma gelebileceğini sanmıyorum. Ama onunla herkes gibi ben de gurur duyuyorum. Burada birçok şehit çocuğumuzu burslu okutuyoruz. Para yetiştiremiyoruz diyerek THK Üniversitesini kapatalım mı yoksa YÖK'e mi devredelim, ne dersiniz?

Biraz da THK Havacılık Vakfı altında faaliyet gösteren diğer şirketlerden bahsedeyim;
THK Uçuş Akademisi 1.250.000 TL sermaye ile kurulmuş ülkemizin en büyük uçuş okulu olup İstanbul, İzmir ve Ankara'da kendimize ait tesislerde uçuş eğitimi vermektedir. Türkkuşu’nun emaneti olan bu şirketin bütün uçakları Osman Yıldırım döneminde “sıfır model” dediğimiz tarzda yenilendi. Burası zarar etmeyen para kazanan bir şirketimiz.

THK Teknik A.Ş. 8.924.000 TL sermaye ile kurulmuş ve uçak bakım hizmeti vermektedir. Buda Türkkuşu’nun emaneti olup THK Teknik A.Ş.nin bütün takım/avadanlıkları ve hangarları Osman Yıldırım döneminde yenilendi ve SHGM’nin yönergelerine uygun hale getirildi. Burası da zarar etmeyen para kazanan bir şirketimiz.

THK Sigorta şirketi 100.000 TL sermaye ile kurularak özellikle ciddi yüksek miktarlarda pirim ödediğimiz THK envanterinde bulunan kara ve hava vasıtaları, pilot, paraşütçü ve personel sigortalarının daha az maliyet ile ödenmesi amacıyla kurulmuş ve amacına ulaşmıştır. Piyasaya da açılma düşüncesi ile her ilde acentelik açma fikri birkaç ilde denendikten sonra vazgeçilmiştir. Benim bildiğim kadarı ile halen Türkiye’de faaliyet gösteren 2 büyük uçuş okulunun eğitim uçaklarını da biz sigortalıyoruz. Burası da zarar etmeyen para kazanan bir şirketimiz.

Asal Havacılık ve Teknoloji Merkezi yaklaşık 6.000.000 TL sermaye ile kurulmuş olup büyük gövdeli uçak bakımı ve uçak boya işleri yapmaktadır. Henüz para kazanamadığını tahmin ediyorum, sadece kendi giderlerini karşılıyor olabilir. Ama ulusal ve uluslararası otoritelerden aldığı bakım/ yeterlilik v.b. yetkiler ile şirketin değeri kendisini katlayarak artıyor. Bir dönem Isparta'da bulunan bu hangarımızın bir bölümü Atlas Jet firmasına da kiralanmıştı. Burası da kısa zaman sonra THK'ya para basmaya başlar.

THK Uçak Fabrikası 1.887.000 TL sermaye ile kurulmuş ve bu fabrikada, Türkiye'de ilk "hafif spor uçak" sınıfında 2 kişilik uçak üretilmesi hedeflenmiştir. Bugüne kadar buraya yatırdığımız paranın karşılığında bir kuruş kazanamadık ancak gurur duyacağımız bir uçak 24 kişinin üstün çabaları ile test uçuşlarının ilk aşamasını başarı ile tamamladı. Dünyada hiçbir ülke ilk ürettiği uçaktan seri üretime geçmeden para kazanamamıştır. 1928 lerde başladığımız uçak üretim fabrikalarımızı 1952 lerde kapatan bizler bu hatayı bir kez daha mı yapalım, tarihi tekrar mı yaşayalım. Yoksa "kapatalım" mı ne dersiniz?

Göksun Turizm 125.000 TL sermaye ile kurularak öncelikle ticari gelir getirecek hava sporları, spor organizasyonları düzenlemek, sonrasında ise sıcak hava balonu ve uçaklar ile turistik uçuşlar planlamak üzere kurulmuş, ancak bir tek bu şirket istenen performansı gösterememiştir. Aslında sportif havacılığa en yakın şirkette buydu. Şirket şimdi kapatılmış veya söndürülmüş olabilir.

Tüm bu şirketler için Türk Hava Kurumu’ndan, THK Havacılık Vakfına toplam yaklaşık 116.000.000 TL, THK Üniversitesine ise yaklaşık 50.000.000 TL kaynak ve sermaye aktarılmış, şirketler THK üzerinden 245.000.000 TL kredi çekmiştir.

2014 yılı hesaplarına göre 2015 yıl sonu itibari ile bakım/onarım/teknik ve genel yönetim giderleri çıktıktan sonra tüm şirketlerimizden gelecek olan toplam kar tahminim 92.840.000 TL olacaktır. Yıllara sari yayılmış olan kredi ödemeleri de her yıl sonunda bize kalacak olan bu karın içinden yapılması planlanmıştır.
Şunu bir kere daha ifade etmek istiyorum ki çekilen kredilerin karşılığında alınan mallar piyasa koşullarına göre en uygun fiyatlardan alınmış ve THK Havacılık Vakfı’nın malı olarak kayıtlara girmiştir. Ancak yaşanan sıkıntının en önemli nedeni döviz kurunda ki öngörülemeyen artış olmuştur. Bu bizim planlarımızı bozsa bile kurumu batıracak kadar etkilemeyecektir diye tahmin ediyorum çünkü hak edişlerimizi de o günkü uzlaşılmış döviz kuru üzerinden almaktayız. Yani açık çok fazla olmaz tahmin ediyorum.

Bir diğer sorun ise önce işi yapmaktayız sonra hak edişimizi almaktayız. Yani yaptığımız işin karşılığında alacağımız hak edişler gecikmeli olarak hesaplara yatmaktadır. Fakat bu da kısa zamanda aşılabilecek bir sorundur çünkü gider/gelir dengesi kısa zamanda dengeyi bulacaktır.

Bu birkaç yıl THK'nın kabuk değiştirme yıllarıdır. Yardım toplayarak havacılık yapan bir kurum kendi parasını kazanarak havacılık yapabilir hale dönüşmektedir. Tabiki bu geçiş döneminin sancılarını da biz Şube Başkanları, kurum çalışanları ve tüm sportif havacılık camiası iliklerimize kadar hissediyoruz. Tahminim, THK Havacılık Vakfı, THK'ya olan borçlarının ödemesini ve kredi ödemelerini bitirdikten sonra Türkiye'nin hatta bölgemizin en güçlü havacılık şirketlerini bünyesinde barındırmış olacaktır. Bu ise kendi ayakları üzerinde durabilen bir THK demektir.

Burada en önemli olan konu ticari kurallar ve siyaset mekanizmasını çok iyi bilen bir yönetici ile panik yapmadan, heyecana kapılmadan, ihaleleri kaçırmadan, doğru yönetim ve doğru işletme ile yola devam edilmesidir. Basından takip ettiğim kadarıyla parasını ödediğimiz halde gümrükten çekmeyi unuttuğumuz ve cezaya düştüğümüz uçak malzemelerimiz, THK'nın SGK borcu sebebiyle kaybettiğimiz milyon dolarlık ihaleler yukarıda bahsettiğim gelir-gider dengesine ciddi zararlar vermektedir.

Sadece koltuk sevdası ile THK Genel Başkanı adayı olanlar veya birileri tarafından aday olması konusunda telkinde bulunanların oyuncağı olanlar bu kurumun sonunu hazırlayacak kişiler olacaktır. Nitekim Osman Yıldırım döneminde müfettiş raporları ve denetleme kurulu raporlarını bizzat kendisinden istediğimde bana vermeyen şimdiki Genel Sekreter Metin Göksal ve şirketlerimizin dökümü ve genel müdürlerimizin isim listesini kendisinden bizzat istediğim halde bin bir bahanelerle bana vermeyen Mehmet Mercan şimdi de bir Genel Başkan adayına taraf olarak bütün şubeleri ve delegelerini arayarak kendi adaylarına oy istemektedirler. Kendilerine rakip olan adaya oy verecek Şube Başkanlarına ise daha şimdiden aba altından sopa gösterilmeye başlandı bile. Acaba bu arkadaşlar kurumu mu düşünüyorlar yoksa kendilerini mi? Bana istediğim bilgileri vermediklerinde kurumu düşündükleri için mi vermediler yoksa kendilerini düşündükleri (Osman Yıldırım duyarsa koltuğumuzdan oluruz düşüncesi) için mi vermediler?

O halde; kurumu bu hale düşürenler, daha iyi bir gelecek için cesaretle bazı kararlar alarak elini taşın altına sokan biz gönüllü çalışan Şube Başkanları mı, yoksa Osman Yıldırım'ın korkusuna bütün emirleri emredersiniz diyerek yapan ve bu çok önemli bilgileri biz yönetim kurulundan saklayarak bugünlerin yaşanmasına zemin hazırlayan maaşlı çalışan personel mi? Yıllardır yönetilmiş olmanın intikamı ile kendi getirdikleri Genel Başkanları yönetmeye soyunan bu kişilerin ilk başarısı Vacit Öktem oldu. Kullanıldığını anlayan Vacit Öktem istifa ederek bu kişiler karşısında pes etmiş oldu. Vacit Öktem'in çeteler diye ifade ettiği bu kişiler şimdi kendilerine yeni bir kukla hazırlıyorlar. Umarım seçilmesi durumunda bu kukla Pinokya'ya dönüşerek bu çetelere karşı kendi fikir ve dinamiklerini harekete geçirmeyi başarabilir.

Benim adayım mı?

THK son 10 ay içinde maddi ve manevi ciddi yaralar aldı. Hatta kurum şu anda Osman Yıldırım döneminden çok daha kötü durumda ama kimse seçim ve sandalye kavgasına bu gerçeği göremiyor. Akbabalar kurum üzerinde tur atmaya başladılar bile. Kurum ciddi bir kumpasın içine sokuldu. Ne felaketler planlandığını ve ne paylaşımlar yapıldığını şu anda burada yazmaya ben bile korkuyorum. Merak edenler telefon açarlarsa anlatırım. İşte bu kumpası bozacak, yaraları saracak, akbabaları kovalayacak bir kişi var, milletvekili kimliğini de bu işleri düzene sokmak için kullanacak olan Kürşat Atılgan.

THK Genel Başkanını seçecek delegelere bir kez daha sesleniyorum. Her iki aday da çok iyi insanlar ve çok iyi niyetliler. Ancak biz kızımıza damat aramıyoruz. Son 10 ay içinde içinden çıkılamayacak hale gelen borç yükünü hafifletebilecek, yeri geldiğinde masaya yumruğunu vurabilecek, Bakan seviyesinde çözüm bekleyen sorunları aynı gün randevu alarak halledebilecek, Türk Hava Kuvvetleri ile konuşma ve yazışma üslubunu bilen, kısaca havacılığı ve siyaseti bilen bir Genel Başkan seçmeliyiz. Seçim ağzıyla söylenen "Ben içinizden biriyim", "Ben sizden biriyim", "Her Kurban Bayramında sizler gibi deri toplayarak buraya geldim", "Babamın elini öpmeden mezbahaya gittim" gibi sözlere kanmayınız. Çünkü seçeceğiniz Genel Başkan deri toplamayacak, koca bir dev haline gelen THK'yı yönetecek.

Genel Başkan kim olursa olsun daha öncede söylediğim gibi sportif havacılığa desteği gelecek güzel günlere bırakmamalıyız ve bugünden itibaren, her durumda destek verecek şekilde kendimizi ve bütçemizi hazır bulundurmalıyız diye düşünüyorum.

NOT: ŞİRKET SERMAYE DURUMLARI VE DİĞER RAKAMLAR 2014 KASIM AYINA AİT VE TAMAMEN KENDİ ÇALIŞMAMI YANSITMAKTA OLUP HİÇ BİR RESMİ DEĞERİ YOKTUR.

Vasıf YÜCELİŞ
THK Antalya Şb.Bşk.

Yüceliş'ten çarpıcı analiz; THK bugünlere nasıl geldi?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (112)

Çorlulu ~ 5 ay önce
Allah aşkına Bu kurumun , küçük şube çalışanları , akşama kadar ne iş yapar Sabah gelir , çayını kahvesini içer akşam gider Aybaşı maaş alır (çoğu kamu kurumu gibi) Ah güzel ülkem diyemiyorum artık Şeyden şeydene

Yanıtla

Kalan karakter 1000
THK Çalışanı ~ 1 yıl önce
Türk Hava Kurumu Çalışanı olarak her şeyi çok net olarak görme imkanımız oluyor.Tabi görmek isteyen herkes! Türk Hava Kurumu Antalya Şubesinin çalışmaları sayesinde Antalya da çok güzel bir yere geldi.Vasıf YÜCELİŞ sayesinde.Şubeler halka açılan pencere olarak bu kadar güzel yapan bir şubenin başarılı bizleri çok mutlu ediyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Başarı Örneği ~ 1 yıl önce
THK Antalya Şubesinde üyeliğim 2013 yılında gerçekleşti.Yoğun iş temposundan dolayı çok fazla şubeye gidemiyorum.Ancak sosyal medya sayfalarından takip ettiğim kadarıyla çok güzel HAVACILIK faaliyetleri yapılıyor.Herkes seçimden dolayı çok farklı şeyler yaparken Vasıf Bey sportif havacılık faaliyetlerine devam etti.Çocukların farklı hayatlar yaşamasını sağlayan sizin gibi liderlik vasfına sahip yöneticilere ihtiyaç var.Teşekkür eder çalışmalarınızın devam etmesini dilerim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Vasıf Bey ~ 1 yıl önce
Vasıf Bey çok güzel bir açıklama yaparak her şeyin anlaşılmasını sağlamış öncelikle güzel yazısından dolayı kendisine teşekkür ederim.Ancak, ağzı olan konuşuyor herkes birşeyler yazmaya çalışmış buraya. Ama... dikkat edilecek olan bir nokta varsa o da şu! Vasıf YÜCELİŞ Antalya Şube Başkanı olduğu ilk andan itibaren büyük başarı ve gayret ile sportif havacılığı geliştirdi.Başka bir kimse gösteremezsiniz bu kadar başarı gösteren.Helal olsun!

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000